• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli 4 °C

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU’NU DİKKATLE DİNLEDİM (3)

Alaattin KÖKSAL

Tevhidi imana ve vahdet şuuruna sahip olan İslam uleması ve ümerası, Hz. İbrahim (as) gibi olmasa da, zalimlerin ateşini söndürmek için önlerine durarak, dönemlerinin gençlerine ışık oldular. Müslümanların önüne konulan engelleri kaldırmak için güçleri nispetinde bedel ödemekten çekinmediler.

Hak dava uğrunda ağır bedeller ödeyerek, dünyasını değiştiren ilim adamlarımızı siyasi liderlerimizi,  rahmetle ve minnetle anarken, hayatta olanları da unutmamalıyız.  Yeni nesil gençlerimiz, devr alacakları mirası, tevhidi imanla ve vahdet şuuruyla İslam’ı ahlakla ve ihlâslı ibadetlerle zirveye doğru taşıma azminde olurlarsa,  erimesi ve yıkılması zor sanılan engellerin zevaline şahit olacaklardır.   

Bugün Türkiye’nin yönetiminde söz sahibi olanların ekseriyeti Cumhurbaşkanından Başbakanına, Milletvekilinden Bakanına, Belediye Başkanlarından Bürokratlarına kadar herkes, geçmişte ödenen bedellerin karşılığı olarak bugünlere geldiler.

Geçmişini unutanlar geleceği imar edemezler. Geçmişte yaşanılan olayları, bedel ödeyen insanları yeni nesil gençlere anlatmayanlar, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi geleceğe hazırlayamazlar. Devleti yönetmek, ülkenin geleceğini emin ellere bırakmak, halkın güvenini ve desteğini almak için siyasi partiler, genel merkezden, taşra teşkilatlarına kadar görev alan teşkilat kadrolarını gelişen ve değişen şartlara göre eğitmelidirler. . 

Parti çalışmalarına kısaca bakacak olursak, Partiler, her ay partinin genel merkezinde Genel başkanın başkanlığında il başkanları toplantısı, taşrada, il ve ilçe başkanlarının başkanlığında il ve ilçe danışma toplantıları yaparlar. Bu toplantılara bakanlar, milletvekilleri il ve ilçe belediye başkanları il ilçe yönetim kurulu üyeleri katılarak teşkilatların aylık çalışmaları değerlendirirler. Sandık bölgesinden sokak, mahalle, köy, belde ilçe ve illerde ziyaretler yaparak halkla kucaklaşarak siyasi çalışmalar yaparlar.

 Ayrıca yerel yönetimleri değerlendirme toplantıları yaparlar. Ülkenin siyası, sosyal, ekonomik, hukuki iç ve dış politik meseleleri, paralel yapı, terör gibi konuların hal edilmesi için neler yapıldığını nelerin yapılması gerektiği hususlarında MKYK toplantılarında gerekli istişareleri yaparak bilgi alış verişinde bulunurlar. Seçim stratejileri, aday belirleme çalışmaları, il ilçe kongreleri gibi meselelerde eksiklikleri ve yenilikleri konuşarak karara bağlarlar.

Ülkeyi yöneten iktidar partisi, ülkenin ve milletin menfaatleri için bazı konularda kamuoyunun ve parti teşkilatlarını tatmin edecek şekilde bilebilecekleri kadar bilgileri yazılı olarak teşkilat 

kadrolarına verilerken, basın toplantıları yoluyla da kamuoyuna duyurmaya çalışırlar. Genel olarak bugüne kadar yapılan çalışmalar ve eğitimler aşağı yukarı bu minval üzere yapılarak devam etmektedir.

Anladığım kadarıyla Sayın Başbakan mevcut çalışmaların tam olarak yapılmadığı, yapıldıysa da yeterli olmadığını, bu çalışmaların yanında teşkilat içi eğitimlerle yeni bir ufuk açmaya çalışmaktadır. Nitekim Sayın Başbakan konuşmalarının bir yerinde şöyle diyordu; “Allah’a şükür bizim mayamız sağlam, ama bu mayayı daha da güçlendireceğiz. Onun için formel eğitimle yetinmeyin diyorum. Temel esaslardan ayrılmadan enformel eğitimi de başlatmalıyız. Çünkü mevcut eğitimin dışında kazanmamız ve öğrenmemiz gereken artı değerlerimiz var. Alternatif eğitim programı olarak; (Temel klasikler, tarih, felsefe, hikmet, irfan) konuları üzerinde kendimizi geliştirmeliyiz”

Sayın Başbakan; iyi bir hoca, iyi bir akademiysen, iyi bir siyasetçi ve iyi bir dava adamı olduğu her halinden belli olmaktadır. Kullandığı bazı kelimeler herkese olmasa da en az benim gibi olanlara yabancı gelebilir ve manalarını anlayamayabilirler. Sayın Başbakanı dikkatli bir şekilde suyun akışı gibi kesintisiz dinleyenler, Sayın Başbakan’ın kullandığı bazı kelimelerin manalarını açıkladığında görürüz.  Mesela formel eğitimle (biçimsel) yetinmeyin. Temel esaslardan ayrılmadan enformel eğitimi de (biçimsel olmayan) başlatmalıyız.

Formel eğitim;  mekânı belli olan yerlerde planlı, programlı olarak verilen bir eğitim surecidir. Eğitimin sonunda kazanılacak hedefler önceden belirlenir. Hedefler ve planlar programlarda yazılıdır. Formel eğitimde kişilerin olumsuz davranışlarını,  olumlu davranışlara çevrilmesi esastır.

Enformel eğitim; Formel eğitimin dışında doğal ortamdan, sokaktan ve çevreden etkilenerek kendiliğinden meydana gelen bir eğitim surecidir. Enformel eğitim, planlı, programlı değildir. Örf, anane ve geleneklerden beslenir.

Eğitim; hayatımızı ve yaşantımızı şekillendirmek, toplum yaşayışı içinde yer edinmek için edinilen bilgi ve becerilerin tümüne eğitim denir. Eğitim, insanlara verilmek istenen özelikleri kazandırmaktan çok kültür, medeniyet, anlayış edinme surecidir. Eğitimin amacı öğrenmeyi sağlayan bir yoldur. Öğrenmenin olmadığı bir yerde eğitimden söz edilemez.

Öğretim; belli mekânlar içinde yapılan bilumum bilgilerin tamamını kapsar.  Eğitimin planlı programlı kısmıdır ve pratikte uygulanmasıdır.

Alternatif eğitim; temel eğitimden vazgeçmeden, mevcut eğitim sisteminin dışında faydalı olacak eğitim ve öğretim sistemlerini araştırarak temel eğitim sistemimize monte etmektir. Hz. Peygamberimiz alternatif eğitim için “ ilim,  Mü’minin yitik malıdır. Onu nerde bulsa alır” buyurmaktadır. İlim, Mü’minin elinde olursa insanlık için rahmet olur, zalimin elinde olursa insanların tepesinde azap olarak kullanılır.

Sayın Başbakan; (Temel klasikler, felsefe, tarih, irfan, hikmet konularında kendinizi geliştiriniz) cümlesini sıradan bir cümle olarak kullanmamıştır. Meseleyi kavrayanlar bu cümlenin maneviyat yüklü, insanı hedefe taşıyacak bir cümle olduğunu anlarlar. 

Temel klasikleri okuyunuz ifadesiyle anlatılmak istenen üzerilerinden uzun zaman geçmesine rağmen, kendi türünde önemsenecek örnek alınacak, edebi ve sanat eserlerini okuyunuz ve izleyiniz. Akait, fıkıh, mantık, astronomi, fen, matematik, edebiyat, şiir, Han, hamam, köprü, çeşme, saray, cami, külliye gibi ve bezeri eserler veren ilim adamlarını ve o günün kadim medeniyetini tanımaya çalışınız. Geçmişte ve günümüzde verilen ilme ve bilime dayalı eserleri bütünleştirerek tevhidi imanın ne olduğunu öğreniniz.

Klasik eserleri okuyunuz ve izleyiniz demek suretiyle, günümüz insanlarının doğru veya yanlış bir yolda şuursuz ve tefekkürsüz bir şekilde koşan, nerde duracağı veya nereye toslayacağı belli olmayan insanları durduran ve teenni ile hareket etmeyi sağlayan bir fren olduklarını yeni nesil gençlerimize hatırlatmaya çalışıyordu. Felsefe okuyarak bilgilerinizi anlamlandırarak ikna melekenizi güçlendiriniz. Hikmetle konuşunuz,  hikmet Kur’an ve sünnetin şaşmaz hakikatidir. 

Tarih okuyunuz, geçmişinizi ecdadınızı tanıyarak hareket ediniz, yapılanlardan ibret alarak yanlaşa düşmeyiniz. İrfan okuyunuz, irfan fıtri olan insan bilgisidir. O halde önce kendinizi okuyunuz, niçin yaratıldığınızı düşünerek sadece Allah’a kul olunuz. İrfan sahibi olunuz,  yanlış düşüncelerden arındırılmış sahih bir itikada, ihlâslı ibadette, dürüstlüğe sahip bir ahlaka kavuşunuz.

İrfanın bir ucu kesbi diğer ucu Vehbi ilme dayanır. Bunların hepsi ilimdir. İlim hikmetle aydınlatılmazsa, irfanla gönül süzgecinden geçirilmezse böyle bir ilim insanın kalbinde ve beyninde ağır bir yük olarak insanı yorgun düşürür. İlmi hafifletmenin yolu, hikmet ve irfandır. Yüce Allah izin ederse konumuza haftaya Çarşamba günü devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 1096 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37