1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Asgari ücretini kafanıza göre yükseltemezsiniz
Asgari ücretini kafanıza göre yükseltemezsiniz

Asgari ücretini kafanıza göre yükseltemezsiniz

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, muhalefet liderlerinin asgari ücret konusundaki vaatlerine ilişkin, "Ekonominin realiteleri var. Siz teknolojinizi yükseltemezseniz, katma değeri yüksek ürün üretmezseniz, asgari ücretinizi kafanıza göre

A+A-
Bakan Işık, Gölcük’de bir restoranda, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Türkiye'de bir asgari ücret tartışmasının yaşandığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle, asgari ücretin açık arttırmaya çıktığını söyledi. Siyasi parti liderlerinin, bin 400, bin 500, bin 800, beş bin lira şeklinde asgari ücret vaatlerinin olduğunu dile getiren Işık, şöyle konuştu: "Şunu net olarak, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak ifade ediyorum. Teknoloji düzeyinizi yükseltmeden, asgari ücretinizi kolay kolay yükseltemezsiniz. Düşük teknolojili ürünlerdeki ortalama işçilik brüt bin 370 lira, yüksek teknolojili ürünlerde ise bu rakamın brüt ücreti 3 bin lira. O yüksek teknoloji düzeyini yakalamadan, kim, kanun çıkararak 'asgari ücreti yükselteceğim' derse, hiç birisine inanmayın. Eğer kanunlarla ekonomi yönetilseydi, dünyada 'enflasyon' diye bir bela olmazdı. 'Hayat pahalılığı' diye bir şey olmazdı. Ekonominin realiteleri var. Siz teknolojinizi yükseltemezseniz, katma değeri yüksek ürün üretmezseniz, asgari ücretinizi kafanıza göre yükseltemezsiniz. Bakın bu ülkede üretmeden vaadedilen her bir kuruşluk refah artışı, 'ülkenin geleceğini riske atmak' demektir." Asgari ücreti 184 liradan, 1 Temmuz itibariyle beş kat arttırarak, bin liraya çıkardıklarını ifade eden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Ama bunu yaparken, Türkiye'nin milli gelirini 233 milyar dolardan, 822 milyar dolara getirdik. İhracatını 36 milyar dolardan, 158 milyar dolara getirerek bu asgari ücreti arttırdık. Bunu yapmadan öteki yapılamıyor. Aksi halde adam buradaki fabrikasını kapatıyor, işçinin tamamını çıkarıyor, sokağa bırakıyor. Gidiyor, dünyanın başka bir ülkesinde fabrikayı çalıştırıyor. Bu açıdan özellikle önümüzdeki dönem inşallah bir sıçrama dönemi olacak. Bu dönemde asgari ücrette yükselecek, refah artışı da sağlanacak, tasarruf da yatırımlar da artacak." Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, son 12 yılda orta sınıfın oranının yüzde 22'den yüzde 44'de çıktığını belirterek, "Geçen meşhur bir edebiyatçımız, son 15 yılda roman satışlarının arttığını söylüyor. Sinemaya gidenlerin sayısı arttı. Niye, orta sınıf yükseldi, arttı. Onun için bu artışlar sağlandı" şeklinde konuştu.
"ARTIK KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN BİR ÜLKEYİZ"
Bakan Işık, şu anda Türkiye'de bilim merkezi yapmak için 1 milyar doların üzerinde kamu kaynağı kullandıklarını, teknolojiyi üretimin bir parçası haline getirdiklerini, getirmeye devam ettiklerini dile getirdi.
Bugün açıklanan sanayi üretiminin yüzde 4,7 olarak gerçekleştiğini, bunun kendi beklentilerini aşan güçlü bir üretim olduğunu ifade eden Işık, şöyle konuştu: "Artık Gölcük'ün tersanesinden, Ford fabrikasına kadar tüm tesisler tıkır tıkır çalışıyor. Bu sene otomobil üretimimiz yüzde 50'den fazla arttı. Dayanıklı tüketim mallarımız, beyaz eşyamızın sadece bir aylık artışı yüzde 16 oldu. Artık kendi ayakları üzerinde duran bir ülkeyiz. Ayaklarınızın üzerinde durduğunuz zaman kimseye muhtaç olmuyorsunuz. Hiç kimsenin çıkarına göre hareket etmek zorunda kalmıyorsunuz. Kimsenin hatırı için Türkiye askerini bir yere göndermek zorunda değil. 'Ben aramı bozmayayım. Bununla aram bozlursa benim çıkarım ne oluyor' diye bir endişemiz yok Türkiye olarak. Niye? Dördüncü Murad'ın bir sözü var, 'Para alan buyruk alır.' Kararlılığımızla bu ülke namerde muhtaç olmayacak. Milletimizin refahını arttıracağız. Devletimizin itibarını yükselteceğiz. Bu iki ilke bizim için olmazsa olmaz. Onun için de bakanlık olarak da hükumet olarak da yerli üretime çok büyük ağırlık veriyoruz."Artık Türkiye'nin teknolojiyi tüketen değil, üreten bir ülke olmasını istediklerini belirten Işık, Türkiye'yi namerde muhtaç etmemek için savunma sanayinden, enerjiye kadar pek çok alanda yerli üretime geçtiklerini dile getirdi.
"KENDİ UÇAĞIMIZI, TOPUMUZU, TÜFEĞİMİZİ YAPIYORUZ"
Işık, 15 sene öncesine kadar Türkiye'nin kendi gemisinin bilgisayarlarını dahi takamadığını ancak bugün MİLGEM Projesi kapsamında 2 gemiyi denize indirdiklerini, üç ve dördüncü gemilerin de yolda olduğunu kaydederek, "Bir uçak gemisi ve çıkarma gemisinin de dün imzaları atıldı. Türkiye bir çıkarma gemisi yapacak. Kıbrıs harekatı bize savunmada dışa bağımlı olmanın ne demek olduğunu öğretti. Ama o günden 2002'ye kadar da, rahmetli Özal'ın ilk dönemi dışında da maalesef bu alana doğru düzgün yatırım yapılmadı. Şu anda bambaşka bir Türkiye var. Artık kendi tüfeğimizi kendimiz yapıyoruz. Dünyadaki en gelişmiş tüfeği biz kendimiz yüzde yüz yerli üretiyoruz. Artık kendi topumuzu kendimiz yapıyoruz. Öyle toplar, öyle füzeler yapıyoruz ki, dünyanın en iyileriyle yarışıyor. Ve bununda teknolojisini satın almıyoruz. Kendimiz üretiyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin artık kendi tankını yaptığını, Arifiye'de Altay tankı bittiğini ve şu anda test atışları yapıldığını anlatan Bakan Işık, 2017'de seri üretime geçileceğini aktardı. Türkiye'nin artık kendi füzesini yaptığını ifade eden Işık, "F-35 uçaklarına ilk defa Amerika dışında bir ülkenin silahı takılacak. Som füzesi. İnsansız hava aracına Bozok füzesini takacağız. Niye? Dost kuvvetler risk almadan güvende olsunlar diye. Kendi helikopterimizi yaptık, seri üretime geçtik. Atak helikopterleri zannediyorum 4 Mayıs itibarı ile Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Ve Güneydoğu'da şu anda kullanılıyor. 'Terörle mücadelede bizim verdiğimiz silahları kullanamazsın' diyen ülkeler oldu. Şimdi isterse şerh koysun, silahı ben yaptıktan sonra" ifadelerini kullandı.
"KENDİ YERLİ HABERLEŞME UYDUMUZU YERLİ İMKANLARLA YAPACAĞIZ"
Daha düne kadar bütün uydularını dışarıdan alan Türkiye'nin bugün kendi uydularını yapmaya başladığını kaydeden Bakan Işık, "Rasat'ı yaptık. Göktürk-2'yi yaptık. Şimdi dünyanın en gelişmiş uydularından birini yapacağız. Başladık hazırlıklara. Artık Türksat 6A'yı fiilen başlattık projeyi. Artık Türkiye kendi yerli haberleşme uydusunu yerli imkanlarla yapacak. Hedefimiz uyduyu fırlatan rampayı da yapmak. Bunu yaparken uyduların yer istasyonlarını da kurmakla ilgili projeyi de başlatıyoruz" diye konuştu.
Artık Türkiye'nin kendi yerli otomobilini kendisinin yapacağını, hazırlıkları belirli bir aşamaya getirdiklerini anlatan Işık, yerli savaş uçağını 2023'te Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edecek hale getireceklerini belirterek, "Artık bölgesel jetlerimizi kendimizi yapacağız. Bütün bunları yaparken bir taraftan yerli üretim, yenilikçi üretim yapıyoruz, diğer taraftan da sanayimizin ve ülkemizin refahını arttırıyoruz" şeklinde konuştu.
"GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMİNİ ÜRETMEYE BAŞLIYORUZ"
Artık enerjide Türkiye'nin kendi enerji teknolojielerini geliştirmenin gayreti içerisinde olduğuna dikkati çeken Işık, şöyle devam etti: "Kendi güneş enerjisi sistemlerimizi kendimiz üretmeye başlıyoruz. Yakında inşallah direği dikeceğiz. Enerji Bakanlığı ile ortaklaşa TÜBİTAK'ta ilk, yüzde yüz yerli üretilen rüzgar tribününü, rüzgar güllerini Türkiye'de ürettik, şimdi denemesine başlıyoruz. İlk iki nükleer santralini ihale ettik. Birincisi başladı. İkincisi de başlayacak. Üçüncü nükleer santrali yerli imkanlarla yerli tenkolji ile yapacağız. Bu ülke isterse yapar. 13 yıldır bu Türkiye'nin en önemli kazancı özgüvendir."
Lastikli tünelin inşaatının 2016 sonunda biteceğini, dünyada ilk defa üç katlı tüneli de boğazın altından yaptıklarını anlatan Işık, "Alt ve üst katlar lastikli araç geçişleri, orta kat raylı sistem olacak. Ve bunu dünyada ilk defa biz yapacağız. Biz yaparız. Yeterki bu irade olsun, bu arzu olsun, bu istek olsun. Bu memleket özgüven kazandığı sürece önünde kimse duramaz" diye konuştu.
"HEDEFİMİZ, BİLGİ İHRACATINI DA İHRACAT KALEMLERİ İÇİNDE ÖNEMLİ BİR YERE GETİRMEKTİR"
"Bugün Türkiye bunları yapar hale geldi. Bundan sonra da daha iyilerini yapmak, dünyada teknoloji süper liginde güçlü bir oyuncu olarak devam etmesi için çalışıyoruz" diyen Bakan Işık, sözlerini şöyle tamamladı: " Artık özel sektör dahi kendi Ar-Ge'sini yapmaya odaklandı. Ford fabrikasının Sancaktepe'de Ar-Ge merkezinin açılışına katıldım. Şu anda bin 350 Ar-Ge mühendisi çalışıyor. 200 tanesi Gölcük fabrikasında. Tamamen herşeyi sıfırdan dizayn edip üretim aşamasına her şeyiyle Ar-Ge'sini yapıp, bitirdikleri bir kamyonu Çin'de üretmekle ilgili satışını yaptılar. Yani artık Türkiye bilgi satıyor. Daha düne kadar dışarıdan gelirdi, biz burada üretirdik. Yarın bu çok daha güçlenecek. Türkiye'de hedefimiz, bilgi ihracatını da ihracat kalemleri içinde önemli bir yere getirmek. Ar-Ge merkezleri, teknoloji geliştirme bölgeleri bunun için son derece önemli. Önümüzdeki süreç artık Türkiye'nin yeni bir sıçrama dönemi olacak. Bu dönemde Türkiye artık daha yüksek teknolojilerin ürünlerini üretmeye odaklanacak."
Bu haber toplam 330 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum