1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Beni yazı işlerine sokmuyorlar
Beni yazı işlerine sokmuyorlar

Beni yazı işlerine sokmuyorlar

Biz ÖZGÜR KOCAELİ’de adeta bir aile gibiyiz. Türkiye’de, hatta belki dünyada bir gazete bünyesinde bu kadar çok insan, bu kadar uzun yıllardır birlikte çalışmıyorlardır.

A+A-

Metin Karan benim İzmit Lisesi’nden sınıf arkadaşım. 40 yılı aşkın süredir birlikteyiz. Ali, Hayrettin, Murat, Ahmet, Yıldız, Şennur, Ayşegül, Hikmet, Santraldaki Alev, İlan servisindeki Seda, çay ocağındaki Fehmi her halde 20 yıldan fazladır aynı çatı altında çalışıyoruz. Aile gibiyiz. Elbette zaman zaman ufak tefek tatsızlıklar da oluyor. Ama birbirimizi severiz. Birbirimize güveniriz, birbirimizi kollarız.

Ben kalp ameliyatı geçirdiğimden beri, arkadaşlar üzerime titriyorlar. Ameliyatın üzerinden yaklaşık 1.5 ay geçti. Elbette hala bu çok ağır ameliyatın çeşitli izlerini taşıyorum. Göğsümde ameliyatlı bölgeyi sıkıca kavrayan bir korse, ayaklarımda kalbi yenilemek için alınan damarların bölgesini kollayan ve sıkan varis çorapları var. Ama genel manada kendimi iyi hissediyorum. Sabahları yine erkenden işe gelmeye, üstelik kendi arabamı kendim kullanmaya başladım. Gazetenin buzdolabında öğlenleri olduğum insülin iğnem, odamdaki masanın kenarında boş miktarda galeta, grisini falan var.

Aslında ben geçen hafta tamamen eski tempoma dönmek istedim. Yeniden kendi yazılarımı yazdıktan sonra yazı işlerine ineyim, haber akışının içinde 1’inci sayfayı hazırlayayım istedim. Buna ihtiyaç olduğu için değil. Benim yokluğumda da gazete olabilecek en iyi şekilde hazırlanıyor. Ama ben, arkadaşlarıma çok iş yüklendiği için üzülüyorum.

Birkaç kez, yazı işlerine girip; oradaki masama oturmak istedim. Ama daha kapıdan beni geri çevirdiler. Özellikle Metin Karan, hastalık konularında çok hassastır. Bütün ameliyat sürecim boyunca da her gün beni ziyaret etmiş, sağlık durumumu yakından takip etmişti. Metin Karan, “Burada herkes hasta. Herkes bir miktar grip virüsü taşıyor. Sen bu ameliyatlı halinle özellikle gripten uzak durmalısın” diyor beni yazı işlerine sokmuyor. Diğer arkadaşlar da üzerime titriyorlar.

Onlar beni, benden çok koruyorlar. Belki  haklılar.. İşin içine eski tempoda gömülsem, ne kadar başarılı olabilirim bunu da bilmiyorum. Çok fazla ilaç alıyorum. Çok az yemek yiyorum. Nefes alışım falan eskiye göre çok iyileşti, güçlendim. Ama eskisine göre çabuk yoruluyorum. Yazı işlerindeki bütün arkadaşlarımın, gripten tamamen kurtulmalarını, yazı işleri katında grip mikrobu alma riskimin ortadan kalkmasını bekliyorum.
Ameliyat sonrası duygusallaştığımı söyleyenler olabilir. Ama ondan değil.  Bunca yıldan beri birlikte çalıştığım, beni benden çok düşünen bütün arkadaşlarımı çok seviyor ve onlarla birlikte olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum

BU GAZETE HERKESİN GAZETESİDİR
Geçen hafta içinde aldığım bir mektup, beni hem çok mutlu etti, hem yaptığımız bu işi ne kadar doğru yaptığımız konusundaki kanaatimi pekiştirdi. Mektup, Kandıra 2Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinden yazılmıştı. A-13 koğuşunda tutuklu olarak yatan Abdulah Geyik göndermiş. Kısa mektubu, size aynen aktarıyorum:

“-Selamun aleyküm… Çok değerli ÖZGÜR KOCAELİ ailesi ve Genel Yayın Yönetmeni  Sn. İsmet Çiğit bey. Öncelikle uzanıp sıkamadığım o mert ellerinizden sıkarım. Gazetenize göndermiş olduğum bir mesajımı, dikkate alarak yayınladınız. Biz mahkumlara da kulak vermenizden dolayı şahsınızda bütün ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi ailesine teşekkürlerimi sunarım. Mahkumlar olarak size şükranlarımızı sunuyoruz. Tüm koğuş, tüm mahkumlar gazetenizi gündelik olarak takip etmektedir. Çağdaş ve özgür yayın ilkelerini benimseyip uyguladığınız için çalışmalarınızda içtenlikle başarılar dileriz.”

Yıllar önceydi. O zamanlar böyle F tipi, T tipi falan yoktu. Yenimahalle’deki C tipi cezaevinden bir mektup almıştım. Uzun yıllar cezası bulunan İzmitli bir kader mahkumu, çok sevdiği eşi ve çocukları için yazdığı sevgi dolu mesajın gazetede yayınlanmasını istiyordu. Türk basınında böyle bir alışkanlık yoktu. Ben, o mahkumun mesajını aynen gazetede yayınladım. O günden beri, ilimizdeki cezaevlerinden gazeteye mesaj yağar. Kimi mesajlara fotoğraf da eklenir. Yayınlanmasında sakınca olmayan bütün cezaevi mesajlarını gazetede kullanırız. İşte ödülü, yukarıda size aktardığım mektuptur. Bugün ÖZGÜR KOCAELİ İzmit’in her yerinde olduğu gibi, cezaevlerinde de en çok okunan, takip edilen gazetedir. ÖZGÜR KOCAELİ, cezaevlerindeki kader mahkumlarının da gazetesidir. Her siyasi görüşün gazetesidir. Her gelir grubundan, her sosyal sınıftan insanın, işçinin, esnafın, dürüst işadamının bu şehirde yaşayan herkesin gazetesi olmak için yıllardır çok çaba harcadık. Türkiye’nin ve Kocaeli’nin bugünkü ortamında emin olun çok zor. Ama hala aynı çizgide kalmaya büyük özen gösterdiğimizi bilmenizi isterim.

BAZI ARKADAŞLARDAN ÖZÜR BEKLİYORUM
Her gün ilimizin yerel medyasında, özellikle uyduruk internet gazetelerinde benimle ilgili pek çok yazı çıkıyor. Emin olun okumuyorum. Kim benim için ne demiş, ne yazmış, hiç umurumda değil. Ama her gün takip ettiğim, sevdiğim, güvendiğim arkadaşlarım var. Onların yazılarını takip ediyorum.
Malum, ilimizde bir “Akmeşe’ye gaz gitti mi?” tartışması başladı. Tartışmayı ben başlattım. Nevzat Doğan başka tarafa çekti. Çok sevdiğim ve takip ettiğim arkadaşlarımdan Adem Turgut ve Nuri Kolaylı da kendi gazetelerinde kendi sütunlarında bu konuyu yazdılar. Ama yanlış yazdılar. Başkan Doğan’ın dolmuşuna gelip, beni kırdılar, üzdüler. Şimdi bu iki arkadaştan en kısa zamanda küçük bir özür yazısı istiyorum. Mealen şöyle olabilir:
“- Akmeşe’ye doğalgaz gidip gitmediği konusunda İsmet Çiğit’in Nevzat Doğan’a kasten haksızlık yaptığını düşünmüş ve yazmıştım. Şimdi ortaya çıktı ki, Akmeşe’ye gerçekten gaz bu kış da gitmemiş. İsmet Çiğit’in bu kentte hiç kimseye siyasi şantaj yapmayacağını bilmeme rağmen, dolmuşa gelip, hatalı bir yazı yazmışım. Bu nedenle İsmet Çiğit’i üzdüğüm için üzgünüm. “
Bu kentte dürüst gazeteci diyebileceğimiz kaç kişi kaldık sevgili arkadaşlar. Siyasetçiler gelip geçer. Biz birbirimize mecburuz. Ben Adem Turgut ve Nuri Kolaylı’nın bilerek hatalı, yanlış yazı yazacağını, patronları adına, patronlarına yaranmak için siyasetçilere şantaj yapacağını aklımdan bile geçirmem. Onların da benim için böyle düşünmelerini beklerdim.
Bütün okurlarıma sağlık ve mutluluklar diliyorum. Artık yavaş yavaş gazetede eski tempoma dönüyorum. Bu süreçte bana destek veren, sağlığımla yakından ilgilenen bütün okurlarıma bir kez daha çok teşekkür ediyor, onlar adına ve ailem adına kendi sağlığıma artık daha fazla dikkat ettiğimi de belirtmek istiyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum