1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Avrupa’nın 8’inci büyük limanı 
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa’nın 8’inci büyük limanı 

A+A-

Başbakan Yıldırım’ın cumartesi günü İzmit’e gelmesi, önce AK Parti İlçe Kongresi’ne katılması, ardından sivil toplum temsilcileri ve sanayicilerle Emex Otel’de bir araya gelmesi, ilimizin kronikleşen sorunlarının harmanlanıp yetkililer tarafından ortaya konulması açısından çok iyi olmuştur.

Bütün bu temasların özeti şudur: 

“Kocaeli, Türkiye’nin yükünü sırtlayan şehirdir. Başta ulaşım ve trafik olmak üzere ağır sorunları bulunmaktadır. Bunların çözümü için yatırım şarttır ve bu yatırım Kocaeli’nin hakkıdır.”

Güzel olan şudur ki, Başbakan Yıldırım’a rapor sunan, Başbakan Yıldırım’ın önünde konuşan ilimizin hiçbir yetkilisi,  “Kocaeli güllük gülistanlıktır. Devletimiz bu kentin bütün sorunlarını çözmüştür. Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız kalmamıştır” diyememiştir. 

İzmit’teki muhatap Sayın Başbakan Yıldırım değil de, Cumhurbaşkanı Erdoğan olsa, şehrin sorunları bu kadar rahat anlatılır mıydı, hiç sanmıyorum. Başbakan Yardımcısı Işık, Vali Aksoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, “Bu şehrin özellikle ulaşım ve trafik sorunu vardır” diye açık açık söylemiştir. Başbakan da bu konuda hak vermiş, “Yatırım gerekiyor.” demiştir. 

Bu açıdan bakıldığında, cumartesi günü gerçekleşen Başbakan’lı toplantıların ilimiz için önemli ve başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Elbette bu kentin bütün sorunları, bütün eksikleri ortaya konulmamıştır. Ama diğer bütün sorunların çok büyük bölümünün de ana unsuru ulaşım ve trafik olduğu için bu tabloyu başarı olarak görebiliriz. 

Emex Otel’deki Başbakan’la yemekli toplantıda Vali Aksoy’un sunumunda dikkatimi çeken bir konu var. Sayın Vali:
“İzmit Körfezi Avrupa’nın 8’inci büyük limanıdır” diyor. 

Bu toplu hesap ve yaklaşımı ben ilk kez duydum. İzmit Körfezi’nde bildiğiniz gibi hemen hemen hepsi özel 40 kadar liman ve iskele bulunuyor. Aslında Körfez’in bütünü bir liman. Körfez’deki bütün limanların hacmini, gelip giden gemileri ve yükleri toplam olarak ele aldığınızda Avrupa’nın 8’inci büyük limanı ortaya çıkıyor. Bu çok önemli bir değerlendirme. 

Türkiye’nin ithalatı ve ihracatı sürekli artıyor ve bu artan rakamlarla övünüyoruz. Evet, karayoluyla da çok yoğun ticaret yapılıyor. Ama büyük ağırlık deniz yolundadır. Deniz yolunun ağırlığını da biz taşıyoruz. 

Avrupa’da çok büyük liman kentleri var. Marsilya var, Hamburg var. İtalya’da, İngiltere’de büyük limanlar var. Gidilsin, bakılsın. Hiç birine girip çıkan TIR’lar, kamyonlar, şehrin içinden geçmez. 

Daha Derince Limanı’nın büyüme projesi bitmeyecek. Körfez’deki liman kapasitesi Derince Limanı’yla biraz daha büyüyecek. Ama bizim Körfez’de limanların karayolu bağlantısı yok. Hala Derince Limanı’nı TEM’e bağlayamadık. 
Bir bölgede liman varsa, elbette TIR’lar olacak. Türkiye’nin her yerinden yük, bizim sahillerimizdeki limanlara geliyor. Türkiye’ye gelen bütün yükler, bizim sahillerimizdeki limanlarda indirilip, Anadolu’ya karayolundan sevk ediliyor. 

Bütün bu yükler İzmit’in içinden geçiyor. Tütünçiftlik’ten, Derince’den, Köseköy’den geçiyor. 
Başbakan İzmit toplantılarında sürekli olarak Kuzey Marmara Otoyolu’na vurgu yaptı. Yapımı süren Kuzey Marmara Otoyolu’na bütün transit trafiğin aktarılacağını, İzmit’in rahatlatılacağını söyledi. İyi de otoyolda yeterli liman bağlantıları var mı?

Dünya’nın, Avrupa ve ABD’nin 1920’li yıllarda yaptığı tramvayı biz yeni yaptık. Bununla övünüyor, ağzımızı açtığımız her fırsatta “Metro” diyoruz. Kendimizi kandırmayalım. Metro dediğiniz öyle kolay iş değil. Üstelik, gelişmiş ülkelerde metronun yerini başka sistemler almaya başladı.

Limanlara gelip giden ağır taşıtlardan, TIR’lardan şikayetçiyiz de, bir de o TIR’cılara sormalıyız. Onlar da rahatsız. Doğru dürüst park yerleri yok. Yatıp kalkacak yerleri yok.

Avrupa’nın 8’inci büyük limanı olan İzmit Körfezi’nde yük taşınması konusunda hala demiryolu bağlantıları yok. Bu yüklerin büyük bölümünün demiryolu ile limanlara taşınması, limanlardan Anadolu’ya aktarılması lazım. Hala bu yönde de çok eksiklerimiz var. 

Bizim ilimizin “liman ve lojistik kenti” olmasına çok önceki yıllarda karar verilmişti. Hatta İzmit Körfezi’nin bitiminin, Eski Gölcük Yolu’nun kenarının çok büyük liman yapılması projesi vardı, bunu savuşturduk. Ama mevcut limanlar ve kapasiteleri artıyor. Kocaeli artık bir sanayi şehri olma özelliğinden çok bir “Liman kenti” olmuştur. Liman kenti olmanın zorlukları olduğu gibi; avantajları da olmalıdır. Liman işletmeleri çok büyük paralar kazanıyorlar. Bunu kentin sosyal ve kültürel hayatına, spor hayatına aktarmalıdırlar. Bütün limanlara sağlıklı ulaşım, bütün limanlara şehri rahatsız etmeyen ulaşım sistemini kurmak da yöneticilerin sorumluluğu olsa gerektir. 

Çok büyük kısmetsizlik 
Kocaelispor üst üste iki maç kazanıp, havasını yakalamışken, pazar günü İzmit’te Arsinspor’u da yenmeyi kafasına koymuştu. Öne de geçti. Ama maçın son pozisyonunda bir gol yedi ve maç berabere bitti.

Futbolda üç sonuç vardır. Elbette top yuvarlaktır ve her şey olabilir.

Ama bir takımın bu kadar istediği, rakibini bu kadar hapsettiği, bunca pozisyona girdiği, öne de geçtiği bir maçta, son anın son pozisyonunda galibiyeti kaçırışını ben bugüne kadar görmemiştim. 

Arsin maçındaki sonuçtan kimseyi sorumlu tutamayız. Futbolcu gerekeni yaptı. Teknik heyette kusur arayamayız. Hakem kötü değildi. Ortaya çıkan sonucun Kocaelispor adına büyük bir şanssızlık olduğunu düşünüyorum.

Zaten bu şehir her konuda bahtsız. Tekirdağ maçını yine böyle rakibi ezip, onlarca pozisyon kaybından sonra son dakikada kaybetmiştik. Bazen bir şeyi çok ister, ona ulaşmak için elinizden geleni yaparsınız, ama olmaz. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu nedenle birbirimize girmeden mücadeleyi sürdürmemiz lazım.

Anlayamadığım bir şey var. Kocaelispor yönetimi, iç saha maçlarını gece oynamak için neden bu kadar ısrar etti? Kocaelispor bu maçları gün ışığında oynasa, hem daha çok taraftar gelir, hem belki bu talihsizlikleri yaşamazdık. 

DUVAR YAZISI 
Meclis’te yeni dönem başladı. 
Milletvekillerinin tatili bitti.
Siyasette yeni ve büyük  
kavgalara hepimiz hazır olmalıyız. 


 

Bu yazı toplam 3383 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum