1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. Bir organ, bir can..
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir organ, bir can..

A+A-
“Organ Bağışı” dendiğinde ne anladığınızı düşündünüz mü.? Yoksa diğer duygusal olaylar gibi, sadece anlık bir burukluk yaşayıp, unuttunuz mu.? Unutmanıza hiç şaşırmadım.. Çünkü böyle bir çaresizliği, acıyı, kaybetme korkusunu hiç yaşamadınız ki.. Bu yazdığım farkına varamadığımız duyarsızlığın içine kendimi de kattığımı itiraf etmek isterim..Haa bunun insan ve yardım sevmemek, hayat kurtarmayı önemsememekle falan hiç alakası yok.. Dediğim gibi, bu o sıkıntıları çeken insanları tam manasıyla anlayamamak.. Neler yaşadıklarını hissedememek, onlarla bazı duyguları paylaşamamak..
Geçen hafta TV programımın konusu “Organ Bağışı” idi.. Konuklarımsa, Kocaeli İl Sağlık Müdürü, Uzman Dr. Mürsel Durmaz ve İl Sağlık Müdür Yar, Dr. Arzu Aşı hanımefendiydi.
Şuna bütün kalbimle inanıyorum.. İkisi de işinin ehli, çalışmalarını kendi özel hayatlarının önünde tutan başarılı ve fedakar kişiler.. Ve, meslekleriyle adeta özleş leşmişler..Hele de bu konuda, yani organ nakli konusunda çok idealılar.. Sağlık Müdürü Dr. Mürsel bey organ bağışı ve organ nakli adına yeni gelişmelerin peşinde koşarken, Müd. Yar. Dr. Arzu Aşı’nın şehrin her yerinde karşınıza çıkması mümkündür.. Nerede bir topluluk var Dr. Arzu hanım organ bağışı adına orada olabilir ve sizleri çok güzel bilgilendirebilir. Şanslıyız.. Bu mutlu edici bir kazanım tabi ki.. TV programımızda Müdür bey öyle önemli anlatımlar yaptı ki, beni oldukça derinden etkiledi.. Organ bağışı bekleyen hastalar adına verdiği rakamlar ve örnekler, işin vahametini gözler önüne sermeye yetiyordu.. Aslında Sayın Durmaz’ın şu sözünü düşündüğümüzde, başka bir misale gerek var mı sorarım.? “Herkes yarın bir organa ihtiyaç duyabilir.. Kimse, hayatın kendisine sunacağı sürprizleri bilemez ve neyle karşılaşılacağı meçhuldür” .. Evet, yarın bizim başımıza ne geleceği belli mi.? Şahsımızın veya bir yakınımızın organ nakline muhtaç olmayacağımızı kim söyleyebilir ki.? Tamam, Allah bütün insanlara sağlıklı ve mutlu bir ömür bahşeder İnşallah.. Ama gerçek bu dileklerle değişmiyor ne yazık ki.. Konuklarım programa gelirken bizi aymazlıktan daha çabuk kurtaracak canlı tanık baba ile kızını da getirmişlerdi.. Bana gelen bilgiler sonucu, onların yanımızda oluşu ve yaşadıkları acı tatlı anları bizlerle paylaşmaları, duygularımızın şahlanmasına neden olduğu gibi, izlenme rekoru da kırdığı yönünde..Eğer izleyemediyseniz, sizlere kısaca aktarmak istiyorum
İsmail Bulut ve kızı Tuğba Bulut.. Tuğba babasının gözünün nuru.. Üniversiteyi o yıl bitirmiş ve işe girme heyecanı yaşayan sağlıklı bir genç kız.. Ancak bir gün, hiç aklına getirmediği ve hayatın ona hazırladığı acı bir sürprizle yüz yüze kalıvermiş.. Bütün aile şaşkına dönmüş.. Tuğba kısa süre içinde hastanede tedaviye bağlı kalan bir hastaya dönüşüvermiş.. Tuğba’nın acilen karaciğer nakline ihtiyacı olduğu anlaşılmış ve aileye adeta kara bulutlar çökmüş.. 23 yaşında hayat dolu bir genç kız.. Yaşaması bulunacak karaciğere bağlı..Zaman hızla geçiyor.. Anne, baba çaresiz.. İsmail bey şu an dahi engelleyemediği göz yaşları içinde çaresizliğini anlatmaya çalışıyor.. Anlatırken o günleri yaşıyor besbelli.. “ Kızımız, yavrumuz gözümüzün önünde yavaş yavaş bitiyor.. Organ bulmak için çılgınca mücadele ediyorum..Ama yok, bir türlü yavrumu yaşatacak karaciğer bulunamıyor.. Çevremde Hakkın Rahmetine kavuşan insanların cenazelerine katıldığımda aklım ölen kişinin organlarında inanınız.. Hatta kaç defa içimden cenazeyi kaçırmak bile geçti..Yarabbi deliriyordum galiba diyordum.. Anlatmak istediğim, nasıl bir ruh hali ve çaresizlik içinde kıvranarak geçirdiğim günlerdir..Benden hastanede müjdeli haber bekleyen kızımın yanına gidemez oldum..Bu yaşadıklarım inanılmaz derecede acı şeyler.. Ve, sadece küçük bir kısmı.. O nedenle herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyor, bir gün herkese lazım olabilir ve benim yaşadıklarımı yaşayabilir diyorum” diyor..
Ya  Tuğba.. Şu  anda  gözlerinin  içi  gülüyor.. Aslında  şanslı  bir  insan..Ama  “ Ben  hiç  ümidimi  yitirmemiştim.. Çünkü  hayatı  seviyorum,  yaşamayı  seviyorum.. Şu  anda da  yeni  bir  organla    birlikte  yeni  bir  anne,  yeni  bir  aile  kazandım.. Uğurcan  benimle  yaşayacak.. Şükürler  olsun,  kendimi  çok  iyi  hissediyorum.. Ve  tüm  insanların  duyarlı  olması  için  ne  yapılması  gerekse  yapıyorum..” diye  anlatmayı   sürdürüyor.. Evet,  9  yaşında  trafik  kazasında  beyin  ölümü  gerçekleşen  Uğurcan’ın  karaciğeri  Tuğba’ya,  diğer  organlarıysa  başka  canlara  can  katmış..Bir  organ,  bir  can,  bir  hayat olmuş.. 
Lütfen  duyarlı  olalım.. Arzu  ettiğimiz  bir  sağlık  kurumuna  organ  bağışı  için  baş  vuralım.. Sonra  aile  bireylerinden   onay  alarak  dolduracağımız  formla,  organlarımızı  bağışlayalım.. Eğer  hayata  geri  dönüş  şansımız  bitmişse,  bir  başka  hayata  can  verip,  bir  başka  bedende  yaşayalım..           
            
Bu yazı toplam 550 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum