1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. “Başörtüsü” seçime malzeme olacak
“Başörtüsü” seçime malzeme olacak

“Başörtüsü” seçime malzeme olacak

Türkiye yedi ay sonra genel seçimi yaşayacak. Ekonomi ne olacak, işsizlik nasıl önlenecek?.. Türkiye daha fazla nasıl demokratikleşebilir, terörün kökü nasıl kazınır?.. Seçimler öncesinde...

A+A-

Türkiye yedi ay sonra genel seçimi yaşayacak.

Ekonomi ne olacak, işsizlik nasıl önlenecek?.. Türkiye daha fazla nasıl demokratikleşebilir, terörün kökü nasıl kazınır?.. Seçimler öncesinde Türkiye'nin bunları tartışması, Türkiye'yi yönetmeye talip olan siyasi kadroların ve liderlerin bu gibi konularda projelerini halkın önüne koyması gerekir.

Ama görünen o ki Haziran 2011 seçimlerine giderken de ana siyaset malzemesi “Başörtüsü” tartışmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrunisa Hanım, Londra'da yaptığı bir konuşmada “İlkokullarda kızların başörtüsü takması kabul edilemez. Çünkü o yaştaki kızlar, kendi iradesi ile başörtüsü takmaz” demişti. Cumhurbaşkanı Gül de eşinin bence de çok doğru olan bu sözlerini desteklediğini açıklamıştı.

Aynı konu Başbakan'a soruldu. Başbakan “Evet, ilkokullarda başörtüsü olmaz. Zaten biz de bunu istemiyoruz” demedi, diyemedi. Erdoğan, geniş özgürlükleri savunduğunu belirtti “Bu konu, önümüzdeki genel seçimlerden sonra yapılacak Anayasa değişiklikleri ile çözülecektir” dedi.

AKP ve Erdoğan 2011 seçimlerine gidilirken, Anayasa değişikliklerini öne çıkartacaklar. Kamusal alanlarda, hatta ilkokul ve ortaokullarda bile başörtüsü serbestliğini savunup “Bizi yeniden seçin, bu konuda Anayasa değişikliklerini yapacağız” diyecekler.

Türkiye'nin gündeminden daha uzun süre başörtüsü konusu çıkmayacak gibi görünüyor.

Bu son derece hassas konu gündemde kaldığı sürece de siyasi partiler arasındaki gerginlik devam edecek…

Ağca, TRT'nin program konuğu

Abdi İpekçi'nin katili, Papa'nın suikastçısı Mehmet Ali Ağca'nın uzun süren hapis yaşamı bu yılın başlarında sonlanmıştı. Hapisten çıktığı ilk gün lüks otomobillerle karşılanıp, lüks otel odalarında konuk edilen katilin her adımı basın ordusu tarafından takip edilmişti.

Türk Basını birkaç gün içersinde çok önemli bir gazetecinin katilini böylesine gündeme getirmenin yanlış olduğunu fark etti. Ağca ile ilgili haber yapmamaya başladı. Bu boykot süreci geçtiğimiz Salı akşamı TRT Haber kanalında yayınlanan bir programla sonlandı.

Devletin resmi televizyonu katil Ağca ile bir saatten uzun süren bir sohbet programı yaptı. Program boyunca Abdi İpekçi cinayeti ile ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Ağca'ya karşı çok nazik bir üslup kullanılması dikkat çekti.

Şimdi bu tuhaf program ile ilgili basında büyük bir tartışma yaşanıyor. Abdi İpekçi'nin gazetesi Milliyet bu işin özellikle üzerine gidiyor. Yapılan yanlışlığı vurguluyor.

Bence de eli kanlı bir katil ile böylesi bir program yapılması, hele hele bu programı devletin televizyonunun yapması doğru değil. TRT yönetimi bu konuda özeleştiri yapmalı, hatasını görmeli…

Doğan Grubu gazeteler ile TRT'nin bu sıralar çok ters düştüğü biliniyor. Taraflar arasında adeta bir kan davası sürüyor. Milliyet Gazetesi'nin Ağca olayını bu çerçevenin içine sokmamasını diliyorum… Eğer aksini yaparlarsa Mehmet Ali Ağca ile ilgili olarak yürüyen basın boykotunun yıpranmasına neden olurlar…

Bayramda denetim ekibi olacak mı?

Kurban Bayramı'nın eşiğindeyiz. Bugün mesai saati bitimiyle birlikte dokuz günlük uzun tatil başlayacak.

Bayram günleri hepimiz için özel ve önemli. Salı günü bayramın birinci günü, kurbanlar kesilecek. Geçen yıllardaki kadar çok kurban kesilmesini kimse beklemiyor. Ama yine kesilecek. Bu yıl, şehirde yaşam kurallarına aykırı hareket eden, belediyelerin belirlediği yerler dışında, ortalıkta, evlerin arasında kurban kesenler için verilecek ceza miktarı arttırıldı.

Bu yasak ve cezaların etkisini göstermesi için mutlaka denetim de yapılmalı. Belediyeler uzun tatil rehavetine kapılıp bayram için denetim ekipleri oluşturmazsa sorunlar yaşanacaktır.

Sokak ortasında kurban kesimi konusunda son yıllarda biraz mesafe aldık. İlkel görüntülerin azalmasını sağladık. İşin peşini bırakmamak lazım…

Kemer tokasının çıkması çok mu önemli?

Son haftalarda hemen her televizyon kanalında yayınlanan bir reklam var. “Süvari”den büyük yenilik” sloganıyla başlıyor. Havaalanında güvenlik taramasına giren bir erkeğin kemerini çıkartmadan sadece kemer tokasını çıkartarak geçişini gösteriyor.

Reklamı onlarca defa izledim. En önemli kanalların, en pahalı reklam kuşaklarında bile yayınlandı. İşin doğrusu ben pek bir şey anlamadım.

Böylesine büyük bir reklam kampanyasının masrafını karşılayabilmek için herhalde yüz binlerce adet kemer satmak lazım. Acaba böyle bir potansiyel var da ben mi fark etmedim. İnsanlar büyük bir heyecanla tokası çıkartılabilen kemerin icadını mı bekliyordu. Bu ürünü haber alınca herkes mağazalara mı koştu?

Bu konuda çok kafam karıştı…

Bu haber toplam 787 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.