1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Bir uzun tatilde daha gazetecilik yapmak
Bir uzun tatilde daha  gazetecilik yapmak

Bir uzun tatilde daha gazetecilik yapmak

Türkiye tatile çıktı. Herkes bir taraflara kaçtı. Esnaf bile dükkanını açmadı. Bayramda tatil yapmak, kuşkusuz herkesin hakkıydı.

A+A-

Bayram tatilinde bile çalışmak gereken mesleklerden biri bizim mesleğimiz. Ama şehrin boşaldığı, herkesin tatile gittiği, belediyelerin, kamu kurumlarının bayramlaşmak dışında hiçbir iş yapmadığı bir dönemde, uzun tatilde yerel gazetecilik yapmak, hiç de kolay değildi.
İlimizde bu uzun tatilde aslında haber konusunda pek fazla sıkıntı olmadı. Cinayet, trafik kazaları vardı. Gerek tatilin başlangıcında, gerekse bitimindeki trafik yoğunluğu başlı başına haber konusuydu. Ama 24 sayfalık gazete yapıyorsunuz. Bu durgunluk döneminde kolay değil. 
Bayram tatili döneminde gazetedeki her arkadaş, ihtiyaç duyduğu gün, ihtiyaç duyduğu kadar tatilini yaptı. Yazı işlerinde daralan kadro ile kentteki haberleri takip etmeye çalıştık. İtiraf ediyorum kolay değildi. Baştan savma gazete yapmak, sayfaları paldır küldür doldurmak mesele değildir. Ama okura saygınız varsa, siz iddialı bir gazeteyseniz, baştan savma, basit gazete yapma lüksünüz olamaz. Bu nedenle bizim işimiz biraz daha zordu. 
Ama meslek hayatımda bir uzun tatil dönemini daha işin başında geçirdim. Normal zamanlara oranla daha fazla yorulduğumu, daha fazla sinirlerimin yıprandığını itiraf etmek zorundayım. Ancak, bu işe başladığım zamandan bu yana olduğu gibi, bayram tatillerinde tatil yapmamaya, işin içinde olmaya yönelik kararlılığımı da sürdürdüğümü belirtmek istiyorum.
 

ALIŞKANLIKLAR VE GELENEKLER 
Hayatım boyunca sürprizlerden uzak durmaya, planlı yaşamaya dikkat etmişimdir. Yaş ilerledikçe bu konuda daha da tutucu hale geliyorum. Sabah güne başladığım andan itibaren, bütün günümü planlamaya çalışırım. Akşam ne yemek yiyeceğimi, kimlerle olacağımı, televizyonda izleyeceğim maç veya film varsa programımı buna göre ayarlamayı önceden kafamda şekillendiririm. 
Alışkanlar, zaman içinde gelenek haline geliyor. Bu konuda da pek taviz vermiyorum. 
Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı, ÖZGÜR KOCAELİ’nin yeni binasındaki ilk bayramı oldu. Eski binada, son yıllarda her bayram sabahı makine dairesinde personel birlikte kahvaltı yapardık. Yeni binadaki bu ilk bayramda da bu geleneği yaşattık. Geçmişte bayram sabahı kahvaltılarını, artık bizimle birlikte olmayan Zafer Çakıroğlu, Deniz Karamert hazırlardı. Bu bayram,  gazete binasının en üst katındaki yemekhane bölümünde kahvaltı sofrasını, Müessese Müdürü Levent Kadıoğlu hazırladı. Hani derler ya; “Kuş sütü eksik”ti. Bayramın birinci günü gazetede olan, çalışan bütün arkadaşlar bir araya geldik. Bayramlaştık, kahvaltımızı yaptık. 
Benim açımdan bayramın ilk günü bir “anne ziyareti” vardır. Çiğit’ler olarak annemin evinde buluşuruz. Bu bayram da yaptık. Akşam iş bitiminde, bu kez kayınvalide ve baldızla bayramlaşma faslı vardı. Bu arada, yine eski binadan kalma bir bayram alışkanlığımızı yine sürdürdük. Eski binada, her bayramın birinci günü gazeteyi bitirdikten sonra,  Hikmet Kalemci, Ali Gündoğdu ve ben kendi aramızda bir mini kutlama yapardık. Bu bayram da aynı mini kutlamayı, “mübarek Ramazan’ı bitirip, bayrama erişme” kutlamasını, saat 17.00 sıralarında gazeteyi bitirdikten sonra yaptık. Bu mini kutlama için de gerekli ve zorunlu malzemeyi yine Müessese Müdürü Levent Kadıoğlu temin etti ki,  teşekkür borçluyuz. 
Bayramın 2’nci günü, 6 Temmuz, bu gazetenin kurucularından değerli ağabeyimiz Cevat Çetin’in vefatının yıldönümüydü. Cevat Çetin, Dündar Çiğit ve Sancar Şener’i ölüm yıldönümlerinde mutlaka Bağçeşme’deki kabirleri başında anarız. Bu bayramda da bu geleneği bozmadık. Düşünebiliyor musunuz, Terzi Burhan (Burhan Utlu), Cevat Çetin’in ölüm yıldönümündeki anma için, Karasu’daki yazlığından kalkıp gelmişti. Aynı ekip.. Hafız Bülbül Ahmet, Nazif Çanakçılı, Ben, Terzi Burhan, Cem Çetin, Av.Suat Temoçin. Bağçeşme’de Dündar Çiğit’in kabri başında da bir Fatiha okuyup, Cevat Ağabey’i özlemle andık. 
Bu gelenekleri, alışkanlıkları sürdürmenin, rutine bağlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. ÖZGÜR KOCAELİ’nin bugünlere gelmesinde, bu kentte böylesine saygın bir yer edinmesinde, geçmişine, geleneklerine bağlı olmasının, hala ve her şeye rağmen, personelinin kendi içindeki uyum ve dayanışmasının önemli olduğunu düşünüyorum. 
Uzun tatil döneminde olabilecek en iyi gazeteyi yapmaya çalıştık. Şehir merkezine haber toplamaya giden muhabir arkadaşları sürekli “daha çok haber” için sıkıştırırken, aslında onların da yapabileceği çok fazla şey olmadığını biliyordum.. Şehir boş, durgundu.  Bu bayram döneminde, partilerde, STK’lardaki bayramlaşma buluşmaları bile geçmişe göre cılız kaldı. 
Bayram döneminin İzmit’teki en üzücü olayı hiç kuşkusuz İzmit için önemli biri olan Ayşe Kolaylı’nın ani vefatıydı.  Uzuntarla’da meydana gelen, 4 gencin hayatını kaybettiği feci kaza, Sarımeşe’deki cinayet, bayram tatilindeki yerel gazete manşetleri oldu.
………..
Artık, gazete binası şehrin göbeğinde, herkesin rahatça ulaşabildiği konumda değil. Buna rağmen bayram günlerinde ziyaretçilerimiz de eksik değildi. Siyasetçiler, eskisi kadar yoğun bayram ziyareti yapmadılar.  Ama çeşitli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, değerli dostlarımız,  bayramlaşmak için ziyaretler yaptılar. Bu açıdan da boş kalmadığımızı söyleyebilirim. 
Artık, uzun tatilden çıkıyoruz. Bugünden itibaren İzmit yeniden dolacak, şehir içinde tramvay çalışmasının tozu yeniden başlayacak. O İzmit’in sakin, sessiz, boş hallerini çok aradığımız, özlediğimiz anlar mutlaka olacak. Ama bence önemli olan, İzmit’i her haliyle, her sorunuyla sevmek, sevebilmek. Bu kentte gazetecilik yapmak, pek çok faktör nedeniyle giderek zorlaşıyor. Ama hala daha ve her şeye rağmen zevkli. Uzun tatil dönemi boyunca mümkün olan en iyi gazeteyi yapabilmek için çırpınan, çalışan mesai arkadaşlarıma, bayramlaşmak için gelen giden bütün dostlara, bu tatil döneminde bu şehirde kalan ve gazetesini alıp, okumaya devam eden bütün hemşerilerime teşekkürü borç biliyorum. 
Bakalım, daha kaç uzun bayram tatilini gazeteci olarak geçireceğiz. Şunu itiraf etmek isterim; bir gün bu işi bırakıp köşeye çekildiğim zaman normal günlerde neler yapacağıma, nasıl vakit geçireceğime dair pek çok alternatifli planım var. Ama uzun bayram tatillerinde ne yaparım, nasıl vakit geçiririm, inanın bunu bilmiyorum. 
Bayramda tatile çıkan, giderken yorulan, dönüşte perişan olan bütün hemşerilerime de yeniden şehrinize hoş geldiniz demek istiyorum. Tavsiyemdir. Bu bayram tatilinde çok çile çektiyseniz, bir sonraki uzun bayramda burada kalmayı tercih edin. İnanın İzmit’in yaz aylarına rastlayan uzun tatil dönemlerindeki halini çok seveceksiniz. Saygılar, sevgiler..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.