1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bir iş daha gecikiyor
Bir iş daha gecikiyor

Bir iş daha gecikiyor

İlimizde devletin yaptığı, yapmaya kalkıştığı bütün işler nedense gecikiyor. Aslında ilimizin yetkili isimlerinin bu konuyu oturup çok ciddi biçimde incelenmesi gerekir. Geciken, açıklanan tarihte biti

A+A-

İlimizde devletin yaptığı, yapmaya kalkıştığı bütün işler nedense gecikiyor. Aslında ilimizin yetkili isimlerinin bu konuyu oturup çok ciddi biçimde incelenmesi gerekir.

Geciken, açıklanan tarihte bitirilemeyen devlet yatırımlarına hatırlamaya çalışalım:

D-130 Yolu, Sapanca Yolu, Cengiz Topel Havaalanı, Yahya Kaptan Spor Salonu… Daha onlarcası sayılabilir. Bunlar başlayan, üstelik ödeneği hazır olan işler, ama bitmedi, bitmiyor.

Vali Ercan Topaca, ilimizin bütün ilçelerinde kameralı takip sisteminin bu yılsonuna kadar tamamlanacağını, paranın da hazır olduğunu söylemişti. 2008 yılında bu sistem ilk olarak Gebze'de kuruldu. Çok uzun denebilecek bir sürenin sonunda İzmit, Derince, Körfez ilçelerindeki 218 kameralı sistem de tamamlandı, önceki gün açıldı.

Halen 12 ilçenin 4'ünde kameralı takıp sistemi var. Diğer sekiz ilçe için ihale açılmıştı. İhale iptal olmuş. Yeniden ihale şartnamesi hazırlanıyor. Öyle görülüyor ki, bu iş de çok uzun sürecek, kolay kolay bitmeyecek.

Neden böyle?.. Neden bütün işler gecikiyor?.. Neden bu kentte devletin başlattığı hiç bir iş zamanında bitmiyor? Bunu bir araştırmak lazım.

Kemal Burkay'ın dönüşü

Türkiye dün, önemli bir vatandaşının 31 yıl sonra ülkeye dönüşüne tanık oldu. Konu Türkiye'nin çok sıcak gündeminde biraz arka planda kaldı. Ama Kemal Burkay, önemli bir isim. Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Hukuk ve siyaset adamı. Aynı zamanda önemli eserleri olan yazar ve şair…

Kürt toplumu içinde silahlı savaşa karşı çıkan en önemli isimlerden biri. Bu nedenle, öteden beri Abdullah Öcalan ile arasının açık olduğu biliniyor. Kemal Burkay, 12 Eylül 1980 darbesinden birkaç gün önce Türkiye'yi yasa dışı yollardan terk etmek, kaçmak zorunda kalmıştı. 31 yıldan bu yana İsveç'in Stockholm kentinde yaşıyordu.

Nazım gibi, vatan hasretiyle tutuşarak yaşadı. İsveç'te de saygı gördü, el üstünde tutuldu. Ama hep vatan hasreti içinde olduğunu ifade etti. Uzun zamandan beri Türkiye'ye döneceği konuşuluyordu. İktidardaki AKP de Burkay'ın dönüşü için yeşil ışık yakmıştı. Savcılık 1980'den beri rafta duran Burkay ile ilgili suçlamaları yeniden ele aldı ve takipsizlik kararı verdi.

Kürt şair dün İstanbul'a döndü. Türkiye'nin en önemli sorun ve sıkıntılarından biri olan “Kürt meselesi”nin barışçı çözümü için Kemal Burkay'ın vatana dönüşü önemli bir adım olabilir.

Fethiye Caddesi cazibesini kaybediyor

İzmit Fethiye Caddesi uzun yıllardan beri şehrin en kalabalık, en hareketli bölgesiydi. Bu caddenin araç trafiğine kapanmasından sonra dükkan kiraları hızla artmış, İzmit halkı en azından günde bir kez Fethiye Caddesi'nde aşağıdan yukarıya ya da yukarıdan aşağıya bir tur atmadan günü tamamlamaz olmuştu.

Tren şehrin ortasından kalktı, Yürüyüş Yolu yapıldı. Fethiye Caddesi'nde “Piyasa yürüyüşü” trafiği önemli ölçüde bu yola kaydı. Sonra, İzmit esnafı Fethiye Caddesi'nden çıkmaya başladı. Şık, markalı dükkanların yerini tavuk dönerciler almaya başladı.

Fethiye Caddesi'nden İzmit'in seçkin insanları çekildi, ortalık etrafı seyredip, laf atmak için dikilen gençlere kaldı.

İKM, Ticaret Odası falan da etkisiz kaldılar. İzmit Belediyesi, Fethiye Caddesi'ni ışıklandırarak hareketlendirmek istedi. Ama hiçbir şey para etmiyor. Önce İnönü Caddesi öldü. Şimdilerde Fethiye Caddesi giderek cazibesini kaybediyor.

Pek çok kişi farkında değil ama, İzmit'in hareketliliği, canlılığı, zenginliği şehrin doğusuna doğru taşınıyor.

Formula-1 bundan böyle İstanbulsuz

10 yıl kadar önce Formula-1’in İstanbul’a geleceği haberleri çıktığında pek bir heyecan yapmıştık. İstanbul Ticaret Odası kısa sayılabilecek bir zaman diliminde 300 milyon TL harcayarak güzel bir pistin inşasını gerçekleştirdi.

2005 yılında ilk kez İstanbul Grand Prix’i gerçekleşti. İlk yıl yoğun bir ilgi vardı. Yollar tıkanmış, hayat felç olmuştu. Daha sonraki yıllarda Formula olayı Türk seyircisini pek sarmadı. Dünyanın diğer şehirlerine oranla İstanbul GP’nin seyircisi düşük kaldı.

Formula yönetimi bu durumu göz önüne alarak İstanbul’u 2012 takviminden çıkartmış.

Şimdi önemli para harcanarak yapılan pist atıl kalacak. Ama ben yine de “İstanbul Park” adı verilen pisti kazanç olarak görüyorum. Pistin çevresi son yıllarde villa siteleri ve toplu konut projeleriyle doldu. Bu alan en azından boş duracak, yüksek yüksek binalardan bir süre daha arınmış kalacak...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.