• BIST 90.383
  • Altın 144,813
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 6 °C

Bir ay geçti; “tık” yok

İsmet ÇİĞİT
Bu dönem itibarıyla, şehrimiz adına gündemde olan projeler içinde beni en çok heyecanlandıran ve meraklandıranı  “Güney Marmara Otoyolu” projesidir. 
Güney Marmara Otoyolu, topu topu 60 kilometrelik bir yol.  160 kilometre civarında uzunluğu olan,  ilimizin kuzeyinden geçip, 3 ncü Boğaz Köprüsü’ne ulaşacak bir de “Kuzey Marmara Otoyolu” projesi var. Bu da mühim. Ama Güney Marmara Otoyolu projesi, bu şehrin geleceği için daha mühim. 
Güney Marmara Otoyolu Projesini iki nedenle önemsiyorum.
Birincisi,  D-130’a alternatif olacak. Bu bölgeyi,  İstanbul- İzmir otoyoluna bağlayacak. Hatta, Altınova’daki Körfez Köprüsü’ne ulaşacağı için, İzmit’ten İstanbul’a, Gebze’ye gitmek için bile kullanılabilecek. Yani birinci önemi, bu kentin ulaşımı için, geleceği için çok gerekli olmasından.
İkincisi, bu yol Başiskele, Gölcük, Karamürsel ilçelerinden geçecek. Yolun güzergahı binlerce insanı, meyve bahçelerini, konutları, siteleri ilgilendiriyor. 
2015 yılının son günlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir duyuru yaptı; “7 Ocak günü Karayolları Bölge Müdürlüğü Başiskele’de ve Altınova’da Güney Marmara Otoyolu ile ilgili ÇED toplantısı yapacak, halka bilgi verecek” dedi.
İnsanlar güzergahı merak ediyordu. Hazırlandılar.  7 Ocak Perşembe günü sabahı Karşıyaka Kültür Merkezi’ndeki ÇED toplantısına gideceklerdi. Yol Başiskele’nin neresinden, Yazlık’ın, Hisareyn’in, İhsaniye’nin, Ulaşlı, Ereğli’nin neresinden geçecek öğreneceklerdi.
Ama ÇED toplantısı için ilan edilen günün sabahı, Karayolları, “Biz bu toplantıyı erteledik” dedi. Bu konuyu çok yazdım. Beni Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık aradı, “ÇED toplantısının ertelenmesinden manalar çıkartma. Güzergah üzerinde Karayolları biraz daha çalışma kararı aldı. Güzergahta bazı değişiklikler yapılacak. En kısa zamanda da halka bilgi verilecek” dedi. 
7 Ocak’ta yapılacağı açıklanan ÇED toplantısı iptal edildi. Bugün, 8 Şubat. Aradan bir ay geçmiş. Güney Marmara Otoyolu ÇED toplantısı ne zaman yapılacak kimse bilmiyor. Güzergah çalışmaları ne aşamada kimse bilmiyor. “En kısa zaman” sözünden Karayolları, siyaset ne anlıyor, ben ne anlıyorum?.. 
Güney Marmara Otoyolu, bu kent için mühim meseledir. Elbette aceleye getirilemez. Ama çok fazla da geciktirilmemesi, en azından yol inşaatı başlamadan önce güzergah konusunda bu kent halkına mutlaka bilgi verilmesi gerekir. 

*Bu saatten sonra güzergah tartışılmaz 
Büyükşehir Belediyesi bir “Tramvay Projesi”dir tutturdu.  2014 yılındaki yerel seçimler öncesi kent halkının ulaşım sorunundan çok şikayetçi olduğunu görünce, “Tramvay projesi” ortaya attılar. Bence yanlış. Bence bitse de işe yaramayacak.  İzmit’in ulaşım sorununun çözümü için Sekapark-Otogar arası tramvay öncelik değil. 
Ama iş inada bindi. Muhalefet tahrik etti. 2002’den buyana bu kente verilen sözlerin büyük bölümünü unutanlar, “Tramvay” konusunu namus meselesi yaptılar. Buyursunlar yapsınlar. Bu tramvay projesi inşaatının önümüzdeki aylarda İzmit’in başına ne işler açacağını birlikte göreceğiz. “2017 yılı şubat ayında bitecek” diyorlar,  hiç inanmıyorum. 
Bütün bunlar işin bir tarafı. Şimdi tramvay projesi ile ilgili tartışma konusu Yahya Kaptan içinden geçen bölümdeki ağaçlar. Geçenlerde de yazdım; İbrahim Karaosmanoğlu’nun başında bulunduğu Büyükşehir Belediyesi’ni her konuda eleştirebilirsiniz. Çoğunda haklı çıkarsınız. Ama “Bunlar ağaç kesiyor” diyemezsiniz. Bu şehirde en fazla ağaç Karaosmanoğlu döneminde ekildi. Başkan, ağacı bırakın, bir dalını, bir yaprağını savunur. 
Yahya Kaptan Mahallesi, o bölgede yapılan Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’na da karşı çıkmıştı. Mahalle, kendisine “Muhalif kimlik” konusunda bir misyon yüklemiş. Aslında mahalle sakinlerinin büyük bölümü bu işlerin içinde değil. Ama birileri sürekli tahrik peşinde. “Büyükşehir tramvay yolu için ağaç kesiyor” diyorlar. Yok böyle bir şey. Bu tramvay projesi, bir gün gerçekten biter, çalışmaya başlarsa, bu kentte en çok Yahya Kaptan sakinleri yararlanacak. Herkes, şehrin içinden evinin önüne kadar tramvayla gelecek. Üstelik bu proje yapılırken, mahalle içinde artık arabalara dar gelen caddeler genişletiliyor. Yahya Kaptan’da aklı başında kimsenin bu projeye karşı çıkmaması gerekiyor. 
Bir grup temsilci gitmiş Büyükşehir Belediyesi’ne, “Güzergahı değiştirin. Tramvay yolu Kandıra yolunun kenarından geçsin” demiş. Bu saatten sonra tramvay yolunun güzergahının değişmesi falan da olacak iş değil. Bunu teklif etmek bile  akıl dışı bir şeydir..
Gereksiz, dayanaksız yaygarayı bırakmak lazım. Yahya Kaptan’da herkese yetecek kadar yeşil alan, ağaç var. Gerekirse Büyükşehir yenilerini de diker. Şu tramvay yolunu hele bir yapsınlar, bitirsinler. Sonra vaat ettikleri tarihte bu işi bitiremeyecek, “Yahya Kaptan’da direniş oldu, bundan geciktik” diyecekler. Vermeyin ellerine bu fırsatı. 

*Kartepe Belediyesi’nin örnek hareketi
Geçen gün, yerel gazetelerden birinde bir ihale ilanı dikkatimi çekti. İlimizdeki belediyelerin bol bol ihale ilanları çıkıyor. Genellikle arsa satıyorlar, ya da eften püften işler için hizmet ihalelerine çıkıyorlar. 
Dikkatimi çeken ihale ilanı Kartepe Belediyesi tarafından verilmiş. Kartepe Belediyesi, 10 ay boyunca ilçenin muhtelif bölgelerinde 20 kişi ile yabani ot, çalı-çırpı temizleme işi ile ilgili hizmet alımı yapacak. İhale tarihi bu ay içinde. Müteahhit belirlenecek, Kartepe’de önümüzdeki ay yabani ot, çalı çırpı temizliği başlayacak.
Tabii, bana göre ideal olan bu tür hizmetlerin müteahhit ve taşeron işçiler eliyle değil de, doğrudan belediye tarafından yapılmasıdır. Ama işin bu tarafını şimdilik geçelim. Kartepe Belediyesi, ilimizdeki diğer belediyelerin düşünmediği bir işi yapıyor. Bu kış iyi yağış oldu. Şehrin pekçok bölgesinde karlar eridikçe, yeni bataklık alanlar ortaya çıkacak. Bakımsız bölgelerde yabani otlar, çalılar çırpılar büyüyecek. Geçtiğimiz yıllarda yaz aylarında şehrimizin pekçok yerinde yabani otların bürüdüğü alanlarda yılanlara rastlanmış insanlar tedirgin olmuştu. Çalı çırpılar, yabani otlar büyüyünce ilimizdeki pekçok mezarlık alanına girilemiyor. Yabani otların büyüdüğü alanlarda her türlü haşere, sinek, kene barınabiliyor. Kartepe Belediyesi iyi düşünmüş, Şimdiden bir ekip kuruyor. Bahar ve yaz aylarında ilçe sınırlarında-ki bu sorunla en çok karşılaşan bölge Kartepe’dir-  mücadele başlayacak. Aslında bu işi İzmit, Başiskele, Gölcük, Karamürsel, Körfez belediyeleri ve diğer ilçe belediyelerinin de düşünmesi lazım. Baharla birlikte yabani otların, çalı çırpıların temizlenmesi, bataklıkların kurutulması, sivrisinekle mücadelenin başlatılması çok önemlidir. Aksi halde yazın ciddi sıkıntı yaşayabiliriz.

*Okullar açılır, hayat geri gelir 
Türkiye, genç nüfusa sahip. Ülkenin en önemli ve vatan toprakları üzerinde yaşayan her vatandaşını ilgilendiren en büyük organizasyonu da hiç kuşkusuz eğitimdir. 
Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde 2 haftalık yarıyıl tatili bitti. Bugün ilimizde 400 bin, ülke genelinde 18 milyon civarında öğrenci, 2015-2016 eğitim yılının ikinci yarısına başlıyor. Bizim ülkemizde ve özellikle bizim kentimizde eğitim hem çok büyük bir nüfusu kapsıyor, hem de çok büyük bir dinamizme sahip. Okulların kapalı olduğu iki haftalık dönemde, çarşıda işler daha da durmuş, iyice kesatlaşmıştı. 
Bugünden itibaren okullar açılınca, servis araçları, toplu taşıma araçları, simitçiler, poğaçacılar, tavuk dönerciler, kırtasiyeciler, internet kafeciler, normal kafeciler yeniden biraz hareket içine girecekler. Kuşku yok ki,  torbacılar da yeniden okulların önlerinde müşteri arayacaklar. 
Eğitim, hepimizin sorunu ve hepimizin sorumluluğudur. Geçen gün bir başka konu nedeniyle Milli Eğitim İl Müdürü ile bir telefon konuşması yaptım. “İlimizde eğitim durumunu nasıl buluyorsunuz?” diye sordu.  “Gazeteye yoğun şikayet gelmiyorsa işler yolunda demektir” diye yanıtladım. “Nasıl yani?” dedi Müdür. Anlattım:
“- Sınıf mevcutları çok,  öğretmen eksik diye pek şikayet almadık. Taşımalı sistem, genel olarak iyi gidiyor. Okulların fiziki yapısı iyi. Öğretmen açığı geçen yıllara göre kabul edilebilir seviyede. Sayın Vali eğitime çok önem veriyor. Son TEOG sınavlarında ortaya çıkan tablo da ilimizde eğitim kalitesinin yükselmeye başladığını gösteriyor. Eğitim yılının ilk yarısı açısından pek sıkıntı gözükmüyor.”
Tabii, şimdiye kadar başlaması gereken-ki ancak önümüzdeki eylüle yetişsin- kimi planlanmış okul inşaatları hala başlamadı. Bu bir sıkıntı. 13 Şubat’ta Büyükşehir Belediyesi ilimizdeki 30 bine yakın 6 ncı sınıf öğrencilerine tablet bilgisayar hediye edecek. Bu güzel haber. Eğitim yılının 2 nci yarısında binlerce öğrenci yine zor sınavlara girecekler. Umuyorum ki, bütün öğrenci kardeşlerim 2 haftalık tatili iyi değerlendirmiş, dinlenmiştir. Diliyorum ki eğitim yılının ikinci yarısı bütün öğrenci kardeşlerim için başarılı geçer.
Bu arada, KOÜ’deki yarı yıl tatili bir hafta daha devam ediyor. Gelecek hafta  KOÜ’de de yeniden dersler başlayınca asıl İzmit yükünü tutmuş olacaktır. 

*Ulugazi esnaflarını kutluyorum 
Bizim şehrimizde, İzmit’te  “palavra” çoktur, demeç-beyanat gırla gider de, hiçbir zaman birlik-beraberlik yoktur. Özellikle şehrimizin esnafları hemen hiçbir konuda bir araya gelmez, ellerini taşın altına koymazlar. Hep birbirleri ile gereksiz bir rekabet, kıskançlık içindedirler. 
Yerel yönetimler esnaf için bir şey yapmaz. Ticaret Odası’nın elinden bir şey gelmez. Esnaf Odaları, önüne gelen ekmek zammını onaylamak dışında hiçbir işe karışmaz. Bu şehirde İKM kurduk,  GKD kurduk. Başlarda iyiydi de, sonraları onlar da şehrin genel havası içinde yozlaşıp bittiler. 
AVM’ler kampanyalar düzenler. Cemiyetler, tarikatlar dev kermesler yaparlar. Ama iki komşu esnafın el ele verip, birlikte bir şey yaptıklarını hiç görmemiştim. Bir ilk gerçekleşiyor. İzmit İstiklal Caddesi’nde, Ulugazi İlkokulu arkasındaki bölgede dükkanı bulunan, çoğu hediyelik eşya ticareti yapan 20 kadar esnaf el ele vermişler. Kendilerine “Ulugazi Esnafları” adını verin bu grup, 9-14 Şubat tarihleri arasında  “1 nci Ulugazi Panayırı-Şenliği” adı altında ortak etkinlik düzenliyorlar.
Güçleri elbette sınırlı. Ne yapabilirler?.. Ama en azından İstiklal Caddesi’nin o kesimine bir hafta süreyle renk ve hareket getireceklerini umuyorum. İzmit’te ilk kez birbirine komşu dükkanların sahibi esnafların birlikte bir şeyler yapabileceğini göstermeye çalışacaklar. 
Ulugazi Esnaflarının 1 nci Ulugazi Şenliği’ne destek verin, el verin. Eğer 14 Şubat Sevgililer Günü için alışveriş yapacaksanız, Ulugazi arkasından bir geçin. Oradaki dükkanların vitrinine bir bakın. Uygun hediyeyi bulursanız buradan alın. Ulugazi Esnafları bu şehirde bir ilki gerçekleştiriyorlar. Bakarsınız tutar, bakarsınız yayılır. Belki İzmit esnafının aklı başına gelir de,  hepsi bundan böyle birbirinin gözünü oymak yerine bu tür beraberliklere yönelirler.

*Süt veren inekler şimdi kesime gidiyor
Bütün dünyada gıda ürünlerinin fiyatı düşerken, Türkiye’de yükseliyor. Özellikle et fiyatı aldı başını gitti. Hükümet de bu durum karşısında ne yapacağını bilmiyor. Tek çare olarak gösterilen et ithalatının, yerli üreticiyi tamamen bitirmesinden korkuluyor. 
Türkiye’de son iki yıldır fiyatı artmayan ürünlerden biri süt.. Süt üreticisi, büyük holdinglerin eline teslim edilmiş. Fiyat yükselmiyor. Ama et fiyatı aldı başını gidiyor. Bu nedenle son zamanlarda süt üreticileri de süt veren hayvanlarını daha iyi para ediyor diye kesime gönderiyorlarmış.. Türkiye için büyük tehlike. Et üretimini, canlı hayvan üretimini arttırmamız lazım. Türkiye’nin bir vilayeti kadar az ölçümüne sahip Avrupa ülkeleri bile, bizden daha fazla canlı hayvan yetiştirebiliyor.
Türkiye, yanlış politikalarla üreticiyi bitirdi. İnsanlar hayvanlarını satıyor, süt ineklerini kestiriyor, pılıyı pırtıyı toplayıp, göç ediyor. Güneydoğu’daki olaylar da hayvancılığımıza ağır darbe indiriyor. 
Bir kilo et 50 TL’yi geçti. Nasıl duracak bilen yok. Bir de süt üretimimiz düşer, süt fiyatları yükselmeye başlarsa, işte o zaman vay halimize. Hiç değilse süt ve süt ürünleri ucuz şimdilik. Bu konuda mutlaka önlem alınmalı., Pahalılık yüzünden et yiyemeyen, süt içemeyen çocukların ülkesi haline gelirsek, gelecek için çok daha büyük karamsarlık kaçınılmazdır. 
*Yeni kaldırımlar oynamaya başladı 
Bu sorun İzmit’te yıllardır vardır. Sefa Sirmen’in, Hikmet Erenkaya’nın başkanlığı döneminde de İzmit’te sık sık yaya kaldırımları yenilenir, eski taşlar sökülüp, yenileri monte edilir, çok kısa süre içinde yeni kaldırımlar da yıpranırdı. 
Hala aynı sorun var. AK Partili belediyeler döneminde de İzmit’te pekçok kaldırım işi, çevre düzenlemesi işi yapıldı. Bu işlerin inşaatları çok uzun sürdü, kent sıkıntılar yaşadı. Yürüyüş Yolu üzerindeki taşlar birkaç kez değiştirildi, yenilendi. Şimdilerde yine kentin pekçok yerinde kaldırımda ya da Yürüyüş Yolunda yürürken, bir taşın kenarına bastığınızda taş yerinden oynuyor, “Fırtlıyor” altında biriken yağmur veya kar suyu, üzerinize sıçrıyor. 
Bu şehirde şöyle yapıldıktan sonra birkaç yıl hiç fırtlamadan dayanacak kaldırım taşı döşeyecek müteahhit bulamadık. Bakalım, kısa sürede fırtlar hale gelen bu taşları yeniden döşeme işinden kimler ne kadar para kazanacak? 
Bu yazı toplam 1821 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37