1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bırakın Birlik ucubesini gelin bizim yanımıza
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bırakın Birlik ucubesini gelin bizim yanımıza

A+A-

Bizim şehrimiz spor fakiri. Basketbolu, voleybolu falan bir kenara koyun. Futbolda bile Türkiye’nin en aciz, en silik şehri haline geldi. Bizim şehrimizde futbolun içine siyaset bulaştı. Yolsuzluk, hırsızlık bulaştı. Sonunda, bu şehirde futbol çöktü.

Kocaeli Birlikspor projesi, iyi niyetli bir proje değildi. Siyasi hesaplar üzerine Birlikspor kuruldu. AK Parti, bu şehrin her şeyini ele geçirdikten sonra, futbolu da ele geçirmek istedi. Kocaelispor,  Sirmen 

döneminde değil, AK Parti döneminde battı, batırıldı. Amatör kümeye kadar düşürüldü. “Kocaelispor çok borçlu. Batık, kapatılsın” fikri bu kente kabul ettirilmek istendi.

Ama Birlikspor projesi iflas etti. Çünkü, fesatlık vardı. Çünkü, haksızlık vardı.  Birlikspor özellikle geçtiğimiz sezon tam anlamıyla rezil oldu.  Kocaelispor ise, baş kaldırdı. Amatör kümeden 3 ncü Lige çıktı.

Artık, bu konudaki tartışmalar bitmelidir. Siyasi güç, Birlikspor’dan elini tamamen çekmelidir. Keşke, AK Parti’nin ileri gelenleri, o Eskişehir’deki muhteşem final maçını statta izleselerdi. Büyük bir sevgi var, büyük bir bağlılık var Kocaelispor ile bu kent arasında.

Uğraştınız, bitiremediniz. Gelin, bükemediğiniz bileği öpün. Gelin, hep birlikte Kocaelisporlu olalım. Şu KEV arazisi sorununu çözüp, Kocaelispor kulübünü düzlüğe çıkartalım. Eğer bu kulüp, eski borçları yüzünden yeniden amatör kümeye düşerse, bunun altından bu kentteki siyasi yetkililer kalkamazlar. Bütün fatura onlara çıkar.

Kocaelispor’un sorunları çözülmez değil. Bahri Yavuz gibi aklı başında, gerçekten Kocaelispor sevdalısı bir Başkan var. Oturulur, konuşulur. KEV tesisleri sorunu da çözülür. Kocaelispor borçsuz, ayakları üzerinde duran bir kulüp haline gelir. Biz öyle arsız değiliz., Hemen 3 yılda Süper Lige çıkalım gibi bir beklentimiz yok. Ama biz Kocaelisporlular, artık bir daha amatör kümeye düşmeyi içimize sindiremeyiz. Sorumluluk, bu kent insanlarından oy almış, bu kentte etkili ve yetkili görevlere gelmiş insanların omuzlarındadır.

Yapabiliriz. Yapabilirsiniz. Sayın Bakan, Sayın Başkan.. sevgili AK Partililer.. Elinizi vicdanınıza koyun. Bir kere olsun, bu kentin sesini dinleyin. Bu kentin nabzına göre şerbet verin. Önce, şu Birlikspor dosyasını 

kapatın. Sonra, gelin bizim yanımıza. Kocaelispor sevdasının kokusunu alın.. İçinize çekin. Bizim kadar bu kenti, bu kulübü sevemezsiniz. Ama sevmeye, destek olmaya çalışın. Biz, 2 yıl 3 ncü Lig’de, sonra 2 yıl 2 nci Lig’te, ardından 2-3 yıl PTT liginde idare etmeye de razıyız. Adım adım gideriz. Kendimize “2023 “ hedefi koyarız. Olmadı, “2025” deriz. Yeniden döneriz Süper Lig’e. Kimseden haraç almadan. Kimseyi söğüşlemeden. Ama kulübün parasını da kimselere peşkeş çekmeden.

Yeni stadımız geliyor.. 10 yıl sonra, o statta Kocaelispor’un Avrupa Kupaları maçlarını hep birlikte izleyebiliriz. Kentin ufkunda bu gerçekleri görebilirsiniz. Bunlar hayal değil. Birlikte yapabiliriz.

Ama önce, bırakacaksınız şu Birlikspor ucubesini, geleceksiniz bizim yanımıza.

Biz sizin gibi kin tutanlardan,  olmayacak hayaller peşinde koşanlardan değiliz.

Biz, Kocaelispor’u, Kocaelisporluyuz. Sizi bile kucaklamaya hazırız. Ama bir hata daha yapmayın. Bir kez daha biz Kocaelisporluları ayaklarınızın altına alıp, ezmek gibi bir düşünceye saplanmayın.. Kocaelispor’u yok etmeye çalışırken, siz yok olabilirsiniz. 

Teşekkürler; İzmit ışıl ışıl

Son aylarda kaç kez bu sütunlarda yazdım, ben de bilmiyorum.  İzmit şehir merkezi karanlıktı. Yürüyüş Yolu’nda tek bir lamba bile yanmıyordu. Bırakın şehrin göbeğinin karanlık olmasının getirdiği riskleri bir kenara. İzmit gibi bir şehre bu görüntü hiç yıkışmıyordu.

Önüme kim çıktıysa, hangi Başkan, hangi iktidar partisi yetkilisi, milletvekili, yöneticisi çıktıysa hepsine söyledim. “Hiç utanmıyor musunuz?” dedim. “İzmit şehir merkezi böyle karanlık olur mu?” dedim. Defalarca bu sütunlarda bu büyük ayıbı kenti yönetenlerin yüzüne vurdum.

Çukurbağ’a odaklanmak yeter

İlimizi yönetenlerin ağzından “turizm kenti” sözü hiç düşmez. Kocaeli’nin “Turizm kenti” olmak için, bırakın bütün Türkiye’ye dünyada ilgi odağı olmak için pek çok önemli avantajı vardır.

Coğrafi konumu, doğası, iklimi başlı başına bu şehri dünyanın en cazip turizm bölgelerinden biri haline getirebilir. Kandıra sahilleri, yılın en az 3-4 ayında eğlence ve sanat merkezi olabilir. İzmit Körfezi, dünyanın en önemli amatör balık avcılığı bölgesine dönüştürülebilir. Kartepe zirvesi, Sapanca Gölü iyi değerlendirilse, bu kente akın akın turist gelir. En güzel meyvenin, sebzenin yetiştirildiği topraklar üzerindeyiz. Ama hepimiz biliyoruz ki, bu şehre turizm amacıyla bir kişi bile gelmiyor.

Herkes kazanır. Bütün kent kazanır. İzmit uçar.. Sadece Çukurbağ’da toprak altından çıkan antik eserleri, heykelleri sergilesek yeter..

Gelin bu işe ciddiyetle eğilelim. Gelin Çukurbağ bölgesini koruyalım, değerlendirelim, toprağın altını  gözler önüne çıkartalım. Emin olun, 5-10 yıl sonra Yürüyüş Yolu’nda dolaşırken, yabancı turistler arasında birbirimizi zor görür hale geliriz.

Ne diyelim, başlangıç olsun

Bir şehir düşünün ki, trafik sorunu alabildiğine ağır. Her bölgesinde, her köşesinde çok ciddi trafik sıkıntıları yaşanıyor. Ama o şehirde trafik denetimi adına hiçbir şey yapılmıyor.

Şimdi, şehiriçi trafik ekipleri ortalığa çıkmışlar. Şahinler adı verilen motosikletli ekipler, şehir merkezinde denetim yapmışlar. Emniyet kemeri olmayan, direksiyon başında cep telefonu ile konuşan sürücülere ceza yağdırmışlar..

Buna da şükür.. Şahinler adı verilen ekipler, bu şehirde genellikle motosikletlerinin üzerinde oturur, etraflarındaki trafik keşmekeşi ile hiç ilgilenmeden birbirleri ile sohbet ederlerdi. Şimdi emniyet kemeri takmayan, direksiyonda cep telefonu ile konuşanlara ceza yazıyorlarmış. Hiç değilse çalışmaya başladılar demek ki.

İnsanlar otobüslere dolup, Eskişehir’e gidiyorlar. Bu kenti yöneten kafalar, “Sekapark sahilinde çiftlik üretimi Levrek veya Çupra’yı ayran ya da fanta eşliğinde yemek”le turizmi eş tuttuğu sürece, bizim şehrimizin turizmden söz etmesi de imkansızdır.

Ama hala potansiyel çok yüksek. Her şeyi bir tarafa bırakalım.. İzmit’in Çukurbağ Mahallesi’nde çok büyük, çok değerli bir hazine var. Çukurbağ’da toprağa kazdıkça zenginlik fışkırıyor. Dünyanın hiçbir başka bölgesinde bulamayacağınız çok değerli tarih hazineleri çıkıyor. Bizans, Roma çıkıyor.

Çukurbağ’ı sadece Kültür ve Turizm İl Müdürü Adnan Zamburkan’ın gayretleri ile dünyaya tanıtamayız. Bu konuda kent ortak karar almalı ve ortak tavır koymalıdır. Turizm konusunda bütün enerjimizi Çukurbağ bölgesine vermeliyiz. Gerekirse dünyadan bu bölge için yardım isteyebiliriz. Çok geniş bir kamulaştırma yapmak,  bu bölgede toprak altında saklı tarih hazinelerini ortaya çıkartmak gerekiyor.

Emin olun uçar gider İzmit.. Amerika’dan, Avrupa’dan, Uzakdoğudan akın akın bu bölgedeki tarihi görmeye gelenleri İzmit girişinde tek sıra kuyruğa sokar, Çukurbağ’a girip, gezmeleri için bilet keseriz. 

Sonunda İzmit aydınlandı. Yürüyüş Yolu’na yeni direkler, yeni lambalar konuldu. İki gecedir İzmit Yürüyüş Yolu pırıl pırıl. Hala şehrin bazı bölgelerinde karanlık yerler var. Ama büyük ölçüde bu sorun çözüldü. Üstelik Yürüyüş Yolundaki lambalar, sahur vakti bile yanıyor. Sanki, geceleri gündüz bile oluyor.

Geç oldu. Çok geç oldu. Neden bu kadar gecikti, İzmit neden bunca süre bu kadar ihmal edildi anlayamıyorum. Ama güzel oldu. Gerçekten güzel oldu. İzmit’im artık geceleri ışıl ışıl. Umarım kısa sürede lambalar bozulmaz. Kim yaptıysa, yaptırdıysa, sebep olduysa teşekkür ediyorum. 

Ama İzmit’in sorunu, şehir içinde emniyet kemeri takmamak değil. Zaten arabalar şehir içinde hareket edemiyor. Tamam, suç, kural ihlali. Ama İzmit’te araba kullanırken emniyet kemeri takmasanız, cep telefonu ile konuşsanız ne olacak?.

Şahinler madem ki ortalığa çıktı, madem ki çalışmaya başladı, şu sarı damperli hafriyat kamyonlarına baksınlar. Şu, İzmit içinden geçmeleri yasak olan, otoyola girmesi gereken TIR’lara baksınlar.

Kırmızı ışıkta geçenlere, hatalı sollama yapanlara baksınlar. Kandıra yolunda hız denetimi yapsınlar.. İzmit’te trafik adına bir şey yapılacaksa, zaten düğüm olmuş şehir içi trafiği içinde insanlara “Emniyet kemeri takmadın. Direksiyon başında cep telefonu ile konuştun” diye ceza kesmenin ötesinde yapılması gereken çok iş bulunduğunu düşünüyorum.

Süleyman Demirel’i saygıyla anıyorum

Bugün Türk siyasetinin çok partili dönemdeki en renkli, en önemli ismi olan Süleyman Demirel’in ölümünün birinci yıl dönümü.

Bizim neslin çocukluğu, gençliği, ilk yetişkinlik yılları, Süleyman Demirel Türkiyesi’nde geçti. Ne yerel, ne genel seçimlerde,  Süleyman Demirel’in partisine ve adaylarına oy vermiş biri değilim. Ama 1 nci ölüm yıldönümünde, Süleyman Demirel’in manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum. Bu ülke için yaptıklarına bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.

Süleyman Demirel, farklı biriydi. O’nun döneminde, bu ülkede özgürlükler vardı. Basın özgürdü. Sanayici özgürdü, iş adamı özgürdü. Demirel hakkında her şey yazılabilirdi. Demirel, mizah konusu olmaktan alınmazdı.

Bir dönem, yeğeni Yahya Murat Demirel ile az uğraşmamıştık.  En ufak bir devlet baskısı ile karşılaşmadık.  Kimse yıkamadı Demirel’i,. Ne asker, ne yakınları, ne paçasına yamanmış Cavit Çağlar tipindeki politikacılar. Demirel dönemindeki partizanlık, gariban işsiz insanların devlet kurumlarına 

öncelikli olarak istihdamı ile sınırlıydı. Seka, Tüpraş, Petkim gibi o dönemler devlete ait olan şirketlere, parti üzerinden eleman alınırdı. Bu tür şirketlerin yönetiminde, Demirel’in partisinden olanlar getirilirdi.

Ama partizanlık bunlarla sınırlıydı.

Bence Türkiye, bugün Demirel gibi bir politikacının, devlet adamının yokluğunu çok acı biçimde hissediyor. Keşke Demirel gibi merkez sağı derleyip toparlayabilecek, özgürlükçü, hem dini değerlere, hem insan haklarına saygı gösterebilen bir lider bugün Türkiye’de olabilseydi.

Bugün Süleyman Demirel’in ölüm yıldönümü. Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yaptı. Barajlar, yollar inşa etti. Asker devirdikçe, o milletin oyları ile yeniden geldi. Bugün hepimiz, başımıza Demirel’le özdeşleyen bir fötr şapka takıp dolaşsak güzel olmaz mıydı? 

suleyman-demirel.jpg

SÜLEYMAN DEMİREL- Ölüm yıldönümünde saygı ile anıyorum 

Balaban üvey evlat mı?

Yaz sezonu.. 17 Ağustos 1999’dan buyana olduğu gibi, bizim aile için Balaban günleri başladı. Balaban Cevizlik Sitesinde ben hala kiracıyım. Her halde, bu yaz da son sezon olacak. Gelecek yıldan itibaren, orada kiracı da olamam.

Her gün gidip geliyorum. Balaban, bu bölgenin en güzel yerlerinden biri. Kartepe zor bir bölge. Coğrafi açıdan zor, sosyolojik açıdan zor. Ama Kartepe şanslı bir bölge. İlk belediye Başkanı Şükrü Karabalık çok çalışkan bir insandı. Şimdiki Başkan Hüseyin Üzülmez de öyle. Kartepe ilçesinde dolaşırken, bir yerde bir sorun görürsünüz. Kaldırım taşı kırılmıştır, ya da yolda bir çukur açılmıştır. İki gün sonra aynı yerden geçin, o sorunun ortadan kalktığını, belediyenin onardığını görürsünüz. Pırıl pırıl temiz bir ilçe Kartepe..Belediye hizmetleri açısından pek sıkıntı yok.

Ama gelin görün ki, Suadiye-Balaban arasındaki yol perişan. Balaban bölgesinde alt yapı yapıldı. Çoktan bitti.  Derbent, Nusretiye, Şirinsulhiye bölgelerinde yollar onarıldı. Ama Balaban bölgesinde yollar delik deşik. Toz toprak. İnsanlar evlerinin camlarını açamıyorlar. Meyve bahçelerindeki ağaçlar tozdan helak oluyor.

İlçenin her yerinde Belediye hizmetleri gayet iyi verilirken Balaban’ın neden bu halde olduğu konusunda bazı düşünceler var. Aslında Balaban da bölgenin tamamı gibi ağırlıklı olarak AK Parti’li. Seçimlerde AK parti hep önde çıktı. Ama halen CHP’nin Kartepe ilçe başkanı olan Cumhur Karakadılar, Balaban’ın eski muhtarı. Bu bölgede İSU Balaban Deresinin suyunu sahiplenip, her eve su sayacı takarken Balaban Muhtarı Karakadılar direnmeye çalışmıştı. Halen de CHP ilçe başkanı olarak muhalefet yapıyor. Balaban’da pek çok kişi, ilçenin her yerinde yollar onarılırken, Balaban bölgesinin bu halde bırakılmasının altında, eski Muhtar Karakadılar’a AK Parti’nin kin tutmasını gerekçe gösteriyorlar.

Böyleyse, katmerli ayıp. Katmerli günah.. Balaban bölgesi, Kartepe Belediyesi’nden, Büyükşehir Belediyesi’nden hizmet bekliyor. Üvey evlat muamelesini hak etmiyor. 

 

Bu yazı toplam 2281 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum