1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. BİR GÜN HERKES HİÇ OLACAK
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR GÜN HERKES HİÇ OLACAK

A+A-

Nasreddin  Hocaya   bir  gün  birisi  kimsin  diye  sormuş?
 Hiç  demiş   hoca  hiç  kimseyim.
Karşısındakinin dudak büküp önemsemediğini görünce, 
Bu  sefer  hoca  sormuş  adama, arkadaş  böyle  böbürlene  böbürlene  bana  soruyorsun da  sen  kimsin  söyle  bakalım?
Mutasarrıfım  demiş  adam  kabara  kabara,
Peki  mutasarrıflıktan  sonra  ne olacaksın  diye  sormuş  hoca,
Herhalde  Vali  olurum  diye  cevaplamış  adam,
Daha  sonra  ne  olacaksın  diye  üstelemiş   hoca,
Vezir  demiş  adam,
Peki  daha  sonra  ne  olacaksın,
Bir  ihtimal  sadrazam  olabilirim  demiş   adam,
Peki  ondan  sonra,
Adam  bakmış  o  yaştan  sonra  padişah  olacak  hali  yok  boynunu  bükerek,
Valla  demiş  şu  anki  senin  bulunduğun  makamda  olurum herhalde  hiç  demiş,
Hoca  arkasından  hemen  cevabı  yapıştırmış  adama,
Daha  niye  böbürlenip  duruyorsun  be adam, ben  şimdiden  senin  yıllar  sonra  gelebileceğin makamdayım  zaten, yani  hiçlik makamında.
     
    Bu  hikayeyi  niye  anlattım. Şimdi  seçimler  geldi  geçti. Kimileri  milletvekili adayı gösterildi kimileri gösterilmedi kimileri seçildi  kimileri  seçilemedi. Bakın  Türkiye  Cumhuriyetinin  başında  şimdiye  kadar  kaç  tane  Cumhurbaşkanı  kaç tane  Başbakan  görev  yaptı. Gün  geldi  birileri bu  makamları  ya  bir  daha  seçilemedi  diye  bıraktı. Yada  bir  kısmının  ömrü  vefa  etmedi. Ama  neticede  bir  türlü  o  makamlardan  ayrılmak  zorunda  kaldılar. Hani  büyüklerimiz  derler  ya “İnsan  ne  oldum değil, ne  olacağım demeli” diye…
    İşte  hayat  böyle  bir  şey. İnsan  kendini  her  duruma  göre  hazırlamalı. Ne  makam  sahipleri  bir    anda  normal  vatandaş, ne  zengin  insanlar  bir  anda  fakir, ne  sıhhatli  insanlar  bir  anda  hasta, ne akıl sahibi  insanlar  bir  anda  aklını  kaybedebiliyor. Hani  halk  arasında   çok  söylenir  malına  güvenme  bir  kıvılcım  yeter. Sıhhatine  güvenme  bir  sivilce  yeter  diye. Onun  için  bu  dünyanın  lezzetlerinin  hepsi  geçici olarak  verilmiş  insanoğluna.  Makamda, zenginlikte, sıhhatte, akılda   bunların  hepsi  hepimiz için  bir  imtihan  vesilesi. Maalesef insanoğlu olarak bizler elimizdeki nimetleri  kaybetmeden  kadrini, kıymetini  bilemiyoruz. Eğer bulunduğunuz mevkileri kendi menfaatinize değil de halkın menfaatine kullandıysanız yani  adam gibi adamsanız  bulunduğunuz mevkilerden indiğinizde de bu vefalı halk size yine hak ettiğiniz değeri mutlaka verecektir.  
  Yalnız şunu da unutmayalım ki bazen adam olmakta  yetmez, çünkü  şu kısacık ömrümüzde Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘adam gibi de ölmeye de her an hazır olmak lazım.’ Eğer  bir  makam sahibi  veya  zengin  olduğunuz   o  günlerde, insanlarla  iyi  geçinir  onlara  mütevazi davranır, yüksekten  bakmaz, kalplerini de  kırmazsanız  bu makamlardan  indiğinizde de   etrafınızda ki  insanlar  sizi  asla  yalnız  bırakmayacaktır, bunu  iyi  bilin. Hani  çok güzel bir söz daha vardır, insanların bir brüt bir de net ağırlıkları olur. Brüt ağırlığı makam koltuğu ile beraber olan ağırlığı bir de o makamdan indiği zamanki ağırlığıdır. İşte insanın net ağırlığı o zaman belli olur. Çünkü tüm siyasi hayatımda şuna çok şahit oldum ki merdivenleri  çıkarken  insanlara  selam  vermeyi asla unutmayın. Çünkü  merdivenleri  inerken  yine  aynı  insanlara  rastlayacaksınız.
 İnsan  oğlunun  hayat  hikayesi  diğer   hikayelere   benzemez, önce kaderi doğrultusunda yazılır, sonra  oynanır. Bu  hikayede  silip  yeniden  yazmakta  yoktur. Çünkü  hayat  silgi  kullanmadan  yapılan  bir  resim gibidir. Kalemi  elinden   bir defa   bıraktın mı   bitmiştir  artık  senin   hikayen. Kendi  hikayen de  başkasını  oynamak ta  yoktur. Çoğu  zaman  hayat  hikayeni  kader  çizgisinde   kendin  yazar  kendin   oynarsın. Kalemi  elinden   bırakmanın  zamanı da gizlidir. Kaleminiz  şu  an  hala  elinizdeyken  güzel  bir  hayat  yazın  kendinize.
   Elinizin  bir  daha  kalem  tutamayacağı  günlere  iyi  hazırlanın. Belki  o  zaman  kalemi  tutma  gücünüz  olsa  bile, bu  seferde  mürekkebiniz  bitmiş   olacak. Hayatınızda  gülerek yaptığınız   hataların, bir gün  gelir  ağlaya  ağlaya  hesabını  verirsiniz. Unutmayın   insan  çoğu  zaman  iki  anlam  yüklermiş  hayata, biri  ağlarken, biri  gülerken. Ancak  insan  sadece  bir  kez  kıymet  bilirmiş. O da  elindekini  kaybederken. 

Herkese  iyi  pazarlar. 

Bu yazı toplam 1466 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum