• BIST 107.844
  • Altın 143,054
  • Dolar 3,5306
  • Euro 4,1345
  • Kocaeli 23 °C

Bir dostu emekliliğe uğurlamak

İsmet ÇİĞİT
Türkiye’nin her açıdan en büyük ve en stratejik şirketi olan Tüpraş’ın yöneticileri ile, şirket devletin elindeyken de hep samimiyetim olmuştu. Örneğin bir Kemal Işık’ın dostluğunu hiç unutamam. İçimizde solculuk var ya, Tüpraş özelleştirilirken çok karşı çıkmıştım. Ama bu dev şirketi Türkiye’nin en büyük holdingi (Koç) satın aldı ve gerçekten Türkiye’deki en başarılı özelleştirme gerçekleştirildi.
Tüpraş’ın özelleştirilmesinin ardından Genel Müdürlük görevini üstlenen Yavuz Erkut Bey’le, bu görevine ilk başladığı dönemlerde, yine eski yıllardan çok değerli dost Seval Kızılcan (Tüpraş Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu) sayesinde tanışmıştık. Bir-iki kez başbaşa yemek yedik. Yavuz Erkut,  tanıdığım en müstesna insanlardan biri… Türkiye’nin en büyük, en çok para ile oynayan, en stratejik kuruluşunun en tepesindeki adamın bu denli mütevazi, bu denli samimi biri olabileceğini Yavuz Bey’i tanımadan düşünemezsiniz.
Muhabbetimiz tuttu Yavuz Erkut’la… Tam, benim takımdan; “rakı-balık” takımından… Onunla keyifli bir yemek yerken Türkiye’yi, petrol sektörünü konuşmak, bana büyük haz vermişti. Sayın Erkut da benim muhabbetimden hoşlanmış olsa gerek. Koç Grubu'nun değişmeyen bir iç yasası var. 60 yaşına gelen yöneticilerini emekliye ayırıyor, gençlerin önünü açıyor. Yavuz Erkut da 60 yaşına geldiği için 31 Aralık itibariyle Tüpraş Genel Müdürlüğü görevinden emekliye ayrılmaya hazırlanıyor. Nezaket ziyaretleri yapıyor. Ekim ayında Seval Kızılcan aradı… O günlerde ben bir aylık tatildeydim. Seval Hanım, “Yavuz Bey veda ziyaretleri yapıyor. Ama seninle vedalaşmasının özel olmasını istiyor. Bir yemekli buluşma ayarlayalım” dedi. Ekim ayında ben müsait değildim. Sonraki günlerde Yavuz Bey’in programları oldu. Kararlaştırılan randevuyu, geçen perşembe akşamı gerçekleştirebildik.
Türkiye’nin en büyük şirketinin emekliye ayrılmaya hazırlanan Genel Müdürü'nü, ben bir arkadaşı olarak ağırladım. İzmit sahilinde bulunan, benim oğlumun da ucundan kıyısından ilgisinin olduğu Kalabalık Restaurant’a nazım geçiyor. Çok iyi de bir balık ustası var. Çocuklara, “Burada Tüpraş Genel Müdürü'nü ağırlayacağım. Beni mahcup etmeyin. Lüfer ya da Kalkan istiyorum. Hangisi tazeyse ondan alın” dedim.
Perşembe günü akşamı, Sayın Yavuz Erkut, İzmit Rafinerisi Müdürü Ziya Gürün ve Tüpraş Basın Halkla İlişkiler Müdürü Seval Kızılcan, Kalabalık’ta benim misafirimdi. Yavuz Bey, daha sohbetin başında kuralı koydu: “Bu akşam burada dost olarak bulunuyoruz. Bütün konuşmalarımız kayıt dışıdır” dedi. Düşünsenize Tüpraş Genel Müdürü ile yan yana rakı-balık masasında fotoğrafımı çekip, kullanıyorum. Benim için ne kadar büyük hava olurdu. Bir fotoğraf bile çekmedik. Tamamen dostça, arkadaşça Türkiye’yi, geçmişini, geleceğini; İzmit’i, Yavuz Bey’in memleketi Giresun’u konuştuk.
Yavuz Erkut, 31 Aralık itibariyle emekli oluyor. Kuşkusuz profesyonel hayatında çok zor bir sektörde çok yoğun bir çalışma ortamı içinde ömür geçirdi. Tüpraş’ta geride kalan 10 yıllık dönemde, Türkiye’de bir özel sektör kuruluşunun yaptığı en büyük yatırımları gerçekleştirdi. Türkiye ekonomisine milyarlarca dolar kazandıran yatırımlar. Şimdi huzur içinde tam bir emekli yaşamına hazırlanıyor. Körfez İlimtepe’de de bir evi varmış. İstanbul’da yaşayacağını, ama sık sık İlimtepe’deki eve de geleceğini söyledi. Benim için çok güzel bir akşam oldu. Kalamar, Kalkan, Jumbo Karides de gerçekten nefisti. Yavuz Erkut gibi çok özel bir insanla tanışmış olmaktan, onun tarafından arkadaş kabul edilmekten ne kadar gurur duyduğumu anlatamam. Sözleştik. Emekli olduktan sonra da canı “Rakı-balık” istediğinde beni arayacak. Kerpe’ye de, Karamürsel’e de götüreceğim. Yavuz Erkut’un Türkiye’nin geleceğine yönelik öngörülerini dinleyince, ruh halimin karamsarlıktan uzaklaşıp,  rahatladığını da belirtmek istiyorum. Türkiye’nin en büyük şirketinin emekliye ayrılmaya hazırlanan Genel Müdürü, benim arkadaşım, bu ülkenin geleceğinin çok daha güzel olacağına yürekten inanıyor. Sadece bu kadarını yazabilirim. Ben de artık 60’a merdiven dayadım. Yavuz Erkut gibi onurlu bir emeklilik, umarım bana da kısmet olur.
Korumasız okula uyuşturucu da girer, terörist de girer
Olay, cuma günkü gazetede Ahmet Serimer’in sütunlarında yayınlandı. Herhangi bir yalanlama da olmadı. Vaka için “Vahim” demek yetersiz. Korkunç bir olay…
İzmit’in göbeğindeki en güzide okullardan biri Ulugazi İlkokulu. Geçen pazartesi günü öğlen saatlerinde, iki genç Ulugazi’ye geliyor, binaya giriyorlar. Öğrenciler teneffüste. Tesadüfen bir dersliğin içine giriyorlar. 1'inci sınıf dersliği. 6-7 yaşındaki 10 kadar çocuk derslikte. İki genç kapıyı kapatıyor, çocukları ön tarafta topluyorlar. Terör örgütü lehine slogan attırıyorlar. Çocuklar garip, üst üste üç kez istek üzerine “PKK kazandı” diye bağırıyor. Sonra o iki genç, ellerini kollarını sallayıp, sınıftan ve binadan ayrılıyorlar.
Bu olayı yaşayan ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri akşam eve gittiklerinde ailelerine anlatıyor. Anne babalarda büyük bir şok. Ertesi sabah okul müdürüne gidiyorlar. Hesap soruyorlar. Siz olsanız sormaz mısınız?.. Devletin okulunda çocuklarınızın burnunun dibine teröristler gelecek, çocuğunuza zorla slogan attıracaklar. Ama okul müdürü ne yapsın?.. Adamın bırakın güvenlik görevlisini, tuvaletleri temizleyecek hizmetli almaya bütçesi yok.
Sözde her yer güvenlik kameraları ile donatılmış. Ulugazi’de güvenlik kamerası da yok.
Biz de öğrenci olduk. Okul binalarının önünde her gün bir öğretmen, birkaç öğrenci nöbetçi dururdu. Herhangi bir nedenle okul binasına gelenlerin kimliği alınır, kaydı tutulurdu. O devirlerde güvenlik kamerası, özel güvenlik hizmeti falan yok. Öğretmenin kolunda bir (NÖ) kırmızı kolluğu, öğrencinin kolunda bir kırmızı kolluk, okul kapısında dikilirlerdi. İzmit Lisesi’nde Beden Eğitimi Öğretmeni İsmail Hoca’nın (Güngör) nöbetçi olduğu gün, mümkün mü bir sinek okul kapısından girsin?..
Şimdi, her şeyi Allah’a bırakmışız. Ülkemizin bir tarafında adeta iç savaş var. Terörün büyük şehirlere sıçramasından korkuyoruz. İzmit’in göbeğinde, en popüler devlet okulu binasında 1'inci sınıf öğrencilerinin dersliğine terör örgütü giriyor, PKK lehine slogan attırıyor. Hiç güvenlik olmazsa, okula terörist de girer, uyuşturucu satan torbacı da girer.
Eğitimin kalitesini yükseltmek, okul binalarını modernleştirmek elbette güzel. Ama okullarda asgari önlemlerin de alınması gerekiyor. Ya o iki terörist okul binasına bomba bırakıp gitselerdi. Kim bunun hesabını verebilirdi?..

Havaalanından umut olsaydı,kafeyi mutlaka biri alırdı
Havaalanı terminallerinde kafe yerleri çok kıymetlidir. Çok sayıda uçak seferinin yapıldığı, her gün yüzlerce kişinin girip çıktığı havaalanlarında bir kafenin sahibi olmak, az iş değildir. Çünkü, insanlar havaalanı terminallerine sıkı kontrolden geçip girer, sonra bir daha binanın dışına uçağa binene kadar çıkamazlar. Bazen -hatta sık sık- uçak seferlerinde rötarlar olur. Terminalde insanların kafeden başka gidecek yerleri yoktur.
İzmit Cengiz Topel Havaalanı yolcu terminalinde 44 metrekarelik bir tane kafe yeri var. Hava Meydanları İşletmesi, yıllardır bu kafe yerini kiralamaya çalışıyor. Ama ihaleler açılıyor, kimse katılmıyor. 44 metrekare kullanım alanlı, terminal binasındaki tek kafe yeri için aylık muhammen kira bedeli 1250 TL’ye kadar indirildi. Cuma günü yine ihale vardı. İhaleye kimse katılmadı, hiç teklif gelmedi.
Malum, bizim Cengiz Topel’e günde bir uçak Trabzon’dan geliyor, aynı uçak Trabzon’a dönüyor. Bir gün içinde 100-120 kadar insan terminal binasına girip çıkıyor. Verilen sözler vardı. Cengiz Topel’den Türkiye’nin her yerine uçak seferi yapılacağı, Türkiye’nin her yerinden buraya uçakların geleceği söylenmişti. Bizim ilimizde AK Parti yöneticileri, kafe işletmeciliğine çok meraklıdır. Cengiz Topel Havaalanı için umut olsaydı, yani yakın gelecekte bu havaalanına daha çok uçağın gelip gideceği,  daha çok insanın terminale giriş çıkacağı konusunda umut olsaydı, terminal binasındaki kafe yeri için çok talep gelir, çatır çatır ihale yapılırdı. Terminaldeki kafe yerine kimse talip olmadığına, göz koymadığına göre, Cengiz Topel'den en azından kısa vadede pek fazla umut yok.

Sezon bitiyor, Lüfer yiyemedik
Balık av sezonunun en hareketli olması gereken günlerindeyiz. Nisan ayı sonunda av yasağı başlayacak. Bu sezon Çingene Palamutu erken çıktı. Çok bol olmadı ama, meraklıları geçtiğimiz aylarda çok lezzetli palamut yiyebildiler. Hamsi zaman zaman bollaştı, zaman zaman kayboldu. Kalkan çok seyrek çıkıyor ve pahalı. Turna Mezgit, İstavrit, Tekir ile idare ediyoruz.
Balık tutkunları için dünyanın en lezzetli, en kıymetli balığı Lüfer’dir. Geçen sezon tanesi 9 TL’ye kadar düşmüştü. Çok bol Lüfer vardı. Ama bu sezon neredeyse av dönemi bitecek, tezgahlarda şöyle bol Lüfer görülmedi. Çok seyrek çıktı Lüfer ve çok pahalı. Tabii, balıkları daha Çinekop boyundayken, yani küçükken göz göre göre avlıyor ve Lüfer olmasını engelliyorlar. Ben haftada en az iki gün balık yiyen bir adamım. Yıllardır bırakın Çinekop yemeyi, Çinekop satan dükkanlara girmem. Lüfer olmadan balığı tutmak büyük bir günahtır. Balıkçılar, balık lokantası işletmecileri, “Ne yapalım, tutulmuş. Biz de satıyoruz” diyorlar. Satmamak lazım. Günümüz teknolojinde büyük tekneler, denizdeki balığın cinsini, büyüklüğünü göre göre avlıyorlar. Tekne ağını attığında birkaç ay sonra ya da gelecek sezon Lüfer olacak Çinekop’u yakalayacağını biliyor. Bunu yapmamak lazım. Çünkü Lüfer bitiyor. Bakın bu sezon ağız tadıyla Lüfer yiyemedik. Birkaç yıl sonra Lüfer sadece kitaplarda resmi olan “Dünya denizlerinin en lezzetli balığıydı” diye anılacak ve emin olun çok günah olacak.

Mandalina çok lezzetli
Geçen yaz özellikle kavunda adeta lezzet fışkırması yaşandı. Geçen nisan ayından itibaren, hangi cins kavunu alırsanız alın, hepsi mükemmel lezzette çıkıyordu. Hala kavun çok lezzetli. Geçen yaz karpuz o kadar iyi değildi belki ama, son dönemlerin en güzel kavunlarını yeme imkanı bulmuştuk.
Bu kış da mandalina mükemmel. Bu yıla kadar, mandalinada bir iyi cins bulurdunuz, ki pahalı olurdu, tezgahlarda bol bol da ucuz ama lezzetsiz, susuz mandalinalar yer alırdı. Bu yıl hem mandalina 1.50 TL seviyesinin üzerine çıkmadı, hem de hangi cinsini alırsanız alın adeta şerbet… Çok lezzetli, çok sulu mandalinalar yeme imkanı buluyoruz.
Malum, Rusya ambargosu var. Düşünüyorum da, acaba eskiden bütün kaliteli, lezzetli mandalinalar Ruslara mı gidiyordu da kötüleri bize kalıyordu?.. Bu yıl Ruslar Türkiye’den mandalina almayınca, bu lezzetli meyveler bize hem de böyle ucuz fiyata mı kaldı?
DUVAR YAZISI
Kocaelispor bugün, İzmit’te
Velimeşe ile oynuyor. İnşallah
yeniden F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş,
Trabzon ile oynadığımız günler de gelecek.

Asıl mücadele İstanbul ve Ankara’da
CHP’nin olağan kurultayı 16-17 Ocak tarihlerinde yapılacak. Çok büyük olasılıkla olağan kurultayda Genel Başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına en az bir aday çıkacak.
CHP’nin il kongreleri bugün tamamlanıyor. Malum, ilimizde de bugün CHP kongresi var. İl Başkanlığı yarışında Cengiz Sarıbay yalnız gözüküyor. CHP Kocaeli il kongresinde mücadele 22 kurultay delegeliği için olacak.
Ancak bugün CHP’lilerin gözü, Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile, kurultaydaki olası rakiplerinin gözü, Kocaeli’de değil, İstanbul ve Ankara kongrelerinde olacak. CHP kurultayına İstanbul 176, Ankara 64 delege gönderiyor. İstanbul’da 20 dolayında il başkanı adayından, Ankara’da en az 2 adaydan söz ediliyor. Kuşkusuz İstanbul ve Ankara kongreleri çarşaf liste ile yapılacak.
CHP Kocaeli’de son kongresini Atatürk Spor Salonu’nda yapmıştı. Hoş, salon tamamen dolmamıştı ama, yine de spor salonunda yapılan kongrenin havası büyüktü. Bugünkü kongre Sabancı Kültür Merkezi'nde. Bakalım salon dolacak mı?.. Bakalım kongreye 608 oy kullanma hakkı bulunan delegeden kaçı katılacak?.. Bakalım, kurultay delegelikleri için çarşaf listeye gidilecek mi?.. İzmit’teki kongrede bunlar önemli. Yoksa, buradan seçilecek 22 kurultay delegesinin genel merkezdeki yarışta çok fazla anlamı yok, zaten hesaba da pek alınmıyor.
Bu yazı toplam 587 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37