1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Basın yoluyla tehdit cezasız kalmamalı
Basın yoluyla tehdit cezasız kalmamalı

Basın yoluyla tehdit cezasız kalmamalı

Birine sinirlenip; döverim, asarım, keserim diyerek tehdit etseniz yasalarımıza göre suç işlemiş oluyorsunuz. Hele tehdit ettikten sonra bu eylemi gerçekleştirirseniz, işin içine önceden tas

A+A-

Birine sinirlenip; döverim, asarım, keserim diyerek tehdit etseniz yasalarımıza göre suç işlemiş oluyorsunuz. Hele tehdit ettikten sonra bu eylemi gerçekleştirirseniz, işin içine önceden tasarlama girdiği için cezanız artıyor.

Bir “Gazeteci”nin muhatabına “Bana reklam vermezsen seni gazetede yazar rezil ederim” demesi ise cezalandırılmıyor. Yazılacak haber doğru bile olsa işin içine böyle bir tehdit girdiğinde suç sayılması ve cezalandırılması gerekir.

Bizim ülkemizde gazete kurmak, gazeteci olmak kolay iş. Berberde çıraklık yapmak için bile diploma gerekirken, “Gazeteci” olmak için herhangi bir vasfınızın olması gerekmiyor. Hele son dönemde internet gazeteciliği yaygınlaşınca eline klavye geçiren istediğini yazma şansı yakaladı.

Özellikle gıda, eğitim, sağlık gibi hassas işlerde faaliyet gösteren firmalar haklarında çıkabilecek olumsuz haberlerden çok ürküyorlar. Tamamen yalan bir haberin bile önemli iş kaybına yol açabileceğini biliyorlar. Bu nedenle zaman zaman sözde “Gazeteci”lerin bu tarz tehditlerine boyun eğiyorlar.

Basın elbette özgür olmalı. Ama basın özgürlüğü şantaj aracı olarak kullanılmamalı…

Not: Geçtiğimiz hafta Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri bir soruşturma ile ilgili operasyonlar düzenledi. Bu soruşturma yerel gazetelerin tamamında haber oldu. Tefecilik, tehdit suçlamalarıyla çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan şahıslardan birinin mesleği gazeteci ismi de Nahit Y. olarak haberlerde yer aldı. Benim isim az bulunur cinsten olduğundan bir de gazetecilik mesleğinde 28 yılı doldurduğumdan çok sayıda tanıdığın “Hayırdır, kim bu Nahit Y.” sorusuna muhatap oldum. Bazıları işi daha da ileri götürüp “Geçmiş olsun, hakim serbest bırakmış” bile dedi. Yanlış anlaşılmalardan kurtulmak adına belirtme ihtiyacı duydum: Benim adım Nahit Ç.

Bir kişi işedi diye barajı boşaltmışlar

Kentlere şebeke suyunun dağıtıldığı kaynakların temizliği çok önemli bir konu. İnsanların evlerinde, işyerlerinde musluktan akan sular, kimi kentlerde baraj göllerinden, kimi kentlerde doğal göllerden ya da akarsulardan elde edilir. Bu tür kaynakları olmayan kentler, kuyular açarak yer altı sularını kullanırlar.

Kaynak ne olursa olsun, şehir şebekelerine verilen sular, arıtma işlemine tabi tutulur. Bu işlem sırasında temizlenir, insan sağlığını ilgilendiren bazı maddeler katılır. Ama birinci kural, kaynağın alabildiğine temiz tutulması, korunmasıdır.

ABD'nin Oregon eyaletinin Portland kentinin şebeke suyunun temin edildiği baraj gölüne, 21 yaşındaki bir gencin çişini yaptığı tespit edilmiş. Bunun üzerine yetkililer, baraj gölündeki 30 milyon litre suyu boşaltmışlar. 30 milyon litre su, bizim Yuvacık Baraj Gölü’nün tam dolu hâlinde taşıdığı suyun, yarısı anlamına geliyor.

Portland'ta bir kişi çişini yaptı diye baraj gölü boşaltılıyor. Şu sıralar özellikle hafta sonlarında bizim Yuvacık Baraj Gölü’nün çevresine gidip, görmenizi isterim. Piknikçiler doluyor. Çocuklar, gençler, büyükler kendilerini baraj gölüne atıyor, yüzüyorlar. Baraj kenarındaki alanlar açık tuvalet gibi kullanılıyor. Hepsi, baraja gidiyor.

Tamam, bizim suyumuz çok iyi arıtılıyor. Ama insani atıklara alabildiğine açık. ABD'de bir kişi çişini yaptı diye koca bir baraj gölü boşaltılırken, bizim burada yaz aylarında önüne gelen kendisini Yuvacık Baraj gölüne atıp, yüzüyor.

Beko reklamındaki bebek…

Türkiye'deki reklamcıların çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Devir uydu devri. Artık pek çok yabancı televizyon kanalını da izleme fırsatımız oluyor. O kanallarda reklam kuşağı yayınlanmaya başladığında özellikle dikkat ediyorum. Konuşmaları çat pat çözüyor olsam da bizdeki kadar yaratıcı reklam filmleri olmuyor.

Türkiye'de de çok itici, çok uyduruk reklam filmleri hazırlandığı oluyor. Ama büyük firmaların, büyük reklam ajanslarına hazırlattığı filmlerin hemen hepsi mükemmel…

Hayran olduğum son reklam filmi, Beko'nun bebek oyuncu ile çektiği buzdolabı ve çamaşır makinesi reklamları. TBWA reklam ajansı hazırlamış. O şirin bebeği nasıl buldular. Bebeğin o mimikleri yapması için ne kadar zaman beklediler bilemiyorum ama tek kelimeyle muhteşem bir iş çıkartmışlar…

Beko ürünleri Türkiye'den çok dünyaya pazarlanıyor. Beş kıtada 100'den fazla ülkede tanınan bir marka. Bu reklamları dış pazarlar için de kullanmaları gerekir. O minik bebeğin sebze çorbası yapılmayacağını sanarak gülümsemesi, sonrasında annesi yine sebze çorbası hazırladığında somurtması dünyanın her yerinde yaşayan insanlara sevimli gelecektir…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.