• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • Kocaeli -1 °C

 BAŞINA GELDİ DİYE ÜZÜLME, YAŞANDI DİYE SEVİN

İbrahim ELGİN

            Genç bir delikanlı bilgeliğiyle ün salmış bir zatın yanına gider. Ve şöyle bir soru sorar ”Efendim der bana söyleyin hayatta özgürlük var mıdır?” O zatta elbette der. Ve gence sorar.”Kaç bacağın var senin”. Genç soruya şaşırarak. ”iki efendim der”. Bilge zat. “Pekala tek bacağının üzerinde durabilir misin?”. Genç “Elbette” diye cevap verir. Bilge zat “O halde hangi bacağının üzerinde duracağına karar ver”.

           Genç biraz düşünür ve sol bacağı üzerinde durmaya karar verir ve kaldırır. “Tamam der”. Bilge zat. “Şimdide aynı anda öteki bacağını da kaldır”. Genç şaşırır “Bu imkansız efendim” der. “Gördün mü?” der bilge zat. “Özgürlük budur işte. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil”. Hayat gerçekten böyle. İlk kararınızı alıyorsunuz ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyor. Gömleğinizi giyerken bile ilk düğmenizi yanlış iliklediyseniz aşağı doğru bütün düğmeler yanlış ilikleniyor.

            Yaşam hiçbir zaman hata kabul etmiyor. İlk kararınız doğruysa işleriniz yolunda gidiyor ama eğer yanlış bir karar aldıysanız her şey zincirleme yanlış gidiyor. Mesela hasbelkader iyi düşünmeden yeteneklerinizin farkında olmaksızın bir meslek seçtiğinizde ömür boyu o mesleği zorla yapmaya mahkum oluyorsunuz. İşinizin başındayken bile daha başka bir mesleği yapmayı özlüyorsunuz.

             Ama biliyorsunuz ki özgürlüğünüzü kullanmış ilk kararınızı vermişsiniz ve yeniden başlama cesaretini kendinizde bulamıyorsunuz. Ama hayatta bazı insanlar vardır. Onlar ise her şeyi arkalarında bırakıp yeniden başlayacak kadar cesurdurlar. Ama sen onlardan biri olamıyorsun bunca emeği bunca çalışmayı bir çöp kutusuna atar gibi bir çırpıda atamıyorsun. Oysa göz ardı ettiğiniz bir şey var. Hayat çok kısa ve acımasız.

              Mutsuz olduğunuz işlerle zaman öldürmek aynı zamanda ruhununuzu öldürmekle eş anlamlı. Onun için hayat kararlardan ibarettir ve kararlar birer kibrit gibidir. Doğru yerde ateşlediğinde çorbanı kaynatacak ateş olur. Yanlış yerde ateşlendiğinde ise içinde bulunduğun evle birlikte senide yakar. Hayat öyle basite alınacak bir oyunda değildir. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekir. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmende yetmez. Çok daha önemli olan başka bir şey daha vardır. Oda kendini ve haddini bilmektir.

              Hayattan ne istediğini ne beklediğini neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu neler yapabileceğini bilmek zorundasın. Ancak o zaman doğru kararlar verir ve mutlu bir yaşama sahip olursun. Ve unutma ki yukarıda dediğimiz gibi kararlar birer kibrit gibidir, ya kendini yakarsın yada ısıtırsın. 

             Biz zannediyoruz ki hayatın ağır şartları inişler, çıkışlar biz mutlu olmayalım diye var. Öyle zannediyoruz ve öyle zannettiğimiz içinde kendimizi her engelin karşısında, her eşiğin önünde, her duvarın dibinde mutsuz, çaresiz hissediyoruz. Yani yüzemeyeceğimizi su üzerinde kalamayacağımızı zannediyoruz. Oysa her olayın, her nesnenin, her zorluğun temelinde bize bir kabiliyet kazandırma hikmeti saklıdır. Yüce Allah fındığı verir ama kabuğunu kırmaz onu sen kıracaksın. 

           Geçmişe tutsak olarak yaşamayın, hataları, pişmanlıkları, hayal kırıklıkları ve yanlış seçimleri sırtınızda taşımayın. Evet biliyorum öyle olacağını bilseydin o yatırımı yapmazdın. Biraz daha araştırmış olsaydın öyle bir işe girişmezdin. Ya da o fırsatı kaçırmazdın. Belki de bir yıl önce dolandırıldın ve paranı alamadın. Bakın geçmiş ders almak için vardır. Bugünümüzü zehir etmesi karamsarlığa itmesi için değil. Bırak geçmiş geçmişte kalsın. Geçmişe sıkı sıkıya sarılırsan mutluluğun hayatına girmesine izin veremezsin.

          Birçoğumuz yanımızda kocaman bir bavul taşıyoruz. O bavul geçmişin kötü deneyimlerini sakladığımız bavuldur. Birkaç adım attıktan sonra durup bavulu açıp, içinde nelerin olduğunu tekrar gözden geçiriyoruz. Geçmişteki acıları ve hayal kırıklıklarını tekrar yaşıyoruz. Sonra bavulu tekrar kapatıp, ilerlemeye çalışıyor ve çok geçmeden tekrar durup bavulu açıp zaman kaybediyoruz.

       Aslında her yeni gün yeni bir başlangıçtır. Belki o bavulu bir anda elinizden bırakamayabilirsiniz. O zaman en azından içindeki ağırlıkların bazılarıyla vedalaşabiliriniz. Üzülmek yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez sadece bugünün gücünü tüketir. Yaşadığınız başarısızlıkların sizi engellemesine izin vermeyin. Çünkü karşılaştığınız başarısızlıklar sizi başarıya götüren en önemli silahlardır.  Herkese iyi pazarlar…

Bu yazı toplam 1023 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Heyecan verici bir proje
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37