• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli 13 °C

Bir tarafta disiplin; öbür tarafta entrika

İsmet ÇİĞİT
7 Haziran seçimlerine fazla bir zaman kalmadı.. Türkiye, çok kritik bir eşikte. Tabir yerindeyse, adeta “Bıçak sırtı”nda. 
Önümüzdeki seçimlerde de halkın ekseriyeti AK Parti’yi tercih edebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet başkanı olmasını, Anayasa’nın değişmesini, gerçekten Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin geride kalan 90 yıllık bölümünün bir reklam arası olarak anılmasını tercih edebilir. 
Demokrasidir, çoğunluğun tercihine saygı duyarız. 
Ama şu bir gerçek ki; Türkiye artık böyle gitmesin isteyen pek çok insan da var bu ülkede. 
Türkiye’de demokrasi olsun, özgürlükler olsun, Türkiye gerçekten Hukuk Devleti olsun;  Türkiye Cumhuriyeti Devletinin terör örgütleri ile, cemaatlerle, paralellerle hiç dirsek teması kalmasın isteyenler var. 
Demokratik parlamenter rejimin yerleşerek sürmesini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin saygın bir üyesi olmasını, kadınların dövülmediği, çocukların polis fişeği, gençlerin polis tekmesi ile ölmediği; her şeye rağmen böyle olaylar meydana geliyorsa, yapanın yanına kalmadığı,  yolsuzluk iddialarının yargılanmadan aklanmadığı bir Türkiye isteyen ve özleyenler de var. 
Bu tablo, en azından çok önemli bir genel seçime gidilirken, seçime girecek muhalefet partilerindeki herkesin çok daha duyarlı, çok daha dikkatli olmalarını gerektirir. 
CHP’de, MHP’de bir yerlere gelmiş insanların, artık bu saatten sonra kendi gelecekleri ile ilgili hesaplarını bir kenara bırakmalarını gerektirir. 
……….
En azından ilimizdeki siyasete baktığımızda, tablo böyle değil.. Geçen hafta TBMM’deki 
4 eski Bakan ile ilgili görüşmeler sırasında Egemen Bağış’ın yüce Divan’a gidip gitmemesi ile ilgili oylamada, AKP grubundan 48 fire çıktı diye muhalefetin zil takıp oynamadığı kaldı. Bu 48 firenin parti içinde bir kazan kaldırma olduğu öne sürüldü. 
Ama iktidar partisi teşkilatları ile, Meclis grubu ile dimdik ayakta. Hepsi birbirlerine sıkı sıkıya bağlılar. Hepsi,  7 Haziran’da seçim kaybı halinde başlarına çok işler açılabileceğinin farkındalar. Bu nedenle hata yapmıyorlar.  
İlimizdeki tabloya bakalım. 7 Şubat’ta AKP il kongresi var. Parti içinden 6 önemli isim, Mahmut Civelek’ten boşalacak İl başkanlığına talip oldular. 
İsmail Araç,  Şemsettin Ceyhan, Zihni Yılmaz, Halit Çokan, Abdullah Eryarsoy, Adem Koç.  Hepsi kendi işlerinde başarılı, hali vakti yerinde adamlar. İl Başkanı olmak için yarışıyorlar. Ama hiç biri bir diğeri hakkında hiçbir yerde, hatta öyle sanıyorum ki evlerinde bile en küçük bir kötü laf etmiyorlardır. Birlikte dolaşıyorlar, kolkola giriyorlar, birlikte poz veriyorlar.
Kurallar belli değil AKP’de. Koca koca adamlar Ankara’ya gitti, Genel Başkan Yardımcısı’nın karşısında mülakata girdiler. “Siz şimdi gidin. Aranızdan 3 kişi ellenecek, 
3 kişiyi Sayın Başbakan çağıracak. O zaman çağırılanlar gelir” dediler. 
Döndü adamlar bekliyorlar. Çıt çıkmıyor. 
………
Gelelim CHP’ye.. Geçen hafta başında Kocaeli eski milletvekili Hikmet Erenkaya ile yaptığım sohbetin notlarını yazmıştım. Erenkaya  “Birileri-aslında isim de verdi- kendi siyasi hesapları için Gebze Örgütünü dağıtmak istiyor. Gebze örgütünde yönetim kurulunun 34 üyesi yerinde duruyor. Kendi içlerinden Başkan seçti. Ama bak görürsün, ilçe başkanını görevden aldıracaklar. İzmit ilçede yönetim kurulunun yarısından fazlası istifa etti. Yüzlerce delege kongre için imza verdi. İşlerine geldiği için İzmit’e dokunmuyorlar, Gebze’yi görevden aldıracaklar” demişti. Erenkaya’nın bu açıklamasından iki gün sonra, CHP Gebze İlçe Başkanlığına atama yapıldı. 
CHP’nin ilimizde en zayıf olduğu bölgelerden biri Gebze. Çünkü Gebze örgütü üzerinde hep birileri hesap yaptı. Bir türlü doğru dürüst örgüt yapısı oluşturulamadı. Şimdi, bir mevcut milletvekilinin istek ve talebi doğrultusunda seçilmiş ilçe başkanı değiştiriliyor. Çok içinde değilim ama, CHP Gebze örgütünün perişan durumda olduğu, partinin fena karıştığı yönünde bilgiler geliyor. 
Yani, 7 Haziran seçimlerinde de CHP’nin Gebze’de ağır bir yenilgiye uğraması kuvvetle muhtemel. 
………
1 Şubat’ta MHP’nin il kongresi var. İl Başkanlığı için 4 ayrı aday çıktı. MHP’de aslında il başkanlığı için adaylar yarışmıyor. Her adayın arkasında eski bir parti büyüğü var.. MHP’den milletvekili adayı olmayı planlayanlar, öne çıkan 4 il başkanı adayının arkasında kılıçları çekmiş dövüşüyorlar. İl Başkan adayları da  partilileri dolaşıyor, birbirlerine çekiştirip, kötülüyorlar.. 
Bir yanda, en haksız, en belirsiz koşullar altında kendileri için verilecek hükmü, birbirlerine sarılarak bekleyen AKP’liler.. Öbür tarafta, bir milletvekilinin kendisine öyle uyduğu için yaptığı isten üzerine, ilin en büyük, en fazla seçmene sahip ilçesinde seçilmiş örgüt başkanını değiştirenler. Daha öbür tarafta  il başkanlığı yarışı adı altında, yıllardır MHP’den beslenmişlerin kavgası.. 
………..
Türkiye’de ve Kocaeli’de özellikle bu dönem muhalif olmak çok büyük sorumluluktur.. Şimdi muhalif olan, muhalefette olan hiç kimsenin, bireysel gelecek hesabı yapmaya hakkı yoktur, olamaz. Bu dönemde bile, kendisinin yakın çevresinin geleceğine yönelik hesaplar yaparak, büyük bir disiplin ve birliktelik içinde iktidarını sürdürmek isteyen AKP’nin ekmeğine yağ sürenler, tarih boyunca çok büyük vebal altında kalacaklardır. 
Şimdi, “Ben” değil, “Biz “ deme zamanıdır. Aksi halde, 8 Haziran Pazartesi günü sabahı hiç kimsenin kabahati başkalarında arama lüksü de kalmayacaktır. 
Bu yazı toplam 583 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37