1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Baykal Erdoğan'a, 'kaset' konusunu da açmış!
Baykal Erdoğan'a, 'kaset' konusunu da açmış!

Baykal Erdoğan'a, 'kaset' konusunu da açmış!

Deniz Baykal, genel başkanlıktan istifasına yol açan 2010 yılındaki kaset komplosuna ilişkin olarak, 'Bunun Başbakan'ın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını düşünüyorum' ifadelerini Erdoğan'la yaptığı görüşmede dile getirdiğini açıkl

A+A-
7 Haziran seçiminden 3 gün sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı sürpriz görüşmeyle gündeme oturan CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, genel başkanlıktan istifasına yol açan 2010 yılındaki kaset komplosuna ilişkin olarak, "Nisan 2013’teki bir röportajında ‘Bunun Başbakan’ın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını düşünüyorum’ ifadelerini Erdoğan'la yaptığı görüşmede de dile getirdiğini söyledi. Baykal, "Bunun hesabını hukuk ve tarih zamanı gelince soracaktır. Şimdi bir devlet işi yapıyoruz" ifadesini kullandı.
Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'in sorularını yanıtlayan (16 Haziran 2015) Deniz Baykal'ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Haziran seçiminin ardından neden Meclis’e giren siyasi partilerin liderlerinden önce sizinle görüşmek istedi? Kendisinin geçmişteki hukukunuz nedeniyle size özel bir güveni mi var? 

Bana onun değil herkesin güveninin olması için yeter sebebim var. Çünkü ben kimse aleyhinde hiçbir tezgâh kurmadım.

Ama size tezgâh kuruldu...

Evet, onları da taşıdım.

Genel Başkanlığı bırakmanıza neden olan kaset komplosunda o zaman başbakan olan Erdoğan’ın sorumluluğuna işaret eden açıklamalarınız var. Nisan 2013’teki röportajımızda ‘Bunun Başbakan’ın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını düşünüyorum’ demiştiniz. 

Aynen. Hâlâ aynı kanaatteyim, o ayrı bir iş. O bununla ilgili değil. Bu devlet işi.
Nasıl oluyor da bunun bu kadar üzerine çıkıp siyaset yapabiliyorsunuz? Kişisel kırgınlıklarınızı bir kenara itebiliyorsunuz öyle mi? 
Evet, aynen öyle işte. İnsanlar bunu anlamıyorlar, siyasetimizin problemi budur. Ama benim olayım aynen budur. Ben onu yaşadım. Görüşümü de istifa ederken söyledim. 2013’te sizinle konuşurken aynen tekrar ettim. 2015’te şimdi bana soruyorsunuz, yine aynı şeyi söylüyorum. Hadi size şunu da söyleyeyim, belki yanlış yapıyorum ama... Bunu Sayın Cumhurbaşkanı’na da söyledim.

10 Haziran 2015 görüşmesinde mi? 

Evet.


Ne söylediniz? 


Size söylediğimi ifade etmem yetmedi mi?

Bana 2013’te söylediğinizin aynısını ona da söylediniz, doğru mu?

Bir şeyi herkesin anlaması için bunu söylüyorum. Benim yaşadığım olaylar, maruz kaldığım haksızlıklar ve komplolar, bana yaşatılmak istenen acılar, onun karşısında takınılan tavırlar bir yana. Hiç onlarla meşgul değilim. Bunun hesabını hukuk ve tarih zamanı gelince soracaktır. Şimdi bir devlet işi yapıyoruz.
Bu şekilde mi söylediniz?
Hayır, ben bunu sana izah ediyorum. Ona izah etmem gerekmiyor, ben orada sadece kanaatimi söyledim.

Yanıt verdi mi?

Gazetecilik yapma şimdi. Ben bir şey anlatıyorum sana. Ben o kadar sağlamım ki bunu muhatabına da aynen böyle söyledim. Bakın hatırlayın; o zaman başbakanken bir sağlık sorunuyla karşılaştı. Ben eşimi aldım, Sayın Başbakan’a geçmiş olsun ziyareti yaptım. O da eşiyle, kızıyla karşıladı. Tatlı bir aile sohbeti yaptık ve ayrıldık. Ben oraya giderken bu kanaatimi taşıyordum. Eşim de aynı kanaati taşıyor. Ama biz görevimizi yaptık. Şimdi Türkiye’yle ilgili benim yapmam gereken bir şey varsa; hırstı, kavgaydı, intikamdı bunları aştığımı hissediyorum ne mutlu ki. Dünyaya hiçbir zaman bu kişisel ilişkilerin, düşmanlıkların, intikam hırslarının etkisi altında bakmıyorum. İçine girdiğimiz bu yeni dönemde, Türkiye’nin toparlanması ve yeni siyasetin inşası sürecinin başarılı bir şekilde noktalanmasını istiyorum. Olur mu olmaz mı bilmiyorum ama bir şans var.
Bu haber toplam 248 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.