• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 13 °C

Aziz İnci; saygıdeğer bir Vali Yardımcısı

İsmet ÇİĞİT
İtiraf ediyorum; soğuk bir adamımdır. Yeni insanlar tanımak, hele hele devlet bürokrasisine bulaşmak, hiç işime gelmez.  Oturayım, işimi yapayım, sonra evime gideyim.. En fazla çok dar olan kendi çevremdeki dostlarla sohbet edeyim. Hayattan başka bir beklentim yok. 
Biliyorum, bazen ayıp oluyor. Davetlere falan da katılmıyorum. İnsan içine çıkmaktan pek keyif almıyorum. Hele hele devlet dairelerine, belediye binalarına girip çıkmak, hiç tarzım değil.. 
Çok samimi, çok aktif ve zeki bir insan olarak tanıdığım Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’nu ziyaret amacıyla- o da mecbur kalmıştım. Ayıp oluyordu-  bir kez yeni Valilik binasına girmiştim. Kocaeli Valiliği’nde sanıyorum 10 tane Vali Yardımcısı var. Hiç birini tanımıyorum, tanışmadım. Geçen gün Valilik’ten aradılar. Vali Yardımcısı Aziz İnci’nin görüşmek istediğini söylediler. Sayın Vali Yardımcısı, çok nazik bir şekilde tanışmak, görüşmek istediğini söyledi.  Cuma sabahı saat 10.00’da makama gelebileceğimi söyledim, randevulaştık.
Allah biliyor ya, makama gittiğimde şöyle badem bıyıklı, son yıllarda devlet bürokrasisine yerleşen klasik tipte bir memur göreceğimi tahmin ediyordum. Aziz İnci,  tamamen kafamda canlandırdığım tipten farklıydı. Gerçek bir beyefendi, gerçek bir centilmen. 1951 Akyazı doğumlu. Türkiye’nin pekçok yerinde Kaymakamlık yapmış.  Gelecek yıl 65 yaşına gireceği için, yaş haddinden emekli olacak. Emeklilik öncesi son devlet görevini ilimizde yapıyor. 
Aziz İnci, “Ben dünyaya geldiğimde Akyazı Nahiye, Adapazarı Kocaeli’nin ilçesiydi. Yani Kocaeli doğumlu sayılırım” diye anlattı. Kocaeli Vali Yardımcılığı kendi tercihi. Devlet görevindeki uzun yıllar içinde, özellikle turizm alanında çalışmış, bir bakıma ihtisas yapmış. Yetişkin çocukları, torunları bu kentte yaşıyormuş. Gelecek yıl emekli olduktan sonra da hayatını bu şehirde sürdürecek. 
İki çay içimlik sürede çok şey konuştuk Vali Yardımcısı Aziz İnci ile. 2013 yılı temmuz ayından buyana ilimizde görev yapıyormuş. Vali Yardımcısı olarak Valilik Basın Yayın’dan sorumlu. Yanından ayrılırken, “Bugüne kadar sizinle tanışmamış olmak benim kabahatim. Çok özür dilerim. Kocaeli Valiliği’nde sizin gibi birinin bulunduğunu gördüğüm için ne kadar mutlu olduğumu, devlete olan güvenimin ne kadar arttığını anlatamam” dedim. 
Bu kentte hala çok değerli bürokratlar var. Belki de bunca yanlışa rağmen, bu kentte hayat onların varlığı sayesinde devam ediyor. 

*Kocaeli Defterdarlığı’ndan açıklama geldi
26 Şubat Cuma günkü gazetede, bu sütunlarda  “Milli Emlak’tan kiralık iki önemli arazi” başlıklı bir yazı yazdım. Kocaeli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü’nün ihale ile ilimiz Çayırova ve Gebze ilçelerinde bulunan hazineye ait iki büyük araziyi  bir lojistik şirketi ile, bir özel hastane girişimcisine kiralayacağından söz ettim. Hemen o gün, Kocaeli Defterdarlığından yazılı bir açıklama geldi. Doğrusu, bu kadar seri tepki göstermelerini ve bilgilendirmelerini takdir ediyorum. Deftardarlığın konu ile ilgili açıklamasını aynen aktarıyorum:
“- İlimiz Gebze ilçesi Mustafapaşa Mahallesi sınırları içinde bulunan 4831 Ada 1 parsel numaralı 3.451 metrekare yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın irtifa hakkı ihalesi ile,  ilimiz Çayırova ilçesi Şekerpınar Mahallesi sınırları içinde bulunan 418 ada, 34  parsel numaralı  19.b603 metrekare yüzölçümlü arsa vasıflı  taşınmazın “kiralama” ihalesi  7 Mart 2016 tarihinde Defterdarlığımız İhale Salonunda yapılacaktır. 
Söz konusu taşınmazlarla ilgili yazınızda  “Kocaeli Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Gebze Emlak Müdürlüğü iki büyük arsayı ihale ile satışa çıkartmış” şeklinde belirtildiği gibi satış amaçlı değil,  irtifa hakkı ve kiralama amaçlı ihaleye çıkılmıştır.
Söz konusu ihalelerden “irtifa hakkı” tesis edilecek taşınmaz mevzuatımıza uygun olarak ; “Hazine  taşınmazları üzerinde  kıyılarda gerçekleştirilecek olan yatırımlar hariç, muhtelif amaçlı yatırımlar yapılmak amacıyla  gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından  Bakanlığımıza iletilen irtifak hakkı tesis edilmesi talepleri üzerine…”
Kiralama yapılacak taşınmaz ise, mevzuatımıza uygun olarak  “2886 sayılı devlet ihale kanunu hükümlerine göre tarımsal, ticari, spor ve sosyal nitelikli vb. diğer amaçlarda kullanılmak amacıyla talep sahibi tarafından belirlenen taşınmazın kiralanmasının istenmesi halinde” şeklinde talep esaslı ihale işlemleri kapsamında değerlendirilerek  bakanlığımızla gerekli  yazışmaların tamamlanması neticesinde ihaleye çıkartılmıştır. 
Diğer taraftan, “Lojistik antrepo alanı” olarak kiralama ihalesi yapılacak  Çayırova ilçemizdeki  taşınmak 15.02.2016  tarihinde ihaleye çıkartılmış ancak  kiralama teklifi  gelmediğinden ihalesi gerçekleşmemiş, ikindi defa ihaleye çıkartılmıştır.
Defterdarlığımız tarafından gerçekleştirilen tüm ihaleler 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ilgili hükümlerine azami dikkat ve özen gösterilerek şeffaf  bicide ilan edilmekte ve yapılmakta olup bahsedildiği üzere  “Talep esaslı” ihaleye  çıkartılan ve  katılımın her kişi ve kuruluşa  açık olduğu  “Kiralama” ve “İrtifak hakkı” ihalelerinin “Adrese  teslim” zannı ile yansıltılmasının önüne geçilmesi hususunda  hassasiyetlerini rica ederiz KOCAELİ DEFTERDARLIĞI” 
……….
Gerçekten mükemmel, doyurucu  bir açıklama. Üstelik, yazının çıktığı günün akşam saatlerinde hemen ulaştırıldı. Bu hassasiyet nedeniyle Defterdarlık yetkililerine teşekkür ederim. Ancak, benim bu kentin bir insanı olarak sorduğum şudur: Bizim ilimiz arsa fakiri. Okul yapacak,  TOKİ’ye emekliler için ucuz konut yaptıracak araziler bulamıyoruz. Hazine’nin elinde Gebze Mustafapaşa’da 3.5 dönüm,  Çayırova Şekerpınar’da  19.6 dönüm hazine arazisi varsa, bunları neden  kiraya veriyoruz. Yine açıklamadan anlaşılıyor ki, biri Mustafapaşa’da lojistik üssü kurmak, bir başkası Çayırova’da özel hastane yapmak istemiş, bu arazilere göz koymuş, Bakanlık’la temasa geçip, bunların ihaleye çıkartılmasını sağlamış. Bu yöntem doğru ve vicdani mi, bunu sormak istedim. Benim maruzatım da bundan ibarettir. 
*Gaz konusunda havaya girmeyelim
Ulusal basın, televizyonlar da halka umut verecek, halkı mutlu edecek haberler arıyorlar. Türkiye’de medya için üretilen haberler malum. Savaş, terör, siyasi gerginlik, kadına şiddet, cinayetler falan. Hep moral bozan, izleyen veya okuyanları karamsarlığa sürükleyen haberler. 
Bu “İyi haber” arayışından olsa gerek, geçen gün “Adapazarı bölgesinde doğal gaz yatakları bulundu” haberine herkes balıklama atladı. Uzun uzun, bölgede bir süredir sondaj yapan bir firmanın,  doğalgaz damarlarına rastladığı, bu kuyuların işletilmesi halinde, Türkiye’nin ihtiyacı olan doğalgazın önemli bir bölümünü  kendisinin temin edebileceği halka duyuruldu.
Türkiye’de doğalgaz kullanımı, AK Parti hükümeti döneminde çok arttı. Ülkenin büyük bölümüne gaz götürüldü. Ayrıca, ülkemizde elektrik üretiminin de büyük bölümü doğalgazla yapılıyor. Ülkenin kullandığı gazın da yarısından fazlasını Rusya’dan alıyoruz. Rusya ile de aramızın ne halde olduğu malum. Rusya bir gün “Türkiye’ye gazı kestim” dese, perişan olacağız.
Bu nedenle, ülkemizde gaz bulundu haberi, olabilecek en güzel haberlerden biri. Ama çok fazla da havaya girmemek lazım.
1980’li yıllardı. Henüz Türkiye doğalgazı pek tanımıyor. Buralarda zaten yok..  Gazetemizin muhabirlerinden, rahmetli Ekrem Bütün bir gün yazı işlerine büyük bir heyecanla girdi, “Elimde müthiş bir haber var” dedi. Fotoğrafları heyecanla hazırladı.  Yanlış hatırlamıyorsam, Uzuntarla bölgesindeydi. Bir mısır tarlasında, yerden gaz çıkmış, tesadüfen çakmak yakan çiftçinin kıvılcımı ile gaz tutuşmuştu. Uzuntarla’da doğalgaz damarı bulundu diye haber yaptık. Mısır tarlasının ortasında günlerce ateş yandı. Gaz çıkışı devam ediyordu. Konu ulusal basına yansıdı. Manşetler atıldı. Türkiye Marmara bölgesinde kuvvetli bir doğalgaz yatağı bulmuştu.
Ama uzmanlar geldi, incelemeler yapıldı.  Toprak altında sıkışan metan gazının bir damar bulup yüzeye çıktığı anlaşıldı. Uzmanlar o zamanlar söylemişlerdi. Bu bölgede doğalgaz yataklarının olamayacağından bahsetmişlerdi. Hevesimiz kursağımızda kalmıştı.
Yani diyeceğim o ki, Serdivan bölgesinde doğalgaz yatakları bulunduğu haberine ben çok mesafeli yaklaştım. Buralarda toprağın altında yer üstüne çıkacak damar arayan, ateşle buluştuğu zaman tutuşan türden gazlar var. Ama öyle Türkiye’nin ihtiyacının bir kısmını karşılayacak bir doğalgaz yatağının olduğunu hiç sanmıyorum.
*25 Gram, 25 Gram’dır
Türkiye genelinde fırıncılar ekmek fiyatına zam istiyorlardı. Ama 2015 yılında biri haziran, diğeri kasım ayı başlarında iki genel seçim yapılınca, siyaseten fırıncılar baskı altına alındılar ve zam yapamadılar. İlimizdeki ve ülkemizdeki fırıncıların çok büyük bölümünün AK Parti destekçisi olduğunu söylemek, her halde yanlış olmayacaktır.
1 Kasım seçimleri de bittikten sonra, Türkiye’de ilk ekmek zammı ilimizde yapıldı. 250 Gram ağırlığındaki ekmek 1 TL’den satılırken, 1.25 TL’ye yükseldi. Yetkililerin hiç sesi çıkmadı. Kocaeli’nin ardından diğer illerde de ekmek fiyatı yükselmeye başlayınca, Bakan tavır koydu. “Ekmek maliyeti 61 Kuruş’tur.  1 TL’nin üzerinde satılamaz” dedi. Bir tartışmadır başladı. Kocaeli Valiliği de, ilimizdeki zamma yargıda itiraz etti. Henüz yargıdan karar çıkmadı. Ama bugün Kocaeli’de 250 Gramlık ekmek 1.25 TL’den satılırken, Türkiye’de hala ekmeğin 1 TL’nin altında satıldığı illerin bulunduğu da biliniyor.
İlimizde Valilik ile Fırıncılar Odası bir süredir pazarlık yapıyorlar. Fırıncılar, zammın bir bölümünü geri almaya razı oldu. Fırıncılar Valiliğe “250 Gramlık ekmeği 275 gram yapalım” teklifini götürdüler. Ama ülkemizdeki ekmek yönetmeliğine göre, ekmek ağırlığı 50 Gramlık ölçüler içinde artıp, eksilebiliyor. Yani, ekmek ya 250 Gram, ya 300 gram olacak. Yönetmelik 275 Gramlık ekmeğe izin vermiyor. Bu nedenle ilimizdeki pazarlık şimdilik ortada. Fırıncılar Odası Başkanı Ali Sarı, “25 Gramlık artışın ötesinde başka bir şey yapmamız mümkün değil” dedi. Şimdi, yönetmelikteki bu “50 Gramlık” ölçülerde artar veya eksilir kısmının iptali gerekiyor. Fırıncıların 1.25’lik fiyatta taviz vermesi de mümkün değil. 25 Gramlık artış fena değil. Nereden baksanız, ekmeğimiz 2-3 dilim büyümüş olacak. Umarım, yarın bu sorun çözülür, ekmeğimiz hiç değilse 25 gram büyür. Fırıncıdan yaptığı zammın bu kadarını bile geri almak, az bir iş olmasa gerektir.

*Parkomat’tan icra gelirse 
Sizin hiç haberiniz olmayabilir. Arabanızı İzmit’te şehir içinde bir yere park etmişsinizdir.. Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı yetki ile şehrin caddelerinde park yapan araçlardan para toplayan şirket  elemanı, elindeki cihaza, arabanızın plakasını kaydetmiştir.
Sonra, gelip arabanızı almışsınızdır. O sırada ortada parkotomat firması elamanı yoktur. Siz de arabanızı çalıştırıp, gitmişsinizdir. Ama arabanızın plakası, şirket elemanının elindeki cihazda kayıtlı kalmıştır. 
Malum, Parkotomat firması ile Büyükşehir Belediyesi “Papaz” oldular. Büyükşehir, bu işi şirketten almak istedi. Büyükşehir’in iddiasına göre şirket 10 aydır kira ödemiyor. Borcu 1.5 milyon TL’yi buldu. Büyükşehir, “Artık parkomat sistemini benim Belde A.Ş. şirketim yönetecek” dedi. Ama şirket mahkemeye gitti, Büyükşehir’i yargı önünde yendi. Yeniden adamlarını şehre saldı. Çatır çatır otopark parası toplamaya devam ediyorlar.
Dahası var; Büyükşehir’e rest çeken şirket  “Benim İzmit’te 8 bin araçtan toplam 2.3 milyon TL park parası alacağım var. Artık icra işlemlerine başlıyorum” diye açıklama yaptı.
Yani, bir arabanız varsa, bu arabayı günün birinde şehir merkezinde park ettiyseniz, sonra bilerek veya bilmeyerek park parası ödemeden arabanızı aldıysanız, yakında evinize bir icra takibatı emri gelebilir. Otopark ücreti borcunuz katlanmıştır. Avukat masrafı, icra masrafı üstüne biner.
İzmit’te 98 bin,  Derince’de 18 bin, Gebze’de 31 bin araç sahibi için böyle bir risk bulunuyor. 
Düşünüyorum da, Büyükşehir Belediyesi, bu şehri, bizleri kime altın tepside sunmuş. Büyükşehir’in iddiasına göre, Belediye’ye olan borcunu ödemeyen bir şirket. Ama elinde öyle bir sözleşme var ki, yargı önünde haklı. Büyükşehir’e rağmen, çatır çatır otopark parası toplamaya devam ediyor. Üstelik şimdi, bu kentteki binlerce kişiden alacaklı olduğunu, icra yoluyla bu alacaklarını da tahsil edeceklerini söylüyorlar. 
Çık ortaya Sayın Başkanım.. Bir şeyler söyle.. Bu nasıl bir düzendir?. Bu nasıl bir sistemdir?. Siz bu şehrin caddelerini, sokaklarını kime verdiniz. Belediyeye para ödemeyen şirkete, biz kendi şehrimizde arabayı cadde kenarına çektiğimiz için para ödemeye mecbur muyuz. Bir de bu şirketten bize  “Park borcunuz var, bunu ödeyin” diye icra tebligatı gelirse ne yapacağız?
Şehrimin ve şehrimin insanlarının bu kadar sahipsiz olması kabul edilebilir mi?
Bu yazı toplam 957 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37