1. YAZARLAR

  2. Hayrettin ALBAYRAK

  3. BAL’da çıkma statüsü nasıl olmalı ?
Hayrettin ALBAYRAK

Hayrettin ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

BAL’da çıkma statüsü nasıl olmalı ?

A+A-
Geçen çarşamba günü Türkiye’de amatör futbolun 1 numaralı ismi Ali Düşmez’den aldığım önemli bir bilgiyi sizlerle paylaşmış, BAL’da statünün değişeceği müjdesini vermiştim. Düşmez’in altını çizdiği iki önemli nokta üzerinden hareket ederek çıkma statüsünün nasıl olabileceği konusunda önerimi ortaya koymuştum. Düşmez, ligin süresini uzatmak için grupları 17-18 takımlı yapmayı ve 3.Lig’e çıkacak takım sayısı 11’den 8 veya 9’a düşeceği için Play-Off sistemine geçmeyi düşündüklerini açıklamıştı. Bu doğrultuda 160 takımın 17-18 takımlı 8 veya 9 grubu ayrılıp ilk 3’lerin Play-Off’a yükseltilmesini, ikinci ve üçüncülere iki, birincilere tek maç oynatmak suretiyle 3.Lig’e çıkacak 8 veya 9 takımın belirlenmesinin akılcı yol olduğunu belirtmiştim.

ÇIKMA STATÜSÜNE DAİR YENİ BİR ÖNERİ
 Yazımı facebook sayfamdan paylaştım. Derince Belediyesi basın yayında görev yapan benim yeğen Hakan Yılmaz, bu işlere kafa yormuş, akılcı seçenekler ortaya koymuş bir isimdir. Baktım kendi önerisini paylaşmış. Dikkate alarak köşemde değerlendirmeye karar verdim. Sevgili Yılmaz’ın çıkma statüsüne dair önerisi şöyle: “10'ar takımlı 16 grup oluşsun. İlk ikiler Play-Off’a yükselsin. Play-Off’a çıkan 32 takımı 8'erli 4 grup yap. Çift devreli lig esasına göre Play-Off maçlarını oynat.  Gruplarında ilk ikiyi alan 8 takım 3. Lig’e yükselsin. Lige çıkacak 9. takım ise grup üçüncüleri arasında eleme ile belirlensin. Böylece lig normal sezon ve Play-Off’larla 32 hafta sürer. Hem de hak edenler lige yükselir. Uygulanması planlanan statü ise Kocaelispor’umuz gibi iddialı takımların aleyhine olur. Çünkü ligi zirvede bitirecek olan takımın kaderi tek maça bırakılmamalı”

VERİLERLE HARAKET ETTİM
Kuşkusuz 17-18 takımlı grupta, 32-34 hafta sürecek maratonda birinci olan takımın direkt 3.Lig’e çıkartılmayıp, kaderinin bir maça bırakılması doğru, sağlıklı bir yöntem değil. Ancak eğer gruplardaki takım sayısını 17-18 olarak düşünüyor, üst lige 8-9 çıkartmak durumundaysanız, üstelik Play-Off’ta oynatacaksanız birincileri direkt çıkarma gibi bir durum söz konusu olamaz. Zaten çıkma kontenjanı birincilerle doluyor. Play-Off’tan çıkaracak takım kalmıyor ki?  BAL’da Derincespor’un 3.Lig’e çıktığı sezon bu sistem uygulanmıştı. Derincespor ligi birinci bitirdiği halde Play-Off oynatılmış, kaderi bir maça bırakılmıştı. Allah’tan o maçı kazanıp çıktı, kaybetse o sezon normal sezonda elde ettiği birinciliğin hiçbir anlamı olmayacaktı. Gruplardaki takım sayısı 14’ten fazlaysa, lig yaklaşık 30 hafta sürüyorsa birincilere Play-Off oynatmak, kaderini bir maça bırakmak gerçekten adil bir yöntem değil. Ben o öneriyi ortaya koyarken, Ali Düşmez’in verileriyle hareket ettim. Yoksa birincilere yeniden bir maç oynatmak gibi bir durumu uygun bulmam söz konusu değil.

NORMAL SEZON 10, PLAY-OFF 8 TAKIMLI 
 Bu noktanın altını çizdikten sonra sevgili Hakan Yılmaz’ın önerisine gelelim. Ligin süresini uzatmak için illa gruplardaki takım sayısını arttırmak gerekmiyor. Hakan’ın önerisinde olduğu gibi Play-Off’u çok takımlı oynatarak da bunu yapabiliriz. Ki, Hakan’ın normal sezonda gruptaki takım sayısını 10, Play-Off’ta 8 takım olarak düşünmesiyle ligin süresi 32 haftayı buluyor. Bizim Süper Amatör Lig fikstürüne benzeyen bir sistem Hakan Yılmaz’ın önerisi. Bizim amatörde 12’şerli iki grup oluşuyor, ilk 4’ler Play-Off’a çıkıyor. 8 takım arasında oynanan Play-Off sonunda il sıralaması belli oluyor. Dediğim gibi 14’ten fazla takımlı gruplarla, 30 haftalık maratonda birincilere yeniden maç oynatmak, kaderlerini bir maça bırakmak yanlış ve haksızsa, Hakan’ın önerisindeki gibi 10 takımlı gruplarda birincilere Play-Off oynatmanın bir sakıncası yok. Ayrıca 17-18 takımlı gruplarda tüm takımlar için ligin boyu uzun, mali durumu kötü kulüpler bu yükü kaldıramayabilir. Hakan’ın önerisinde bu sorun çözülüyor. Normal sezonda yani 18 haftalık mücadele sonunda ilk ikiye giremeyen takımlar için lig bitiyor. 

İKİ SEÇENEKTEN BİRİ OLACAK
Hem ligin boyu uzun, hem ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan kulüpleri zorlamıyor, üstüne uzun maratonda birincilerin kaderi tek maça bırakılmıyor. Hakan Yılmaz’ın çıkma statüsüne dair önerisi mantıklı, uygun gibime geliyor. Zaten iki seçenek var. Ya benim önerimdeki gibi 17-18 takımlı gruplar oluşacak, ilk 3’e Play-Off hakkı verilip birincilerin kaderi bir maça bırakılacak, ya da Hakan Yılmaz’ın önerisindeki gibi 10’ar takımlı normal sezon, 8’er takımlı Play-Off olacak, birincilerin kaderi bir maça kalmayacak. Amatör Kurul bu iki seçenekten birinde karar kılacak. Hayırlısı diyelim ve bekleyelim. 



İyi kalecilerin yetişmesi  için yapılması gereken
Önce Yeni Kocaelispor Kulübü’ne futbol okulundan yetiştirdiği, 7-8 yıl büyük emek verdiği futbolcularla 1.Küme’ye çıkma başarısı gösterdiği için alkışımı gönderiyorum. İşte olay budur, yapılması gereken budur. Kendi kaynaklarını kullanarak, kendin yetiştirecek başarıyı arayacaksın. Kalıcı başarı, istikrar için bu şarttır. Taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışarak başarı peşinde koşan kulüpler sadece kendini kandırır. 
KALECİLERİ, KALECİ ANTRENÖRLERİ ÇALIŞTIRMALI 
Yeni Kocaelispor Başkanı sevgili Yusuf Uzuner önceki gün ziyarete geldi, elde ettikleri şampiyonlukla ilgili önemli bir detaydan söz etti. Uzuner, “ Bir şeyi eksik yapıyorduk, bunun farkına sezon başında vardık. Metin Gencer’e rica ettim, sezon başından bu yana kalecilerimizi çalıştırdı. Bunun çok faydasını gördük. Geçmiş yıllarda ciddi kaleci hatalarıyla kaybediyorduk, bu sezon kalecilerimiz üst düzey performans ortaya koydu. Şampiyonluğumuzda kalecilerimizin kaleci antrenörü nezaretinde çalışmasının büyük payı vardı” dedi. Uzuner konuyla ilgili öneri getirdi,  “Kulüpler zaten sıkıntı içinde faaliyetlerini sürdürüyor. Normal teknik sorumlu dışında bünyelerinde kaleci antrenörü bulundurmaları, onlara ücret ödeyebilmeleri çok zor biliyorum. Bu nedenle Amatör Spor Kulüpleri ile Antrenörler Derneği devreye girip, kulüplere yardımcı olabilir. Kentteki kaleci antrenörlerinin yaş grupları takımlarındaki kalecilere antrenman yaptırma imkanı sağlanabilir. Teknik sorumlunun çalıştırmasıyla, bu işin uzmanı kaleci antrenörünün çalıştırması arasında çok büyük fark var.  Kaleci yetişmesi için de bu nokta çok önemli” dedi. 

ASKF VE ANTRENÖRLER DERNEĞİ GÖREVE
Sevgili Uzuner çok önemli bir detaydan söz etti. Hep diyoruz ya, kaleci takımın yarısıdır diye. Hep yakınıyoruz iyi kaleciler yetişmiyor diye.  Kaleci önemliyse, kalecinin en iyi şekilde çalıştırılması da önemlidir. Ancak kulüpler işin ekonomik yönü yüzünden genellikle bu işi teknik sorumlulara yaptırıyor. İşin ehli olmayan teknik sorumlu kalecileri iyi çalıştıramıyor. Doğal olarak iyi kaleciler yetişmiyor. Profesyonel liglerde kaleci antrenörü bulundurma zorunluluğu var. Amatör kulüplere böyle bir zorunluluk getiremezsiniz, çünkü şartları belli. Bu durumda sevgili Uzuner’in dediği gibi ASKF ile Antrenörler Derneği devreye girerek, bu çok önemli sorunu çözmeli. Tüm kulüplerin yaş gruplarındaki kalecileri işin uzmanları, yani diplomalı kaleci antrenörleri tarafından çalıştırılmalı. Bunun plan programını ASKF ile Antrenörler Derneği yapmalı. Haftanın belirli günlerinde bir saha belirlenir, saatler aralığıyla kaleciler gruplar halinde davet edilir. Diploması kaleci antrenörleri de yine aralarında görev paylaşımı yaparak antrenmanları yaptırır.   İki kurum için bunu yapmak zor olmaya gerek. Bu sorunun çözümü iyi kaleciler yetişmesine ciddi katkı verecek, kazanan kent futbolu olacaktır.   
Bu yazı toplam 303 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.