• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Kocaeli 7 °C

Bir sonraki düzenlemede kademeli sisteme geçilmeli

İsmet ÇİĞİT

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) ağustos ayı toplantısını önceki gün yaptı. Minibüsçüler, aslında 7 Haziran 2015’teki genel seçimler öncesinde zam istemiş, tarifenin değişmesi için başvurmuştu. Bizim minibüsçüler AK Parti’nin sözünü dinler. “Bekleyin seçimler geçsin” dediler, beklediler. Sonra, 1 Kasım seçimleri dönemi geldi. Minibüsçü yine zam istedi. İlimizdeki minibüsçüler, zaten çok fazla olan “Bedavacılar” konusunda şikayetçiydi. Büyükşehir, 1 Kasım seçimleri öncesinde de ulaşıma zam yapmadı.

Seçim geçti, asgari ücret arttı. Toplu taşıma araçları için sigorta maliyetleri arttı. Toplu taşıma sektörü özellikle ilimizde iyice zarar etmeye başlamıştı. 65 yaş üstü yolcuların bedava taşınması konusunda devletin verdiği sözler tutulmadı.

Şimdi kalkıp, UKOME’nin son zam kararlarını eleştirmek, popülizm olur. Artan maliyetler karşısında, İzmit şehir içindeki yolcu taşıma ücretinin yüzde 10 civarında yükseltilmesi makul bir zamdır.

UKOME, pek çok aile için okul döneminde önemli bir gider olan öğrenci servis ücretlerine de Türkiye’nin diğer illerindeki zam oranlarının altında bir artış getirdi. Bu kentte özellikle fırıncıların ekmek ve pide fiyatı konusunda her dönem Türkiye rekoru kırmasına alışkınız. Yüzde 10’luk şehir içi, yüzde 5’lik servis zammı, taksi tarifelerine yapılan zam oranları kesinlikle makul düzeyde kalmıştır.

Bizim toplu taşıma konusunda artık tartışmamız gereken öncelikli konu sistem konusudur. Kent genelinde artık nakit parayla değil, akıllı kartla toplu taşıma yapılıyor. Böyle olunca, toplu taşıma araçlarında gidilen mesafeye göre ücret uygulaması yapmak da son derece kolay bir iş. Türkiye’de toplu taşıma konusunda bizim ilimizdeki kadar iptidai bir sistem kalmadı.

Derince’den minibüse biniyor, Umuttepe’ye 30 kilometre gidiyorsunuz 2.50 TL. İzmit’te Fevziye Camii önünde minibüse binip, Yenicuma önünde iniyorsunuz bu da 2.50 TL. Bu büyük yanlış. Bu büyük haksızlık. Minibüsçü de kaybediyor, vatandaş da kaybediyor. Minibüs duraklarına kent kartla ilgili kademeli sistemi kurarsınız, kim ne kadar gittiyse, o kadar öder. Yukarıdaki misale devam edersek, Derince’den Umuttepe’ye giden 4 TL öder, Fevziye’den Yenicuma’ya giden 1 TL öder.

Toplu taşımada doğru olan budur. Artık bu şehirde ama iki yıl, ama 2.5 yıl sonra yeniden toplu taşımaya bir zam yapılacaksa, o zamana kadar bu kademeli sistemin altyapısı hazırlanmalıdır. Kademeli sistemi Kocaeli genelinde uygulayabilirsiniz. İzmit’ten Karamürsel’e giden kartını okutur, bedelini öder. İzmit’ten Derince’ye giden kartını okutur, bedelini öder. Doğru olan budur.

Bir de şu “65 yaş üstüne toplu taşıma bedava” formülünü hükümetin yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Bu iş yürümüyor. 65 yaş üstü vatandaşlar kamu araçlarında, belediye araçlarında ücretsiz seyahat etsinler. Ama özel minibüslerden bedava yolcu taşımalarını istemeye kimsenin hakkı yok. Bu sistemde yaşlılar da kaybediyor. Minibüsçü de mutsuz. 65 yaş üstü bedavacı yolcular için vaat edilen paralar ödenmiyor. Minibüsçü, bedavacı yolcuyu arabasına almak istemiyor. Tatsız olaylar oluyor. Minibüsçü durakta yaşlı yolcu görünce ”Bunlar bedavacıdır” diyerek, durmadan geçiyor.

Pek çok tanıdığım var. 65 yaşından büyük. Ama kart almıyor. Minibüse bindiğinde hakarete uğramaktan korkuyor. Herkese yazık. Özel toplu taşıma araçlarından bu bedava işini kaldırmak lazım. Bizim ilimizde toplu taşıma sistemini her yönüyle masaya yatırıp, hem bu sisteme mahkum olan vatandaşın, hem bu sistem içinde ekmeğini kazanan minibüsçünün menfaatlerini dikkate alarak her şeyi yeniden planlamak lazım. Özellikle kademeli ücret konusunda çok, ama çok geç kaldık. Artık biraz çağa ayak uydurmak lazım.

Kehanet değil, yine olacak

Uyanık olduğu her anı, elindeki akıllı cep telefonunun ekranına bakarak geçiren insanlara çok acıyorum.

Benim eşim de bunlardan biri ne yazık ki. Geçen hafta tatilde, hemen her gün elinde cep telefonu ile ve çok endişeli bir yüz ifadesiyle yanıma geliyor, “Sosyal medyada herkes yazıyor. 14 Ağustos’ta FETÖ Çinliler ve ABD’liler ile birlikte çok büyük deprem yaratacakmış” diye sızlanıyordu.

14 Ağustos geçti, şimdilerde “Sosyal medyada benim çok inandığım bir falcı var. Bilmem kaç ağustosta gökten başımıza taş yağacak” diye yazıyor diye sızlanıyor.

Sosyal medyaya saplanıp, hayatı kendilerine zehir edenlere acıyorum. Ama bildiğim bir şey var. Kesinlikle kehanette de bulunmuyorum. Bizim kuşak görür mü, görmez mi bunu da bilemem. Ama bu bölgede bir gün yine büyük, hem de çok büyük deprem olacak.

Aklımın erdiği ilk dönemlerde, sanırım ilkokul 1’inci veya 2’nci sınıfta bir coğrafya dersinde öğretmen “Bizim ilimiz Kocaeli, Dünya’nın en tehlikeli deprem kuşağının üzerindedir. Yüz yılda bir bu bölgede büyük depremler olur.” demişti. 7-8 yaşlarındaydım. Öğretmenimin bu sözleri hiç aklımdan çıkmadı. Hayatımın her döneminde “Bu bölgede büyük deprem olacak.” gerçeğiyle yaşadım.

Evlendikten sonra, iki defa ev değiştirdim. 3’üncü evi, elimdeki avucumdaki her şeyimi verip, Cengiz Kavan’dan almıştım. Kozluk 2.yol başında. Deprem yönetmeliğine göre yeni yapılan, kayalık arazide, sağlam bir binadaydı. Bu eve taşındım, bir yıl geçmeden 17 Ağustos 1999 felaketi yaşandı. Önceden yaşadığım ve çıktığım iki bina ağır hasar görmüş, benim sırf deprem korkum nedeniyle aldığım evimde duvar çizilmemişti.

17 Ağustos 1999’a  yakalandığımda  41 yaşındaydım. İki oğlum ufaktı. Bu kentte bir gün büyük deprem olacak diye en çok korkan, ama bir yandan buna yönelik tedbirlerini de alan belki tek kişiydim. 17 Ağustos sabahı saat 03.02’de o müthiş sarsıntının ardından evden apar topar sokağa inerken, böylesi bir gün için yatak odasında başımın ucundan ayırmadığım küçük el radyosunu bile yanıma almıştım.

Bu bölgenin deprem periyodu, 30-35 yıldır. 17 Ağustos’un üzerinden 17 yıl geçti. Periyod doluyor. Dahası Marmara Denizi’nde, İstanbul veya Tekirdağ yakınlarında yeni ve büyük bir deprem olasılığının çok yüksek olduğunu bütün uzmanlar her fırsatta söylüyorlar.

Ben kehanette bulunmuyorum. Yine olacak. Biz görürüz, görmeyiz bilmiyorum. Ama çok uzun olmayan bir vadede Kuzey Anadolu Fayı, buralardaki bir yerinden yine kırılacak. Marmara Denizi’nde, Adalar bölgesinde 6 civarında, Saroz Körfezi’nde 7 civarında bir deprem olsa, bu bölgedeki çürük binalar da etkilenecek. Hala bu kentte 17 Ağustos’ta ağır hasar görmüş 45, orta hasar görmüş 2600 civarında bina var. Yazıktır, günahtır... En küçük depremde önce bunlar yıkılacak. Orta hasarlılarda hala masum kiracı insanlar yaşıyor.

17 Ağustos 1999’u unutmamak lazım. Bu bölgede yaşıyorsak, yeni depremlere hazır olmak lazım. Korkutmak için ya da kehanette bulunmak için yazmıyorum. Bilimsel bir gerçeği size hatırlatıyorum. Yine deprem olacak. Korkun ve bu gerçekle yaşamak için gereken önlemleri alın.

Çok güzel tabloydu

Bazen, iyi ki şu 15 Temmuz başarısız darbe kalkışması olmuş diye düşünüyorum. Bu musibetin ardından Türkiye’de çok şeyler değişmeye başladı. Son karşılaşmaları çok tatsız biten Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Feyzioğlu, Beştepe’de bir araya geldiler. Yan yana oturdular. Birbirlerini alkışladılar, Türkiye’nin yargı sistemini konuştular.

İnanın içim açıldı. Çok mutlu oldum. Türkiye böyle olmalı. Herkes yan yana gelebilmeli. Herkes birbirine saygı gösterebilmeli. Hepsinden önemlisi, memleketin sorunlarını ortak akıl geliştirebilmek için tartışabilmeli. Erdoğan-Feyzioğlu buluşmasının çok ama çok önemli bir olay olduğunu düşünüyor, Türkiye’nin güzelleşmeye başladığına inanıyorum. 

 

Bu yazı toplam 1987 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37