1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. BELEDİYE BAŞKANLARIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUM (1)
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

BELEDİYE BAŞKANLARIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUM (1)

A+A-

Halkın seçtiği belediye başkanlarını makamlarında hayırlı olsun ziyaretlerinde bulunmak, tebrik etmek insanların sosyal görevleri arasında yer alır. Seçmenler hür iradeleriyle, iyi niyetli ve onurlu duruşlarıyla, destek vererek kazanmasına vesile olduğu bir partinin adayını, menfaate dayalı, ideolojik bir saplantıyla, ifrat derecesine yapmacık bir sevgi göstermediği gibi, destek vermediği halde, diğer parti adaylarını da tefrit derecesinde bir sevgisizlik göstermezler. Seçmenlerin bu onurlu tavrını ve davranışını, adil bir şekilde değerlendiremeyen, ideolojik davranan seçilmişler, yönetimde bulundukları surece başarılı olamazlar.

Belediye başkanlarımız vatandaşlarla görüşürlerken imtiyazlı, imtiyazsız gibi bir ayırıma girmeden, herkese karşı eşit ve adil davranmalıdırlar.   İdeolojik saplantıları nedeniyle doğru ile yanlışı birbirine karıştıranlar adil olamayacaklarından, halkın beklentilerine çözüm üretemezler.

Tarafsız hizmet yapmak için parti rozetimi çıkarıyorum cümlesi inandırıcı değildir.  Hiçbir seçilmiş parti rozetini çıkarmadan hizmetini yapmalıdır ki,  milletimiz de o kişiyi ve partisini takdir veya tekdir edebilsin.  Seçilmiş ve atanmışların yapacağı ilk iş, vatandaşlara kapılarını açmalı, seçicilik yapmadan halkın istek ve taleplerini samimiyetle dinlemelidirler. Yerel ve genel siyasetçilerimiz, milletin haklı olarak yaptıkları eleştirileri en aza indirmek için, unutmamaları gereken çok önemli bir hususta genel ve yerel yöneticilerin atadıkları bürokratların halk karşı olan tavır ve davranışlarını doğrudan takip etmelidirler. 

Herhangi bir vatandaş, siyasi nüfuz kullanarak imar mevzuatına aykırı veya meskûn mahallede yapılmaması gereken bir iş yeri açma talebine karşılık,  ilgili memur veya amir ne yapacaksan yap biz görmeyiz, sonra komşularından muvaffakıyet al bizde sana ruhsatını verelim diyerek, vatandaşı vatandaşa karşı düşman etmekten sakınmalıdırlar. Belediye başkanları, halkı karşı karşıya getirmek suretiyle çözüm üreten bir kurum değildir. Özelikle yerel yöneticilerimiz, toplumun genel kültür yapısına ve İslam ahlakına uygun olmayan israfa dayalı sosyal etkinliklere müsaade etmemelidirler.  Bu gibi konular çok fazla istismar edilmekte, siyasi faturası da ilgili belediye başkanına, dolayısıyla mensubu olduğu partisine kesilmektedir.

 

Şehrine, ülkesine ve milletine hizmet etmek isteyen genel ve yerel yöneticilerimiz, Hz. Ebu Bekir’in şu sözlerini unutmamalıdırlar. “Ey halkım! Ben içinizden en üstününüz olmamakla beraber, başınıza seçilmiş bulunuyorum. Eğer iyi idare edersem bana yarımcı olunuz. Adaletsizlik yaparsam, beni hak yola sevk ediniz. Şunu bilin ki; haksızlığa uğramış bir kişinin hakkını tahsil edip, kendisine iade edinceye kadar o kişi benim nazarımda güçlüdür. Buna mukabil,  kendisini güçlü sanıp, başkasının hakkına tecavüz eden kişide, benim nazarımda güçsüzdür.” Haklı kim olursa olsun, hakkı verilene kadar o kişiden yana taraf olmak yöneticilerin en büyük vasfıdır. 

Milletin oylarıyla seçilen, genel veya yerel yöneticiler aklın hür iradesine saygı göstererek kendilerine destek veren/vermeyen seçmenlere eşit ve adil davranarak, tüm şehir halkının ve ülke insanlarının gerçek yöneticileri olduklarını ispatlamalıdırlar.  Seçilmişler ve atanmışlar birbirlerinin tamamlayıcı unsurlarıdır. Bürokratlar ayrı siyasetçiler ayrı telden çalarsa, ülkenin siyası istikrarı bozulmuş olur.

 Genel yönetimin yerel yönetimlerden geçtiğini bilen siyasi partiler, aday tespitlerini yaparlarken dikkatli oldukları kadar, seçilen adayları takip etmek hususunda çok daha dikkatli olmalıdırlar. Yerinden yönetim, yerinden kalkınma ülkeyi hızlı bir şekilde kalkındırır ve milletin refah seviyesini yükseltir. Tepeden yönetim tepeden kalkınma bürokratik oligarşiye yol açacağı gibi, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarını olumsuz yönde etkileyebilir.

İktidar ve muhalefet partileri, yerel ve genel yönetimlerde halkın maddi ve manevi beklentilerine cevap verdikleri oranda, haktan iktidar veya muhalefet vizesi alacaklarını unutmamalıdırlar. İktidarın yolunu seçilmişlerin, atanmışların ve danışmanların olumlu icraatlarından ve fikirlerinden geçtiğini bilenler bu hususta çok dikkatli olmalıdırlar. Köprüden gecene kadar, milletin manevi değerlerini istismar ederek aldatmaya çalışan siyasi partiler milletimiz yol vermez. Yüce Allah nasip ederse bu konu üzerinde haftaya Çarşamba günü yazmaya devam edeceğim.                                                                                        

Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 676 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.