1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bağımsızlığımızın dönüm noktası
Bağımsızlığımızın dönüm noktası

Bağımsızlığımızın dönüm noktası

Yaşama insan gibi bakanlar için, insan gibi yaşayıp insan gibi yaşamını sonlandıracak olanlar için en önemli şeydir özgürlük, bağımsızlık. Ulusları oluşturanlar insanlar olduklarına göre,

A+A-

Yaşama insan gibi bakanlar için, insan gibi yaşayıp insan gibi yaşamını sonlandıracak olanlar için en önemli şeydir özgürlük, bağımsızlık. Ulusları oluşturanlar insanlar olduklarına göre, ulusların bağımsızlık kavramları da insanlarından başlar kuşkusuz.

Anadolu insanının; Türk, Kürt, Laz, Gürcü, Çerkez, Abaza, Boşnak ayırımı yapmadan, tüm Anadolu yaşayanı için bağımsızlık kavramı çok kutsaldır. Öyle olmasaydı, günün tüm olumsuz koşullarına karşın Kurtuluş Savaşı’ndan yüzünün akıyla çıkabilir miydi?..

Bugün, 18 Mart, Türk insanı için, Anadolu’nun bağımsızlığı için dönüm noktası olan bir gündür. Tarihler bunu böyle yazar, mantık da bunu böyle kabul eder.

Deyim yerindeyse “yedi düvel” birlik olmuş ve Anadolu’ya saldırmıştır. Saldıranlar, Anadolu insanının kara kaşına kara gözüne heves değildir kuşkusuz. Anadolu’nun yer altı ve yerüstü zenginliklerinin peşindedir hepsi.

Bu anlayışla saldırılmıştır Anadolu’ya ve bu anlayışla Çanakkale Boğazı’ndan içeriye girilmek istenmiştir.

Bilgiler; “Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.” biçimindedir ve yanlış da değildir bildiğiniz gibi. Ne ki, Çanakkale Savaşı’nın nedenlerini bizim bildiğimiz gibi anlatmamaktadır!

“İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na girmişlerdir.” gibi bilgiler de doğrudur ama, ondan sonrasında nelerin yaşandığını yalnızca bizim tarihlerimiz yazmaktadır belki de…

Çanakkale’ye hiç gittiniz mi? Gittiyseniz, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı o yerleri gezip gördünüz mü?

Size şu kadarını söyleyeyim ki, Çanakkale’yi gezmek, oradaki kale duvarlarını görmek değildir. Denizini görüp balığından yemek değildir. Bana sorarsanız, gitmeden önce okumalısınız Çanakkale’yi. Önce nelerin yaşandığını bilmelisiniz…

Karşılıklı sıkılan kurşunların havada çarpıştığını ve birbirine kaynadığını görmek ister misiniz?

200 kilonun üstünde bir ağırlığı olan top mermisini tek başına kaldıran Koca Seyit’i görmek ister misiniz?

Tük ve Fransız mezarlıklarının yan yana olduğunu, Avustralya’dan gelen Anzakların aynı saygıyla Çanakkale’de yattığını görmek ister misiniz?

Kendinize güveniyor musunuz daha doğrusu? Oraları gezip de, dizleriniz titremeden, gözleriniz yaşarmadan geri dönebilecek misiniz?

Bir gün bile beklemeyin öyleyse. Ölülerimize saygı için bile olsa gidin ama, bağımsızlığımız için öldüklerini de sakın unutmayın…

Bu haber toplam 1080 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.