1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Bir sonraki ne zaman?
Bir sonraki ne zaman?

Bir sonraki ne zaman?

Hükümetin Türk Milletine büyük bayram hediyesi, arefe günü açıklandı. Vatandaşın, şirketlerin devlete, kurumlarına olan borçlarının faiz yükü silindi. Anaparaların, uzun vadeye bölünüp, taksitler

A+A-

Hükümetin Türk Milletine büyük bayram hediyesi, arefe günü açıklandı. Vatandaşın, şirketlerin devlete, kurumlarına olan borçlarının faiz yükü silindi. Anaparaların, uzun vadeye bölünüp, taksitler halinde ödenmesine karar verildi.

Böyle bir düzenlemenin, bu kadar geniş kapsamlı olması bile, Türkiye için gerekli olduğunu düşünenlerdenim. Kriz döneminden geçtik. Şirketler zorlandı, bireyler zorlandı. Pek çok insan,  borcunu ödemek istediği halde ödeyemedi. Ama her şeye rağmen bir de, “Aman devlete borçlu kalmayayım “ diyerek  evine ekmek götürmek yerine borcunu ödeyenler vardı..

Biz de bir şirket yönetiyoruz. İyi günler var, zor günler var.. Bazen, genel müdür Nazif Çanakçılı’ya, “Abi takma kafana. Şu vergiyi, şu sigorta primlerini biraz geç ödeyelim. Herkes böyle yapıyor. Nasıl olsa, yakında af çıkar” demişimdir.

Her defasında yüzüme çok kızarak bakmış, “Gerekirse biz kendi maaşımızı almayız. Ama devletin vergisi, sigorta primi ödenir. Ödeyemediğimiz gün, zaten müesseseyi kapatıp, bırakalım” demiştir.

Biz, devlete olan bütün vergi borçlarımızı günü gününe eksiksiz ödedik.

Çalışanların sigorta primlerini günü gününe eksiksiz ödedik.

Hiç naylon fatura almadık, kullanmadık.

Odalara olan aidat borcunu bir gün geciktirmedik. Devlete, kurumlarına bir kuruş borcu bulunmayan bir şirketi yönetiyoruz.

Son afla, naylon fatura kullananların kesinleşmiş cezaları bile silindi.

İster istemez insan düşünüyor: Biz enayi miyiz?

Geçenlerde evin elektrik sayacına Sedaş ihbarname bırakmış. Bir önceki ayın elektrik faturasını ödemeyi unutmuşum. Sedaş, “Beş gün içinde borcunuzu ödemezseniz, elektriğinizi keseriz” diye duyuruyor.

Evde panik oldu. “Aman baba, elektriğimiz kesilirse biz ne yaparız” durumu.

Cebimde para yok. Hayatımda ilk kez, şirketin maaşları yatırdığı bankadan, kendi hesabımdan 500 TL borç çektim. Elektrik kesilmesin diye elektrik faturasını ödedim.

Evin su borcunu, telefon, internet faturalarını hiç aksatmadım.

Ne zaman Emlak Vergisi ödeme zamanı gelse, hiç gününü geçirmeden oturduğumuz evin emlak vergisini yatırdım.

Üniversitede okuyan oğlumun harçlarını günü gününe yatırdım.

Digitürk öderim, internet öderim, hane halkının cep telefonu paralarını öderim.

Doğalgaz borcunu bir gün aksatmadım. Sigara almadım, gaz borcunu yatırdım.

Hiç kırmızı ışıkta geçmedim. Hiç trafik kuralı ihlal etmedim. Yanlış yere arabamı bırakmadım. Hiç trafik cezası da yemedim.

Şimdi düşünüyorum, kerizlik yapmışım. Yatırmasaymışım. Nasıl olsa, bu büyük aftan yararlanır, gecikme faizlerinden kurtulup, 36 ay vadeyle ayda 3-5 TL ödeyerek borçlarımı temizlermişim. Keşke kırmızı ışıkta geçseymiş, arabamı kafamın bozulduğu yerde, cadde üzerinde yasak yere, minibüs durağına park edip, gitseymişim.

Bu bayram arefesinde hükümetin açıkladığı büyük af, ilk değil.. Ülkemizde sürekli bu iş yapılıyor. Her iktidar yapıyor. Her defasında borcunu zamanında ödemeyen kazanıyor, aman devlete borç olmaz diyerek ne pahasına olursa olsun devlete olan borcunu zamanında ödeyenler kaybediyorlar.

AKP iktidarı bu büyük affı çıkartırken, Başbakan’ın emriyle, sadece bir tek kalem ceza af kapsamı dışında bırakılmış.

Hani girdiğiniz her yerde karşınıza bir yazı çıkıyor: “Burada sigara içmek yasaktır. Cezası 69 TL’dir” yazıyor ya.

Günde iki paket sigara içerim. Ama yasak yerde içmiyorum. Kurala uymayı, insanlık ve vatandaşlık görevi kabul ediyorum. Hani  bir balık lokantasında, ya da Kapanönü’nde  bir sigara yakıp, içsem de ceza yesem, bu affedilmeyecekmiş.

Şimdi merak ediyorum. Bir sonraki af ne zaman çıkacak?..

2015’de mi?.. Yoksa 2020’de mi?.. Kesinlikle eminim ki, en geç 2023 yılında, Cumhuriyetin kuruluşunun 100 ncü yıldönümünde  bugünkünden bile daha geniş kapsamlı-muhtemelen sigara cezaları da dahil- bir af, o günlerde kim iktidarda olursa olsun yapılacaktır.

O halde, acaba yatırmasak mı diyorum; vergiyi, sigortayı.. Toplasak mı naylon faturaları..

Elektriği suyu gelip keserler de, acaba şu emlak vergisini yatırmasak mı?.. Günün birinde arabamıza bir trafik cezası kesilirse, hiç umursamadan affı beklesek de, sonra 36 ayda faizsiz taksitle mi ödesek..

Bu sadece benim sorumu değil.. Benim durumumda milyonlarca insanın bulunduğunu biliyorum.

Tamam, devlete borcunu ödemeyen, umursamayan milyonlarca insan affedildi. Borçlarının faizleri silindi..

Ama İsmet Çiğit’in suçu ne?.,. Benim gibi bütün borçlarını zamanında ödemiş vatandaşların suçu ne?..

İnsan kendisini, zengin şımarık ve küstah gençler tarafından zorla tecavüz edilmiş Fatmagül gibi hissetmiyor mu?..

Bu nedenle soruyorum ve gerçekten merak ediyorum:Bir sonraki büyük vergi affı acaba ne zaman?..

Bilelim de, biz de biraz bu devletin nimetlerinden yararlanalım.

Fatmagül gibi, zorla tecavüze uğrayanların tarafında değil de, bu kez devletin koruyup kayırdığı, küstah, ahlaksız, şımarık zengin çocuklarının tarafında bulunalım.

Bu haber toplam 1202 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.