1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Beyinlerdeki sansür
Beyinlerdeki sansür

Beyinlerdeki sansür

12 Eylül’ün sonrasındaki günlerdi. Kaçıncı kez geldiklerini hatırlamadığım siyasi şube ekipleri, gecenin kör saatinde gelmişlerdi yine. Çamurlu ayaklarıyla eve girmişler, kitaplığı karıştırm

A+A-

12 Eylül’ün sonrasındaki günlerdi. Kaçıncı kez geldiklerini hatırlamadığım siyasi şube ekipleri, gecenin kör saatinde gelmişlerdi yine. Çamurlu ayaklarıyla eve girmişler, kitaplığı karıştırmışlar ve gözdağı vererek çıkıp gitmişlerdi. İçlerinden biri, kapıdan çıkmadan önce, elindeki kitabı antredeki masanın üstüne atmış ve;

“Bunu kaybet de bir daha geldiğimde bunun için götürmeyim seni” demişti.

Masaya attığı kitabın adı “Sosyalist Küba” idi ve tüm kitapçılarda açıkça satılan bir kitaptı.

Soracaksınız;

“Yeniden gelip baktılar mı?” diye.

Evet geldiler ve ilk işleri o kitabın yerinde olup olmadığına bakmak oldu.

Yerinde miydi?

Değildi. O günlerde böyle bir gerekçeyle gözaltına alınmak gibi bir aptallığı yapmamalıydık ve yapmadık da.

O polis şefinin davranışının altında ne vardı?

Davranışını bilmem ama, beynindeki sansürdü onu böyle bir davranışa zorlayan. “Sosyalist Küba” adlı kitabı okumanın bir insanı vatan haini yapmayacağını ne yazık ki bilmiyordu ve işin daha da kötüsü, kendisini benden ve benim ailemden daha vatansever sanıyordu. Ona göre vatansever polisti, askerdi. Gerçi şimdilerde AKP iktidarı askeri de pek vatansever saymıyor ya…

AKP Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, geçtiğimiz günlerde Kartepe’ye gitmiş. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde üniversiteli gençlerle buluşmuş, sohbet etmiş, sorularını yanıtlamış. Gençler, son günlerde çokça sözü edilen internet sansürünü de sormuşlar sayın Işık’a. Işık da internet sansürünü savunmuş! Benim “savunmuş” dememe kızacak belki ama, ne yazık ki öyle yapmış.

Aslında olay Fikri Işık’tan kaynaklanmıyor. Bireysel olarak belki de karşı değildir sansüre sayın Işık. Ne ki, bağlı olduğu siyasi yapılanmanın iktidarda kalabilmesinin gereği olarak görülmektedir sansür olayı ve Işık’ın böyle bir duruma karşı çıkabilmesi olası değildir.

İnternet sansürlenirse, üniversite sınavlarında yapılan yolsuzluklar, usulsüzlükler, dalavereler bilinmeyecektir sanki insanlarca…

İnternet sansürlenirse, muhalefetin örgütlenmesi ve iletişimi zayıflayacaktır…

Böyle düşünmektedirler kendilerince ve ne yazık ki Amerika’dan talimat da, destek de gelmektedir böyle bir sansür için.

Üniversiteye kadar gelmiş genç bir insanı, günümüz dünyasında, iletişim araçlarından uzaklaştırabilir misiniz? İktidar bile olsanız, tüm güçler sizin elinizde bile olsa yapabilir misiniz bunu?

Gazeteleri aldınız, televizyon kanallarını aldınız, kendi beyninizi de sansürlediniz; o gençlerin beyinlerini nasıl sansürleyeceksiniz? Düşlerini nasıl engelleyeceksiniz?

Korkunun ecele faydası yok artık. Genç insanlar, özellikle de “tatmin edemediğiniz” genç insanlar sizin sonunuzu hazırlayacak bu seçimlerde.

Kaçarınız kalmadı artık…

Bu haber toplam 831 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.