• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 5 °C

Başkan’dan önemli bir jest

İsmet ÇİĞİT

Geçen sezon BAL’dan 3. Lig’e yükselen Kocaelispor için yeni bir macera başlıyor. Bir zamanlar Süper Lig’de Türk futbolunun örnek kulüplerinden biri olan Kocaelispor, şimdi 3. Lig’de ne yapabilir merak ediyoruz.

Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz’un geçen sezon yerel yönetimlerden tek bir talebi vardı. Takıma barınacak yer verilsin.. İzmit Belediyespor Kulübü Tesisleri’ne talip olunmuştu. Ama İzmit Belediyesi, kendi spor kulübünün tesislerini vermedi.

Başkan Yavuz’un aklına yatan tesislerden biri de Büyükşehir Belediyesi’nin Derince Mersincik Mahallesi’ndeki Atış Poligonu Tesisleri’nde bulunan kamp merkeziydi. Başkan Karaosmanoğlu, bu tesisi Kocaelispor’a tahsis etmiş. Gerçekten Kocaelispor için önemli bir gelişme ve başkandan çok güzel bir jest.

Artık kimsenin Başkan Karaosmanoğlu’ndan Kocaelispor’a maddi destek vermesini bekleme hakkı yok. Karaosmanoğlu, bu defteri tamamen kapatmış.. Geçenlerde bana anlatmıştı. Karaosmanoğlu’nun en çok saygı duyduğu kişilerin başında kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan geliyor. Cumhurbaşkanı, İzmit’e son gelişinde ilimizdeki kurmaylarına, “Artık bu kentin takımına sahip çıkın” mesajı vermiş. Karaosmanoğlu’na Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bile, “Ben zamanında yapacağımı yaptım. Futbol işinde artık yokum. Bir kuruş vermem. Benden bunu istemeyin” demiş.

Büyükşehir Belediyesi’nin Kocaelispor’a tahsis ettiği Atış Poligonu Tesisleri öyle mükemmel, büyük bir tesis değil. Ama Kocaelispor’un toplanması, kamp merkezi olarak kullanması için yeterli. Şimdi, bu tesisin tefrişi ve derlenip toparlanması için Kocaelispor yönetimine destek vermek gerekiyor. Takımın bu sezon hiç değilse birlikte yemek yiyebileceği, toplanıp, teorik çalışmalar yapabileceği, maçlar öncesinde kamp yapabileceği bir tesisi oldu. Başkan Bahri Yavuz, en önemli eksiklik olarak bunu görüyordu. Bir de antrenman tesisi konusunda sıkıntı yaşanmazsa, Kocaelispor 3. Lig’deki yeni maceraya başlarken bir hayli umutlanmış olacak.

Başkan Karaosmanoğlu’nun Kocaelispor’a yapacağı jest bundan ibarettir. Kentin takımına iktidardan destek bekliyorsak, bundan sonra Bakan Işık’ın, İl Başkanı Ceyhan’ın ve ilçe belediye başkanlarının güçlerini Yeşil-Siyahlı kulüp için kullanmalarını bekleyeceğiz. Bakan Işık, Birlikspor için uğraştıklarının onda birini Kocaelispor için yapsa, biz 3 yıl sonra Süper Lig’e çıkarız.

Fuar, sadece Lunapark

Kocaeli Fuarı, bu yıl aslında çok erken açıldı. Ramazan ayı boyunca fuar alanında etkinlikler vardı. Ramazan eğlenceleri, sohbetleri düzenlendi. Kocaeli Fuarı’nın gerçek misyonu bu değil. Ama bir tarz.. Ramazan’da fuar alanına öyle çok fazla insan gitmese de, fuarın bir işlevi vardı.

Ramazan, bayram geçti. Fuar devam ediyor. Giriş ücretsiz.. Ama fuarda hiçbir şey yok. Sadece Lunapark.. Fuara insanlar, özellikle çocuklar ve gençler Lunapark için geliyorlar. Bir de fuar alanındaki mekanlarda cemiyeti olanlar..

Tamam, eskisi gibi konserler olmasın.. Vur patlasın, çal oynasın olmasın.. Ama  Kocaeli Fuarı dediğimiz böyle bir şey miydi?.. Açıkça, fuarı tamamen bitirdiler.. Orası İzmit için çok değerli bir alan. Sergiler olabilir. Yarışmalar olabilir.. Kent halkını sıcak yaz gecelerinde fuara çekecek pek çok aktivite olabilir. Koskoca Kocaeli Fuarı.. İçinde sadece lunapark var.

SEKA Park alanında başlatılan “çay-simit” uygulaması benzeri bir şeyler düşünülebilir.. Fuarı, İzmit’in, İzmitli’nin hayatından silip attılar. Bir değerimizi daha kaybettik. 

Sığırlar, öküzler bizim limanlara gelecek

Türkiye son yıllarda tarım ve hayvancılıkta geriledi, kendine yetemez hale geldi. Elbette yanlış politikaların bu tabloda önemli etkisi var.

Kurban Bayramı yaklaşırken et fiyatlarının daha hızlı yükselmemesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Et ve Süt Kurumu’na canlı hayvan ithalat yetkisi verdi. Türkiye’ye kısa süre içinde 400 bin adet canlı sığır gelecek. Bunların önemli bir bölümü Güney Amerika ülkelerinden gemilerle getirilecek.

Hayvan yüklü gemiler yakında İzmit Körfezi’ndeki limanlara yanaşıp, malları boşaltmaya başlayacak. Yurt dışından yüzbinlerce sığırın gelmesi, otomobil gelmesi, hurda metal gelmesi gibi bir şey değil. Geçmişte birkaç kez yaşamıştık. Derince Limanı’na inen ithal büyük baş hayvanların bazıları görevlilerin ellerinden kurtulup kamış, D-100’de, TEM’de başıboş koşturarak trafiği birbirine katmıştı. Gemilerin ambarında günler süren yolculuğun ardından limanlara indirilen hayvanlar o geminin bulunduğu çevrede günlerce geçmeyen ağır kokuya da neden olabiliyorlar.

Önümüzdeki günlerde, gemilerle yüzbinlerce sığır bizim Körfez’deki limanlara geliyor. Dikkatli olmak lazım. Bunları gemiden indirip, kamyonlara yüklerken kaçırmamak lazım.. Umarım, gereken önlemler alınır. 

Başbakan’ın “İçte barış” çağrısı

AK Parti iktidarının dış politikada çok önemli bir değişikliğe gitmesinden ben büyük memnunluk duyuyorum. İsrail ve Rusya ile aramızdaki buzların erimesi, yeniden diplomatik ilişki kurulması Türkiye için son derece önemlidir. Keşke, Mısır ile de yeniden diplomatik ilişkileri kurabilsek. Hatta, keşke yeniden Suriye ile eskisi kadar kardeş olamasak bile, bir diyalog yolu açabilsek.

Muhalefet, özellikle CHP, yakın zaman öncesine kadar hükümetin dış politikadaki çevredeki herkesle düşmanlık yaratan politikalarını eleştiriyordu. Şimdi bu hatadan dönüldü. Elbette zaman kaybı oldu. Özellikle Rusya ile krizin ekonomiye önemli darbesi oldu. Ama yanlıştan dönüldüyse, bunu takdir etmek ve desteklemek gerekir.

Daha önemli bir gelişme var. Başbakan Yıldırım, “içeride de barış” diyor. Her kesime el uzatmaktan söz ediyor. Türkiye’de iktidarın içeride toplumun bütün katmanları ile barışması son derece önemlidir. Yıllar içinde kutuplaştık. Yıllar içinde birbirimize düşman olduk. Tahammülsüz hale geldik. Giderek, aynı yerlerden alışveriş yapmaz, aynı yerlerde oturup eğlenemez hale geldik.

Okuduğumuz gazetelerle, izlediğimiz televizyon kanalları ile bile birbirimizden ayrıştık. Başbakan ve AK Parti iktidarı ne kadar samimidir bilemiyorum. Ama “içte barış” çağrısı, en azından Türkiye’de toplumsal kutuplaşmayı kabullenmek anlamına gelir ki, bu bile çok önemlidir.

Türkiye’nin geleceğini düşünen bir muhalefetin, Başbakan’ın bu sözlerine destek vermesi gerekiyor. Elbette bu toplumsal düşmanlığın oluşmasında AK Parti iktidarlarının tavrının ve söylemlerinin çok önemli payı var. Kutuplaşmayı ortadan kaldıracak yönde gerçekten adımlar atılırsa, buna destek vermek de hepimizin görevi olsa gerektir. 

Muhalefet bir tek bu referandumu kazanabilir

Türkiye gündeminden abuk sabuk konular hiç eksik olmuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriyeli mülteciler vatandaşlığa alınacak” dedi. Cumhurbaşkanı’nın, savaştan kaçıp ülkemize sığınan, bizim buralarda bile dilencilik yapan bütün Suriyeli mültecileri kastettiğini sanmıyorum. Bu sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı bir de, “Suriyeli göçmenleri vatandaş yapar, boş duran TOKİ evlerini veririz”  deyince, kıyamet koptu.

Suriye’den kaçıp, ülkemize sığınan mülteciler içinde sporcu gençler var. Akademisyenler, sanatçılar, farklı bilim alanlarında uzman insanlar var. Avrupa ülkeleri bile bunların peşinde. Cumhurbaşkanı’nın ülkemizdeki bütün Suriyelileri vatandaş yapıp, hepsine TOKİ evleri vermeyi söylediğini hiç sanmıyorum. Böyle bir şeyi kimse aklından bile geçirmez.

Muhalefet bu sözlere hemen atladı. Kılıçdaroğlu, “Hadi gel referandum yapalım” dedi.

Türkiye’de bugün, hatta 6 ay, bir yıl sonra herhangi bir konuda referandum yapılsa;

Misal “Başkanlık Sistemi” sorulsa, “HDP’lilerin dokunulmazlığı kalksın mı?” sorulsa, “Mevcut Cumhurbaşkanı’nın süresi ölene kadar uzatılsın mı?” diye sorulsa ya da “Mevcut Cumhurbaşkanı’ndan sonra yerine O’nun göstereceği biri gelsin mi?” diye sorulsa, bütün bu referandumlardan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteyeceği türde yanıt çıkar.

Sadece, “Ülkemize sığınan Suriyelileri vatandaş yapalım da, TOKİ evlerini onlara verelim mi?” diye sorulsa, herhalde toplumun ezici çoğunluğu Cumhurbaşkanına rağmen “Hayır” diyecektir.. Muhalefet şimdi aklınca, Erdoğan’ı bu konuda tahrik etmeye çalışıyor. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan da böyle bir oyuna gelecek adam değildir.

Isı değil, nem sorun

Bütün uzmanlar, aylar önce söylemişlerdi. 2016 yılı yazının çok sıcak geçeceğini, yaz mevsimindeki 40-50 günde sıcaklıkların mevsim normalleri üzerine çıkacağı iddia edilmişti.

O günleri yaşamaya başladık. Geçen gün Meteoroloji Bölge Müdürlüğü, bütün medya kuruluşlarına “Meteorolojik İhbar” yazısı gönderdi. Bölgemizde sıcaklıklar şu sıralar çok yüksek. İnsanlara, 10.00-16.00 saatleri arasında mecbur değillerse sokağa çıkmamaları öneriliyor. Bol bol sıvı alınması tavsiye ediliyor.

Bizim buralarda sıcaklık 38-40 derece civarında. Güneyde, Antalya’da 45 derece ve üzerini görüyor. Ama bizim buralardaki hava daha bunaltıcı. Çünkü  bizim buralarda nem oranı yüzde 90’ların üzerinde. Güneyde yüzde 50’nin altında. Bir uzmandan dinlemiştim. Özellikle Samanlı etekleri bölgesinde yaz aylarında nem oranı hep çok yüksek oluyor. İlimiz coğrafyasında bu açıdan en avantajlı bölge, Kandıra Yolu güzergahı. Oralarda nem çok daha düşük kalıyor. Aslında toplu yerleşimin o bölgeye kaymasının tavsiye edilmesi lazım.

Meteoroloji’ye göre, yılın en sıcak günü önümüzdeki cumartesi günü olacak. Cumartesi günü için bölgemizde nem oranı da yine yüzde 90’lar civarında tahmin ediliyor. Özellikle yaşlıların çok dikkat etmesi lazım. Bir de bu sıcak havalarda gündüz alkollü içki almamaya özen göstermek gerekiyor.

Umuttepe’ye AVM

İzmit Belediyesi’nin prestij projelerinden biri, “Üniversiteliler Pazarı” projesiydi. Başkan Nevzat Doğan’ın, 2014 yerel seçimleri öncesinde vaat ettiği projelerden biri, “Deniz Ürünleri AVM” projesiydi. Henüz bundan hiç ses yok. Ama Umuttepe bölgesinde, KOÜ Yerleşkesi içinde  “Üniversiteliler Pazarı” projesi için ihaleye çıkıldı.

Üniversiteliler Pazarı, gerçekten önemli bir proje. Umuttepe’de, artık iyece betonlaşan bölgede, çelik konstrüksiyon yöntemiyle bir bina yapılıyor. Bu binada,  KOÜ öğrencilerinin ihtiyaç duyacağı ürünleri satan dükkanlar bulunacak. Fotokopi merkezi, kitapçı dükkanı, belki ufak tefek konfeksiyon mağazaları, berber, kuaför falan açılacak. KOÜ’deki Öğrenci Kulüpleri’nin yerleri olacak, kafeler açılacak.

Belki Umuttepe’deki öğrenci kitlesini biraz daha şehir merkezinden kopartacak. Ama öğrenci sayısı 80 bine dayanan, binlerce öğretim görevlisinin bulunduğu KOÜ için bu proje gerekli ve güzel bir projedir.

Bir şey dikkatimi çekti. Büyükşehir Belediyesi, Karamürsel’de bir okul bahçesi için basit bir spor salonu yaptırmak için ihaleye çıkmıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin spor salonu ihalesinde müteahhidin iş bitirme süresi 400 gün. İzmit Belediyesi’nin KOÜ Yerleşkesi’nde yaptıracağı Üniversite Pazarı için müteahhite verilen süre ise, 150 gün. Nevzat Doğan’ın “tez canlı” yapısı ile Büyükşehir’in hemen her işi ağırdan alan tavrı bu iki ihalenin iş bitirme sürelerinde de rahatlıkla görülebiliyor.

Bu yazı toplam 1682 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37