1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Barış mı dediniz!..
Barış mı dediniz!..

Barış mı dediniz!..

1 Eylül “Dünya Barış Günü” olarak adlandırılmıştır. Neden 1 Eylül? Sapık bir diktatör olan ve o yıllarda dünyayı kana bulayan Hitler’in, Nazi Almanya’sının orduları 1 Eylül 1939 tarihinde Polonya’yı iş

A+A-

1 Eylül “Dünya Barış Günü” olarak adlandırılmıştır.

Neden 1 Eylül?

Sapık bir diktatör olan ve o yıllarda dünyayı kana bulayan Hitler’in, Nazi Almanya’sının orduları 1 Eylül 1939 tarihinde Polonya’yı işgale başlamışlardı. O güne kadar dökülen kanlara yeni kanlar eklenecekti. O nedenle, çarpıcı bir tarih olarak 1 Eylül seçilmişti Dünya Barış Günü olarak…

İnsan öyle istiyor doğal olarak. İstiyor ki; dünyanın hiçbir coğrafyasında, hiçbir ülkesinde, gerekçe ne olursa olsun savaş olmasın, insanlar ölmesin. Din, dil, ırk ayırımı gibi aptalca gerekçelerle oluk oluk kan akmasın. Zaten ortalaması oldukça düşük olan insan yaşamı, yine insan eliyle iyice kısalıp güdükleşmesin. Kalanların yüreklerine acı yerleşmesin…

İstemek yetiyor mu?

Gördüğümüz gibi yetmiyor. Yetmiyor çünkü, dünyadaki herkes barış istemiyor. Sorduğunuzda mangalda kül bırakmayanlar, iş icraata geldiğinde öyle bir savaş yanlısı oluyorlar ki, şaşıyorsunuz…

Biz bunları anlatırken, insanların bireysel olarak dalaştıkları bir olaydan söz etmiyoruz…

Sözünü ettiğimiz çocuk kavgası ya da komşu kavgası da değil…

Çok sayıda örneğini gördüğümüz ve insanların kitleler halinde yaşamını yitirdiği savaşlar var geçmişte kalan ve ne yazık ki günümüzde de aynı biçimiyle sürüyor. Üstelik, daha da gelişmiş silahlarla, daha çok insanın ölebileceği gibi…

1939 yılında Hitler’in Polonya’yı işgale soyunduğu günlerden esinlenerek Dünya Barış Günü’nü insanlara sunanlar, 6 Ağustos 1945 sabahı, Enola Gay isimli bir bombardıman uçağının Hiroşima’ya attığı atom bombasına ne diyecekler?

9 Ağustos 1945’te, yani Hiroşima’dan yalnızca 3 gün sonra, bu kez Bockscar adlı bombardıman uçağıyla ve Nagasaki’ye atılan atom bombasını nasıl açıklayacaklar?

Japonya’nın bu iki kentinde, üç gün arayla 100 bin insan ölmüştü. Başka bir deyişle, dünyanın jandarması ABD, kendisine boyun eğmeyen Japonya’nın 100 bin insanını öldürmüştü…

Yıl 2011. Yani, Hiroşima ve Nagasaki’de ölen 100 bin insanın ölümünün üstünden 66 yıl gibi bir zaman geçmiş. Neler oluyor şimdilerde?

Aynı ABD Irak’a saldırmadı mı? Irak’ta, kendisine dikilen Saddam Hüseyin’i devirme bahanesiyle binlerce insanı öldürmedi mi? Amaç Saddam mıydı, yoksa Irak’taki petrol mü?..

Libya’da aynı şeyler yaşanmadı mı, yaşanmıyor mu?

Suriye’de neler oluyor dersiniz?..

ABD istediği ülkeye saldırma hakkını kendisinde bulurken, benim “Dünya Barış Günü” yazıları yazmamın ne anlamı olabilir ki?

Sıra giderek Türkiye’ye gelirken ve benim ülkemin insanının çok önemli bir bölümü kafasını kuma gömmüşken, barış yazıları yazsam kim okuyacak, okusa da kime faydası olacak? 1 Eylül’de değil de 3 Eylül’de yazsam ne fark edecek?

Barış, hemen şimdi, tamam. Ama, bir başka İslam ülkesinin kan revan içinde kalmasını sağlayabilmek için, muhalif güçlere bizim paralarımızı babasının malıymış gibi yollayan bir yapı yok olup gitmeden nasıl olacak?..

Bu haber toplam 946 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.