• BIST 107.749
  • Altın 143,535
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1420
  • Kocaeli 23 °C

Bayram sonrası İzmit’te nasıl yaşayacağız ?

İsmet ÇİĞİT

Eskiden gazete binası şehrin göbeğinde Karabaş Mahallesi’ndeydi. Gazeteden başımızı dışarı çıkarttığımızda İzmit’in olağanüstü kalabalığı ve coşkusu içinde bulurduk kendimizi. Şimdi bina Körfez Mahallesi’nde, Real AVM’nin biraz ötesinde. Çok mecbur kalmadıkça, şehir merkezine inmiyorum.

Yılın bu zamanları İzmit için “Boş, tenha zamanlar” olarak bilinir. Kara kargalar, sığırcıklar bile yoktur İzmit’te. İnsanların büyük bölümü tatildedir, şehir merkezi boştur. Ya da öyle bilirdik.

Geçen gün iş çıkışı şehir merkezine gitmem gerekti. Aslında gazete binasından yürüyerek yeni Valilik 2 dakika, eski valilik taş patlasın 15-20 dakika sürer. Ama arabayla şehir merkezine gitmeye kalksanız, gidecek yol bulamıyorsunuz.

Bulvar kapalı. Tramvay yolu inşaatı yapılıyor. Bir yavaş, bir yavaş anlatamam. Alt yoldan, yeni Valilik-Real-Bankalar caddesi, AK Parti binası güzergahından Leyla Atakan Caddesi’ne gelene kadar neredeyse 45 dakika geçti. Şehrin doğusuna, M.Alipaşa-Yenişehir- Yahya Kaptan tarafına gitmeye kalksanız durum çok daha beter. O tarafa büyük ihtimalle hiç gidemezsiniz.

Şehir Merkezine girdim. Kafayı yedim. Bırakın Türkiye’yi, dünyada bu kadar küçük bir alanda bu kadar büyük bir hareketlilik, bu kadar yoğun bir nüfus herhalde hiçbir yerde göremezsiniz. Geçenlerde Başkan Nevzat Doğan bir açıklamasında, “İzmit’in gündüz nüfusu 1 milyonu buluyor” demişti. Bence daha fazla.

Bu kentte, işini düzgün yapan, müşterisini kazıklamayı aklından geçirmeyen herkesin iyi iş yapabiliyor olması lazım. Bu kadar kalabalığı bir arada görmek bile insanı yoruyor. Herkesin elinde yaladığı dondurma, ya kulağına dayamış konuştuğu cep telefonu var. Arabalar ilerleyemiyor, yayalar birbirinin üzerine çıkıyor. Kafelerin açık alandaki, kaldırım üzerindeki masalarında oturacak yer yok. Bankalara girmek zor. Bir Alemdar Kavşağı’nda 10 dakika dikilseniz, araç ve yaya hareketliliğinden başınız döner yere düşersiniz.

Ve bu tablo, ağustos ayı tablosu. Okullar kapalı, üniversite kapalı, insanlar tatilde. Bu zaman aslında İzmit’in boş olduğu, olması gerektiği zaman…

9 Eylül Cuma günü uzun Kurban Bayramı tatili başlayacak. Eminim bayramın 2’nci gününden itibaren 15 Eylül Perşembe gününe kadar İzmit bomboş olacaktır.

Ama 19 Eylül Pazartesi günü sabahını ve sonrasındaki günleri düşünemiyorum.

Okullar açılacak. Üniversiteli 70 bin genç bu şehre gelecek. Tatildekiler dönecek. Kargalar, sığırcıklar bile Yürüyüş Yolu’na akın edecek. Üstümüze pisleyecek.

Şimdiki araç sayısının 3-5 katını; şimdiki yaya  sayısının 3-5 katını düşünün. Tramvay yolunun inşaat işkencesi devam ediyor olacak. Nereye sığacak bu şehir? Nasıl hareket edecek?

Koca bir yaz mevsimi daha geçirdik. Ramazan, bayram tatili, 15 Temmuz darbe girişimi, “Demokrasi Nöbetleri” sonra yeniden bayram tatili falan…

Bir tane yeni otopark açıldı mı? Bir tane yeni yol, yeni cadde, trafikte yeni bir damar açıldı mı?

Öğrenci servis araçları Ulugazi’nin önüne nasıl gelecek? 50’nci Yıl Cumhuriyet  Ortaokulu’nun önünden  öğrenciler nasıl karşıdan karşıya geçecek? İzmit Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerini okula getirip, sonra evlerine döndüren  servis araçları şehre nereden girip, nereye park edecek?

Şahabettin Bilgisu Caddesi “Off” olmuş. İzmit’in içindeki araç D-100’e çıkamıyor. D-100’e çıkan araç, orada sıkışıp kalıyor. Daha Eski Garajlar kazılacak. 1’inci geçit çevresinde de trafik karışacak.

Ne yapacağız biz 19 Eylül’den sonra bu şehirde ? Bu şehrin suyu, elektriği kime nasıl yetecek? Bu şehirde insanlar bir yerden bir yere nasıl gidip gelecek?

İnanın çok korkuyorum. Büyükşehir Belediyesi bu yaz döneminde bir tane güzel iş yaptı. İnönü Çaddesi’nde asfalt sorununun aslında çok önceden, yaz başında çözülmesi gerekirdi. Onu da geçe bıraktılar. Ama hiç değilse, gece yarısından sonra, gündüz trafiğini etkilemeden yaptılar.

Biliyorum Büyükşehir Belediyesi yetkilileri de bu tramvay yolu işinin beklediklerinden çok daha büyük sıkıntı yarattığını görüyorlar. Belki içlerinde bu işe kalkıştıkları için pişman olanlar bile vardır. Ama iş işten geçti. Bu böylesine hareketli ve kalabalık şehirde bir şey yapmaya kalktığınız zaman artık bir kere değil, yüz kere düşünmeniz gerekiyor. Bu yaz sezonunda bu şehrin ana caddelerinin boyan boya asfaltlanması lazımdı. Cumhuriyet Caddesi’nde, Hürriyet Caddesinde üzerinden araba geçtikçe langur lungur bağıran alt yapı kapaklarının değişmesi, bozulan asfaltın yenilenmesi lazımdı. Bir tramvay yolu işine kendilerini kaptırdılar.

İzmit perişan dostlar.. Bugünki bu halde, 19 Eylül’den sonrasını düşünmek bile insanı korkutuyor. Burada artık İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın ipleri eline alması lazım. Büyükşehir’i sıkıştırması lazım. Zaman çok daraldı. Kurallar belirlenmeli. Servis araçları için, toplu taşıma araçları için yeni güzergahlar belirlenmeli. Şahabettin Bilgisu Caddesi’nin bu caddenin bağlantılarının bir an önce trafiğe açılması sağlanmalı. Önümüzde 9 Eylül- 19 Eylül arasında uzun bir tatil dönemi var. İzmit nispeten boş olacak. Bizim belediyecilerimiz çok fazla yan gelip yattılar. Bu son uzun tatil döneminde bütün belediye ekipleri, amirleri işlerinin başında olmalı, İzmit’te pratik çözümlere yönelik bazı hamleler yapmalıdırlar.

Artık sıkıntı sadece Karabaş, Ömerağa, Tepecik, Kemalpaşa gibi merkez mahalleleri ile sınırlı değil. Gidin batıya; Kuruçeşme, Yenidoğan, Cumhuriyet mahallesi de sıkıntılı. Gidin doğuya, M.Alipaşa, Yenişehir, Bekirdere, Yahya Kaptan, Alikahya da sıkıntılı.

Çok vakit kaybettik, çok ihmal edildik. Şehrin kalabalıklaşmasını, bu şehirdeki insan ve araç sayısının olağanüstü hızla artmasını engelleyemiyoruz. Hiç değilse, hayatı kolaylaştıracak basit çözümlere yönelmemiz, ya da bu şehirde hayatı daha da zorlaştırmayacak abuk yanlışlar yapmaktan  vazgeçmemiz gerekiyor. 

TRT’de Rio işkencesi bitti

Çok büyük heyecanla bekledim Rio-2016 Olimpiyatları’nı. 4 yılda bir düzenlenen Olimpiyat oyunlarının, insanlığın en önemli şovu olduğunu düşünürüm. Olimpiyat oyunlarında bütün yarışmalar önemlidir. Her madalya çok değerlidir ama en önemlisi olimpiyatta yarışmış olmaktır.

Brezilya için “Yapamaz” dediler. Çok büyük aksamalar olacağını iddia ettiler. Ama belki ufak tefek bazı sorunlar dışında Rio-2016 gayet güzel yapıldı ve tamamlandı.

Ancak, bu olimpiyatlar Türkiye’deki yayıncı kuruluş TRT açısından çok büyük bir kabus olarak hatırlanacaktır. TRT, Olimpiyat oyunlarının yayın hakkı konusunda çoğu zaman, son gün anlaşma yaptı. Hazırlıksızdı. Halkın vergileri ile beslenen halka en iyi hizmeti vermesi gereken TRT Rio’daki muhteşem olimpiyatların heyecanını ülkemize aktaramadı.

Hemen hemen bütün spor dallarındaki canlı yayınlarda bile,  yarışmaları yerinden değil, Ankara’daki stüdyolardan, ekran başından anlattılar. Sadece bu bile büyük bir skandaldı. TRT’nin Rio’da hiç etkisi yoktu.

Türkiye’nin en iddialı olduğu dal  Güreş… Güreşlerle ilgili canlı yayında da anlatım Rio’dan yapılmadı. Salonda 3 minder var. Aynı anda güreş yapılıyor. Brezilyalı yayıncı kuruluş, (A) minderinde İran-Ermeni güreşini veriyor. Aynı anda C minderinde Türk güreşçisi çıkmış. TRT, Türkiye’ye (C) minderini izletemiyor. Bu TRT adına büyük bir skandaldı. Kadın basketbol takımının maçlarını bile Ankara’dan stüdyodan anlattılar. Türk sporseverlerini enayi yerine koydular.

Türkiye, Rio-2016’da, en azından 4 yıl öncesi Londra’ya göre daha başarılı oldu. Özellikle serbest güreş (+125 ) kiloda altın madalya alan Taha Akgül,  göğsümüzü kabarttı. Ama güreş canlı yayınlarındaki anlatımlar tam anlamıyla rezaletti.

TRT’de spikerler ve yanlarındaki sözde yorumcular bir spor karşılaşması anlatmıyor. Adeta bir mevlit cemiyetinin bitiminde cemaate dua yaptırıyorlar. Arada bir sporcumuz için  “Allah yardımcısı olsun, haydi biz de dualarımızı eksik etmeyelim falan.” dersin. Ama bizimkiler sürekli bir dua modunda. Minderdeki sporcunun peşinden sürekli dua ediyor, sporun içine sürekli din iman işlerini karıştırıyorlar. TRT’de spor karşılaşmasını anlatanların iki cümlesinden biri, “Ülkemizin şu sıralar birlik beraberliğe çok ihtiyacı var. Haydi, şu rakibi yenelim, madalya alalım da birlik beraberliğimiz perçinlensin.” şekline bürünüyor.  Ne alaka? Orada olimpiyat yapılıyor, spor yapılıyor. Allah, çalışandan, isteyenden yana. Senin sporcun tembelse, çalışmamışsa  bizim dualarımız kabul olur mu?

Bir boks maçı izliyorum. Türk sporcusu Kübalı ile oynuyor. Ringde Kübalı, bizim çocuğu fena halde pataklıyor. Ama maçı Ankara’dan anlatan TRT spikeri ve yanındaki yorumcuya bakarsanız, bizimki Kübalı’yı perişan ediyor. Raunt bitti. Üç hakem de Kübalı’ya galibiyet verdi. Bizimkiler hakemlere isyan ediyor. Abi ben görüyorum. Kübalı dövdü, hakemler haklı. Bu Türk Milleti’ni bunlar enayi mi sanıyor?

İkinci raunt başladı. Kübalı hala dövüyor. Bizimki bir şey yapamıyor. TRT spikeri maçtan hala umutlu, “Dualarımız sporcunun yanında. Haydi sayın seyirciler, siz de ayağa kalkın ve sporcumuz için dua edin. Hatta sadece Türkiye’dekiler değil. Bütün dünyadaki Ümmet-i Muhammet kalksın, dua etsin. Allah’ın izniyle biz bu maçı alacağız.”

Bizim spiker bunları söylerken, Kübalı bir yumruk daha patlatıyor.

TRT, olimpiyat oyunları boyunca sporun içine siyaseti sokmaya çalıştı. Bütün spikerleri sanki bütün spor yarışmalarının içinde hükümet varmış, iktidar varmış gibi konuşuyorlar. Her spor olayının içine din-iman muhabbeti katıyor, yarışmaya çıkan sporcularımızın ne kadar iyi sporcu olmalarının önünde, ne kadar iyi Müslüman olduklarını anlatmaya çalışıyorlar.

Ne doğru dürüst bir röportaj yaptılar. Ne spor yarışmalarını izleyenlere derin bilgiler verebildiler. Hiçbir zaman sporun hak ettiği objektifliği gösteremediler. Rio-2016, TRT açısından tam bir rezalet olarak yaşandı ve bitti. Ülkemize madalya getiren bütün sporcularımıza bu büyük millet adına şükranlarımı sunuyorum. 2020’de Tokyo’da yapılacak olimpiyatlarda işimizi Allah’a bırakmak yerine,  çok iyi hazırlanıp daha fazla madalya kazanmayı diliyorum. 

Bu yazı toplam 7501 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37