1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Bir cemiyetten izlenimler
Bir cemiyetten izlenimler

Bir cemiyetten izlenimler

Davetlere icabet etsem, her gün bir-iki, hafta sonları 4-5 ayrı cemiyete katılmam gerekir.

A+A-

Gençlik yıllarımdan itibaren bu konudaki yüzsüzlüğü göze almış biriyim. Davetlere çok ender katılırım. 1991 yılında babam vefat edene kadar cenazelere katılıp, acıyı paylaşmanın önemini bilmezdim. Rahmetli babamın ardından, bir tanıdığın yakının cenazesine gitmenin önemini kavradım.

Benim çocuklarımın sünnet düğünü de olmadı. Tam 17 Ağustos 1999’a rastlamıştı. Deprem zamanında cemiyet mi olur. Bir gün, anneleri ile birlikte İstanbul’a götürmüş, bir klinikte sünnetlerini yaptırıp, dönmüştük. Bu nedenle, cemiyetlere katılmanın önemini ve değerini hala bilmiyorum. Belki oğullarımdan biri evlenirse, bu işin de önemini kavrarım. 
………..
Bu yaz sezonunda katıldığım çok ender cemiyetlerden biri, önceki hafta cumartesi akşamı, Haldız ailesinin cemiyeti oldu. Haldız Grup’un Başkanı Macit Haldız’ın büyük oğlu Fatih Haldız’ın oğulları Eren ve Emir’in sünnet cemiyetleri için Wellborn Otel’e gittim. Biz yaklaşık 4 yıl önce Haldız Grup’a gazetenin şirketini sattık ama hiç çok fazla tanışmadık, yakınlaşmadık. Eren ve Emir’in sünnet cemiyetinde ortamı gözlemleme imkanı buldum. 
Macit Haldız, çok farklı bir insan. Hiçbir konuda abartı, gösteriş istemiyor. Hatta sünnet cemiyetinin gazetelerinde yayınlanmasını bile istemedi. “Haberse, mutlaka verecekseniz, küçük kullanın. Abartmayın.” dedi. Belki bu yazıya bile kızacaktır. 
Wellborn’deki cemiyette, konukların ağırlanması, organizasyon tek kelimeyle mükemmeldi. Ama en küçük bir abartı, en küçük bir gösteriş unsuru yoktu.  Sünnet çocuklarının babası Fatih Haldız ve anneleri Gülşah Hanım, bütün davetlilerle yakından ilgilendi. Macit Bey’in eşi, yani babaanne tek tek masaları dolaştı, konukları selamladı.  Fatih’in iki erkek kardeşi Veli ve Recep Haldız babalarının ve ağabeylerinin peşinde pervaneydi.
Bu kentte ne aileler biliriz. Kardeşler mal paylaşamaz birbirine girer. Evlatlar, babalarını, ailelerini batırır. Biraz parayı gören şımarır, havalanır. 
Sünnet cemiyetinde gözlemledim. Haldızlar hiç böyle bir aile değil. Üç erkek kardeşin eşleri, yani eltiler son derece mütevazı. Ailede herkes şık, ama abartısız giyinmiş. Eltilerin görümcesi, ailenin kız evladı, gelinlerle mükemmel uyumlu geçiniyor. Kayınvalideye, kayınpedere saygı zirvede. Macit Haldız, son derece mütevazı bir şekilde konuklarını karşılıyor, kucaklıyor. 

Haldız ailesi, bugün ilimizde en yukarıdaki ama en az göz önüne çıkan, gösterişten tamamen uzak duran, kendi içindeki disiplin ve otoriteden hiç taviz vermeyen örnek bir aile. Geçen cumartesi günü sünnet cemiyetinde bu izlenimi edinirken, bir kez daha ÖZGÜR KOCAELİ gibi bir kuruluşu, bizim yoktan var ettiğimiz bir çocuğu böyle bir aileye devrettiğimiz için huzur duydum. Bunu paylaşmak istedim. 

DÜĞÜNDE BİZİM MASA

Haldız ailesinin Wellborn’deki sünnet cemiyetinde ÖZGÜR KOCAELİ grubunun masası. Soldan itibaren, teknik servis şefi Azem Karakoyun, cemiyetin en özel davetlilerinden şehit babası, çay ocağı sorumlumuz Hüseyin Fehmi Özen,  Büyük Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cemalettin Öztürk, Haldız Medya Grubun İdari ve Mali İşler Müdürü Levent Kadıoğlu, eşi Selda Kadıoğlu, eşim Ayşen Çiğit, ben, Özgür Kocaeli editörlerinden Metin Karan ve eşi Nilgün Hanım. Hepimiz düğünün sadeliğine ve düzenine hayran kaldık. 

m1-006.jpg

Tekzip yayınlamak kuraldır
40 yılı aşkın süredir, her gün bu kentte yazı yazıyorum. Damarıma basılmadığı sürece kimseye hakaret etmem. Kimsenin onuru, haysiyeti ile oynamam, kimseyi tehdit etmem.
Bu nedenle yazdığım yazılarla ilgili olarak bugüne kadar aldığım tekzip sayısı 2-3’ü geçmez. Birkaç hafta önce, yıllardır bu şehirde önemli bir hata ve yasal sorun olarak gördüğümüz Mavi Kocaeli-Özgür Kocaeli Gazetelerinin isim ve logo benzerliği ile ilgili yargıdan çıkan karar hakkında bir yazı yazdım. Kimseye hakaret falan içermeyen bir yazıydı. 

Ama Olcay kardeş alınmış. Kendini tutamadığı agresiflikle avukatlarına tekzip hazırlatmış. Aslında benim yazımın ertesi günü, Mavi Kocaeli’de benimle ilgili çok saçma sapan, yalan dolan bir yazı çıkmıştı. Ben oralı bile olmadım. Onlar, benim yazıya tekzip göndermişler. Mahkeme, yazı içindeki “Sahtekar” kelimesine takıp, tekzibi onaylamış. 
Bugüne kadar meslek etiğine karşı ne kadar saygılı olduysam, yasalara karşı da en az o kadar saygılı olmuşumdur. Madem mahkeme onaylamış, tekzip gazeteye gönderilmiş, cumartesi günü burada yayınlandı. Baştan sona kadar okuyabilen olmuşsa, o metnin ne dediğini de pek anlamamıştır diye düşünüyorum. Ama biz gazete olarak sorumluluğumuzu yerine getirdik. Tekzibi kullanmayabilirdik. Uğraşır dururlardı. 

Bu kentteki herkesin dikkatini çekmek istiyorum. Sık sık dostlarım beni arıyorlar. Haklarında başka medya gruplarında çıkan yalan yanlış, iftira dolu yazılardan şikayet ediyorlar. Herkesin yasal hakları var. Tekzip gönderirsiniz, kendinizi savunursunuz. Sizin gönderdiğiniz tekzibi yayınlamazlarsa, gereken hukuk mücadelesini sürdürürsünüz. 
Mavi Kocaeli; Olcay Sanal falan daha önce de yazdım. Benim sıkletimde değiller. Onlarla ne uğraşırım, ne isimlerini ağzıma alırım. Tekziplerini yayınladık diye her halde yürekleri yağ bal bağlamıştır. Ne halleri varsa görsünler, umurumda değil. Ama bir daha bir yere tekzip falan göndereceklerse, eli daha iyi kalem tutan bir avukat bulsunlar. Bu tekzibi yazan kişinin, ne imla, ne gramer, ne dil bilgisi var gibi geldi bana. 
Saygılar, sevgiler. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.