1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Baskı ve bezginlik
Baskı ve bezginlik

Baskı ve bezginlik

Farkında olmadan gündemin merkezine oturan medya kanadındaki gözaltı operasyonlarında toplumsal vicdana yönelik baskıların bir bezginliğe yol açtığını görmezden gelemeyiz. Ortadoğu ülkelerin

A+A-

Farkında olmadan gündemin merkezine oturan medya kanadındaki gözaltı operasyonlarında toplumsal vicdana yönelik baskıların bir bezginliğe yol açtığını görmezden gelemeyiz. Ortadoğu ülkelerine model olması tartışılan bir ülke konumundan kapalı rejimlerdeki baskıcı modele doğru hızla kaydığımızı bu gidişle sürekli tartışılan eleştirilen iktidarın önüne engel olarak gördüğü her şeyi dümdüz ettiğine de tanıklık ediyoruz.

Çağdaş toplumlarda eleştiri yapmak kamuoyuna aydınlatıcı bilgilerle iktidarların  yaptıklarında yanlışa yanlış doğruya doğru demek bunları tartışmak eğri olanları bilgi belgelerle kamuoyuna sunmak demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alır.

Ama görüyoruz ki olan biten olayların ışığında bugün en ufak eleştiriye tahammül edemeyen yaptıkları her icraatı öve öve bitiremeyen bir güç ile karşı karşıyayız.

Ne yazık ki baskı rejimlerinde olan tek ses yandaşlık yalakalık dalkavukluk dönemlerini çağrıştıran dönemlere hadi bakalım aslanlar sizlerden iyisi bulunmaz diyen Medya modelini öne çıkaran bir sürece koşar adım gidiyoruz. Ağlayın ağalar sızlanın zamanında yere göğe sığdıramadığınız pohpohladığınız ne var canım ne olmuş demokrasi işte sandıktan çıkanlar bunlar bizlere ancak saygı duymak gerekir diyenler, sözüm sizleredir,

Hala üç Maymunları oynamaya devam edin, hele bir zamanlar ülkenin en büyük gazetesini yöneten ve yazan iktidarın baskıları sonucu kızağa alınan sadece yazı yazmakla yetinen her iktidar zamanında liboş olmayı başarmış bir usta kalemin yazdıklarına baktıkça içimiz iyice daralıyor, toplumsal bezginlikte sınırları zorlamaya giden bir sürecin içindeyiz.

Garip ve ilginç  şeyler yaşanıyor. Toplumsal akıl tutulması yaşatılıyor. Bu kadar baskı bu kadar yıldırma politikası toplumsal dinamiklere ters etki yapar, bunu düşünmemek aptallık olur. Hala olan bitenlere seyirci kalan sivil toplum kuruluşları üç beş cümlelik söylemleri ile laf olsun  bizde bir şeyler söylemiş olalım düşüncesi ile gündemde haber bile olmuyorlar.

İşte bu stres baskı bezginlik ortamında seçim yaşanacak bu ülkede, ben hala resmi olarak kararı alınmış olsa da bu gidişin hiçde iyi olmadığını bizim ülkemizin bu gerginliği kaldıracak kadar rahat olduğunu düşünmüyorum. Eğer toplumsal tansiyon bu şekilde yükseltilmeye devam ederse bu ülkede seçimler olmaz.

Neden niçin sorularını sormadan önce toplumsal barış ve huzur ortamında gün geçmiyor ki yargıya intikal ettirilmiş bir takım iddiaların arasında daha ne olduğu belli olmayan davaların kamuoyunda bazı çığırtkanlar tarafından ekranlarda gazete sayfalarında yüksek perdeden  dillendirilip tartışılması da toplumsal baskı ve bezginliği iyice arttırıyor.

Yazık hem de çok yazık, bu ülkede demokrasi kuralları içinde bağımsız yargının kolluk güçlerinin hak hukuk arayanlara adaletin terazisinde gözleri kapalı etki ve tesir altında kalmadan vicdanları ile yasalar ve hukuk çerçevesinde hareket ettiklerine inanmak istiyoruz. Yoksa iş zıvanadan çıktığında  ortada ne  adalet ne hak ne de hukuk kalır.

İşte en büyük korkumuz bu süreç baskı ve bezginlik atmosferinde kontrolsuz bir güce dönüşürse vay halimize işte o zaman yandı gülüm keten helva, güç kudret sahibi  bir insanın ağzından dökülecek bir cümle ile hem rezil olursunuz hem de vezir, işte ülkemiz de bu sürece doğru hızla koşuyor. Tek parti iktidarı demokrasinin kuralları içersinde aykırı seslere de dayanma gücüne sahip olmalıdır. Muhalefetsiz bir toplumda özgürlüklerden söz edemezsiniz.

Muhalefet mi güldürmeyin

Ülkede iktidarın karşısında sakın muhalefet var demeyin bu söze bizim kentimizin çınar ağaçlarındaki kadrolu kargaları bile güler. Akıl tutulması yaşıyoruz  hala gündemde olup bitenlere sadece bakıyoruz.

Bir sen konuş bir ben karşılıklı diyalog şeklinde geçen siyasi  söylemler atışmalardan öteye geçmiyor. Meclis karar aldı Haziran ayı içinde seçimler olacak. Yine yineliyorum üsteki yazımda da vurguladım toplumsal tansiyon bu şekilde gerginliğe doğru giderse bu genel seçimler olmaz.

Çünkü gerçekten 70 li yıllardan beri birebir tüm seçimleri siyasal gelişmeleri yakından izleyen gözleyen biri olarak, hiç bugünkü kadar heyecansız beklentisiz bir dönem anımsamıyorum.

Üstüne üstlük bir de bu abuk sabuk garip gündemdeki gariplikler de işin tuzu  biberi oluyor. Böyle bir ortamda nasıl propaganda olur nasıl seçim kampanyaları düzenlenir. Birileri anlatsın dinleyelim. Onun için bu ortamda komedi mizah sanatçıları bile ustalıklarını göstermekten acizler muhalefet var diye lütfen insanı güldürmeyin.

Bu haber toplam 1181 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.