1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. “Aydın Üzerine Tezler”
“Aydın Üzerine Tezler”

“Aydın Üzerine Tezler”

Yalçın Küçük’ten ses getirecek bir kitap daha: “Aydın Üzerine Tezler 1” (1830-1980) / Mızrak Yayınları, Kasım 2010, 500 sayfa. Kitap, “Arkadaş’ça Önsöz”, “Mızrak’la Giriş” ve “Önsöz”den sonra,

A+A-

Yalçın Küçük’ten ses getirecek bir kitap daha: “Aydın Üzerine Tezler 1” (1830-1980)  /  Mızrak Yayınları, Kasım 2010, 500 sayfa.

Kitap, “Arkadaş’ça Önsöz”, “Mızrak’la Giriş” ve “Önsöz”den sonra, üç bölümden oluşuyor: “Yenilgi Öğretmen”, “Tanzimat Diktatoroysu”, “Tercüme Odasında Doğum”.

Yalçın Hoca, “Önsöz”de şöyle diyor:

“Türk aydınının, kendisiyle ilgili düşüncelerini tersine çevirmeye çalıştım. Zor olmadı, Türk aydını başıyla yürüyor ve ayağıyla düşünüyordu. Tersti, tersine çevirmeye başladım.

Türk aydınını, senfonik bir bütünlük içinde, yazmaya özen gösterdim. Umuyorum, okurken bu tadı alacaksınız. Sevecek sevinecek, üzülecek düşüneceksiniz,  okurken kendinizi eleştirip kendinizi bulacaksınız.

Okurken, kendinizi ve geçmişinizi beğeneceksiniz. Türk aydınını bunun için yazmak istedim. Umuyorum, başarabildim.

Aydın Üzerine Tezler’i geliştirirken iki ‘kişi’ ile çok tartıştım, benim için büyük şans olduğunu kabul ediyor ve yazıyorum:  Doğan Avcıoğlu ve Aziz Nesin. Türk aydınını çözümlerken, Aziz Bey ve Doğan ile tartışma imkânı olmasının ne kadar büyük bir şans olduğunu çok iyi biliyorum. Aziz Bey’le daha çok Ankara’ya geldiği zaman ve uzun masalarda, Doğan ile Acıbadem ya da Ada’da, Gülseli Avcıoğlu’yla beraber, üçlü olarak çok tartıştık, çok yararlandım. Doğan’ı biliyordum, Aziz Bey’in bu yanını yeni  keşfettim: Her ikisi de ciddi ve inatçı tartışmacılar.

Çok yararlandım, bu, beş anlaşma ile sonuçlandığı anlamına gelmiyor. Bir örnek olsun; Doğan, ‘Tanzimat Diktatoryası’ kavramına itiraz ediyor. ‘Bağımsızlıkçı’ ve diktatoryanın nasıl bir nimet olduğunu bilen Doğan Avcıoğlu’nun, sefaretlere dayanan bir ekip ile diktatorya kavramının yan yana getirilmesine itiraz etmesini anlıyorum. Ancak değiştirmiyorum, yaptığımın doğru olduğunu düşünüyorum.

Aziz Bey’le, Abdullah Cevdet üzerinde anlaşmamıza imkân göremiyorum. Aziz Bey’e bütün saygımla, tekrar inceledim ve düşündüm; Aziz Bey kadar sayamıyorum. Bana, fazla ‘İngilizci’ geliyor. Ancak bunu sadece bir örnek olarak veriyorum. Abdullah Cevdet’i ikinci kitapta yazacağım. Daha çalışma imkânım var.

Anlaşamadığım noktalara örnek vermek istedim. Yararlandığım noktalar, o kadar çok ki!

Aziz  Nesin’e ve Doğan Avcıoğlu’na teşekkürlerimi yazıyorum.

Okuyucuya ters ve hatta garip gelebilir: Yazmak, benim için, öncelikle kafamı boşaltmaktır. Entellektüel yaşamamı sürdürebilmek için zaman zaman kafamı boşaltmam ve bunun için de yazmam gerekiyor. Tek neden değil, ancak, zihinsel bir işlem olarak, böyle görünüyor...”

Yalçın Küçük

Çankaya

Aralık 1982

Bu haber toplam 1202 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.