• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 5 °C

Bir Gün 

İlksen ÇAĞLAYAN

“Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür. * ”
Bugün nasıl bir gün? Sıradan mı? Yoksa oldukça farklı mı? Çok beklediğiniz bir şeye kavuştuğunuz ve çok sevindiğiniz bir gün mü? Ya da kötü bir haberle sarsıldığınız ve ne yapacağınızı,  ne hissedeceğinizi bilemediğiniz bir gün mü? Hafta sonu olduğu için mutlu musunuz yoksa kafanız bir sonraki haftanın planı programıyla mı meşgul?
Hep bir şeyleri bekleyerek yaşıyoruz. Tabi ki burada şu anda ihtiyacı olan daha fazla sağlık, daha fazla huzur, daha fazla maddi imkan için dua edenlere, el açanlara, bekleyenlere yönelik olarak yazmıyorum, onlar beni yanlış anlamasınlar.  Sahip olduğu halde daha da fazlasına sahip olmak için elindekini göremeyenlere yönelik bu yazım. Farkında olmuyoruz çünkü çoğu zaman hem şu anın, hem de elimizdekilerin, sahip olduklarımızın. Ya geçmişte yaşıyoruz, bizi üzen, kıran, motivasyonumuzu bozan bir zamana, bir kişiye, bir anıya saplanıp kalıyoruz. Ya da gelecekte yaşıyoruz, ya olursa, olabilir mi, olduğunda ne olur gibi sorularla şu anı yok ediyor, şimdiyi önemsemiyoruz.
Yemeğe bir oturuyoruz, belki sofrada biraz sohbet ediyoruz sonra hoop hemen kalkıyoruz ve bitiyor. Düşünmüyoruz aslında özü. Neyi mi? Çünkü hep vardı zaten ya da zaten bir şekilde yemek yiyorduk. Halbuki sağlığı elvermediği için ya da yeterince imkanı olamadığı için yiyemeyenler olduğunu unutuyoruz ve o anda bize sıradan olarak görünen o yemekle dahi mutlu olmuyoruz.


Ailemizden istediğimiz birinin numarasını istediğimiz an çeviriyoruz ve ona ulaşıyoruz, sesini duyuyoruz, konuşuyoruz. Nasıl güzel bir şey.


Bulunduğumuz ortamda temiz havayı solumak içinse tek yapmamız gereken bir camı açmak oluyor bazen ama bunun da farkında değiliz, cam- hava nedir ki açarsın içeri girer, ferahlarsın diye düşünüyoruz. Ya açacak gücümüz olmasa idi ya da bulunduğumuz yerde yeterince temiz hava olmasaydı? Halbuki her gün açtığımız o cam işte.. Bildiğimiz..
Şu satırları okuyabildiğimize göre görebiliyoruz, başkası bize okuyorsa duyabiliyoruz ve bu yazılanları anlayabiliyoruz. Ne kadar büyük nimetler bunlar şu an yaşadığımız farkında mıyız? Beklemeye değer mi yaşamak için? Yaşıyoruz işte, nefes alabiliyoruz, buradayız daha ne olsun. Hırs için, birbirini ezmek için şu anı yaşamamaya, birbirimizi görmezden gelmeye değer mi? Gelecekteki bir hayalin içinde yaşamaya şu anı anlamamaya değer mi? Hayır kastettiğim hayal kurmanın yanlış olduğu değil, şu anın içinde hayalde yaşamak.


O halde yarın sabah uyanabildiğimiz, görebildiğimiz, nefes aldığımız , yemek yiyebildiğimiz için şükredelim. Ama  hayır yarın sabah olmaz, tam da şimdi şu andan itibaren ne yapıyorsak fark edelim  ve teşekkür edelim.


*Söz Can Yücel’e aittir. Bir Güven Hikayesi

Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü.İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmurualtındaydılar. Asker teğmene koştu ve:- Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?Delirdin mi? der gibi baktı teğmen.- Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatini da tehlikeye atma sakın. Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi "Git o zaman". İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü:- Sana değmez, hayatini tehlikeye atmana değmez,demiştim. Bu zaten ölmüş.- Değdi teğmenim. dedi asker- Nasıl değdi? dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?- Yine de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdıOnun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:- Geleceğini biliyordum! demişti arkadaşı. 

“Yarın yeteneğimi kaybedecek olsam, harika zaman geçirdim der, yaşamaya devam ederdim Bugün için yaşar, gelecek için plan yapardım.” 
Michael'a Jordan
 

Bu yazı toplam 1165 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37