1. YAZARLAR

  2. Uğur ULUDAĞ

  3. Başaran çaresiz kaldı
Uğur ULUDAĞ

Uğur ULUDAĞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Başaran çaresiz kaldı

A+A-
Süper Lig Play-Off’un ilk iki sırasında yer alan takımlarından Başaranspor ile Çayırovaspor arasında oynanacak maçın sonucu belki de bu sezon BAL’a direk çıkacak takımı belirlemede çok büyük etken olacaktı. İlk 4 maçını kazanan Çayırovaspor, pazar akşamı deplasmanda kazanması halinde puan farkını 7’e çıkartıp, işi bitirecekti. Başaranspor’un kazanması halinde ise şampiyonluk yarışında heyecan Play-Off’un ikinci yarısına taşınacaktı. 
Bu sezon Başaranspor özellikle Play-Off’ta etkili oynamaya başlamıştı, ilk 4 maçta da 8 puan toplayıp, yenilgi yüzü görmemişti. Başaranspor, normal sezonun ikinci yarısından itibaren çok istikrarlıydı. Bireysel yeteneklerden çok, takımı olgusunu ön plana çıkaran, mücadele gücünü sahaya yansıtarak kazanıyordu. Skora etki edecek bir çok oyuncusu olmasına rağmen, son maçlarda takım olarak kazanan bir ekip havasındaydılar. Takımda sadece Emin’in bireysel yetenekleri görme fırsatını bulduk. Pazar günkü maçta Emin de etkisiz kaldı, Başaranspor takım oyunun, mücadele gücünü de sahaya yansıtamayınca, bu ligin çok üzerinde olan Çayırovaspor’a çok kolay teslim oldu.
Lig maçlarında Mesut ve Taner’i çift stoper, önlerinde Raşit ve Uğur’u çift ön libero oynatan Hacı Ağdaş, Play-Off’ta bu oyun anlayışından vazgeçip, tek ön liberolu sisteme döndü, Çayırovaspor maçına kadar da başarılı oldu.
Çayırovaspor ise ligin ilk maçında izlediğimiz takımla, Play-Off’ta son maçı olan pazar günkü Başaranspor karşısında ki takım hiç değişmedi. Ne oyun sistemi, ne oyun anlayışı, ne de oyuncu yapısı. Pazar günü de cezalı Tayfun’un yerine Talha oynadı. İdeal on biri hiç değişmiyor. Makine düzeninde çalışan bir takım var. Topu defanstan oyuna sokup, bazen çok yan pas yapıp, bazen de hızlı hücumlarla rakip kaleye giden bir takım. Başaranspor maçında ilk yarıda genelde oyunu enine oynadı, böyle olunca rakibe fazla düşünme şansı tanıdı. İlk yarının hemen başında bir hızlı hücumda Muammer ile net bir fırsat yakaladı. Golü ise ilk yarının son dakikasında buldu, sol bek Oğuzhan topu altı pas çizgisine kadar taşıdı, geriye çıkardığı topta Güney’e sadece dokunmak kaldı. Maçın ilk yarısını bu golle 1-0 önde tamamlayan Çayırovaspor, rakibine ne şut, ne de bir şans tanıdı.
Maçın ikinci yarısının hemen başında ilk yarıda olduğu gibi, yine Muammer ile çok net bir fırsat buldu, bunu değerlendiremedi. Maçın ikinci yarısında çok hızlı hücuma çıkan Çayırovaspor başka fırsatlarda yakaladı. Ama gol Başaranspor’dan geldi. Sarı-Lacivertli ekip, üst üste Emrah Savgu ile korner atışları kullandı, üçüncüsünde defansın uzaklaştıramadığı topa defanstan ileri çıkan Uğur Gegin vurdu, karşılaşmaya eşitlik geldi.
Başaranspor çok kötü, etkisiz onarken beraberlik golünü buldu, Alican ile de öne geçme şansını da yakaladı. Alican sol çaprazda ceza sahasına girdiği pozisyonda pas yerine şut atmayı deneseydi, öne bile geçebilirlerdi.  
Bu pozisyonun hemen ardından Emrah Savgu’nun korner bayrağının hemen önünde Erkam ile girdiği ikili mücadelede yardımcı hakem Cankut Gönenç bayrağını kaldırıp, Deniz Kükrek’i uyardı, Çayırova serbest atış kazandı. Atışı Fatih kullandı, ortasında oyuna yeni giren Ümit’in çok güzel kafa vuruşu ile konuk ekip yeniden öne geçti. Son dakikalarda Başaranspor’un bilinçsiz baskısı vardı, bu ataklar gol getirmedi, maçı Çayırovaspor 2-1 kazandı. Maçın geneline baktığımız zamanda hak edenin kazandığı bir maç oldu.
İki hafta önce Kartepe-Derbentspor maçında yaşananlardan sonra, pazar günkü maçta futbolcuların saha içindeki dostluğu görmek istediğimiz güzellikteydi. Hem başaran, hem de Çayırovaspor’da futbolcu kalitesi kişilik olarak da, yetenek olarak da üst düzeyde. Saha içindeki futbolcuların bu centilmenliği maçın hakeminin de işini kolaylaştırdı. Bu maçın bu yönü ben çok daha mutlu etti.
Maçın başlamasına 15 dakika kala Cephanelik Stadı’ndaydım. Ben geldiğimde Çayırovaspor takımı ısınmasını bitirmiş, soyunma odasına girmişti. Başaranspor da ısınmasını tamamlamak üzereydi. İki takım ısınmasını bitirmiş soyunma odasına gitmişken, maçın hakemleri daha yeni ısınıyordu. Saat 17.00 oldu, maçın başlama saatinde hakemler yeni soyunma odasına gidiyor. Seremoni derken, karşılaşma 15 dakika geç başladı. Üstelik bu maçtan önceki karşılaşmada da sarkma olmamıştı. Deniz Kükrek, profesyonel maçlara da gidiyor. Çok merak ediyorum, o maçlara da böylemi hazırlanıyor. Bir diğer takıldığım nokta da daha önceki bazı maçlarda da izledim. Futbolcular kısa kollu forma ile sahaya çıkıyorlar, içlerine değişik renklerde tişörtler giyiniyorlar. Bunun da bir standardı olmalı, profesyonel liglerde hakemler buna izin vermiyor. Pazar günkü maçta da Çayırovasporlu futbolcular da değişik renkte tişörtler giymişlerdi, Deniz Kükrek, kıyafet talimatına da uymadı, maçı böyle oynattı.
Bu yazı toplam 1202 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.