1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “Bir avuç gürültücü elitist”
“Bir avuç gürültücü elitist”

“Bir avuç gürültücü elitist”

Dünyayı sarsan “Wikileaks” internet sitesinde yer alan belgelerdeki iddiaların doğru ya da yalan olduğu tartışma götürür. Çünkü bu belgeler, genellikle ABD'li diplomatların kişisel gözlemler

A+A-

Dünyayı sarsan “Wikileaks” internet sitesinde yer alan belgelerdeki iddiaların doğru ya da yalan olduğu tartışma götürür. Çünkü bu belgeler, genellikle ABD'li diplomatların kişisel gözlemlerine dayalı raporları içeriyor.

Ancak Wikileaks belgelerinde biri var ki bu değerlendirmenin doğruluğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu değerlendirme doğru olduğuna göre diğer iddia ve değerlendirmelerin de doğru olduğunu düşünebiliriz.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Deniz Baykal'ın CHP Genel Başkanı olduğu dönemde, CHP ile ilgili bir değerlendirmesini Washington'a göndermiş. Wikileaks'ta yer alan bu belgeye göre ABD Ankara Büyükelçiliği, Baykal'ın CHP'si hakkında “Bir avuç gürültücü elitist” yorumu yapıyor.

CHP'nin bu tavrı ve tutumu nedeniyle iktidar alternatifi olamadığı, Başbakan Erdoğan ve partisinin de bu nedenle Türkiye siyasetinde rakipsiz kaldığı belirtiliyor.

Bu değerlendirmeyi, Türkiye'deki siyaseti takip eden insanların çok büyük bölümü zaten yapıyordu. ABD büyükelçisinin tespit etmiş olması ve ülkesine bildirmesi elbette sürpriz değil. Ama Wikileaks'daki diğer değerlendirmelerin de destekli olduğu izlenimini oluşturuyor.

Bu skandal Acun'u fena hâlde sarsar

Kimse O'ndan böyle bir skandal beklemiyordu. Acun Ilıcalı son yıllarda Türkiye'deki evlerin, ailelerin en sempatik, en sevimli insanıydı.

Bir televizyon yıldızı olmuştu. O'nu ekranlardan izleyenler, samimiyetini, düzgünlüğünü, şirinliğini seviyordu. Genç kızların ağabeyiydi. Yaşlıların evladıydı Acun Ilıcalı.

Gerçekten başarılı da oldu. Başkaları gibi ünlü isimleri ekranlara çıkartarak değil; tamamen sıradan insanlar, halkla yaptığı programlar sayesinde büyük şöhreti yakaladı. Acun ne yaptıysa, Türkiye televizyonlarında en çok izlenen program o oldu.

Türkiye'de insanlar, şovmen Mehmet Ali Erbil'in sürekli evlenip boşanmasını, evliyken hovardalık yaparken yakalanmasını normal karşılayabilirdi. Ya da Seda Sayan'ın kendinden küçük bir erkekle bilmem kaçıncı kez evlenmesi de normal karşılayabilirdi.

Ama Acun farklıydı. Acun'un sevilmesinin altındaki sır, O'nun içtenliği, sıradanlığıydı. Üstelik Acun Ilıcalı “Dini bütün bir insan olduğunu, içki içmediğini, içkili yerlerde bulunmadığını” birkaç kez övünerek açıklamıştı.

Ama birden bire büyük skandal patladı. Acun Ilıcalı evliydi, biri 19 yaşında üç tane de kız çocuğu vardı. Ama 20 yaşındaki bir genç kızla aşk hayatı yaşadığı ortaya çıktı. Üstelik o kıza programlarında torpil yaptığı ortaya çıktı. Eşi, aldatıldığını öğrendi, boşanma davası açtı. Acun Ilıcalı, her şeyi yüzüne gözüne bulaştırmıştı.

Bu skandal, Acun Ilıcalı'nın yıllar içinde yarattığı imajı tamamen silip atacaktır. O artık ekranlara çıktığında, aileden biri değil, evdeki eşini genç bir kadınla aldatan kişi olarak görülecek.

Bu hayat böyledir. yükselirsin, yükselirsin en tepeye çıkarsın. Bir hata yapar, bulunduğun yerden düşüp zemine çakılırsın.

Barcelona'nın oynadığı futbol değil

İspanya Liginde pazartesi gecesi oynanan El Clasico'yu heyecanla bekliyordum. Çok büyük bir maç olacağını, izlerken futbolsever olarak büyük keyif alacağımı da biliyordum.

Ama açıkçası, bu maçtaki iki büyük takımdan birinin bu denli ezilebileceğini aklımın ucundan geçirmezdim. Real Madrid'in başında Jose Mourinho gibi dünyanın en büyük teknik direktörü vardı. Daha önce başında bulunduğu takımlarda yaptığı gibi bu kez de Barcelona'yı durduracak bir planı vardır diye düşünüyordum.

Maç başladı. Ev sahibi Barcelona fırtına gibi esti. Daha ilk 20 dakikada skoru 2-0 yaptılar ve maçın sonunu adeta belirlediler.

Maçtan sonra Real Madrid'in ünlü hocasının da itiraf ettiği gibi Barcelona karşısında takımı aciz kalmıştı. Yapılabilecek bir şey yoktu. Nitekim ikinci yarıda üç gol daha atan Barcelona, maçı 5-0 gibi tarihi bir skorla kazandı.

Pazartesi gecesi oynanan maçta Bercelona'nın yaptıklarını bildiğimiz futbol oyunu çerçevesinde açıklamak olanaksız. Adamlar, Real Madrid karşısında 4-0 galip. Hâlâ 5 nci golü arıyorlar. O futbolcular ki dünyanın en çok para kazanan insanları. Canlarının tatlı olması gerekir. Ama maç 4-0'ken tekmeye kafa atıyorlar. Hâlâ bütün güçleri ile koşuyor, mücadele ediyorlar.

Çok müthiş bir maç oldu. Barcelona, bütün dünyanın bir kez daha gönlünü kazandı. Yenilmez olduğunu, futbolu farklı yorumlayıp, farklı oynadıklarını gösterdiler.

İşin en güzel taraflarından biri de, böylesi büyük bir kulübün ulaşım sponsorunun bir Türk firması, THY olmasıydı. Öyle sanıyorum ki, THY Barcelona sponsorluğu sayesinde elde edeceği imaj ile bu sponsorluk için kulübe ödediği paranın çok daha fazlasını kazanacaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.