1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Balıkçılık patlama yaptı ama...
Balıkçılık patlama yaptı ama...

Balıkçılık patlama yaptı ama...

İzmit Körfezi’nde büyük profesyonel teknelerle balık avı yasaklandı. Son yıllarda hızla temizlenen Körfez’de balık türü ve miktarı hızla artarken, amatör balıkçılık da adeta patlama yaptı. Ancak İzmit Körfezi kıyılarında amatör balıkçıların tekneleri için

A+A-
Arada kalmışsa bir doğa parçası, ezik düşüyorsa yapay düzenlemelere, bir çakıl taşı gibi ufalıp küçülmüşse ve gözden çıkarılıp yitip gitmeye terk edilmişse ve onu birkaç kişi fark ediyorsa hala, o kişilerden biri terkedilmelerde inmişse denize, sahilinde midye kabuklarına kapanmış gibi açılmayı beklemişse rüzgarında ve henüz betona yenik düşmemişse, üzüm çardağından güneş sızıp sızıp hayat vermişse can çekişen teknelerine, birkaç sevgili ya da, bir kaç sarhoş gezinmişse eteklerinde yazacak daha çok şeyi vardır balıkçı sahilinin.
Yalnızlığa terk edilmişse insan avmlerin kalabalıklarında, nefes aldırmayan betonların içinde hayal kurmak zorlaşmışsa, annesinin babasının elinden sürüklenmişse çocuk, elden kayıp Sekapark yokuşundan kaydırak gibi kayarak inmeli teknelerin içine tentelerinin gölgesinde.
Beyin akıl yürütmelerden sıkılmışsa problemlerden, şirini arıyorsa hayatın, göz banyo yapmak istiyorsa gözyaşından ayrı, eller kavuşmak istiyorsa birbirine, çayın demine, rüzgarın parmak aralarından geçmesini istiyorsa, ayaklarına ‘ hadi, gidelim, götür beni sahile ‘ demeli, ‘ Sevgilinin eline, gitarın teline…’
Düzenlenmiş, birbirinin aynı dekorlar ve yemekler ve garsonların zoraki gülümsemelerinden sıkılmışsa insan yabancı adları barındıran kafelerden, karışmışsa sözüne yan masadaki gürültülü seslerden, sessizliğe çağırıyorsa ruhu aklını, biraz da sarhoş olmalı ki, niye sarhoşlar mekan edindi buraları diye hayıflanmaktansa anlamalı geceleri niye yıldızları indirir naraları da boş kovanları bira kutuları olur elbet.
Biliyorum ‘Bu izbelilikten güzelleme çıkartmak ancak sanatçıya yakışır. ‘ diyen yöneticileri duyar gibi oluyorum,’Sanatçı milletinin sarhoştan farkı yok’ der gibi önemsemez elbet, bilsinler ki koca büyükler aklım başımda. Onlar iktidar ve güç telaşında geçirirken günlerini balıkçıya söylerler, ‘ Sizi gözden çıkardık.’ diye. Göze girmek için yandaş olmalı, cebi para dolmalı, binalar her bir yere konmalı, konmalı da yalnızlıkları, yaşananları, hatıraları nasıl saklamalı. Bit pazarına ne için giderse insan, balıkçıların sahile de onun için gider insan. Bir kaç çakıl taşı, midye kabuğu alır yerden koyar cebine denizden hatıra, vurursa karaya balık kediye verir hemen, martılar gözetmen. Ne para ne pul harcanır, balıkçı hazırlamışsa dinlenmede çayını bir ‘ Merhaba’ çaya harcanır. Balıkçıların en eskisi Osman Amca’dan eskiden ne büyük levrekler tutulduğu dinlenir. Yürüdükçe kısa metrelerde başka balıkçılara konuk olunur, olunur da eski gençlikleri lakaplarla öykülenir. Komunist Erdoğan, Çantacı Hasan, Kasap Orhan, Aza Ahmet, Fili Ahmet, Jilet Nuri, Neco Giyim anılarıyla, balıklarıyla, sandallarıyla, yolda kalmışlıklarıyla, neşeli arkadaşlıklarıyla bugünde bile var olur. Deniz balıkları içinde barındırır, balıklar balıkçıları içine alır, sandallar denizin nişanesidir. Denizi götüremez insan bir yere ondan mıdır keyfi, rüzgarı ile ıslıklaşılır da balıkçıların anılarından her biri kulaklarda toplanır, toplanır da kaçanlar denize savrulur, türkü olur.
Terkedilmelerde keşfettim sahili.
Kastettiğim önceki iktidarın marinası ile şimdiki iktidarın Sekapark’ının sahili değil. Düzenlenmiş yerleri sevemedim bir türlü. Ancak iyice de kötülemek istemem. Bir misafirim gelirse de oralarda ağırladım konuklarımı. İki ayrı dünya gibi oldu. Söz konusu ben olunca, keyifsizliklerimde, terk edilmelerde denize indim hep. Oysa yüzme bile bilmem. Çocukken babam, ‘ ateşle ve suyla oyun olmaz ‘ dedi ve korkuttu bizleri. Oysa hayat bir oyundu ve ateşler basardı insanı. Aşık olur, ateş bastığında o ateşin karşılığı olmadığında suya koşar beden. O ateşi koca deniz bile söndüremezdi elbet ama varlığını bilmek oyaladı durdu, ateşi de zamanla hem rüzgarı üfledi rahatlattı bedeni, hem de martıların sesi bastırdı çığlığı da sönümlendi. Atölyemden atıldığımda da arkamdan yaktılar gemileri, hayalleri,  ateşlendim hemen, çığlık çığlığa indim sahile de kayıklar ‘ Dertlenme, biz de kıyıya vurduk ama rüzgar bir zaman sonra ters döner, sabret’ dediler de, deniz kucakladı hemen. Önce yalnız gittim,  sonra yalnızlığımı kitaplarla, balıkçılarla giderdim.
Deniz insanı bir başka… Baki Amca’m geldi akla.
O zamanlar Baki Amca’da beni çeken neydi bilemedim.

Boyu babamın boyuna denkti. Yaşı denkleşmedi. Hayat babama oyunu kısa oynattı, Baki Amca hastalığında ziyarete geldi de hep suskun kaldı. Babamın hasta yatağında her gelen bir şeyler konuşurdu, konuşurdu da boş konuşanları görünce aklım hep Baki Amca’da kaldı. Günlerden bir gün konuştu Baki Amca,’ Gelmiyorsun hiç, gel bir gün seni sandalımla denize çıkarayım ‘ dedi. Hiç gerçekleşmedi bu istek. Baki Amca sonsuzluğa karıştı babamdan sonra ‘deniz ve sandal’ hayallerime. ..

Balıkçılar çok şey istemiyorlar. 
Bir tuvalet, elektrik çekilsin barınaklara ve temizlik.
Bir de geceleri Sekapark’ın bekçileri buraları da kolaçan etsinler, kendini bilmezler denizi pisletmesinler, sandallara zarar vermesinler. Barınaklar biraz daha düzenli hale getirilse fena olmaz hani… En önemlisi unutmadan dalgakıran… Geçen fırtınada pek çok sandal kırıldı döküldü.
Ne zaman kentten bunalsam sinemaya gitme isteği ağır basar. Günün hay huyundan çıkarır alır beni. O da yetmezse sahile koşarım. Deniz gökyüzüyle sinema perdesi, bankları koltuklarım olur, olur da hayalimde oynar durur. Deniz bazen kükrer, bazen susar. Güneşin parıltıları üstüne düşer de gelin olur. Damat sandalla gelinine açılır. Kürekler kalem olur, dalgalar çizgi. Öğrencilerim ya bir sandalın gölgesinde, ya iskelenin ucunda, ya da çakıltaşı üzerinde çizer durur, durur da tüm gökyüzü atölyesizliğimize hayıflanırcasına çatı olur, hayalleri olur, gözden çıkarmak öyle kolay değildir…

Muhammet Şengöz 

Bu haber toplam 1500 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum