• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 11 °C

Bir gün bizim canımızda yanarsa, hiç şaşırmayın

Sevcan TAMER
Sevgili dostlar.. Canım okurlarım.. Geçen hafta, başımdan geçen şanssızlık sonucu yakalandığım ağır göz enfeksiyonundan bahsettim sizlere.. Çünkü beni merak edip arama, hatırımı sorma ve bilgi  almak arzularınızı belirtme nezaketinde bulunup, en sıkıntılı zamanımda bana güç kattınız.. Bir kez daha teşekkürler..
  Evet.. Ben 2013 yılında Kocaeli Üniversitesinde sevgili hocam Doç. Dr.Özgül Altıntaş tarafından çok başarılı bir göz ameliyatı oldum.. Yorgun  gözlerim bir anda parıldadı. Hatta mutluluğumu köşemde “Gözlerim Yenilendi” başlığıyla yazdım.. Tabi ki bu başlangıç dahilinde, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesini daha yakından tanımış oldum.. 
Daha çok haşır neşir olmak zorunluluğum “Göz Polikliniği” idi malumunuz.. Ancak geçirdiğim ameliyattan sonra iki kez kontrole  gidemedim.. Nedeni, şu bir türlü arınamadıkları, tüm titizlenmelerine rağmen  kurtulamadıkları “Virüs” ve yol açtığı bu kahredici göz enfeksiyonu.. Bu nedenle kaç kez geçici kapandı göz bölümü.. Ama ne çare ki olmadı.. İşte uzun bir aradan sonra, hocam gelmem ve gözlerimi kontrol ettirmem gerektiğini ısrarla söyleyince bende kalktım gittim.. Kurbanlık koyuna dönüşeceğimi nereden bilebilirdik.. Orada görev yapan, başta Özgül hocam olmak üzere tüm doktorlara ve personele, herkes adına çok teşekkür ederim.. İşleri gerçekten çok zor.. Hasta sayısı  normalin oldukça üzerinde.. Gözü akan mı istersiniz, burnu akan mı.. Görmekte zorlanan mı.? Bu hengame içinde yerlerde yatıp yuvarlanan onlarca küçük çocuksa, iç acıtan başka bir manzara.. Görünen o ki hijyeni sağlamak hakikaten  zor.. Mutlaka bir çözümü vardır ve nasıl bilmem ama, bu sorun acilen çözülmeli.. Orada inanılmaz derecede önemli ameliyatlar yapılıyor.. Ama bu enfeksiyon  belası  bölümün değerli hocalarını olumsuz etkiliyor.. Üzülüyorlar.. Gereğinden fazla kalabalıksa, diğer doktorları çok etkiliyor.. Hem bedenleri, hem de beyinleri yoruluyor, hizmet kaliteleri düşebiliyor.. Eh taktir edersiniz ki, onlarda  birer insan..Ve bizlerden daha fazla mikrop alma riski içindeler.. Ya, işte böyle başladı bu göz hikayesi.. Şu anda 35 gün oldu.. Ben katı canlı bir insanım aslında..Kolay kolay of demem.. Fakat, inanın ki bu durum beni çok üzdü.. Anlayacağınız canımdan bezdirdi.. İşin kötüsü eşime, kızıma bulaştı.. Bu virüs olabildiğince acımasız.. Benden uyarması..Lütfen hijyene dikkat edin.. Eller bu hastalığın en büyük taşıyıcısı.. Sık sık yıkayın.. El dezenfektesi ile silin.. Gözünüze götürmeyin.. Ve arkadaşlarla sarılıp  öpüşmekten, elinizden geldiğince kaçının..
  Şimdi, daha sonra detaylı açmayı düşündüğüm bir mevzua kısaca değinmek istiyorum.   Ve, söze şu soruyla başlamanın önemine inanıyorum.. Kocaeli Üniversitesine, toplu taşımayla çıkmanın ne denli cesaret işi olduğunun farkına varmanın zamanı gelmedi mi.? Ben, bu ara sıkça çıktım biliyorsunuz.. Ve mecburen toplu taşımayı kullanmak  zorunda kaldım.. İyi de oldu.. Aracın içini tıka basa dolduran insanların  gözlerindeki şaşkınlığı ve korkuyu gördüm..Yol güzergahı kısaca Çınarlı camiinden yukarıya, Topçulardan Toki ve Kent Konut evleri ardından, Umuttepe.. Yani Kocaeli Üniversitesi ve Tıp Fakültesi Hastanesi.. Bu kısa ama çok zor yolculukta nerelerden geçmedim ki.? At arabasının girmeye cesaret edemediği darlıktaki yollardan geçtim.. Dik bayırlar, keskin virajlar.. Oldukça kaygan görünen inişler, gırla gitti.. On beş gün arayla gittiğim son hastane yolculuğum hepsinden daha gizemli, şaşırtıcı ve korkutucuydu.. Ne o, yol kazılıyormuş..Kazılmasa sanki çok süpermiş gibi.. Ben bildim bileli o yol güzergahı bir rezalet.. Binene de yazık..Aracı kullanan şoföre de yazık.. Bakınız İstanbul’da, Ankara’da yaşandı bu tip toplu taşıma kazaları..Allah korusun..Ama doğru söylemek gerekirse, ben her binişte korkuyorum.. Yani korka korka biniyorum anlayacağınız.. Son bindiğim araba TOKİ evlerinin dar sokağında bulunan dik bayırdan çıkacağımız sırada  istop etti.. Bayırın tam ortasındayız.. Yanımız derin bir uçurum.. Genç şoför telaşlandı.. Gaz, fren derken, bir yanık kokusu eşliğinde araba çalıştı.. Tahmin ediyorum ki, herkesin yüreği bir kez daha ağzına geldi..Aracın içi dolunun en üst seviyesi.. Ben de oraya gelmeden biraz önce inen birisinin yerine oturdum.. “Binme o zaman” diyeceksiniz biliyorum.. Nasıl binmeyeceksiniz arkadaşlar.? Umuttepe aracı çok sık gelmiyor ki.. ( Cumhuriyet parkı karşısındaki durak) Ne olur artık yeter..Ben yarın kendi aracımla gideceğim belki.. Ama Topçulardan başlamak üzere o bölgeye çıkmak zorunda olan  vatandaşa yazık.. Hatta ayıp.. Giden yolcunun çoğu hasta.. Ve öğrenci..Hastalar inlerken, değişik illerden gelen gençler, istifam içinde gülüyorlar.. Bu ile hiç, ama  hiç yakışmıyor..Ve kötü bir kaza yaşamaya oldukça açık.. Kaderci olmaktansa, çözüm getirici olup insanları rahatlatmak,  bize daha çok yakışmaz mı.? ..
Bu yazı toplam 368 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37