1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Askerlik artık profesyonelleşmeli ama bedelli askerlik yanlış iş
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Askerlik artık profesyonelleşmeli ama bedelli askerlik yanlış iş

A+A-

Askerliğimi 1994 yılında kısa dönem er olarak yaptım. 6 ay diye gittim. PKK’nın en aktif olduğu dönem, 237. Dönem askerim; bir emir geldi “askerliğiniz üç ay uzadı” dediler. 9 ay askerlik yaptım. Ömrümün güzel hatıralarından biridir. O üç ayda tatbikat gördüm. Top atışları, yağmur çamur, çadır hayatı, bildiğiniz askerlik yaptım. Ama üniversite mezunu bir gencin silah altında bu kadar uzun tutulmasına da karşıyım.

Biraz anlatmak istiyorum.

***

Bir- Türkologların tanımıdır: “Türkler asker bir millettir.” Gaza kültüründen gelen ve ömrü at sırtında göçmek ve savaşla geçmiş atalarımızın yurt edindiği topraklarda yaşıyoruz.  Doğru ama lafı kestirmeden söyleyeceğim: Türk Ordusu artık profesyonellerden oluşmalı. Er- erbaşından en üst rütbeli komutanına kadar ordumuz profesyonel olmalı. Çünkü içinde bulunduğumuz coğrafya bunu gerektiriyor.

İki- Hızla değişen ve gelişen askeri teknoloji ve savaş teknikleri karşısında sıradan bir gencin performansına güvenmek saçma bir durum ama her Türk genci de mutlaka askeri eğitim alıp olası bir ihtiyaçta ülkesini savunacak durumda olmalı.

Her iki tespiti dikkate alırsak şunu söyleyebilirim; gençlerin silah altına alınıp 15 ay üretim ekonomisinden uzak noktada tutulmalarını yanlış buluyorum ama 21 gün bedelli de yanlış.

Devlet bedelli işini bir gelir kapısı görmemeli. Parası olanla olmayan arasında yaratılan fark, adalet duygusunu zedeliyor.

Bence her Türk genci en az üç ay askeri eğitim almalı. İsterse bunu ay ay yapmak konusunda hakkı olmalı ama kimse de parasını verip 21 günde bu işi çözmemeli. 3 aydan sonra askerliğini sürdürmek isteyene 1 yıla kadar ihtiyaca göre şans verilmeli. Temelli kalmak isteyenler de şartlar uygunsa değerlendirilmeli.

İnsansız hava araçları, füzeler gibi silah ve araçların kullanıldığı bir dönemde milyon genci silah altında tutup patates soydurup, mıntıka temizliği yaptırmanın çok anlamı yok.

Benim fikrim bu.

***

Gelelim konumuza…

Ak Parti Gençlik Kolları İl Başkanı Emre Kahraman bedelli askerlik yapmış ve terhis olmuş. Kıyamet koptu. Nedeni de şu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir Kocaeli ziyaretinde gençlik kolları üyeleri askeri kamuflaj giyip “Reis biz Afrin’e götür” diye slogan atmışlardı. Haberlerde “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” anlamına gelecek bolca eleştiriler var. Ak Parti Gençlik Kolu Başkanının bedelli askerlik yapması eleştiriliyor.

Eleştirilerdeki bedelliden neden yararlandıkısmına katılmıyorum. Bir imkan var ve birçok Türk genci gibi Kahraman da bundan yararlanmış. Ben işin bu kısmına hiç katılmıyorum- takılmıyorum. Bu nedenle eleştiri oklarına hedef olmasını yanlış buluyorum.

***

Ama yeri ve zamanı gelmişken benim de Emre Kahraman’a yapacağım iki eleştiri var:

Bir- Afrin Harekatı sırasında Erdoğan geldiğinde yapılan kamuflajlı gösteri çok abartılıydı. Böylesi akılda kalan eylemliliklerin zamanla sorun yaratacağı aşikardır…

İki- Bedelli askerliği yaptıktan sonra bunu sosyal medyada paylaşmak ne demek? Bunun şahsına ve siyasetine sıkıntı çıkaracağını öngörmemek büyük hata. A’dan Z’ye tüm ulusal medyaya ve sosyal medyaya bu durumun konu olacağını hesaba katmak lazımdı.

Uzatmayayım, bu meselede yanlış olan şey bedelli askerliğin kendisi ve Emre Kahraman’ın sosyal medya kullanımına dikkat etmemesidir. Türk Ordusu profesyonelleşme sürecini de çok hızlı biçimde tamamlamalıdır.

 

Kocaeli’ndeki siyasi dili beğenmiyorum

Hakaret, küfür, şiddet ve yüksek ses, sizi haklı çıkarmaz. Söyledikleriniz doğru kılmaz. Haklılığınızı güçlendirmez, haksızlığınızı saklamaz- gidermez.

Ama her ne hikmetse Kocaeli’nde siyaset böyle bir dile doğru gidiyor.

Yazık.

***

Son olarak “Eski MHP’liler” söylemi üzerinden başlayan tartışmadaki üslubu hiç beğenmedim. Hem MHP İl Başkanı Aydın Ünlü’nün hem de İYİ Parti İl Başkanı Şanbaz Yıldız’ın açıklamalarını beğenmedim.

Siyasi rekabetin dili bu değil. Kimseye de bir şey kazandırmaz.

***

CHP, Cengiz Sarıbay’dan tekrar yararlanmalı diye yazarken kast ettiğim aslında o ve Mehmet Ellibeş’in kent siyasetindeki varlığının pozitif bir havaya dönüşmesini istediğimdendi. Ama şu an benim arzı ettiğim atmosferin ‘a’sı bile yok…

Siyasi rekabetin dili böyle olacaksa da vay halimize…

Bu yazı toplam 2485 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum