• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 30 °C

Ben olsam, Ben’i işten atarım

Ben olsam, Ben’i işten atarım
Biz, bu kuşaktan değiliz.

Dizimin üzerinde bilgisayarla büyümedim. Babam, iyi yetişmem, iyi eğitim almam için,  aile ekonomisini zorlardı. Fasikül fasikül Meydan’la Rousse Ansiklopedisi’ni, Cumhuriyet Ansiklopedisi’ne almıştım. Matbaamız da vardı, ciltletirdim. Herhangi bir bilgiye ihtiyacım olduğunda, bu ansiklopedilerin arayacağım kelimenin ilk harfiyle başlayan cildini çeker, aradığım konuyu bulurdum..

Ben, Teksas, Tommiks’le; Zafor, Red Kit, Tenten’le büyüdüm. Hala elime geçse, büyük bir keyifle okurum. Deprem şehidi rahmetli Sabri Yalım’ın Yenicuma Camii karşısında kitapçı dükkanı vardı. Her ay, yeni çıkan kitaplardan oluşan bir bülten bastırır, sürekli müşterilerine gönderirdi. Babam bu bültenden kitapları işaretler, her ay 15-20 yeni kitap satın alırdık. 3-4 yıl önce evimi taşıdım. Ansiklopedileri, kitapları çocuklarıma sordum, “Aman baba bu devirde bunlar da nedir. İstemez sen evi boşalt” dediler. Satmaya kalktım, Meydan’la Rousse bile para etmiyor. Hepsini bir kütüphaneye bağışladım, kurtuldum.

………….

Bizim çocukluğumuzdaki en mucize teknolojik gelişim, TRT’nin televizyon yayınını başlatmasıydı. Siyah beyaz televizyon ekranının başında toplanıp, Kaçak, Dallas, Flamingo Yolu gibi dizileri izlemek büyük lükstü. TRT televizyonunun bizim şehrimizden izlenmesi hayli gecikmişti. Keltepe’ye televizyon vericisi kurulması için az uğraşmadık. Sonra, TRT-2 kuruldu. Yıllarca bu kent TRT-2’yi izleyemedi. Yine gazeteciydik. Hem Kocaeli hem Sakarya, TRT’nin 2’nci kanalını Kartepe’den bizim gazetenin ısrarları sayesinde izlemeye başlamıştı.

Aslında, dünyada teknolojinin en baş döndürücü hızla geliştiği sektör benim içinde bulunduğum medya sektörüdür. Biz, erimiş kurşun kalıplarına harflerin dökülerek yazıların hazırlandığı, haber başlıklarının elle kasalardan toplanan harflerin kumpaslara tek tek dizilmesiyle prova tezgahına yerleştirildiği dönemlerden geliyor. Babamın 1960’larda, 70’lerde çıkarttığı ilk gazete ve dergilerde basılacak fotoğraflar bir hafta öncesinden İstanbul’a götürülür, “klişe” adı verilen metal plaka haline getirilir, gazete sayfalarına bu klişeler döşenirdi.

İlk kez teleksle, faksla karşılaştığımızda kafayı yemiştik.

………..

Şimdi devir çok farklı.. Küçücük çocuklar, daha konuşmayı öğrenmeden ellerindeki bilgisayardan, tabletten oyun oynamayı öğreniyor. 10-12 yaşından itibaren hemen herkesin elinde akıllı telefonlar var ve üzerinde parmakları sürekli oynuyor.. İddia ediyorum, bu şehirde cep telefonunu ilk satın alan, ilk kullanan, Turkcell’in bu kentteki en eski 15-20 abonesinden biriyim. Ben cep telefonu kullanmaya başladığımda,  M. Alipaşa’da, Yenidoğan’da bile açtığınızda “Kapsama alanı dışındasınız” sözünü duyardım.

Ben bir medya mensubuyum. Kabul ediyorum, çağ dışıyım.. Elektronik iletişim sistemlerinin hiç birini kullanmıyorum. Ben aslında çok mecbur kalmamışsam, kredi kartı da kullanmam. Ama cep telefonu, elektronik haberleşme konusunda tam anlamıyla bir taş devri adamıyım.

Benim evimde de benim dışımda ailemin üç ferdi ellerinden cep telefonunu düşürmüyor. Bir oğlum sürekli Pokemon peşinde. Bir tanesi sürekli Kocaelispor’u takip ediyor.. Eşim de Face’de kim ne yazmış, kim nereye gitmiş bunları takip ediyor..

Sık sık, işimle ilgili konularda, “Mail adresinizi verin, hemen geçelim” gibi sözlerle karşılaşıyorum. “Benim mail adresim yok” diyorum. Şaşıran var, inanmayan var. Takdir eden, saygı duyan birine henüz rastlamadım. Biliyorum, birlikte çalıştığım arkadaşlarım da beni yadırgıyorlar.

Evde bile sürekli baskı altındayım. Geçen gün oğlum, “Baba artık çok ayıp oluyor, senin adına ben utanıyorum. Senin adına bir e-posta adresi açalım. Ben kendim takip ederim. Sana iş bırakmam” dedi. Kabul etmedim. Ne zaman bir torunum olur, O’nu her an görmek isterim, o zaman en gelişmiş, en pahalı, en net görüntü veren akıllı telefondan alıp, her an onu takip ederim.

………….

Bütün bunları yaptığım sanki marifetmiş gibi anlatmak için yazmıyorum. Eksik kaldığımı, çağın gerisinde kaldığımı, hele hele benim mesleğimde olup da iletişim teknolojisinin bu denli dışında kalmanın kabul edilemez olduğunu biliyorum. Birkaç kez Büyükşehir’in Tramvay Projesi güzergahında müteahhidin yeterince çalışmadığını yazdım. Genel Sekreter Büyükakın sitem etmiş, “Abi bir akıllı telefonun olsa, sana haftanın 7 günü, 24 saat nerede kaç kişi çalışıyor, görüntülü rapor veririm. Ama sende telefon yok. İnternetten haberleşmeyi kabul etmiyorsun, yapamıyorum” demişti. Haklıdır.

Ben hala, üzerine pul yapıştırılmış zarfla gönderilen mektup adamıyım. Ben hala bayramlarda, yılbaşında İstiklal Caddesi üzerindeki PTT binasının duvarına dayalı seyyar kartpostalcıdan kutlama kartı alıp, eşe dosta göndermenin çok daha güzel olduğuna inananlardanım.

Reddetmiyorum iletişimdeki gelişmeyi. Bu gelişmiş teknolojiyi kullananların hiç birini kınıyor ya da yadırgıyor da değilim. Ama bana göre değil. Bence iletişimin bir numaralı unsuru kağıttır. Gazetedir, mecmuadır.

İletişim teknolojisinin tamam dışındayım ama ulaşılmaz bir adam değilim. Haftanın yedi günü gazetede bana ulaşmak mümkündür. Cep telefonum en basit, en ucuz olanlardandır. Ama açıktır. Herkese yanıt veririm. Cep telefonumdan mesaj göndermeyi bile bilmem. Bunca yılın cep telefonu kullanıcısıyım, daha mesaj atmadım. Benim yaşımdan büyük pek çok insanın, hatta ilk başlarda ben konuşmak için cep telefonu aldığımda bana bıyık altından gülenlerin bugün sürekli Face’lerde, Twitter’larda dolaşıp ahkam kestiklerini biliyorum. Ben internet üzerinden haberciliği, sosyal paylaşım sitelerindeki vıcık dostlukları, herkesin birbiri hakkında dedikodu üretip, herkesin acımasızca birbirine hakaret ettiği bir düzeni kabul etmiyorum. 

Bugün ben de işe eleman alacak olsam,  çağdaş iletişim konusunda benim gibi cahil olan birini almazdım. Hatta, ben bu işin patronu olsam, önce kendimi işten kovardım.

Ama böyleyim. Direnmeye çalışıyorum. O dünyanın insanı olmayacağım. Ucundan bulaşsam, biliyorum kısa süre içinde sürekli olarak elinde cep telefonu ile dolaşıp, ona buna laf yetiştirenlerden biri haline geleceğim. Biz, hayatın çok daha güzel, insanların çok daha samimi, herkesin birbiri ile kardeş olduğu, havanın her zerresinde baz istasyonlarından çıkan elektronik sinyallerin dolaşmadığı, televizyonun tek kanallı olduğu bir dönemde yetiştik. Ben hala oradayım ve orada kalmaktan mutluyum.

Sigarayı bırakmak için, içkiyi bırakmak için, akıllı cep telefonuna bulaşmak için bir tek şartım var. Dede olayım, söz hepsini yapacağım. Ama o zamana kadar bu konuda bakir kalmaya, farklı kalmaya, pek çok kişi beni çağdışı olarak değerlendirse bile kararlıyım.

Beni böyle kabul eden, beni gazete kağıdına basılı yazılarımdan okuyan bütün okurlarıma saygı sunuyor, sağlıklı, mutlu, bereketli bir hafta diliyorum.

Bu haber toplam 1240 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • KEV konusunda arada kalmak29 Mayıs 2017 Pazartesi 11:01
  • Kocaelispor’u siyasetin tamamen dışına alalım22 Mayıs 2017 Pazartesi 09:00
  • Demek ki; ben artık cezaevine girmem…15 Mayıs 2017 Pazartesi 10:14
  • İkisi yerli dört yeni film geldi12 Mayıs 2017 Cuma 09:41
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP11 Mayıs 2017 Perşembe 13:35
  • Japon kadınların ince kalma sırları09 Mayıs 2017 Salı 16:00
  • Ne olacak bu yazılı medyanın halleri?08 Mayıs 2017 Pazartesi 08:53
  • Önyargılı okura doğruyu anlatmanın zorluğu01 Mayıs 2017 Pazartesi 09:30
  • Aynur Tartan ve Aşkım Kapışmak İzmit'te28 Nisan 2017 Cuma 11:15
  • Doğan, Habertürk'ün canlı yayın konuğu olacak26 Nisan 2017 Çarşamba 11:11
  • ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37