• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 2 °C

Başkan Yavuz’la dertleştik

İsmet ÇİĞİT
Benim kalbim, ruhum, her zaman O’nnn yanında. Ama uzun süredir oturup dertleşmemiş, sohbet etmemiştik. Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz geçen gün gazeteye geldi. Bıraktım işi gücü bir kenara. Uzun uzun Kocaelispor’un geçmişini, bugününü, geleceğini konuştuk. 

-“BOYNUMDA KRAVATLA DEĞİL BOYNUMDA ATKI İLE GELDİM”
Bahri Yavuz, benden küçük.. Benim de çocukluğum, gençliğim Kocaelispor sevdasıyla geçti. Bizim küçüklüğümüzde, İsmetpaşa Stadının maraton tribünü kapalı değildi. Tribünlerde koltuk yoktu, beton basamaklar vardı. Ben, Kocaelispor maçlarını, Maraton tribününün “Ortanın solundaki” bölümünde, “Değirmendereliler Tribünü olarak adlandırılan bölümünde izlerdim. Zaten herkesin İsmet Paşa Stadında sanki kombine bilet almış da numaralı bir yeri varmış gibi maçı izlediği yer belliydi. Beton merdivenler üzerinde maçı izlerken poponuzun altına koyduğunuz gazete veya dergiyi, iki hafta sonra bir başka iç saha maçında yine aynı yerde bulabilirdiniz. Bahri Yavuz da tribünlerden geliyor. Ama O’nun geldiği yer, daha sosyete tribünü. Şeref Tribününün skor tabelası tarafındaki kapalı bölümünde, kendi arkadaş grubuyla çocukluktan gençliğe ve Başkan olduğu döneme kadarki yetişkinlikte bir taraftar olarak takımın yanında yer alan biri. Bu nedenle, “Ben boynumda kravatla Kocaelispor’a başkan olmadım. Boynumda Yeşil-Siyah atkı ile tribünden gelip Başkan oldum” diyebiliyor. Kocaelispor’u, amatör kümeye düşmüş, herkesin “Artık kapatalım” dediği bir dönemde sahiplendi. Önemli işler yaptı. Çok büyük terslikler, talihsizlikler olmazsa, bu sezonun sonunda yeniden profesyonel Lige, 3 ncü Lige çıkartacak. Bahri Başkan’ın çok önemli bir özelliği var. Geçmişi karalamak üzerine bir Kocaelispor edebiyatı yapmıyor. Her şeyi bilerek göreve talip olduklarını, geçmişten ders alarak hata yapmamaya özen gösterdiklerini ve geleceği planlamaya çalıştıklarını anlattı.
-24 NİSAN DOĞUM GÜNÜMÜZ 
Bahri Yavuz, henüz Kocaelispor Kulübü Başkanı olarak da, Kocaelispor taraftarı olarak da şampiyonluk havasına girmemiş. Futbolda, siyaset dahil çok büyük ve sinsi olayların döndüğünü, bunlara tanık olduğunu söyledi, “Play-off sınavını da geçip, resmen 3 ncü Lige çıkana kadar benden kimse kutlama beklemesin” dedi.
Ama o büyük gün için hazırlıkları da var. Bana gelirken, Öz Can Pişmaniye’ye yaptırdığı, Yeşil-Siyah Kocaelispor motifleri bulunan, bu sezonki şampiyonluğun bir hatırası olarak hazırlatılmış teneke kutu içinde pişmaniye getirmiş. Bir de Kaptan Hamza Mutlu ile Başkan olarak kendisinin imzaladığı bir Kocaelispor bayrağı. Bayrağı odama koydum. Pişmaniye’yi eve götürdüm. Bu özel Kocaelispor ambalajlı şampiyonluk hatırası pişmaniyeden 5 bin kutu kadar yaptırdığını söyledi. Bahri Yavuz, 24 Nisan tarihine özel olarak dikkat çekiyor. Kocaelispor Kulübünün resmen kurulduğu tarih, 24 Nisan 1966. Yani bu yıl 24 Nisan’da Kocaelispor 50 nci yılını kutlayacak. Yavuz’un umudu ve beklentisi, ilk play-off maçının tarihinin 24 Nisan Pazar gününe rastlaması. Çok büyük olasılıkla biz Play-Off’da İstanbul Sultangazi ile eşleşeceğiz. Maçı, geçen yıl Kocaelispor’a yönelik her türlü düşmanlığı yapan Tekirdağ’a aldırmak için bazı gayretler varmış. Başkan Yavuz, “Bursa veya Eskişehir” istiyor. Ya da “Tekirdağ veya Sakarya olmasın da, neresi olursa olsun” durumunda. BAL’da normal sezon Nisan ayının 2 nci haftasında bitecek. Hiç ara verilmeden Play-Off’a geçilirse, büyük olasılıkla 24 Nisan’da, yaş günümüzde 3 ncü Lige çıkmak için final maçımızı oynayacağız. 
Ne gideriz ama.. Ne coşarız ama?.. Öyle değil mi?..24 Nisan Pazar günü için randevu vermeyin. 

-KADROMUZDA 30 FUTBOLCU VAR
Bahri Yavuz’a göre Kocaelispor’un mali sorunları içinden çıkılmayacak boyutta değil. Vali Güzeloğlu’ndan çok samimi yakınlık ve destek gördüğünü anlattı. Geçmiş yıllardan gelen vergi borçları ile ilgili, hükümetin yeni bir yapılanmaya gideceğini tahmin ediyor. Bütün borçları bir yılda kapatıp, gelecek sezon için transfer yasağını kapatmak gibi bir hedefi yok. Şunları söyledi:
“-Biz gelecek sezon da transfer yasağının sürmesini göze aldık. Bu nedenle bu yıl amatör kümedeyken 30 kişilik bir kadro oluşturduk. Sağlam, genç bir kadromuz var. Ben 3 ncü Ligi de takip ediyorum. Elbette iddialı olacağız. Bu kadro ile bir üst ligde de çok şeyler yapabiliriz. Ama hedefi şampiyonluk olarak koymayacağız. İyi başlarsak, kenti bu yılki gibi havaya sokarsak gelecek yıl da şampiyonluk gelebilir. Ama biz kendimizi birkaç sezon 3 ncü Lig’te kalıp, kendi yağımızla kavrulmaya, sonra hedef büyütmeye göre hazırladık.” 

-İZMİT BELEDİYESİ VE KEV TESİSİ 
Yavuz sadece bu sezon futbolcuların barınması, birlikte yemek yiyip, kaynaşması için harcadıkları paranın 400 bin TL’yi geçtiğini anlattı. Geçen yıl takım, yaklaşık 20 farklı sahada antrenman yapmak zorunda kalmış. Yavuz, “Takımdaşlık” duygusunun yerleşmesini çok önemsiyor ve bunun için de kulübün bir tesisinin olması gerektiğine inanıyor. Kuruçeşme sırtlarında İzmit Belediyesi’nin bir tesisi varmış. Şunları söyledi:
“-O tesisi gittim, gördüm. Bizim için ideal. Başkan Doğan’dan istedim. İzmit Belediyespor için kullanacağını söyledi. Ama tesis kullanılmadı. Boş duruyor, çürüyor. Bize vermedi.” 
Yavuz’un asıl büyük hedefi, KEV’in otel olarak kiraladığı eski tesisi Kocaelispor’a geri almak. Bu konuda çok çaba harcadığını hepimiz biliyoruz. KEV’in bu ay sonu veya gelecek ay olağan genel kurulu var. Yavuz önümüzdeki günlerde KEV Başkanı Sefa Sirmen ile çok net, açık bir görüşme yapmayı planlıyor. Genel kurulda KEV’e, mevcut tesisleri Kocaelispor’a kazandıracak bir yönetim yapısı oluşmasını önemsiyor. 

-BİN İSİMLİ FORMA 
Hele şu 3 ncü Lige çıkış kesinleşsin, Başkan Yavuz’un kenti hareketlendirmek, Kocaelispor’u yeniden kentin ortak malı haline getirmek için çeşitli planları da var. Bugünlerde açıklayacak. Şampiyonluk yılı forması hazırlıyor. Bu formanın üzerinde, Kocaelispor’a en az 1000 TL bağış yapan herkesin isimleri yazacak. Bin kişiden-ya da kuruluştan- 1000’er lira bağış hedefliyor. Hedefe ulaşılırsa 1 milyon TL gelir. Kocaelispor’un gelecek sezonki bütçesi için çok önemli bir katkı olabilir. 
Şunu fark ettim Bahri Yavuz’u dinlerken.. Kocaelispor, 50 yıllık tarihinde, en güvenilir Başkanlardan birinin yönetiminde. Her an kulübü, kulübün menfaatlerini ve geleceğini düşünen, kendisini bu işe adamış bir Başkan. Zaten bunca imkansızlıklar içinde, bunca batağa saplanmışken bu hallere başka nasıl gelinebilirdi?. Bahri Başkan’a, Hodri Meydan’ı sordum. Şunları söyledi:
“-Oturdum arkadaşlarla konuştum. Tribünden geldiğimi, gerçek taraftar olduğumu anlattım. Kocaelispor’un menfaatleri için neler yapılmasını konuştuk. Sağolsunlar anlayışla karşıladılar. İsmetpaşa’da küfür kesildi. Her maçta takıma destek var. Aileler stada geliyor. Avrupa maçları havasında oynuyoruz. Şimdi bir planım daha var. Kale arkası tribünlerinden birini bir maçta tamamen çocuklarla doldurmak istiyorum. Maçın devre arasında bütün o çocukların İsmetpaşa Stadının çimlerine yayılmasını, koşmasını hayal ediyorum. Bunu yapmayı, o sahneyi görmeyi çok istiyorum. Kocaelispor artık geleceğin takımıdır. Bugünün çocuklarının takımıdır. İleride Kocaelispor başkanları, bugün çocuk olarak tribünlerde bu takımı coşkuyla izleyenlerin içinden çıkmalıdır.” 
Hele şu Play-Off’u bir görelim. Hele şu 3 ncü Lige, profesyonel lige dönüşü bir resmileştirelim. Çocuk parkı meydanında, ya da Belsa önündeki Sabri Yalım Parkında, Bahri Yavuz’u da omuzlara alıp, havaya birkaç kez fırlatarak kutlamamız gerekiyor. Bu arada, şimdiden açıklama yetkim yok ama, ipucu vereyim. Kocaelispor Başkanı, o şampiyonluk kupasını alırsa, Ankara’da çok önemli makamları da kupayla ziyaret etmeyi, “Siz Kocaelispor’un eski günlerine dönmesini istemiştiniz. İşte biz Kupamızı aldık, size geldik. Daha da yükseleceğiz” demeyi planlıyor.


KOCAELİSPOR KONUŞMAK- Benim gazetedeki odada genellikle siyaset konuşuluyor. Geçen gün Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz geldi. Uzun uzun Kocaelispor konuşmak çok daha keyifliydi. 
*Çarşamba günlüğü
Hayatımın hiçbir aşamasında gizli kapaklı işim yoktur, olmamıştır. İş hayatımda, özel hayatımda hep şeffaf oldum. Karşımdaki insan için içimden ne geçiyorsa, söylemekte çekinmedim. Aslında kendi hayatımdan çok söz etmeyi, gezdiğim-tozduğum, yediğim-içtiğim her şeyi açık açık yazmayı sevmiyorum. Ama yıllar içinde bu tür yazıların özel bir okur kitlesi oluşturduğunu, bu konuda takipçilerin olduğunu biliyorum.
Birkaç haftadır “Çarşamba günlükleri” konusunda yazı yazmamıştım. Soranlar oldu. Aslında geçen Çarşamba da evde yatmayı, dinlenmeyi planlıyordum. Yaşlandıkça bir yerlere gitmek gözümde büyüyor, evde kalmak daha cazip geliyor. Hem para harcamamış oluyorsunuz.
Ama geçen Çarşamba (16 Mart), evde oturma lüksüm yoktu. Sabah evden çıkarken eşim itiraz kabul etmeyen bir üslupla uyarmış, “Sakın eve erken gelme. Bugün arkadaşlarımla günüm var. Gez dolaş” diye tembihlemişti. 
Öğlene kadar işimi bitirdim.. Çarşamba günlerindeki ekürim, ağabeyim, eski patronum Nazif Çanakçılı’yı aradım. Sağ olsun, her zaman hazırdır. Çarşıda buluştuk. Hava kapalı, gökyüzü kurşuni Ama yağış yok.. Şöyle şehir dışına uzanalım dedik. 
ŞU D-100 BİTİRİN ARTIK
Kendimi D-100’de buldum. Yanımda Nazif Çanakçılı..Arabanın CD’sinde Tarkan’ın son albümü.. ”Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç” diyor. 
İki kere telefonum çaldı. İlkinde, eski milletvekili  Ali Haydar Konca.. Bir gün önce bence gerekçesiz tutuklanan HDP’nin eski il başkanı Mehmet Alçınkaya ile ilgili kısa bir yazı yazmıştım. Konca, Alçınkaya’yı cezaevinde ziyarete gitmiş; “Senin yazını götürdüm. Okudu, çok duygulandı. Teşekkür etti, selam söyledi. Üzerimde kalmasın istedim” dedi. Çok hoşuma gitti. Biraz sonra, yine telefon çaldı. Bu kez, çok değerli dost, bence bu kentteki en duyarlı düşünürlerden biri olan Dr.H.İbrahim Kahraman arıyor. Gazetede o gün çıkan yazılarımı okumuş. Terörle ilgili değerlendirmelerimi. “Ulusal gazeteleri de takip ediyorum. Senin kadar iyi tahlil yapanı yok. Yazıların için kutlamak amacıyla aradım” dedi. Çok hoşuma gitti. Teşekkür ettim, “Abi Çarşamba molasındayım. İçimi rahatlattın. Çok daha keyifli yemek yiyeceğim” dedim. Dr.Kahraman kanımın zerresindeki, idrarımın damlasındaki her şeyi bilir. “Aman diyabetine dikkat et” diye uyardı.
Bu sırada, arabayı tek elle kullanırken Eşme mevkiine gelmişiz. 2 yıl önce bir sel oldu. Eşme bölgesinde D-100 çöktü. Karayolları hala bu bölgede inşaat yapıyor. Ne bitmez işmiş. Yüzlerce kilometrelik otoyollar  1-2 yılda bitiyor. Eşme’de D-100’ün 150-200 kilometrelik bölümü bitemedi. 
10 KİLOLUK YAYIN TEMİZLENİYOR
D-100 kenarında, gidiş yönünde sağda, Adapazarı’na yakın iki tane bence çok önemli lokanta var. İlki Gürkan. Etçi. Pirzola, köfte, külbastı, sucuk mükemmel. 
Gürkan’ı 1 kilometre kadar geçince, Serdivan kavşağına çok yakın konumda da Çeşme var. Çeşme,  Türkiye’nin en iddialı Yayın Balığı lokantası. Yılın 365 günü bu tesiste Yayın balığı yiyebilişiniz. Tatlı su balığı sevmem. Ama Yayın başka bir şeydir. Çeşme’nin otoparkına girdik. Mutfak ustalarından biri, bahçede 10-15 kiloluk bir yayın balığını kuzu gibi çengele asmış, temizliyor. Yanına gittik.  Yayın, Sakarya Nehri’nde tutulmuş. Usta, özenle derisini soyuyor, içini temizliyor. Tamam, Çeşme’de “Yayın kavurma” yiyeceğiz.
Gök gri, Sapanca Gölü mavi.. Çevredeki tek katlı evlerde, odun sobasından çıkan beyaz dumanlar bacaları sarmış. O saatlerde kimseler yok. Büyük keyifti. 
RAİNBOW’DA KAHVE 
Saat hala 14.30 sıraları. Benim eve gitmem yasak.  Nazif Çanakçılı Değirmendere’ye dönecek. Genelde İzmit’te bırakırım, minibüsle gider. Ama gideceğim yer olmadığı için, “Seni Değirmendere’ye ben götüreyim” dedim. İtiraz etti, kabul etmedim. Serdivan’dan, Değirmendere’ye vurdum. Sahilde Nazif Ağabey’in sık sık takıldığı Rainbow Kafe var. İşletmecisi Sadık Bey. Deniz kenarında, Rainbow’a oturduk. Karşımızda Tüpraş. Önümüzdeki yolda İSU’nun vidanjörleri kanalizasyon hattında bir şeyler yapıyor. Değirmendere’de neredeyse hiçbir mekanda alkollü içki bulamazsınız. Kahvelerimizi içiyoruz.  Hoş bir Değirmendere sohbeti. Çocukluk arkadaşlarımdan bazılarını gördüm. Keyifliydi. 
Nazif Çanakçılı’yı D.Dere’de bırakıp, İzmit’e döndüm. O akşam, bizim “Kızılderili Çetesi”nin, mart ayı olağan buluşması var. Ben, Metin Karan, Ahmet Kobak, Ahmet Küçükörs. Sedat Sapmaz son zamanlarda gelmiyor. Nusret Uğur’un sandalyesi boş, anıyoruz. 
Artık arabalı değil, yürümeli bir yere gidelim dedik. Rahmetli Mevlüt Usta’nın kurucusu olduğu  Geçit’in yolunu tuttuk. Akşam saat 19.00 sıraları. Geçit’te hep tanıdık simalar, dostlar.. Eczacı Semih(Erem), Kocaelisporlu eski futbolcu, petrolcü Barbaros(Kırdar).. Masaya gelen her şey lezzetli. Geçen gece yine baskın yemişler. Sigara yasak.
Gece saat 21.30 gibi evdeydim. “Niye erken geldin” diye karşılandım. Ne yapaydım, o saatten sonra bir de pavyona mı gidecektim?. Herhalde birkaç Çarşamba tatilini artık evde geçiririm. Geçen Çarşamba çok hareketliydi. Ne var, ne yok işte hepsini size anlattım. 
Bu yazı toplam 548 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37