• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli -1 °C

Bir zamanlar el üstündeydiler

İsmet ÇİĞİT

Aslında bekleniyordu.. 17-25 Aralık olaylarının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “FETÖ terör örgütü”nü ilan etmiş, “Paralel yapı” adıyla, ülkede devletin ve milletin en büyük düşmanı olduğunu söylemişti.

Son MGK toplantısında bile, FETÖ örgütü ile mücadele Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu diğer terör risklerinden daha öncelikli olarak ele alınmıştı. Türkiye’nin diğer pekçok ilinde, artık düşman ilan edilen Fethullah Gülen cemaatinin mensuplarına yönelik operasyonlar yapılmıştı.

Bizim ilimiz tuhaf bir il..

Milli Görüş partilerinin en geniş taban bulduğu, en güçlü olduğu il..

AK Pati’nin 2002’den buyana çok güçlü olduğu, çok yüksek oy aldığı illerden biri.

Fethullah Gülen liderliğinde olduğu iddia edilen FETO Terör Örgütü’nün de ilimizde çok büyük bir tabanı bulunduğu biliniyordu. Sonunda düğmeye basıldı. 60 kadar insan, Çarşamba günü sabahı başlatılan eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alındı.

Kuşkusuz, bu tabloya çok sevinenler, zil takıp oynayanlar vardır. Gözaltına alınan insanlar, hepimizin tanıdığı, bir bakıma  iş ilişkisinin bulunduğu insanlar.. Aralarında çok sevilen, çok dürüst olarak tanınan insanlar var. Doğrusu ben üzüldüm.

Fethullah Gülen grubu, bir dönem bana da çok yoğun ilgi göstermişti. Şimdilerde kaçtığı söylenen,  örgütün Kocaeli İmamı olarak adlandırılan M.Akif Saka, ailemle yeni eve taşındığımda, eline hediyesini (Arapça Allah yazan çok şık bir tablo) alıp, evime ziyarete bile gelmişti. Ben Saka’ya , “Hocam, biradan viskiye kadar hangisinden istersen evde içkim mevcuttur” demiştim, O demli çayı tercih etmişti.

Birkaç kez KASİAD’a davet edildim. Özel Erkul’da iftar yemeklerine çağırıldım. Yani içlerinde bulunduğum olmuştur. Bugün gözaltında olan insanların nasıl bu şehirde el üstünde tutulduğunu biliyorum. Bütün bürokratla bu insanların önünde el pençe divan duruyordu. Allah’ı var. Tanığıyım. Bir tek Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu bunlara çok yakın durmuyordu. Hatta bir keresinde bana, “Ben bunları pek sevmem. Liderimiz Erdoğan da sevmez” demişti.

Ama 17-25 Aralık olayları öncesinde bu kentte herşey, bu insanlardan soruluyordu. Belediyeler, bütün alışverişlerini bu insanlardan yaparlardı. Polisin kime ceza keseceği, hangi barı basacağı bile, bunlardan sorulurdu.

Hiç birinin silah taşıdığını, bir başkasına fiziki zarar verdiğini söyleyemem. Ama işleri çok iyiydi. Ticaret tamamen bu insanların elindeydi. Bürokraside yapamayacakları iş yoktu. Elbette iktidar partisinin unsurlarından bu gücü alıyorlardı.

Şimdi arandığı belirtilen Murat Özdağ, kendi gücüyle mi Kocaeli Ticaret Odası Başkanı oldu. Bülent Karagöz nasıl KOTO Meclis Başkanı oldu?.. Çakmak Marketler, Özsar Restaurant’lar nasıl büyüdü?. Kim destekledi.

Bugün gözaltında olan bu insanların büyük bölümünün, çalışkanlığına, ticaretteki dürüstlüklerine, insanlara yaklaşımlarındaki sevecenliklerine kefilim. Devlet, ülke ve millet için düşmanca düşünceler taşıdıklarına, bu yönde çalıştıklarına da inanmam. Ramazan Baştürk için, Mehmet Tabak için Fatih Bingül için  “Bunlar bu kent ve bu ülke için zararlı insanlardı” diyebilir misiniz?.. Cemaatin en güçlü olduğu dönemde KASİAD Başkanı olan Abdülkadir Baki Karaman’ın bu kentteki insanlık kalitesi en yüksek kişilerden biri olduğunu söyleyebilirim.

Kuyumcu İslam Kadıçeşme hakkında pekçok kişi şikayetçiydi. Aranıyordu. Yurt dışına kaçtığı, en azından başka bir ile gittiği düşünülüyordu. Şimdi İzmit’te yakalandı. Polis İslam Kadıçeşme’yi bugüne kadar hakkındaki diğer suçlar nedeniyle niye gözaltına almamıştı?..

Bu dönem, bu iktidar zamanında bu insanlar çok güçlendiler. Onlara, bu iktidarın mensupları,  bu iktidarın belediyeleri sahip çıktı. Hepsi her konuda ticaret için, bu insanları birbirine tavsiye etti. Milletvekillerini, belediye başkanlarını biliyorum. Seçmenlerinden çok bu insanlara yakın olmayı, onların yanında gözükmeyi tercih ederlerdi. İsmetpaşa Stadında bir “Türkçe Olimpiyatı” düzenlediler. Devletin Kocaeli’deki temsilcilerinden katılmayan oldu mu?..

17-25 Aralık operasyonlarının ardından yapı “Düşman” ilan edildi. Önce bu insanların ticareten bitirilip, tüketilmesi için düğmeye basıldı. Çoğu iflas etti. İşlerini küçültmek zorunda kaldı. Bir kısmının neredeyse muhtaç duruma düştüklerini biliyorum.

Şimdi, itibarları ayaklar altına alındı.  İki yıl öncesine kadar devam eden, var olan “Büyük dostluktan, büyük dayanışmadan, “Büyük düşmanlık ve bitirme” dönemine geçildi.

Haklarında suçlamalar var. İddialar var. Gözaltına alınan, bütün itibarları yok edilen bu insanların büyük bölümünün yargı aşamasında serbest kalacaklarına inanıyorum. Onlar adına, aileleri adına üzgünüm. Ama herkes için de ibretlik olaylar yaşıyoruz. Siyasete çok fazla güvenmemek lazım. Sırtınızı tamamen siyasete dayamamak lazım. “Ben çok büyüdüm, oldum. Her şeyi ben yönetirim” kompleksine girmemek lazım.

Eğer devlet, Fethullah Gülen cemaatine bağış yapanları, kurban bağışlayanları, çocuklarını onların okullarına, dershanelerine gönderen, bütün alışverişini bu insanlardan yapanları tamamen toplamaya kalksa, bu kentte ne milletvekili, ne belediye başkanı, ne bürokrat, ne sıradan vatandaş dışarıda kalır. Bu büyük olay, herkes için ibretlik ders niteliğindedir. Bu ülkede devlete, bürokrasiye, siyasete fazla bulaşmamak lazım. Bir yere kadar büyüdükten sonra bir şekilde fren yapmayı, her şeye saldırmamayı bilmek lazım. Gözaltına alınıp, bir gece poliste kalan insanların önemli bir kısmını tanıyor ve onlar adına, aileleri adına gerçekten üzülüyorum. Umarım, adaletin şaşmaz terazisi bu olayda düzgün çalışır. Kurunun yanında yaşın da yanmasına izin verilmez.

Ben, eline hiç silah almadığını bildiğim, BDP’nin eski İl Başkanı Mehmet Alçınkaya’nın bir sabah evinden apar topar alınıp, aylarca cezaevinde tutulmasına da karşı çıkmıştım. Dini, siyasete, ticarete alet edenlere de oldum olası uzak dururum. Ama bu terör örgütüne yardım suçlamasıyla gözaltına alınan insanların da silah tutmadığını, kimseye zarar vermediğini, en azından bir kısmının böyle bir muameleyi hak etmediğini düşünüyorum. 

D-100’ün hali çok kötü

İster Ankara yönüne, Kartepe’ye, Adapazaı’na gidiyor olun.

İster, İstanbul yönüne, Derince’ye Tütünçiftlik-Yarımca’ya gidiyor olun. D-100 İzmit geçişinde arabanın içinde perişan oluyorsunuz.

Özellikle Symbol Yaşam Merkezi önünde yapılan kavşaktaki işlerin bitmemiş olması yolu perişan etti. İnsanların ömrü, arabaların içinde geçiyor. Çok fazla yakın ve zaman israfı oluyor. Sinirler bozuluyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin D-100 karayolunun her iki yanındaki trafiği aksatan işleri biran önce bitirmek için elinden gelen gayreti göstermesi lazım. Yaz aylarında bu yolun yükü daha da artacak. Üstelik Symbol kavşağındaki iş bitince, bu kez Köseköy kavşağında çalışma başlayacak.

Sabah saatlerinde D-100’de araç konvoyunun bir ucu Derince’de. Akşam saatlerinde araç kuyruğunun bir ucu, Köseköy-Uzunçiftlik’te. Çok kötü, çok sıkıntılı. En azından bu süreçte, kesinlikte transit geçen araçların otoyola yönlendirilmesi gerekiyor. Limanlara giden, limanlara gelen bütün konteyner TIR’larının, otomobil TIR’larının bu sıkışık halinde D-100 şehir içi geçişine verilmesi bu kente yapılan en büyük kötülüklerden biridir. Kocaeli Valiliği’nin de bu işin içine girmesi, radikal kararlar alınıp, uygulanması gerekiyor.

CHP iyice saklanıyor

CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay’ın en büyük hedefi, partiye kendi malı olan bir bina kazandırmaktı. Bir siyasi partinin örgüt binasında kiracı olması ya da binanın sahibi olması çok önemli bir şey değildir. Örgüt binasının konumu önemlidir.

Elbette CHP’nin kendi mülkü bir binaya kavuşması önemli. Ama  Belsa önündeki kiralık binadan çıkıp, Feridun Özbay Sokak’taki  bir binaya taşınmak, CHP’ye ne getirir. Belsa önündeki binanın hemen karşısında bir kapalı otopark var. Feridun Özbay Caddesi’nde CHP önce otopark sıkıntısı yaşayacak. Genel başkan, bir parti büyüğü binaya gelmeye kalksa, şehir içi trafiğinde perişan olacak.

Sarıbay,  İnönü Caddesi üzerinde bir bina düşünüyordu. Çok daha iyi olurdu. Selman Yıldırım ve İzmit İlçe Başkanı Büyükkaya M.Alipaşa-Bekirdere bölgesinde bina istiyordu. Çok daha iyi olurdu. Şimdi CHP “Kendi binam olsun” saplantısı ile, Belsa önünden, kent meydanı kenarından, kalkıp Fethiye Caddesi’ndeki ara sokağa taşınıyor. Bence yeni parti binası için seçilen bina yanlış. CHP, İzmit’te kendisini biraz daha kenara köşeye saklamış olacak.  Mevcut kiralık binanın konumu, yeni alınan binadan çok daha uygundu. 

HGS’ler çok kötü

Umarım verilen sözler tutulur. Ramazan bayramı öncesinde Körfez Köprüsü (Osman Gazi Köprüsü) de hizmete açılacak.

Eskiden otoyol gişelerinde, boğaz köprüsü gişelerinde uzun kuyruklar olur, çok sıkıntılar çekilirdi. OGS ve HGS sistemlerine geçildi. Kuyruklar büyük ölçüde kalktı. Ama özellikle HGS geçişlerinde çok ciddi sorunlar var. HGS’den geçiyorsunuz. Arabanıza yapışık kartın kredisi var. Ama otoyol girişlerinin büyük bölümünde HGS kartı okunmuyor. Çıkışta, “Kaçak geçtiniz” yazıyor. Ya da otoyoldaki en uzun mesafenin ücreti size yazılıyor.

Başbakan Binali Yıldırım, bu OGS- HGS işlerinin yaratıcısı. Basit gibi gözüküyor ama, otoyol turnikelerindeki bu sıkıntı pekçok kişinin keyfini kaçırıyor. İnsanlar, kendilerinden haksız para alınacağını düşünerek kaygılanıyor. OGS ve HGS’nin düzgün çalışır hale getirilmesi gerekiyor.

Kimse bana sansür falan uygulamış değil

Son günlerde tam anlamıyla “Sosyal medya maymunu” haline getirildim. İnanmayanlar olabilir. Yine tekrar ediyorum,  sosyal medya ile hiç alakam yok. Hiçbir internet sitesine girip okumuyorum. Zaten bilmem, beceremem. Ama dostlarım arıyor, kimi internet sitelerinde benim fotoğrafımı koyup ağzıma bant falan yapıştırmışlar. Dün ilimizdeki bir yerel gazetede de bana sansür uygulandığı yazıyor.

Kafamı toparlamaya çalışıyorum. Pazartesi günü “Mektupta her şeye yanıt vereceğim. Ama beni sevenlerin, dostlarımın bilmesini istiyorum. Kimsenin bana sansür uyguladığı falan yok. Benim haberim olmadan bu gazetede bir satır yazının çıkmışlığı, benim yazıp da gazeteye koyduğum bir satın yazının çıkartılmışlığı yok. Ben manşet atmışım da, gazetenin patronları kaldırmış. Böyle bir şey yok. Zerre kadar yok. Zaten bırakın böyle bir şeyin olmasını, iması halinde bile ben hala bu gazetede yazı yazıyor olmazdım.

Haksızlık yapılıyor. Yalan yazıyor, hayal kurup yazıyorlar. Bıraksınlar benimle ve bu gazete ile uğraşmayı. Doğru dürüst gazetecilik yapsınlar.

Basketbolda final

Türkiye hala futbolu çok daha fazla önemsiyor. Süper Lig’de Beşiktaş’ın çok istediği ve hak ettiği şampiyonluğa ulaşması, Ziraat Türkiye Kupası’nda  G.Saray’ın  F.Bahçe’yi finalde yenerek  Kupa’ya ulaşması  futbolseverler arasında büyük yankı uyandırdı.

Ancak Türkiye’de basketbola yatırım, futbolun üzerine çıkıyor. Son olarak Darüşşafaka Doğuş,  önümüzdeki sezon için 30 milyon Dolar’lık bir bütçe ayırdı. Dünyanın en önemli basketbol coach’larından birini takımın başına getirdi.

Basketbol Süper Ligi’nde artık final serisine gelindi. Yarı finalde F.Bahçe-G.Saray maçları beklendiği gibi çok gergin geçti. F.Bahçe basketbolda çok güçlü bir kadroya sahip. G.Saray’ı geçmeyi başardı. Bu akşam finalde Anadolu Efes-F.Bahçe serisi başlıyor. 4 maç kazanan bu sezonun şampiyonu olacak. Normal sezonu Anadolu Efes birinci, F.Bahçe ikinci bitirmişti. Bu nedenle, saha avantajı Anadolu Efes’te. Ancak Anadolu Efes’in arkasında seyirci gücü yok. F.Bahçe bu seriye favori giriyor.

Herşeye rağmen, ben şartların normal olması halinde, Anadolu Efes’in basketbol finalinde F.Bahçe’ye üstünlük sağlayabileceğini düşünüyorum.

Futbolda almayı hedeflediği bütün kupaları kaçıran, basketbolda Avrupa Şampiyonluğunu son saniyede kaybeden F.Bahçe camiası için, Basketbol’daki bu final serisi çok önemli. Eğer bu finali de kazanamazlarsa, sezonu büyük hayal kırıklığı ile kapatacaklar. Sporseverseniz, Anadolu Efes-F.Bahçe final serisini izlemenizi tavsiye ederim. 

 

Bu yazı toplam 2049 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37