• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 21 °C

BAŞKOMUTANLIK BÖYLE BİRŞEY

İbrahim ELGİN

     Juan  adında  bir  delikanlı  motosikleti  ile  Meksika  sınırına  gelir. Arkasında ki  iki  büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir, ve içinde  ne olduğunu  sorar.Juan “Yanlızca  kum”diye  cevap verir. Polis  “Aç bakalım çantaları”der.Juan çantaları açar,polis didik,didik kontrol etmesine  rağmen, kumdan  başka bir şey  bulamaz. Bununla  yetinmeyen  polis ,gece  yarısına  kadar  kumu her  türlü  tahlilden  geçirmesine  rağmen  saf  kumdan  başka bir şey  bulamaz.Polis, çantalarını  Juan’a  geri verir  ve  sınırdan  geçmesine  izin  verir .Ertesi  gün  Juan  motosikletinin  arkasında  iki  büyük çantayla  tekrar  sınırda belirir. Polis  Juan’ı  gene  durdurur. Didik,didik arar. Çantadaki  kumların  tahlilini  yapar. Bir şey  bulamaz  sınırdan geçmesine  müsaade etmek  zorunda  kalır.

          Bu olay  sınırdaki  polis  şefi  emekli olana  dek, yıllarca  devam  eder. Birgün  emekli  polis  şefi Meksikada ki  bir  cafede  otururken  Juan’ın  içeri  girdiğini  görür  ve  derhal  yakasına  yapışır. Senin  yıllardır  o  sınırdan birşeyler  kaçırdığından eminim. Ama  bir  şey  bulamadım. Çıldıracağım, geceleri  senin  yüzünden  uyku  uyuyamıyordum. Lütfen  anlat  bana, artık emekliyim. İnan  kimseye  söylemem. Aramızda  kalacağından  emin olabilirsin. Juan  gülümseyerek  cevap  verir.”Motosiklet” kaçırdım .

         Şimdi bu yaşanmış  olan  olaydan hepimiz  için  çıkarılacak çok dersler  var. Yaşadığımız  hayatta dünya  kadar  detayla  uğraşırken,çoğu  zaman  işin  özünü  kaçırıyoruz.Bu  olay aslında Türkiyede senelerdir yaşanan  gelişmelerle  çok  benzerlikler  arzediyor.Hangi  birinden  anlatmaya  başlasam bilemiyorum. Şu  güzel ülkemizin  siyasi tarihinde  öyle  ilginç  olaylar  yaşandı ki  insanımız  öyle saçma sapan,şeylerle  yıllarca  aldatıldı ki  inanın insan anlatmakta  zorluk çekiyor.  Türk Milleti bu kadar  zülmü  ve  bu kadar haksızlıklığı  asla  haketmedi.  Bakın  Türkiye de  Abdulhamit  Hanla  başlayıp  bugünlere  kadar  yapılan  tüm  darbeler  işte  1960, 1980 , 1997 28  Şubat  darbeleri  akılları  sıra  hep  ülkenin  kötü  gidişatını  düzeltmek  için  yapıldı. Peki  düzeldimi.  Hayır. Düzelmez  çünkü  sizlerin  yaptığı  bu  darbelerin  hiç  birinin   içinde  halk  yoktu. Halkı  yanına  alamadığınız  hiçbir  hareketin  başarılı  olma  şansı  yoktur.

        Çünkü  yukarıda  anlattığım  olaydaki  gibi  hep  halkı  kandırarak  merak  etmeyin  bizler  şu  an  Ülkemizi   kötü  yöneten  siyasilerden  sizi  kurtarıp  çok  daha  güzel  bir  yönetim  göstereceğiz  dediniz. Tabiri  caizse  hep  halka  sağ  gösterip  sol  vurdunuz. Cunta  üyeleri  olarak  gencecik  çocukları  asıp  canlarına  kıydınız. Bankalardaki  paraları  aranızda  pay  edip  malı  götürdünüz. Laikliği  tam  din  düşmanlığı  gibi  uygulayıp  yok  irticadı , yok  gericilikti  deyip  üniversitelerde  senelerce  başörtüsü  zulümleri  yapıp  gencecik  beyinleri  okullardan  uzaklaştırdınız.

       Bu  zulümleri  yaparkende  halkın  gözünün  içine  bak  baka  biz  bunları  memleketi  düzeltmek  ve  ülkemizi  geri  bırakmaya  çalışan  gericilerden  kurtarmak  için  yapıyoruz  yalanını  söyleyerek  yaptınız. Bu  zulümleri  sadece  darbeci  cuntalarmı    yaptı  hayır. Sözüm  ona  kendini  halka  ilerici  gibi  lanse  eden  sol  partilerde  senelerce  bu  zulmü  sürdürdü.  Arkadan  FÖTE  denen  bir  hain  gelip  oda  halkımızın  dini  duygularını  sömürüp  onları  birer  katil  haline  getirdi.   Bu  durum  taki  başında  R.Tayyip  Erdoğan  gibi  bir  lideri  olan  AK  Parti  iktidarına  kadar  sürdü. AK Parti  iktidarıyla  halk  kendine  geldi. Tabiri  caizse  halk  bu  partide  kendini  buldu.

      Yani  halkımız  anlaşılan  yukarıda  anlattığım  olaydaki  gibi  senelerce  sınırdan  kaçırılan  motosikleti  farketti. Çünkü  AK Parti  iktidarına  kadar  o  kadar  çok  kandırıldı ki.  Hani  derler  ya  insan  sopa  atmayı  sopa  yiye  yiye  öğrenirmiş   diye  aynen  öyle  oldu. Onun  için  14  yıldır  millet  AK  Partinin  ve  Cumhurbaşkanı  ve  Başkomutan  R.Tayyip  Erdoğanın  peşini  bırakmıyor.  Nasıl  bıraksın son  darbe girişiminde  eğer  Ülkemizin  başında  halkımızı  meydanlara  davet  ediyorum  deyip  Türkiyede ‘ki   bütün  parti  mensupları ‘da  dahil  milyonları  arkasından  sürükleyen  R.Tayyip  Erdoğan  gibi  bir  lider  olmasaydı  ne  olurdu  bu  ülkenin  hali  bir  düşünün  bakalım. Onun  için  son  olarak  diyorum ‘ki  halkın  desteğini  almayan  hiçbir  hareketin  hiçbir  darbenin  başarılı  olma  şansı  yoktur.  Zaten bundan sonra halkımız  bu  olanları  gördükten  sonra  düşünce  haznesinde  darbe  diye  bir  kelime  olmaz.

Herkese iyi  pazarlar.                    

Bu yazı toplam 1245 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37