• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli 6 °C

Bir gazete içinde kardeşlik hukuku haber üretmek kadar önemlidir

Bir gazete içinde kardeşlik hukuku haber üretmek kadar önemlidir
Öncelikle geçen hafta bu sütunlarda yazdığım, bu devirde ısrarla, “Bilgisayar, cep telefonu, sosyal medya özürlü” olduğumu anlatan yazım için gelen büyük bölümü olumlu, bir kısmı bana acıyan, bir kısmı eleştiren tepkilere çok teşekkür ederim.

O yazıyı okuyan bir okurum, bana 4 ciltlik Teksas-Tommiks yeni seri çizgi roman kitabı gönderdi. “Gerçekten, üstelik bu mesleğin içinde bu şekilde mi yaşıyorsun?” diye inanmayıp sorunlar oldu. “Seni seviyoruz abi, hep böyle kal” diyen okurlarım vardı. Herkese  teşekkürler.. Yine o yazı yüzünden evde biraz laf işittiğimi de belirtmek isterim. “Sen bizim her şeyimizi, aile hayatımızı yazılarına malzeme yapıyorsun. Ne yazarsan yaz, bizi karıştırma” şeklinde tepkiler aldım. 
Değerli okurlar; her gün yazdığım günlük yazılarda, o yazıların konsepti gereği zaman zaman siyaset yapıyorum. Bazen o yazılarda aslında çok yazmak istediğim şeyler konusunda kendimi frenleyebiliyorum. Yine o yazılarda bazen çok fazla içime sinmeyen şeyleri de yazdığım olabiliyor. Bunlar yaptığımız işin, bu işteki profesyonelliğimizin bir gereği.
Ama pazartesi günleri bu sütunlarda yazdığım yazılarda siyaset yok. Bu yazdığım cümle acaba nereye gider, kimi kırar, kimi üzer diye bir tereddüt yok. Bu sütunlarda size içimi açıyorum. Geçmiş yıllarda bu sütunlarda şahsıma yönelik saldırılarla ilgili çok sert, ağır yazılar yazmışlığım vardır. Yaş ilerledikçe; kimseyle gereğinden fazla dalaşmanın manasının olmadığını anlıyorsunuz. Artık pazartesi günleri bu sütunlarda size bütün samimiyetimle içimi açmaya özen gösteriyorum. Hayatım boyunca bir kuruş haram yemedim. Utanacağım, ailemi utandıracak hiçbir davranış içinde olmadım. Yaşantımı, zevklerimi,  hatta saplantılarımı kimseden saklamadım. Ben bu kentte her şeyi, herkesi yazma hakkını kendimde görüyorsam, bu kentin de beni her yönümle tanımaya hakkı olduğunu düşündüm. 
…………..
Tabii bir de misyonumuz var. Artık geldik, gidiyoruz. Bu şehirde bu mesleğin en eskisiyim. Yazmak bana yakışmaz ama bu şehirde bu mesleğin en itibarlı kişilerinden biri olduğumun da elbette farkındayım. 
Arkamdan kimseye hanlar apartmanlar, beş kuruş para kalacak değil. Böyle bir saplantım, uğraşım da hiç olmadı. Bu kentte bu mesleği; gazeteciliği çok uzun yıllar zirvede ve doya doya yaşadım. Yaptığım işten zevk ve keyif aldığım günlerin sayısı, yaptığım iş nedeniyle üzüldüğüm, gerildiğim günlerin sayısından çok çok fazladır. Pek çok şeyi yaşadıkça öğrendim. Pek çok şeyi rahmetli Dündar Çiğit’ten, rahmetli Cevat Çetin’den öğrendim. Sosyal medya özürlüyüm ama antenlerim sürekli açıktır. Okurum, her olaydan, her görüşmeden ders almaya, bir şeyler öğrenmeye çalışırım. Gazetedeki en çaylak muhabirden bile yeri gelir bir şey öğrenebilirim. Bizden sonra bu kentte gazetecilik yapacak kişilere bu deneyimleri, bu birikimleri aktarmamız lazım. Not düşmemiz lazım diye düşünüyorum.
…………..
Bu mesleğin içinde çok uzun yıllarım, ömrüm geçti. Ben hiç amirli memurlu, patronlu müdürlü çalışmadım. “Haydi gelin toplantı yapalım” geyiğinin en çok geçerli olduğu sektörlerden biri bizim mesleğimizdir. Hiç toplantılara ayıracak zamanım olmadı. Her gün gazete yaparken önce kendi duygularıma, bu kenti ve insanlarını, bu kentin ciğerlerini tanıdığıma dair kendime olan güvenime sığındım. İçimden gelen sesi dinledim. 
Yazdığım yazıları da, gazetenin birinci sayfası için seçtiğim haberleri, bu haberler için attığım manşetleri de çevremde kim varsa herkese danıştım. Yaptığım işin, henüz gazete baskıya girmeden denetlenmesinden, bu işle ilgili fikirlerin açıkça söylenmesinden hiç rahatsız olmadım, hatta teşvik ettim. 
Bir gazetenin yazı işleri salonunda her şeyden önce kardeşlik hukuku egemen olmalıdır. İnsanlar birbirini hem sevmeli, hem habercilik konusunda birbiri ile yarışmalıdır. Yeni nesilde bu heyecan, bu dayanışma yok. Sabah haber müdürünün kendilerine gündemi paylaştırmasını bekliyor, verilen görevleri alıyor, sadece bu görevi yerine getirip, işlerini bitirmeye çalışıyorlar. Benim anladığım gazetecilik soluk alınan her an işin içinde olmak demektir. 
Ben hala önüme gelen haberleri redakte etmeden önce o haberi yapan arkadaşı arayıp, haberdeki eksikleri soruyorum. Oysa muhabir, hazırladığı haberin eksiksiz olmasına özen göstermelidir. Muhabir, gönderildiği sıradan işin içinden daha çarpıcı yeni ve özel işler çıkartmayı başarıyorsa işini iyi yapıyor demektir. Örnek olmaya çalışıyorum. Her sabah herkese günaydın derim. Her akşam işten çıkmadan önce binada kim varsa iyi akşamlar derim. Gazetenin çaycısı da, şoförü de, santral görevlisi, ilan-reklam bölümü çalışanı da benim için eşit ölçüde değerlidir. Hepsi kardeşimdir. Ama bir gazetenin başarısı için hepsinin topyekün heyecanlı olması, birbirine kardeşlik hukuku içinde bağlı olması gerekir. 
Uzun yıllar içinde benim çok dellendiğim, yazı işleri salonunda avaz avaz bağırdığım olmuştur. Hiçbiri özel işim değildir. Gazetenin daha iyi olması, haberlerin eksiksiz ve tam doğru olması konusundaki hassasiyetim, bazen beni çok gerer. Bağırıp çağırır, kalp kırarım. Ama 10 dakikada bütün öfke sürem biter, geçer. Yeniden kardeşlik hukukuna geri dönerim. Yıllardır biz; ben, Metin Karan ve Ali Gündoğdu, birbirimizle fazla konuşmaya gerek kalmadan, gözlerimizle anlaşırız. Sayfa sekreteri Hikmet Kalemci, benim hangi haberi ne büyüklükte istediğimi bilir. Bir gazetenin gerçekten başarılı olması için herkesin, gazetedeki bütün çalışanların aynı heyecanı paylaşması şarttır. Çaycı çayını,  hizmetli temizliğini, aşçı yemeğini, muhabir haberini iyi ve eksiksiz yapacak. Şoför habere götürdüğü muhabiri, en hızlı ve en güvenli şekilde yetiştirecek. Teknik servis elemanı işini bitsin diye değil, özenerek yapacak. O zaman güzel bir gazete olursunuz. O zaman bu mesleğe layık, bu meslekten kazandığınız parayı hak etmiş olursunuz. 
………….
5-6 yıl önceydi. Çok sıcak bir yaz ve pazar günüydü. Ben her zaman gazetenin kapılarını genç ve bu işe meraklı gazeteci adaylarına açık tutmuşumdur. KOÜ’de okuyan, aslen Muşlu olan, evinden, ailesinden çok uzakta bu kentte eğitim görüp, hayata tutunmaya çalışan bir genç kız, “Ben burada çalışıp, işi öğrenmek istiyorum” demişti. Beş kuruş para talep etmeden yazı işlerine gelip takılıyor, kendisine haber verilsin, iş verilsin diye herkesin gözünün içine bakıyordu. Benim isim öğrenmek konusunda zaafiyetim vardır. Çok fazla isim aklımda tutamam. Bu küçük kızı hep “Muşlu” diye çağırmışımdır. O sıcak ve İzmit’in boş, habersiz olduğu pazar günü gazeteyi nasıl dolduracağım diye kara kara düşünüp, stres yaparken, bu Muşlu stajyer nefes nefese gelmişti. Kendi şivesiyle “İsmet Abi, önümde cinayet işlendi. Katili elinde tabanca, maktul kanlar içinde yere çekilmiş halde fotoğrafladım. İsimleri toparladım. Artık yarın benim haberi manşete koyar mısın?” diye heyecanla sormuştu. O sabah İzmit’in göbeğinde, Ulugazi karşısında bir cinayet işlenmişti. Gerçekten de benim Muşlu stajyer her şeyi çekmiş, katilin elindeki silah üzerine doğrultulmuş, benim Muşlu fotoğraf çekiyor. Ertesi güne mükemmel bir gazete hazırlamış, Muşlu’nun imzasını da kocaman koydurmuştum. Şimdi genç muhabirler, kendilerine verilen işi yapıyor. Bu işi yaparken önlerinde başka bir haberlik iş olsa, ilgilenmiyor. Birbirlerine selam vermeyenler, “günaydın”ı almayanlar var. Oysa gazete bütündür. Gazetenin özellikle yazı işleri salonunda kardeşlik hukuku ve habercilik heyecanı dorukta olmalıdır. Her gün saatler süren toplantı yapmışsınız. Gazetecileri mesai saatleri ile sınırlamışsınız. Bunlar iyi gazete için gerekli işler değildir. Gazetecilik yürekle ve beyinle yapılır. İçinizde heyecan olmalı, içinizde insanlık olmalıdır. Bütün bunlar, genç arkadaşlarıma nasihatimdir. Sağlıklı ve mutlu bir hafta dilerim. 
 

Bu haber toplam 1179 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Genel Yayın Müdürü olmak, ateşten gömlektir06 Mart 2017 Pazartesi 09:07
  • 17 Nisan’a kadar haber kanallarını kapatıyorum05 Mart 2017 Pazar 23:57
  • Ne olur, Körfez’in üzerine titreyelim05 Mart 2017 Pazar 00:14
  • TV-41 Facebook üzerinden yayında04 Mart 2017 Cumartesi 18:11
  • Hastane’ye Stad’a yol lazım04 Mart 2017 Cumartesi 00:11
  • Kadın Deyince04 Mart 2017 Cumartesi 00:05
  • Koşup gelen kadar, kaçıp giden var03 Mart 2017 Cuma 00:15
  • Kocaeli TV sadece Türksat 4A'da02 Mart 2017 Perşembe 18:08
  • Kömürcüler bunu hep yapıyor02 Mart 2017 Perşembe 00:24
  • Öyle hızlı büyüyoruz ki iş başlamadan yetersiz kalıyor01 Mart 2017 Çarşamba 00:19
  • ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37