1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Baştürk isyanında haklı…
Baştürk isyanında haklı…

Baştürk isyanında haklı…

Kocaeli Ticaret Odası'nın önceki gün yapılan Meclis toplantısında tartışma yaşanmış. Meclis üyesi Ramazan Baştürk yapılmak istenen aidat zammına karşı çıkarak “Borcunu ödemeyenlere af çıkart

A+A-

Kocaeli Ticaret Odası'nın önceki gün yapılan Meclis toplantısında tartışma yaşanmış. Meclis üyesi Ramazan Baştürk yapılmak istenen aidat zammına karşı çıkarak “Borcunu ödemeyenlere af çıkartılırken parasını düzgün ödeyenlere zam yapılıyor” demiş…

Bence Ramazan Baştürk bu isyanında son derece haklı. AKP Hükümeti bayram öncesinde Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi affını ilan etti. Bu affın planlaması yapılırken borcunu düzgün ve zamanında ödeyenlere de bir avantaj sağlanması gerektiği konuşulmuştu. Ama Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da açıkladığı gibi böyle bir hamle devletin çok önemli gelir kaybına neden olacaktı. Bu nedenle vazgeçildi.

Devlet bunu yapamamıştı. Ama Ticaret Odaları, Sanayi Odaları böyle bir karar alabilirdi. Örneğin KOTO aidatlara yüzde 8 zam kararı alırken, son üç yılda borcunu aksatmadan ödeyenlerin aidatlarına zam yapmama kararı alabilirdi. Şimdi yine düzenli tüccar zamlı aidat ödeyecek, kendini sıkıntıya sokacak. Umursamaz üye aidatını aksatacak.

Daha beteri var: Yenidoğan karakol binası

Dünkü gazetenin manşetinde “İki katlı okul hiç iki yılda biter mi?” başlıklı haber vardı. İzmit Yenişehir Mahallesi'nde mevcut ilköğretim okullarının fiziki kapasitesi yetmediği için İl Özel İdaresi bu bölgede yeni bir ilköğretim okulu yapılmasına karar vermiş.

Öyle devasa, büyük bir okul da değil. 24 derslikli iki katlı mütevazı bir ilköğretim okulu yapılacak. Bu okulun inşaatına geçen yıl Aralık ayında başlanmış. Bu eğitim yılının başına yetişmesi planlanıyormuş. Ama ilimizin şanssızlığı yine yanlış müteahhit bulunmuş. İşi üstlenen müteahhit, okul inşaatını yapamamış. Bir yıl geçmiş inşaatın ancak yarısı tamamlanmış.

Bu gidişle belki gelecek ders yılı başına bile yetişmeyecek.

İlimizde devletin, özel idarenin, Büyükşehir'in başlattığı hemen bütün işler böyle oluyor. Planlanan süreden çok daha uzun zamanda bitiyor. Doğal olarak maliyeti de artıyor.

Bu durumla ilgili önümüzde çok daha canlı bir örnek var: Yenidoğan'da Belediye'nin yaptırdığı karakol binası.

Büyükşehir bu küçük binayı, muhtarlık hizmet binası olarak yaptırmaya başlamıştı. Ama bölgede bir polis karakolunun kurulması öncelik hâline gelince bu binanın karakol binası olarak kullanılmak üzere Emniyet Müdürlüğüne tahsisine karar verildi.

Üç yıl geçti. Bölge için gerekli küçük bir bina. Bu bina bitecek de Yenidoğan ile Serdar Mahallelerinden sorumlu olacak bir polis karakolu kurulacak. Bitmedi gitti. İzmit'te nedense bütün işler böyle gidiyor... Kaybeden de kent oluyor...

Kocaelispor'a başkan olmanın şartları var

Kocaelispor çok zor günler yaşıyor. Sıkıntı sadece sportif başarısızlıkla 3'ncü kümeye düşmüş olmamızla sınırlı değil. Çok ciddi idari sorunlar da yaşanıyor. Bir zamanların efsane takımı olarak gösterilen, Trabzonspor'dan sonra Anadolu'da ilk ciddi çıkışı gerçekleştiren takım alay konusu oluyor.

Kocaelispor'un eski ve yeni başkanı kulüp işlemlerinde yolsuzlukla suçlanıp, tutuklandı. Memlekete rezil olduk. Bu da yetmedi başkan çadır kurup açlık grevi yaptı, hap içip intihar etmeye kalkıştı. Dolandırıcılar sahte parayla şov yaptı. Gayri ciddi, Kocaelispor'un büyüklüğüne yakışmayan olaylar yaşadık…

Sorunun kökü çok eskilere dayanıyor. 1999 depreminden sonra Kocaelispor'da hep yanlış işler yapıldı. Efsane başkan Sefa Sirmen 2002 yılında Belediye Başkanlığından ayrılırken Kocaelispor'u da bıraktı. Zaten takımın durumu çok kötüydü. Hikmet Erenkaya'nın başkanlığı devraldığı o yıl küme düştük… Ardından İbrahim Saral, Mustafa Ekşi ve Serhan Gürkan başkanlığında yönetimler görev yaptı. Kısa bir süre de taraftarlar adına Cemal Derya başkanlık üstlendi. Sportif olarak inişler çıkışlar yaşandı. Ama bu sürecin tamamında idari anlamda büyük yanlışlar yapıldı. Önemli gelirler olmasına rağmen yanlış transfer politikaları ve kulüp hesaplarının denetimsizliği yüzünden borç sürekli arttı.

2009 yılı Haziran ayına gelindiğinde Süper Lig'ten Bank Asya'ya düşmüş, idari olarak da tam anlamıyla çökmüştük… Bundan sonraki süreçte Gürkan, Yaman ve Çelik yönetimler kurup Kocaelispor'a başkanlık etmeye çalıştılar. Ama her işi yanlış yaptılar. Takım elbiseleri giyip protokol ziyaretlerinin ötesine geçemediler.

Bu hafta sonu yine kongre var. Gazetelerde okuyoruz. Olduk olmadık kişiler kafa kafaya verip “Kocaelispor'u sahipsiz bırakmayız” söylemiyle liste yapmaya çalışıyorlarmış. Aman eksik olsun. Gerekirse Kocaelispor sahipsiz kalsın. Kocaelispor'da yönetimin olmadığı, başkanın tesislere giremediği son iki aylık dönemde takım düzeldi, top oynamaya başladı…

Görüntü yaparım, protokole adım yazılır diye Kocaelispor'a yönetici olmak isteyenler takıma en büyük kötülüğü yapıyor. Kocaelispor'a başkan olacak kişinin öncelikle bir duruşu, bir ciddiyeti olması lazım. Sözünü dinletebilecek, ağırlığını koyabilecek pozisyonu olması lazım. 20 kişilik yönetimin seçilmeden önce en azından 1 milyon TL canlı parayı bankaya bloke edip kongre üyelerinin güvenini kazanması lazım. Bu şartlar sağlanamıyorsa kimse “Kocaelispor'u sahipsiz bırakmam” havasına girmesin. Bu işe bulaşmasın...

Bu haber toplam 1103 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.