1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Balıkçı bilinçli olmalı
Balıkçı bilinçli olmalı

Balıkçı bilinçli olmalı

Tarım İl Müdürlüğü ekipleri bu aralar denetimleri arttırdı. Sık sık fırın, restoran, otel gibi gıda ile ilgili kuruluşlara gidiyorlar. Son olarak Başiskele sahilindeki İzmit Balık Hali'nde

A+A-

Tarım İl Müdürlüğü ekipleri bu aralar denetimleri arttırdı. Sık sık fırın, restoran, otel gibi gıda ile ilgili kuruluşlara gidiyorlar. Son olarak Başiskele sahilindeki İzmit Balık Hali'nde denetim yapmışlar. Ekipler, sandık kasalar içinde satışa sunulan çok küçük boyda Tekir ve İstavrit balıklarını görünce bunlara el koymuş.

Tespitlere göre 50 kasa çok küçük boyda, henüz yavru olan tekir ve istavrit balığı ele geçmiş. Su ürünleri yasası kapsamında bu balıklara el konulmuş, sahiplerine de para cezası uygulanmış.

El konulan balıklar ölü. Onları denize atıp, yeniden canlandırma olanağı yok. Bu nedenle balıklar, Darıca Hayvanat Bahçesi'ne gönderilmiş, penguenlere yiyecek olarak dağıtılmış.

Türkiye'nin balık avı konusunda çok hassas olması lazım. Bu konudaki denetimlerin tabiki caydırıcı etkisi olacaktır. Ama yavru balıkları tutulduktan sonra bulup, el koymak sorunun çözümü için yeterli olmaz. Denizdeki balık, geçimini balıktan kazanan insanların ekmeğidir. Balıkçı dikkat edecek. Balıkçı bunları avlamayacak ki, denizde kalsın, büyüsünler.

Balıkçılar artık çok gelişmiş teknoloji ile avlanıyor. Ağlarını atmadan önce, sudaki balığın cinsini, miktarını, boyutlarını gayet rahat görebiliyorlar. Küçük balıkları toplamak için ağ atan balıkçı, mesleğine, kendisine ve geleceğine ihanet ediyor demektir. Balıkçılar, bunu yapan meslektaşlarını içlerinden ayıklamalı, ceza vermeli.

Balık denizde büyüdükçe lezzetlenir. Birkaç santim büyüklüğündeki istavritin, tekirin ekonomik değeri de yok. Neden tutuyorlar bunları. Bıraksınlar, o balıklar denizde büyüsün. Hiç değilse bir dönem onlar da yumurtlasın, üresin.

Bu sorun öncelikle balıkçılıktan ekmek yiyenlerin sorunu. Bu nedenle denetim ve cezalandırma konusunda da öncelikli görev onlara düşüyor.

Atatürk'ün gerçek sesini nihayet duyduk

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğraflarına bakan, görüntülerini izleyen herkes büyük liderin karizmasını, yakışıklılığını kabul eder.

Atatürk bütün film ve fotoğraflarında kılığı, kıyafeti; yürüyüşü, bakışı, her hâli ve tavrı ile hayranlık uyandırır.

Sadece “Atatürk'ün kendi sesi” denilen konuşmalarını dinlerken hayal kırıklığına kapılırdım. Hemen herkes dinlemiştir. Büyük nutuk sırasında Ata'nın “Aziz Türk Milleti” diye başlayan konuşmasındaki ses tonu son derece cılız, kulak tırmalayıcıdır.

Bu kadar kendinden emin, bu kadar otoriter görünen bir adamın, nasıl bu kadar ince sesi olabilir diye düşünürdüm…

Şu günlerde Atatürk'ün bugüne kadar gün ışığına çıkmamış yeni görüntüleri, üstelik ses kayıtlı görüntüleri televizyonlarda yayınlanıyor. Prof. Dr. Sami Şekeroğlu, 1975 yılında İstanbul'da bir manavda tesadüfen bir sürü doküman bulmuş. Bunları titizlikle incelediğinde, Atatürk'ün bugüne kadar hiç görülmemiş, hiç bilinmeyen görüntüleri de yer alıyormuş. Bu eski, çok değerli tarihi görüntüleri alan Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinama TV bölümünün kurucusu Prof. Dr. Şekeroğlu, görüntüleri elden geçirtmiş. Atatürk'ün konuştuğu bölümlerdeki ses kayıtları temizlenmiş.

Şu sıralar televizyonlarda yayınlanan bu yeni Atatürk görüntülerinde, Büyük Kurtarıcı'nın mükemmel Türkçesi ve fiziğine, görünümüne yakışır tok sesi dikkat çekiyor.

Hayalimdeki Atatürk'ün sesi de böyleydi. O çok ince sesli, sanki gırtlağından çok zor ses çıkartabilirmiş gibi konuşan Atatürk yerine, bu tok sesli Atatürk'ü hayal etmek çok daha güzel ve kolay olacak.

Türkiye’nin en pahalı konutları

Türkiye, özellikle İstanbul'da yapımına başlanan ya da tamamlanan dev konut projelerinin reklamlarına kilitlendi. Bu işe Ağaoğlu, öncülük ediyor. Olimpiyat Stadyumu'nun yanındaki dev projesinin ardından şimdi de 10 bin TL peşinle İstanbul Ataşehir'de lüks daireler satıyor.

İnşaat teknolojisindeki gelişmeler aslında işçilik maliyetlerini oldukça düşürdü. Fakat büyük kentlerde arazi fiyatları maliyetleri yükseltiyor. Buna rağmen hâlâ 50-60 bin TL'ye en azından 1+1 konut almak da olası.

Dün Türkiye'nin en pahalı konutlarının tanıtımı yapıldı. Geçtiğimiz yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü'nün İstanbul Zincirlikuyu'daki çok değerli arazisi satışa çıkartılmıştı. Zorlu Holding 96 dönümlük bu araziyi metrekaresi 8. 300 Dolara satın aldı. Arsaya büyük para ödendi. Firma şimdi bu arazi üzerinde çok lüks daireler yapıyor. Bu dairelerin satış fiyatı metrekaresi 9. 500 Dolar ile 18. 000 dolar arasında değişen fiyatlarla satışa çıkartılmış.

Yani 100 metrekarelik bir daire, neredeyse 1 milyon 800 bin Dolar'a satılacak.

Türkiye'de çok zenginler, çok kolay para kazanmış insanlar olduğu biliniyor. Ama metrekaresi 18 bin Dolar'dan satışa çıkartılan bu konutlar satılabilecek mi, satılırsa kimler alacak doğrusu çok merak ediyorum.

Bu haber toplam 883 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.