1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Aşım Merkezi’ne kadın eli değdi
Aşım Merkezi’ne kadın eli değdi

Aşım Merkezi’ne kadın eli değdi

İzmit Bayraktar Mahallesi’nde bulunan 43 yıldır Dünya’nın en iyi atlarının üretildiği İzmit Merkez Aşım İstasyonu’nda İşkur desteği ile ilk kadın seyisler yetişiyor.

A+A-

Yarış atlarının bakım, beslenme, yarış alanına gidiş-dönüş ve gezinti işlerinde çalışan insanlar olarak bilinen kadın seyisler, yeni doğan tayları çocukları gibi seviyor. Bayraktar Mahallesi’nde oturan Hatice Yılmaz ve Nurhan Demircan, Türkiye’nin ilk kadın seyisleri oldu.


İŞKUR “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMI” ÖNCÜLÜK ETTİ
Türkiye Jokey Kulübü tarafından 1973 yılından Kartepe Bayraktar Mahallesi’nde kurulan İzmit Merkez Aşım İstasyonu, 2001 yılına kadar dünyanın en ünlü atlarının eğitim aldığı bir merkezdi. Karacabey Pansiyon Harası kurulduktan sonra İzmit Pansiyon Harası da Aşım İstasyonu haline dönüştü. Şimdi burada en kaliteli safkan Arap ve İngiliz atları eşleşiyor, milyon dolarlık taylar dünyaya getiriyor. İşte bu istasyona artık kadın eli değdi. İşkur’un “İşbaşı Eğitim Programı” kapsamında bu yıl Aşım İstasyonu’nda eğitim gören 9 seyisten 2’si bayan seçildi. Bugün Aşım Merkezi’ndeki 36 seyis içinde 2 kadın seyis olarak bulunuyorlar. Bayraktar Mahallesi’nde oturan ve daha önce ev hanımı olan 2 çocuk anneleri Nurhan Demircan (32) ile Hatice Yılmaz (30), Türkiye’nin ilk kadın seyisleri oldu. Nurhan Demircan, 6 aylık eğitimini tamamlayıp sertifikasını alırken, Hatice Yılmaz’ın eğitimi de önümüzdeki günlerde tamamlanacak. 


ALTI AYLIK EĞİTİM ALIYORLAR
Kartepe Hipodromu ve İzmit Merkez Aşım İstasyonu Müdürü Gürkan Vidinli, tayların doğumundan itibaren bakımını üstlenen seyislere Marmara bölgesinde çok ihtiyaç olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sadece Kocaeli ve Sakarya çevresinde 120’nin üzerinde at çiftliği bulunuyor.  Ve bu çiftliklerde (haralarda ) çalışacak eğitimli seyislere ihtiyaç var. İşkur “İşbaşı Eğitim Programı” projesini yürütürse biz burada yeni erkek ve bayan seyisler yetiştirmeye hazırız. Proje kapsamında eğitim alan 9 seyis adayının sigorta ve 1.300 TL maaşını İşkur, 600 TL’ye yakın yemek ve yol parasını da kurum olarak biz karşılıyoruz. Bu proje devam ederse seyis sayısında da artış olacaktır.” 


YURT DIŞINDA KADIN SEYİS SAYISI ERKEKLERDEN DAHA ÇOK
“Türkiye’de maalesef Jokey çalıştırıcısı da yok. Olanlar da antrenörlüğe döndü. Türkiye’de bayan binici de yok. Oysa ki, bayanlar idman Jokeyliği de yapabilir. Kadın seyislerin yurt dışında erkeklere oranla sayılarının çok daha fazla. Bu işin iyi bir eğitimini alan sadece seyislik değil, “At sigortacılığı, Süper Vizyon, İdareci, menajer, Antrenör, at malzemeleri satıcısı, at ilaçları satıcısı” olabiliyor. Amacımız burada yetiştirdiğimiz seyisleri hipodroma da taşımak. Toplum olarak bir inanışımız var. O da, at-avrat-silahtır ama at hayatımızın hiçbir yerinde yok. Ata binmek yurt dışında bisiklete binmek, yüzmek gibi bir aktivite. Ancak Türk toplumu atı unuttu. Bu yüzden bayan seyislerimizin bu algıyı kırmakta da çok faydası olacağını, halkın bakış açısını değiştireceğini umut ediyoruz.”


SEYİS OLACAĞIM DEDİĞİMDE HERKES ŞAŞIRDI
Türkiye’de televizyonlarda yarışlarda izlenen her 3 İngiliz yarış atından 1’inin İzmit Aşım İstasyonu’nda dünyaya geldiğini belirten Vidinli, seyis yetiştiriciliğinin %35’ini de Kocaeli’nin karşıladığını söyledi. Daha düne kadar ev hanımı olan ve bugün erkek meslektaşları gibi atların ahırlarını boşaltan, samanlarını getiren, onları yürüyüşe çıkarıp, eğitimlerine yardımcı olan kadın seyislerden Hatice Yılmaz, “Bu işe başladığımda köydeki bayanlar sordular, yemekhanede mi çalışacaksınız, çay ocağında mı çalışacaksınız diye. Seyislik yapacağım, erkeklerin yapacağı işi yapacağım dediğimde kötü tepki almadık ama şaşırdılar. Şimdi çok mutluyuz. Atlarla ilk tanıştığımda ben de zorlandım. Boyları benden çok yüksekti. Korktum, çekindim. Onlara nasıl tepki vereceğimi bilemedim. Ama zamanla onlara kendimi sevdirdim, ben onları sevdim. Şimdi iyi ki, bu mesleği seçmişim diyorum” dedi. 


BENİM KARİYERİM ATLAR
Yılmaz şöyle devam etti: “Bu iş için açıkçası bir şehir kadınından daha çok avantajım var. Köyde büyüdüm, köyde yetiştim. Tabi at görmemiş olabilirim ama hayvanlara, büyükbaş hayvanlar vardı. Koyunlar, tavuklar vardı. Buradaki iş bir tavuğa yem vermek gibi değil, daha çok ilgi ve sevgi bekliyorlar. Aramızda bağ oluşuyor. Her gün 8 saat buradayız. Sabah gelip atları padoklara salıyoruz. Sonra gelip localarının temizliğini yapıyoruz. Öğleden sonra ve akşamüzeri yemlerini veriyoruz. Sonra akşam onları içeri alıyoruz. Benim kariyerim bundan sonra atlar. Yorucu ama çok zevkli bir iş.” Kadın seyisler, haralarda ve yarış kulüplerinde sertifikalarıyla işe başlayabilecek.

Şennur Yıldız

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.