1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. AVRUPANIN DENSİZLİĞİ
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

AVRUPANIN DENSİZLİĞİ

A+A-

Küresel haydutların genelde dünya Müslümanları üzerinde, özelde de Türkiye üzerinde çok ciddi hesapları olduğu her gün belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Gerek Hollanda’nın bakanlarımıza yönelik onur kırıcı davranışları ile orada yaşayan vatandaşlarımıza uyguladığı insanlık dışı muameleler ve gerekse diğer Avrupa ülkelerinin peşin sıra yaptıkları uygulamaları ile izolasyon ve tecrit politikaları ülkemiz üzerindeki hesaplarını gözler önüne seriyor.

Bildiğiniz gibi ülkemiz bir referandum süreci yaşıyor. Topu topu 18 maddelik bir anayasa paketinin değiştirilmesi söz konusu. Buna yönelik oylama ne hikmetse ülke insanımızın dışında, batı toplumunu daha çok ilgilendiriyor.

Halkımızın “Evet” deme hakkının olduğu gibi “Hayır” deme hakkı da var. Bu, bizim demokratik hakkımız. Lakin Avrupa ülkelerinin canhıraş bir şekilde “Hayır” için çalışmaları ve kampanya yürütmeleri, hem saygısızlıktır ve hem de egemenlik haklarımıza aleni bir saldırıdır ve kabul edilemez bir davranıştır. İnsanımız ne demesi gerektiği bizi ilgilendirir. Bizlerin onların seçimlerine müdahil olması ne kadar yersiz ve haksız ise; onların da ülkemizdeki bir seçim için müdahil olmaları o derece yersiz ve haksızdır. Sokaklarında devlet büyüklerimizin karikatürleriyle “Hayır” kampanyaları düzenlemeye ve hakaretlerde bulunmaya ne hakları var ne de hadlerine düşmüş. 

Keza, birçok Avrupa ülkesinde yerleşik vatandaşlarımız var ve bu vatandaşlarımızın ülkesindeki seçimler için oy kullanma hakları vardır. Türkiye’den gerek “Evet” için ve gerekse “Hayır” için oy talebinde bulunan siyasetçilerimizin olmasından daha doğal ne olabilir ki? Dolayısıyla siyasi aktörlerimizin siyasi çalışmalarda bulunmak üzere söz konusu ülkelere gitmelerinden daha doğal bir şey olamaz.

Türkiye’nin kendi göbeğini kendisinin kesmesi bu müptezelleri neden çok rahatsız ediyor? Bunlar değil midir ki, her fırsatta demokrasi, insan hakları gibi ağdalı cümlelerle Türkiye’yi köşeye sıkıştıranlar? Ne oldu da 37 yıl önce askeri cunta tarafından millete dayatılan 1982 anayasasına dört elle sarılıyorlar; buna mukabil değişim ve dönüşüme ayak diriyorlar, maraza çıkarıyorlar?   Anlamak mümkün değil. Aziz okurlarım, şunu iyi bilin ki, Avrupa’nın insan hakları sicili, ülkemizin insan hakları sicilinden daha lekesiz değildir.

Türkiye bağımsız bir ülke, kendisi ile ilgili kararları pek ala kendisi alacaktır. Bunda kimseye hesap vermek zorunda değildir. Kendi iç işleyişine dair sistem değişikliğini de kendilerinden icazet alarak yapacak hiç değildir. Avrupa Birliği ülkelerinin insan hakları sicilinin ne kadar bozuk olduğunu insanların üzerine saldıkları köpeklerle belli oluyor. Keza, sokaklardaki polis terörü de bu şerefsizlikler manzumesinden sadece bir kaçıdır…

Türkiye’nin de elbette kendi içinde halletmesi gereken sorunları vardır ve bu sorunları ivedilikle halletmesi gerekir. Avrupa’nın veya başka ülkelerin bu sorunların halline ilişkin insani yaklaşımları, öneri ve istekleri pek ala olabilir. Ama bu öneri ve isteklerini gerekçe göstererek egemenlik haklarımızı çiğneme gibi bir densizliği sergileyemezler. Bizlerin de buna katlanmamızı bekleyemezler ve bu mümkün değildir.

Bir çift lafım da içimizdeki işbirlikçi hainlere… Kendi problemlerimizin çözümü için yöneticilerimizi kıyasıya eleştirebiliriz. Yanlışlarını söyleyebiliriz. Onları yasal açıdan istediğimiz gibi köşeye sıkıştırabiliriz amma, böylesi nazik bir ortamda fırsat kollayıp durumdan vazife çıkartarak Türkiye düşmanları ile tempo tutarak saldırmak kabul edilebilir bir davranış değildir. “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışını eğer bu konuda işlevsel hale getiremezsek, yarın gemi battığında hepimiz ortaklaşa batarız. Sığındıkları o Avrupalı dostları da kıs kıs gülerek hepimizi seyreder. Onun için, biraz akıl, biraz feraset ve biraz da sorumluluk lütfen.

Bu yazı toplam 1172 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum