1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. AVRUPA KRİZİ VE REFERANDUM
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

AVRUPA KRİZİ VE REFERANDUM

A+A-

Avrupa ülkelerinde yapılan seçimlerinde, insanı merkeze alan, demokrasinin ve özgürlüğün çoğaltılmasını gözeten duyarlılıkların sergilenememesi kaygı vericidir. Aşarı sağ, içe kapanmacı, popülist eğilimlerle ortaya çıkanlar gelişmiş ülkelerin yaşam standartlarını korumak endişesinden kaynaklandığı izlenimi uyandırmaktadır. İki dünya savaşı, pek çok yerel ve bölgesel çatışmalar sonucunda milyonlarca insanın yaşamından kopmasıyla ulaşılan düzeyin, daha barışçı, daha özgürlükçü, daha demokratik sürdürülebilirliğe taşınamaması bütün insanlığın  sorunu haline gelmiştir. Dönemsel, anlık, geçiştirici eğilimlerin yetmeyeceği bilindiği için köklü arayış tartışmaları başlamıştır. İnsanlığın ortak çözüm arama girişimlerinde sorunu ve çözümleri sahiplenen yaklaşımlar sergilemek ülkemiz için de en uygunudur.

AVRUPA  ÜLKELERİ  VE  AB. İLİŞKİLERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ
AB. Projesi, ikinci dünya savaşı sonrasında geliştirilen, insanı merkeze alan, barışı, demokrasiyi, dayanışmayı, değişimi, gelişimi sürdürülebilir kılmaya çalışan dünya savaşı sonrasının en önemli projesidir. Liberal demokratik değerler, kurum ve kurallar kapsamında gelişim seyri izleyerek sürdürülebilmiştir. Çözülen “ sosyalist blok “ sonrasında, genişleyerek, kapsamına aldığı ülkelere yaptığı katkılar görmemezlikten gelinemeyecek boyuttadır. Demokratik dönüşümünü tamamlama aşamasındaki ülkelere de önemli katkıları olmuştur. Türkiye ile sürdürülmekte olan üyelik müzakere sürecinin önemi de buralardan kaynaklanmaktadır. Avrupa Ülkeleri ve AB. İle barışçı, demokratik yaklaşımlarla sürdürülecek ilişkilerin, hem Avrupa ülkelerine hem de Türkiye’ ye pek çok katkısı bulunmaktadır. Türkiye’ ye karşı yapılan yanlışların kendi iç sorunlarını aşabilme kaygılarından kaynaklandığı, çaresizliklerini yansıttığı, dönemsel nitelik taşıyabileceği göz ardı edilmemelidir.

KÜRESELLEŞEN DÜNYA  İLİŞKİLERİ
Avrupa ülkeleri ve AB küreselleşen dünya ilişkilerini, üretimlerini, tüketimlerini, yaşam standartlarını koruyarak bu güne kadar sürdürmeyi başarabildi. İletişim devriminin, bilişim teknolojisinin, ekonomik, finansal, kültürel, sosyal, siyasal ilişkilerin, pragmatik, kendi önceliklerini merkeze alan yaklaşımlarla sürdürülmesi yetmemeye başladı. Gelişmiş bütün ülkelerde ortaya çıkan, içe kapanmacı reflekslerle geçiştirilmeye çalışılan eğilimler bu nedenlerle oluştu. Sadece liberal demokratik değerleri, kurum ve kuralları merkeze alan yaklaşımların yetmezliği ortaya çıktı. Değiştirilmesi, geliştirilmesi, daha fazla özgürlüğün, daha fazla eşitliğin sağlanması ihtiyacı geçiştirilemez oldu. Bütün ülkeleri karşı karşıya getirebilen, yapancılaştırma, ötekileştirme, faşist, otoriter, uygulamalara zemin hazırlayan eğilimler, insanlığın ulaştığı ortak değerler üzerinden yeniden değerlendirilir hale geldi. Küresel dünya ilişkilerinin değerlendirilip, tartışıldığı, yeniden yapılanma arayışlarının yoğunlaştığı dönemin, Türkiye’nin değişim, gelişim, demokratikleşme dinamikleriyle kesişmesi fırsat olarak değerlendirilebilmelidir.

ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER VE REFERANDUM
Küresel sürdürülebilirliğin, ekonomik, teknolojik, kültürel, siyasal ilişkilerle, barışçı, demokratik yaklaşımlarla sağlanması Türkiye’nin vazgeçilmezidir. Türkiye, bozulan, tartışmalı hale gelen bütün uluslararası ilişkilerini, küreselleşen dünya sorunları kapsamında değerlendirip, çözüm arayışlarına katılarak hak ettiği yere ulaşabilecektir.  Kendi değerlerini, birikimini, dinamiklerini, küresel dünya sorunlarıyla birlikte çözüm üretme yönünde değerlendiremeyen Türkiye’ nin, oluşacak küresel dünya dengelerinden kazançlı çıkması mümkün değildir.  Anaya değişikliği ile gerçekleştirilmeye çalışılan yönetim sistemi değişikliğinin demokratik kapsayıcılığı çoğaltılabileceği ihtimali hala bilinemezlik düzeyini aşmakta zorlanmaktadır. Referandum nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, iktidar partisi ve muhalefet partileri, referandum sonrasında, insanı merkeze alan, demokrasiyi çoğaltan girişim ve değişimleri başarmak yönünde yeni sorumluluklar yükleneceklerdir.

Bu yazı toplam 1898 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.