• BIST 97.726
  • Altın 146,210
  • Dolar 3,5844
  • Euro 3,9885
  • Kocaeli 16 °C

Baba denince

İlksen ÇAĞLAYAN
“Baba” arkadaki destektir aslında tam olarak  şu hayatta.. Sırtımızdaki yükleri alan, üzülmeyelim, dara gelmeyelim diye üzerimizde bulunan tüm sıkıntıları, yaşadığımız problemleri üstlenendir. Denge kurandır baba, dengeyi anlatandır baba, hayatla bizim arasında, bizimle de başkaları arasında, üzülmeyelim, kırılmayalım diye... Gözyaşlarımızı omzumuza dokunan sihirli bir el gibi bir anda yok edendir, o gözyaşlarını bir anda siliveren yerine ise hemencecik bir sevinç yerleştiren kişidir... Hayatın tüm sertliklerini, tüm çetrefilliklerini bir sözüyle, bir bakışıyla, bir gülüşüyle azaltandır, bu sertlikleri yumuşatandır. Sözleriyle, duruşuyla, görüşüyle örnektir her zaman. Belki de hayatta karşılaştığımız ilk öğretmenimiz, ilk yol göstericimizdir. Bir fener gibi tecrübesiyle yolumuzu, bir kitap gibi de  bildikleriyle, hayattan öğrendikleriyle aşamadığımız her ne varsa açıklayan, anlatandır, yaptıklarıyla örnek olandır. En umutsuz anda bize umut olan, en zor zamanda bir kalp ötede bulunan, bir adım ötede durandır. Çoğu şeyi tıpkı bir sünger gibi içine hapseden, yaşadığı her ne sıkıntı varsa sadece kendi içinde kalmasını isteyendir, saklayandır. Aldığımız nefes gibi gereklidir yaşamda, öyle ki o nefes bizi nasıl yaşatıyorsa, onunla birlikte bizim de yaşadığımız doğrudur. Özüne, sözüne güvendiğimiz, ne yapsa doğru yapmıştır dediğimizdir. Saygıyı da sevgiyi de onda öğrendiğimizden, onu en iyi öğrendiğimiz bu saygıyla bu sevgiyle toplumda temsil ederiz. Hayatta yaşadığımız tüm dönüm noktaları, kritik anlar, sevinçler, üzüntülerde desteğini beklediğimiz, yanımızda görmek istediğimizdir. Bir koltuktaki minderin sırtımıza yaptığı destek gibi hayatın içindeki desteğimiz, güç, güven verenimizdir. Her koşulda, hatta her fırsatta evladını kollayan, hatalarını yüzüne vurmak yerine onun üzülmemesi için susandır. Ona bir birey olduğu için hep değer veren, kötü sözler yerine, güzel sözlerle yanında olandır, onu bir birey olarak kabul edendir. Yanlış bir davranış bile olsa rencide etmeyen, hatasının doğrusunu sadece anlatan belki de sadece gösterendir. Yermek, cezalandırmak yerine hep teşvik eden, cesaret verendir.
Yarın Babalar Günü... Öncelikle beni bu hayata hazırlayan, şu anda beni ben yapan tüm erdemleri bana kazandıran, desteğini her zaman gösteren  ve her koşulda hiç çekinmeden yanımda olan canımın içi babam Ahmet Kobak’ın,  ikinci babam sevgili kayınpederim Fuat Çağlayan’ın ve elbette ki en büyük destekçim, bebeğimin babası, canım eşim Coşkun Çağlayan’ın Babalar Gününü kutluyor, sevgilerimi yolluyorum ve onlara hayatımda ve yanımda oldukları için  teşekkür ediyorum.
Herkese mutlu ve güzel bir hafta sonu dilerim.
Bir Baba Oğul Hikayesi 

Çivi
Çok eskiden, köyün birinde bir baba ile bir oğul yaşarmış. Her ikisi de geçimlerini inşaatlarda çalışarak sağlarlarmış. Sorunlarını dışarıya pek yansıtmazlarmış ama babanın oğuldan çok şikayeti varmış. Oğul ele avuca sığmaz biri oluyor ve arkadaşlarıyla kavga edip eve geliyormuş. Oğulun zarar verdiği kişiler babaya gelip şikayetlerini ifade ediyorlar ve oğulun terbiye edilmesi konusunda babadan yardım istiyorlarmış. Bu duruma çok üzülen baba, oğluna nasihat ediyormuş ama bunun ona hiç faydası olmuyormuş.
Baba uzun zaman bu duruma sabretmiş, oğluna nasıl faydalı olabileceğini düşünmüş ama ne yapabileceği konusunda bir çözüme ulaşamamış. Yine günün birinde uzun uzun düşünmüş ve kendince bir çözüm yolu bulmuş. Bir gün oğlunu yanına çağırmış ve ona bir torba çivi vermiş. Oğul çivileri görünce şaşırmış ve bu çivileri ne yapacağını sormuş. Baba sakin bir vaziyette oğluna dönmüş “oğlum arkadaşlarınla kavga ettiğinde, insanları kırdığında, birine haksızlık yaptığında şu tahtaya bir çivi çak. Yaptığın her taşkınlık için bir çivi… demiş… Oğul kendisine anlamsız gelse de babanın sözüne tabi olmuş ve ilk gün otuz kişiyle kavga etmiş ve tahtaya otuz çivi çakmış. İkinci gün bu sayı yirmiye düşmüş, üçüncü gün on beşe… Oğul hayatına bu şekilde devam ederken, kavgaları günden güne azalmaya başlamış. Birkaç ay sonra, tahtaya hiç çivi çakmamış çünkü babanın bu uygulamasından sonra davranışlarını kontrol etmeye başlamış. Mutlu bir şekilde babanın yanına gitmiş ve “artık hiç çivi çakmıyorum, insanlarla hiç kavga etmiyorum, onları kırmıyorum demiş. Baba oğlunun yüzüne bakmış ve yüzeyi çivilerle dolu tahtayı kaldırmış. Sonra “bundan sonra da, kavga etmediğin günleri dikkate al ve insanları kırmadığın her gün için bir çivi çıkar demiş. Oğul hiçbir anlam veremese de babanın söylediklerini yapmaya karar vermiş. Ve kavga etmediği her gün için tahtadan bir çivi çıkarmış. Son çiviyi çıkarıncaya kadar devam etmiş ve bir gün tahtada hiç çivi kalmadığını görmüş, tahtayı aldığı gibi babanın yanına gitmiş. Oğlunun elindeki tahtayı gören baba, “ Sağol oğlum artık kimseyi kırmıyorsun, kimseyle kavga etmiyorsun… Ama bak şu tahtaya çıkardığın her çivi geride bir iz bırakmış. Bu tahta hiçbir zaman eskisi gibi olamaz tııpkı bu çivilerin iz bıraktığı gibi söylediğin her kırıcı kelime insanların kalbinde aynı şekilde iz bırakır. Onlar seni affetseler de yaşananlar bir gün olur yine hatırlanır. O yüzden dilini iyi kullan, insanları incitme, onların kalplerini yaralama…” demiş.

“ Babanın faziletleri, çocuklarının servetidir. “  
Anatole France
Bu yazı toplam 354 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37