1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. BABA, OĞUL VE EŞEK
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

BABA, OĞUL VE EŞEK

A+A-

Baba-oğul ve eşek öyküsünü belki de birçoğunuz biliyorsunuzdur ama ben yine de aranızda belki bilmeyenleriniz olabilir diye size bir daha hatırlatayım istedim. 
   Bir gün baba-oğul ve eşekleri yola çıkarlar. Baba eşeğe biner çocukta onların ardı sıra yürümeye başlarlar. Biri çıkar önlerine:
-Utan be adam! Koca adam eşeğe binip çocuğunu yürütüyorsun der. 

Adam düşünür ve utanır, doğru der ve eşekten iner, oğlunu bindirir eşeğe. Bir başkası daha çıkar önlerine:

-Ayıp ayıp! Yaşlı baban yürüyor sen eşeğe biniyorsun!
Baba – oğul düşünürler adam doğru söylüyor deyip birlikte binerler bu kez eşeğe. Ama o da ne biri daha çıkar önlerine?

- Bire vicdansızlar! Bu sıcakta eşeğe iki kişi binip hayvanın canını mı alacaksınız? Yazıklar olsun size. 

Baba, oğul birbirlerine bakar galiba adam haklı deyip eşeğe ikisi de binmez öylece yürürler. Ama bu kez de bir başkası önlerine çıkıp;

- Enayiler, eşek bomboş gidiyor bunlar yürüyor demez mi?
Baba der ki oğluna:

-Oğlum bak öyle yaptık olmadı, böyle yaptık olmadı, sen istersen bacaklarından tut, ben de başından biz onu taşıyalım der ve beraberce sırtlarına alırlar eşeği, düşerler yola. Ama bu kez bir başkası çıkar önlerine;

- Şunlara bakın! Eşek onları taşıyacağına, onlar eşeği taşıyor! deyip kahkahayı basınca baba ve oğul birbirlerine bakakalırlar adamın ardından…

- Bu hikayeden sonra neler söylenebilir. Mesela İşte bak oğlum hayatta herkesin doğrusuna göre hareket edersen, kimi zaman ahmak, kimi zaman vicdansız kimi zaman da saygısız gibi yakıştırmalarla karşılaşırsın. Kimse o davranışı neden yaptığını sorgulamaz bile sadece konuşup eleştirir.                                                                                              

Dolayısıyla kendi doğruları olmalı insanın. İşte o zaman kendi doğruların için savaşabilirsin. 
İnsan ilişkileri de böyledir işte. Arkadaşlıklarına ve dostluklarına başkalarına göre yön vermeye çalışırsan dostlarını, arkadaşlarını ve en kötüsü sonunda kendini de kaybedersin.

Ama değer verdiğin ve sevdiğin arkadaşlık ve dostluklar için önce kendi öz düşüncelerinle davranırsan kazanırsın.

Hayatta en çok kendine hesap vermeli insan. En zoru da insanın kendisiyle yüzleşmesidir.

Kendi doğruların olsun hayatta. Başkaları senin adına düşünmesin, hüküm vermesin, hesap sormasın. Birilerinin zayıflığı, art niyeti ve kıskançlığı ile yola çıkarsan kendin olamazsın. Kendi bildiğin yolda giderken hata yapabilirsin, incinirsin belki bazen de incitirsin ama yaşananların hepsi senindir.
Bak oğlum sana güveniyorum derken inanarak söylüyorum. Senin yaşayacaklarına engel olamam, duygularına sipariş veremem ama fikir yürütürüm, kılavuz olmaya çalışırım, uyarsın uymazsın o senin bileceğin bir iş. Söylediklerimi kendi akıl süzgecinden geçirip, yüreğine de kabul ettirebilirsen uygularsın. Dolayısıyla önce kendine güven. Başkalarından önce kendine kulak ver. İçindeki sesi dinle. Mutlu olman bir koşula bağlı olmamalı.  Şu an yaşadığın anın tadını çıkar. Herkesin mutlu olduğu anlar farklıdır, nasıl mutlu olacağını senin bilmen yeter.

Sözün kısası: Kimse mükemmel değildir. Önemli olan kendini bilmen, kendine güvenmen, kendini geliştirmen ve değiştirmen. Kendini ne kadar iyi ve mutlu hissedersen, o zaman mutluluğu tüm hücrelerine kadar hissedersin.

          Unutmayın hayatta her şeyin bir fiyatı, her insanın bir değeri vardır. Fiyatı olmayan eşyaya çöp, değeri olmayan insana da; "çıkarken kapıyı ört" denir. Herkese iyi pazarlar… 

Bu yazı toplam 1470 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum