1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. BAŞÖRTÜLÜ-BAŞÖRTÜSÜZ, ALEVİ-SÜNNİ, KÜRT-TÜRK ÇATIŞMASI!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞÖRTÜLÜ-BAŞÖRTÜSÜZ, ALEVİ-SÜNNİ, KÜRT-TÜRK ÇATIŞMASI!

A+A-

Ülkemizin üzerinde hesabı olanlar, yumuşak karın durumundaki birçok konu zaman zaman gündeme getirilmekte, çatışma alanları açılmakta ve bununla ülke kaotik ortama sürüklenmek istenmektedir. Zaman zaman sahneledikleri Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Laik-anti laik ve başörtülü-baş açık çatışması gibi…

Gerek düşünce yapısı ve gerekse etnik yapı itibariyle ülkemiz heterojen bir yapıya sahip. Aslında bu yönüyle bir mozaik ve dolayısıyla ciddi bir zenginlik… Ama gelin görün ki, bu heterojen yapıyı ayrışma vesilesi yaparak insanlarımızı birbiriyle çatıştırmayı kendilerine görev bellemiş bazı şer odakları var ve bu odaklar hiç boş durmuyorlar. Sürekli kaşıyorlar ve hatta kimi zaman kaşıyarak kanatmayı da başarabiliyorlar.

Bakınız geçen hafta İstanbul’da yine başörtüsüne yönelik kışkırtıcı, tahrik edici ve sinir uçlarıyla oynayıcı bir görüntü düştü sosyal medyaya. Yolda yürüyen başörtülü bir hanıma yanından geçen başı açık bir kendini bilmez saldırıyor. Bunun bir proje olduğu, fevri bir hareket olduğu ve genellenemeyeceğini söyleyebilirim.

Bakınız, Ak Parti 2002 yılından beri iktidarda ve yönetiminin alt tabakasından en üst tabakasına varıncaya kadar başı kapalı hanım kardeşlerimizin var olduğu gibi, birçok başı açık hanım kardeşlerimiz de var ve bu kardeşlerimiz partinin en üst kademelerinde ciddi görevler üstlenmiş vaziyetteler. Hiçbir şekilde bu manada kavli ya da fiili bir tacizle karşı karşıya değiller. Bilakis el üstünde tutuluyorlar ve hiçbir ayırımın olmadığı gibi, hatta zaman zaman kendilerine pozitif ayırımcılığın yapıldığı söylentilerine şahit olmuşsunuzdur. Bunun doğruluğunu test etmek isteyen kardeşlerimiz varsa, buyursunlar Ak Parti Kocaeli il binasına gelsinler. Ben Ak Parti Kocaeli il yönetimindeyim. Kentin en üst makamı olan il yönetiminde kaç tane başı açık hanım kardeşlerimizin huzur içerisinde görevlerini yaptıklarını kendi gözleriyle görsünler.

Esasen, başı açık olanla başı kapalı olanlar arasında hiçbir sorun yok. Zaman zaman sokaklarda sizler de şahit olmuşsunuzdur, kol kola girmiş biri açık; diğeri de kapalı ve hatta kimi zaman da çarşaflı hanımları mutlu- mesut bir şekilde dolaştıklarına şahit olmuşsunuzdur. Geçmişe doğru bir ufuk turu yaptığınızda, esasen başı açık olanların ya da o mantık ve mantaliteye sahip olanların, başı kapalı olan hanım kardeşlerimize karşı mütecaviz tavırlarını görmek mümkün. Özellikle 28 Şubat 1997’nin o ceberut yapısının mütedeyyin insanların ensesinde boza pişirdiği dönemleri hatırlarsanız, kimlerin kimlere zulmettiğini rahatlıkla görmeniz mümkün. Hal böyle olmasına rağmen, 17 yıllık Ak Parti iktidarında sureti katiyede bu konuda rövanş alma duygusu hiçbir zaman hakim olmamış; aksine geçmişe sünger çekilerek adeta inadına hoşgörü ortamı tesis edilmiştir. Hatta, bu hoşgörüden zaman zaman mütedeyyin kesimin kendilerinin ihmal edilmesinden yola çıkarak şikayetlerine şahit olmuşuzdur.

Aynı şekilde Kürtlerle Türkler arasında da hiçbir sorun yoktur. Keza Alevi kardeşlerimizle Sünni kardeşlerimiz arasında da hiçbir sorun yoktur. Sorun esasen bu kesimleri istismar etmek, toplumu germek isteyen ve bunun üzerinden bir kaos, kargaşa ve kaotik ortam yaratma çabası içinde olanlarda var ve bu da çıplak gözle görülüyor.

O halde sorun ne?

Sorun hoşgörüsüzlük ve sorun tahammülsüzlük. Sorun kavga ortama yaratamamanın sıkıntısını yaşamak. Sorun ülkeyi kamplara ayıramamak ve sorun ülkeyi bölüp parçalayamamak.

Şu unutulmamalıdır ki, sokaklar otokontrol sistemiyle bu şer odaklarına gereken cevabı veriyor ve inadına kardeşlik hukukunu koruyor. Şer odakları yine avuçlarını yalayacaklar. Keza, benzer bir provokotif hareket karşı cepheden gelmesi halinde, yani başı kapalı birinin başı açık birisine benzeri bir tacizde bulunması halinde de, hep birlikte aynı hassasiyetle, -amasız, fakatsız ve lâkinsiz- karşı tavır takınmamız erdemli insan olmamızın bir gereğidir.

Dolayısıyla, bu fevri hareketi fazla ciddiye almamakla beraber, erdemli insan olmanın şuuru içerisinde, gereken demokratik tepkimizi ortaya koymamız toplumun huzuru adına önemlidir.

Her şeye rağmen, güvenlik güçlerimiz bu tür şer odaklı provokatörleri yakalayıp adalete teslim etmeleri, varsa örgüt bağlantıları açığa çıkarmalı ve gereken cezalar yasal çerçeve içerisinde verilmelidir ki, benzeri olaylara bir daha kimse tevessül etmesin.

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 854 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum