• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Kocaeli 16 °C

Başbakan’ın bilmesi lazım

İsmet ÇİĞİT
Perşembe gecesi; benim açımdan çok keyifli geçen 3 günlük tatilin ardından İzmit’e döndüm. Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan, oğlumun kullandığı araba ile İzmit’e girdiğimizde vakit gece yarısı olmuştu. Tren Gar’ı mevkiinde, trafik denetimine takıldık. Şükür, ne alkol var, ne evrak eksik. Eve ulaşmak için Yahya Kaptan içinden geçiyoruz. Yahya Kaptan’da, özellikle bugün kongrenin yapılacağı Şehit polis Recep Topaloğlu Spor Salonu çevresindeki cadde ve sokaklarda müthiş bir hareketlilik gördüm. 
AKP’li gençler, bugün Başbakan’ın geçeceği güzergahı, kongre salonunun çevresini gelin gibi süslüyorlardı. Yahya Kaptanlılar dün sabah uyandıklarında, mahallelerinin her yerinde AKP bayrakları görmüş olacaklardı. 
Özellikle çevreye bakındım. Bir resmi plakalı araç, bir belediye arabası, bir kamuya ait vinç falan var mı diye.. Yoktu.. Partili gençler, büyük bir heyecan içinde koşturarak, AKP bayraklarını Yahya Kaptan’da direkleri, ağaçları iplerle bağlıyor, arı gibi çalışıyorlardı.
……….
Bugün, AKP’nin il kongresi var.. Yanılıyor olabilirim, ama Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde ilimize resmen geldiğini hatırlamıyorum. Başbakan mutlaka bir şekilde İzmit’ten geçmiştir. Bugün yapacağı ziyaret öncesi, önüne mutlaka İzmit ve Kocaeli ile ilgili bilgiler gelmiştir. 
Ne yazmışlardır İzmit’e gelmeden önce Başbakan’ın önüne koyulan raporda? Bu kent kişi başına şu kadar vergi öder.. Bu kentin nüfusu yılda 50 bin kişi artar. Türkiye ithalatının, ihracatının, Türkiye sanayi malı üretiminin şu kadarı bu kentteki limanlardan yapılır. 
Ben Başbakan Davutoğlu’nun her şeyden önce “iyi insan” olduğunu düşünüyorum.  Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi karizmatik, otoriter, yanında insanların kolay kolay konuşamayacağı türden bir lider değil; dinleyen, duyduklarını, öğrendiklerini değerlendiren, karşısındakinin yüzüne, karşısındakini rahatlatan bir tebessümle bakan bir lider izlenimi var. 
Bugün Sayın Başbakan bu şehre geldiğinde, bu şehrin bütün sorunlarını, sıkıntılarını, her gün, her yıl katlanarak artan  şikayetlerini bilmelidir.. Birisi çıkıp, bunları Sayın Başbakan’a hazır buraya kadar gelmişken anlatmalıdır.
…………
Bugün ilimizde AKP’de yeni bir dönem başlıyor. Mahmut Civelek, il başkanlığından ayrılıyor, Şemsettin Ceyhan bu kentteki en önemli  görevlerden biri olan “İktidar partisi” il başkanlığı koltuğuna oturuyor. 
Civelek o koltuğa ilk oturduğunda “Atanmış” il başkanıydı. Çok kuvvetli değildi. 2012 yılındaki kongre ile- tek aday olarak girmesine rağmen- seçilmiş il başkanı oldu ve zaten o tarihten sonra daha aktif, daha belirleyici bir il başkanı olmaya başladı. Ancak, Civelek’in siyaset anlayışında,  eleştiriye tahammül olmadı. Civelek, bu kentteki sorunlar konusunda ulusal iktidarın, yerel yönetimlerin sorunlarını hiç kabul etmedi. O’nun siyaset anlayışı, hep seçim başarılarına endekslenmek, hep partisini en küçük eleştiriden bile korumak üzerine yapılanmıştı. 
Şemsettin Ceyhan, bu şehrin çocuğu.Üstelik, daha ilk günden –yine tek aday olarak gösterilmiş olmasına rağmen-  bir kongre ile görevine başlıyor. Yani, Şemsettin Ceyhan, AKP İl Başkanlığının ilk gününde,  Mahmut Civelek’in il başkanlığının ilk gününe oranla çok daha güçlü bir pozisyonda olacak. 
Ceyhan’ın tarzı, tavrı, Civelek’ten farklı olmalı. Mahmut Civelek, kendisi açısından son derece haklı biçimde, 2015 seçimlerini hedefleyerek, siyasete bir üst makamda, milletvekilliğinde devam etmeyi planlayarak İl Bakanlığını sürdürdü. Yeni il başkanı Ceyhan için, 2019’a kadar bireysel bir siyasi hedef söz konusu değil. 
Ceyhan, kuşkusuz çok onurlu, çok önemli ve siyasi gelecek açısından çok anmalı bir görevi, bu kadar genç yaşta üstlenirken, “Ben bu görevi üstlenirken, doğup büyüdüğüm bu kente nasıl faydalı olabilirim?” diye düşünmek zorundadır. 
Yeni İl Başkanı Ceyhan, bugün kongre kürsüsünden olmasa bile,  baş başa kaldıkları bir anda, Başbakan Davutoğlu’nu bu kentin gerçeklerini mutlaka anlatmalıdır:
“-Sayın Başbakanım, biz AK Parti yöneticileri olarak, bu elektrik kesintileri yüzünden artık vatandaşın yüzüne bakamaz hale geldik” demelidir. 
Gerçek de böyledir. Bu kentte artık her elektrik kesildiğinde, kesilen elektrik uzun süre geri gelmediğinde, insanlar başta Zeki Aygün’den başlayarak-Sedaş’ın sorumluluğunu gönüllü olarak üstlenmişti- bütün AKP’lilere sövüyorlar. 
Ceyhan, Başbakan’a bunu anlatmalıdır. “Sedaş’ı devlet geri alsın” söylemleri başladı. Böyle bir şey mümkün değil. Bu şehrin elektriğini, bu şebekeler üzerinden dağıtımı kim yaparsa yapsın sıkıntı aynı kalır. Belki kamu veya daha duyarlı bir şirket, en azından elektrik kesildiğinde bilgilenmek için arayan vatandaşa telefonda yanıt verebilir, belki duyarlı bir şirket bakım-onarım işleri için biraz daha fazla bütçe ayırabilir. Ama sorun, nüfusu her yıl 50 bin kişi artan bu şehrin elektriğinin artık tükenmiş, tel tel dökülen şebekelerden kaynaklanmaktadır. Yatırımı yapması gereken de Sedaş değil, devlettir. 
Başbakan bunu bilmelidir. Başbakan bu kentin ulaşım sorununu, bu kentin önümüzdeki 10-15 yıl içinde metroya mahkum olduğunu, bu kentte Karayolları’nın hiç ilgilenmediğini, devlet yolları üzerindeki zorunlu kavşakların bile yerel kaynaklarla yapıldığını bilmelidir. 
Başbakan’ın, bu kentte yeni limanlara, yeni lojistik merkezlerine, yeni sanayi kuruluşlarına değil, bu kentte yaşam kalitesinin yükselmesine ihtiyaç duyulduğunu bilmelidir. 
Ceyhan, Başbakan Davutoğlu’nun kulağına eğilip, “Sayın Başbakan’ım, biz iktidara geldiğimizde bu şehrin futbol takımı Süper Lig’deydi. Şimdi amatör ligde. Üstelik, bizim arkadaşlarımızın büyük bir yanlış yaptı. AKP’nin takımı diye anılan yeni bir kulüp kurup, kenti spor alanında da ikiye böldü” demelidir. Ceyhan, “Sayın Başbakanım, bakın bu kongreye yaptığımız görkemli salon, geçmişte uzun yıllar yarım kalmıştı. Bizim iktidarımız döneminde tamamlandı. Ama 3 yıldan beri, bu salonda bir tane bile doğru dürüst spor organizasyonu yapılamadı” demelidir. Ceyhan, Başbakan’a, “2011’de biz bu şehre 2017 Üniversite Olimpiyatlarını vaat ettik. Sonra sözümüzden döndük. Bu kentin insanları, Kocaelispor-Çınarlıspor maçında tribünleri 15 bin kişi ile dolduruyor. Bu şehir spora,  yola, elektriğe, köprülü kavşakları, battı-çıktıya, uçağa, deniz ulaşımına hasret. Biz kent halkının önünde mahcup oluyoruz. Bu şehir her seçimde bizim partimize güvendi. Bize oy verdi. Biz yıllardır karşılığını veremedik” diyebilmelidir. 
Aksi halde, 2019’daki seçimlere gidilirken, ağır fatura bugün İl Başkanlığını üstlenecek Ceyhan’ı çakar ki, kendisine de yazık olur.
Bu yazı toplam 212 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37