1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bir sahil de bizim için yapın Sayın Başkan
Bir sahil de bizim için yapın Sayın Başkan

Bir sahil de bizim için yapın Sayın Başkan

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2004 yılından buyana ilimizde yaptığı en önemli iş nedir diye sorulsa, hiç tereddüt etmeden “Sahil projeleridir” derim. Sekapark sahili mükemmel oldu. Zaten, dolup taş

A+A-

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2004 yılından buyana ilimizde yaptığı en önemli iş nedir diye sorulsa, hiç tereddüt etmeden “Sahil projeleridir” derim.

Sekapark sahili mükemmel oldu. Zaten, dolup taşıyor.

Bir türlü bitmedi ama, Başiskele Sahili de mükemmel oluyor… Derince’de “Harikalar sahili” var.. Tütünçiftlik ile Yarımca arasında yine mükemmel bir sahil projesi uygulanıyor. Hereke sahili yenilendi. Kocaeli ve Türkiye, sahil düzenlemesi, Osman Hamdi Bey Evi restorasyonu ile, Eskihisar’ı yeniden tanıdı.

Karamürsel sahili elden geçirildi, Balık Adası yapıldı. Ereğli, Ulaşlı, Halıdere sahilleri, genişleyen caddeler, yeni iskeleler ile güzelleştirildi.

17 ağustos 1999 felaketinde denize giden Gölcük Kavaklı sahili mükemmel oldu. Değirmendere sahili de eski halinden daha cazip, daha güzel..

Büyükşehir Belediyesi, Kartepe’de derelerin kenarlarında piknik alanları kurdu. Sapanca Gölü sahillerini düzenledi, halkın soluk alacağı, dinleneceği geniş alanlar yarattı.

Hepsi mükemmel. Hepsinin en çarpıcı ortak özelliği ise, “Alkollü içkiden” tamamen arındırılmış olması.

Ramazan ayı içinde Büyükşehir Belediyesi tarafından servis edilen, yerel gazetelerde yayınlanan bir haber dikkatimi çekti. Ramazan ayı içindeydik, o dönemde bu konuya girmek istemedim. Büyükşehir Belediyesi, Tavşancıl sahilini de yeni baştan yaratıyormuş. Tavşancıl sahilinde deniz dolgusu ile kazanılan geniş alanda çevre düzenlemesi yapılacak, oturma, piknik alanları,  çocuk oyun bahçeleri, yürüyüş parkurları kurulacakmış. Mutlaka, kenara köşeye bir yere, bir de mescit yaparlar.

Kuşkusuz Tavşancıl sahili de bu yeni düzenleme ile birlikte “Alkolden arındırılmış” bölge haline gelecektir. Yapılan bütün bu işleri takdir ediyorum. Kentimizi güzelleştirdiğini, bu kent insanlarını yeniden denizle tanıştırdığını, İzmit Körfezi kıyılarının cazip hale getirildiğini kabul ediyorum.

Ama bu şehirde bir de biz varız. Canı çektiğinde, şöyle denize nazır bir yerde, iki kadeh alkollü içkiyi yudumlayıp, günahını da göze alarak hayatın tadını çıkartmak isteyen biz.. Tamam, sayımız azaldı, neslimiz tükeniyor belki. Ama hala nereden baksanız, yüzde 30’ların biraz üzerindeyiz..

Başkan Karaosmanoğlu ile yüz yüze konuşurken bu konuyu açtığınız zaman sinirleniyor; “Biz kimsenin içmesine karışmıyoruz. İşte sahildeki balıkçı lokantaları var. İşte marina iskelesindeki tekneler var. Gidin, istediğiniz kadar için. Ben bir tane bile içkili lokanta kapatmadım” diyor.

Söyledikleri, teorik olarak doğrudur. Ama sıkıntı var. Bizim iki kadeh içki içeceğimiz, şöyle sıcak havada denize ayaklarımızı sokup, buz gibi bir birayı yudumlayabileceğimiz; güzel bir kebabı eşimiz dostumuz ile bir kadeh kırmızı şarapla; ya da ızgarada lüferi şöyle  buzlu bembeyaz bir kadeh rakı ile yiyebileceğimiz yer kalmıyor.

Fuar alkolden arındırıldı. Sahiller öyle.. Türkiye’ye bu yılın ilk 7 aylık döneminde 17. 5 milyon turist gelmiş.. Bunların yüzde 35’i Antalya’ya gitmiş. 17. 5 milyon turistten bizim ilimize kaç tane gelmiştir?.. Arada bir sokakta dolaşırken gördüğümüz siyahi gemi  tayfaları dışında bu kente gelen yabancı turist var mı?..

Turist gelse ne yapacak?.. İzmit’te, Körfez kıyılarında bir bira içecek yer kalmadı. Sahil boydan boya yenileniyor, sahil yenilendikçe, içki ortadan kalkıyor.

Bu kentin sahillerinde insanlar isterlerse içki içer, isterlerse ibadet ederlerdi. Değirmendere sahilinde Koruk vardı, Kırık Çatal vardı. Karamürsel’de Coşkun hala var da, ne kadar dayanırlar, bilemem. Eskiden bir de Behçet vardı.

Ereğli’de denize nazır açık havada masaları bulunan balıkçı lokantası vardı. Kabul, öteden beri Halıdere’de, Ulaşlı’da, Kavaklı sahilinde içkili lokanta olmadı.

Ama Fuar’da bu mevsim, Şehir Lokantası’nda akşamları mükemmel lezzetli dönerin yanında iki kadeh şarap içilebilirdi.

Hele Tavşancıl.. Bu Körfez’in en güzel, en sevimli, en huzurlu bölgesiydi. Salih Gün’ün Belediye Başkanı olduğu dönemde Tavşançıl Belediyesi çok güzel bir balıkçı lokantası yapmıştı. Denizin üzerindeydi. Şimdiki Antikkapı’yı pabucundan çıkartırdı.

Tavşancıl sahilinde, bir de Balıkçı Rahmi’nin baraka lokantası vardı. Duvarında saz asılıydı. Akşamları giderdik. En taze balıklar hazırlanır, Rahmi Usta duvardaki sazı eline alırdı. Ne Neşet Ertaş’ları, ne Zülfü Livaneli şarkılarını orada Tavşancıl sahilinde keyifle söylemiştik.

Hala kulaklarımda çınlıyor.. Şimdi hiç biri kalmadı. Giderek, olanlar da gidiyor. Büyükşehir şimdi Kandıra sahillerini düzenleyecekmiş. Korkarım, Kerpe’de bir tane balıkçımız kaldı, o da gidecektir.

Yaşamının her aşamasında ibadeti ön plana çıkartan, hayatını dinimizin emrettiklerini yerine getirip, yasakladıklarından uzak durarak yaşayan herkese büyük saygım var. Ben, yüce dinimizin pek çok kuralını yerine getiremem. Ama kendimi bu kentteki en iyi Müslümanlardan biri olarak görürüm. Çünkü, kimseye haksızlık yapmamaya, boğazımdan bir kuruş haram para geçirmemeye özen gösteririm.

İştin yorgun çıktığımda, iki arkadaşımı yanıma alıp, şöyle denize nazır bir yerde bir bardak buz gibi bira içmek isterim.

Şimdi balık zamanı. Büyüsün de Lüfer ve Kofana olsunlar diye, Çinekop, Sarıkanat boykotuna gönüllü katılanlardanım. Ama sırf Müslüman gözükmek için, en güzel kebabı ayranla, en nadide balığı Fanta ile yiyenlerden olmadım, olamam.

Bir sahili de bizim için yapın Sayın Başkan.. Mesela, Tavşancıl sahiline kabulüm.. Düzenleyin, ama “Alkol yasaklı” yapmayın. Kocaeli’nin, İstanbul’un en ünlü markalarını, Develi’yi, Kaşıbeyaz’ı, Beyti’yi, Coşkun’u, Özsar’ı davet edin. “Gelin burada lokanta açın. İçki ruhsatı da serbest” deyin..

Biz de bu şehrin insanlarıyız. Nereden baksanız, hala yüzde 30’lardayız. Şöyle akşam iş çıkışında, iki dostla gidip, iki kadeh içkimizi yudumlayalım. Ailemizle gidip, Lüfer’i rakı ile, kebabı şarap ile yiyebilelim.. Biz, sizin çevrenizde dönüp dolaşan, hep avanta peşinde koşup, Müslüman geçinenlerden emin olun daha temiz Müslümanlarız.

Lütfen, İzmit Körfezi kıyısında bir parçacık sahili de bize bırakın..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.